KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1997
- Karar no
- 2024/1982
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/04/2021
- Numarası
- 2018/1125 Esas - 2021/396 Karar
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- İstinaf karar tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
1.491 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketi ile ... Ltd.
Şti. arasında nakliyat abonman sigorta sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen bu sigorta sözleşmesinin, 16.07.2018 tarih ve ... sayılı sigorta poliçesine bağlandığını, sigortalı tarafından Almanya'da mukim ... şirketinden 3 koli ürolojik stent/medikal malzeme emtiası satın alındığını, taşımanın davalı tarafından üstlenildiğini, fiili taşımanın ise ... tarafından yapıldığını, emtianın, davalı tarafından Frankfurt/Almanya'da 3 koli olarak sağlam bir şekilde teslim alınmasına rağmen varma yeri Ankara 'da 1 koli (40 adet) malzemenin hasarlı olduğunun tespit edildiğini, düzenlenen ekspertiz raporunda;
toplam 3 koli olarak sevk edilen malzemelerden bir kolide bulunan kutuların, kolinin alt kısmından darbe almasına bağlı ezilme, yırtılma şeklinde deforme olduğunu, birkaç tanesinin uç kısmındaki ince iğnelerinin darbeye ve/veya ezilmeye bağlı kırıldığını, tıbbi malzemenin steril özelliğini kaybetme ihtimali ve direkt insan sağlığını etkileyebilecek olması hususları dikkate alınarak tamamının tam zayii olarak değerlendirilmesi gerekeceği görüşüne varıldığını,
zarar miktarının ilk olarak 1.046,27-TL olmakla beraber düzenlenen ek ekspertiz raporunda detaylı açıklandığı üzere kutu içerisinde 40 adet kit bulunduğu ancak faturada her bir kitin tek olarak kayıtlı olduğu bu sebeple 40 adet kitin hasarlı olması dolayısı ile 4.185-TL ek hasar tutarı tespit edildiğini ve toplamda 01.08.2018 günü 1.046,27-TL, 08.08.2016 günü de 4.185-TL olmak üzere toplam 5.231,35-TL sigorta tazminatı ödendiğini, meydana gelen zarardan 1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu madde 18 vd. hükümleri gereğince sorumlu olduğunun tespitine, 5.231,27-TL'nin 1.046,27-TL'sine ödeme tarihi olan 01.08.2016,
4.185-TLsine 08.08.2016 gününden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; ... nolu poliçenin tanzim tarihinin 16/07/2018 olduğunu, emtianın 14/07/2018 tarihinde gönderici tarafından taşıyana teslim edildiğini, sigortalının yolculuk süresinde emtiayı sigortalatmadığını, risk gerçekleştikten sonra düzenlenen poliçe nedeniyle sigortalının haklarına halef olamayacağını, hasarı belgeleyen hasar tutanağı bulunmadığını, ...nolu taşıma belgesinde, müvekkili şirketin işbu taşıma belgesinde taşıyan olarak yer almadığı, taşıma senedinin metninden anlaşılacağı üzere, ... yani ...
Şirketi olduğunu, davalının yalnızca acente sıfatına haiz olabileceğini, konşimentonun ... tarafından düzenlendiğini, eğer bir zarar var ise fiili taşıyan ...'nin sorumlu olduğunu, hasar bildirimi yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmediğinden, davacının dava açmasının mümkün olmadığını, her ne kadar ekspertiz raporunda sigortalının müvekkil şirkete e-mail aracılığıyla hasar bildiriminde bulunduğu ifade edilmişse de bu beyanın gerçek olmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında ve kimin kusuru neticesinde meydana geldiğinin belli olmadığını, müvekkili şirketin her halde sınırlı sorumluluk hükümleri gereğince sorumlu olacağını beyanla;
davanın öncelikle aktif ve pasif husumet itirazları yönünden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece.
TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sigortalısına yaptığı ödemenin davalı taraftan rücuen tahsili talebine ilişkin olup, davanın çözümü için taşıma hukuku ve medikal konusunda uzman bilirkişilerinde içerisinde yer aldığı bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığı, TTK'nın 1472 gereği davacı sigorta şirketinin rücu hakkının doğması için geçerli bir poliçenin bulunması, poliçe ile teminat altına alınmış bir zararın meydana gelmesi ve sigortalıya bu kapsamda yapılan bir tazminat ödemesinin bulunması gerektiği, davacı ile dava dışı sigortalı arasında geçerli bir poliçe bulunduğu,
hasar bildiriminin ihtarname şekil şartına bağlandığı görülmüş ise de, alıcı tarafından taşıyıcıya emtiadaki hasara ilişkin herhangi bir bildirim yapıldığına dair dosyada mübrez herhangi bir delil bulunmadığı, eşyaların varma yerinde hasarlı teslim alındığına dair herhangi bir tutanak da sunulamadığını, bu halde dava dışı sigorta şirketine yapılan ödemenin poliçe şartlarına uygun olduğunun kabulü mümkün olmamakla birlikte davacı sigorta şirketinin buna rağmen yaptığı ödemenin ex-gratia olarak değerlendirilmesi gerektiği, davanın rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; huzurdaki dava havayolu ile taşınan emtianın bir tanesinin zayii olduğu iddiası ile açıldığı, İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna katılarak hasar bildiriminin ihtarname şekil şartına bağlandığı görülmüş ise de, alıcı tarafından taşıyıcıya emtiadaki hasara ilişkin bildirim yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, sigorta sözleşmesi tam iki taraflı borç ilişkisi borç doğuran rızai akitlerden olup taraflar arasında herhangi bir şekil şartı aranmaksızın kurulacağını, sigorta poliçesi ise kendisi sözleşme değil sadece bir ispat vesikası olduğunu,
sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince bu sözleşme hükümleri sadece tarafları bağlamakta olup sözleşmenin tarafı olmayan davalı taşıyıcı lehine bir sonuç çıkarılması hukuken hatalı olduğunu, rizikonun gerçekleştiği bildiriminin yapılmamanın müeyyidesi sigorta tazminatının ödenmemesi değil, TTK'nın 1446 (2) hükmü gereği, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilmesi olduğu ,mahkemenin davayı hasar ihbarı yapılmadığından reddettiğini,
1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu'nun 31 maddesi gereğince ihbar yükümlülüğü eşyanın zarara uğraması halinde söz konusu olup ziyaı halinde ihbara gerek bulunmadığını, somut olayda zayii söz konusu olduğuna ilk derece mahkemesi bu yönden de (hasar/ziyaa nitelemesi yönünden) hatalı olduğunu, (İstanbul BAM 12 HD. 18.01.2018 T., E:2017/476, K:2018/29 sayılı emsal kararı) ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı tarafça dava iki adet ödeme makbuzu toplamı 5.231,27-TL nin rücuen tahsili için açılmış iken navlun bedeli ilave edilerek 6.000-TL ye ıslah edildiği gözönüne alınmadan Dairemizce istinaf başvurusunun kesinlik sınırı altında olduğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin başvurusunun maddi hata neticesi usulden reddine karar verilmesi nedeniyle; başvuru esastan incelenmek üzere usulden reddine ilişkin kararın maddi hata nedeniyle kaldırılarak, başvuru esastan incelenmiştir.Davaya konu tazminat istemi sigortalı tarafından ithal edilen emtianın hava yolu taşımasında hasarlandığından bahisle rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Montreal Konvansiyonu'nun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur Varşova/Lahey Konvansiyonunun 26.maddesi ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'nun 31 maddesi uyarınca bagaj veya yükün zarara uğraması halinde, taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle,
zararın bagaj veya yükü teslim almaya yetkili kişi tarafından taşıyıcıya ihbar edilmesi gerekir.Bagaj veya yükün bunları teslim almaya yetkili kişi tarafından herhangi bir itirazda veya şikayette bulunmaksızın kabulü, bagaj veya yükün düzenlenen taşıma belgesine uygun olarak iyi durumda teslim edildiğine dair taşıyıcı lehine aksi ispat edilebilir bir karine teşkil eder (VK 26/1 ,Mon K31/1 maddesi) Bu, karine hasarın hava taşıması sırasında meydana geldiğini ispat edilerek çürütülebilir."Görülebilir hasarların derhal ihbar edilmesi gerekir.
(V/K 26/1 madde. Mon K 2 madde) sonradan fark edilebilecek hasarlarda ise bagajın teslim alınmasından itibaren 14 gün içinde ihbarda bulunulması gerekir. Hasar ve gecikme ihbarları şekle tabidir. Bunların yazılı olarak yapılması gerekir. (V/K 26/3,Mon K 31/3) Önemle belirtilmelidir ki öngörülen şekil, geçerlilik şartıdır.İhbar sürelerine uyulmaması halinde taşıyıcı aleyhine dava açılamaz. Bu durumun istisnası ise taşıyıcının hileli davranışlarda bulunarak hasarı gizlemesidir.
İhbar sürelerine uyulmaması halinde, yalnızca taşıyıcı lehine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir. İlgili Konvansiyon hükümlerinde bagaj veya yükün ziyaı halinde bunları teslim almaya yetkili kişinin ihbar külfetinden bahsedilmemektedir. Ziya, taşıyıcının kendisine verilen bagajı veya yükü hak sahibine teslim etme iktidarından yoksun olmasıdır.
Başka bir deyişle, yolcunun gönderenin veya gönderilenin bagaj veya yükü teslim alma talebinin taşıyıcı tarafından karşılanamaması halinde, bagaj veya yükün ziyaı sözkonusudur. (Tuba Birinci Uzun -Uluslarası Hava Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu ;s:132-133 )Somut olayda; hasarlı emtia 14.07.2018 tarihinde uçağa yüklenmiş olup 16 .07.2018 tarihinde alıcı sigortalı tarafından teslim alınmış.
19.07.2018 tarihinde davacı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulmuş, hasarlı emtianın sigortalı şirket adresinde eksper tarafından incelemesi yapılmıştır. Sigortalı emtiayı teslim alırken hasar tutanağı tanzim edilmemiş, davalı da, hasar ihbarı yapılmadığını savunmuştur. Eksper raporunda, hasarın sigortalı tarafından 19.07.2018 tarihinde e-posta ile taşıyıcıya bildirildiği yazılıdır.
Eksper raporunda ki kayıt üzerine kök bilirkişi raporunda ihbar yapıldığı kabul edilmiş ise de dosya kapsamında taşıyıcıyı ihbar yükümlülüğünden kurtaracak ,taşıyıcıyı bağlayacak şekilde hasar tespiti yapılmadığı, ayrıca davalı taşıyıcıya hasar ihbarı yapıldığına ilişkin bir belge sunulmamıştır. Davacı vekili ziya halinde hasar ihbarında bulunmak gerekmediğini ileri sürmüş, Dairemizin 2017/476 esas, 2018/29 karar sayılı kararını dayanak olarak göstermiştir.
Dairemiz kararı aynen "İkinci olarak taşınan emtianın brüt ağırlıkları aynı olarak yazılmış olsa da 13 kap olarak yüklendiği, fakat taşıma bitiminde 12 kap olarak teslim edildiği sabittir. Bu durumda 1 kap ürünün eksik teslim edildiği (1 kap ürünün zayi-kayıp olduğu) kabul edilmiştir" şeklindedir.
Davacı taraf emtianın ziya edildiğini ileri sürse de; alıcıya teslim edilmemiş taşıyıcı uhdesinde kalmış sayılan emtia ile tıbbi malzeme olması nedeniyle fiziken sağlam olsa da sterilizasyon şartlarının bozulması nedeniyle kullanılması mümkün olmayan,bu nedenle tamamen hasarlı kabul edilmesi gereken emtia Konvansiyonlarda tanımlandığı şekliyle -ziya- kategorisinde değerlendirilemeyecektir.TTK'nın 1448(1)maddesi uyarınca sigortalı "sigortalının üçüncü kişilere rücu haklarının korunabilmesi için imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür"Davacı da rücuya esas belgeleri sigortalıdan talep etmek durumundadır.
Eksper raporunda, hasarın sigortalı tarafından 19.07.2018 tarihinde taşıyıcıya bildirildiği yazılıdır.
Bilirkişi kök raporun da bu kayıttan hareketle, hasar ihbarı yapıldığı yolunda kanaat bildirmiş ise de; bilahare alınan ek raporlarda bu görüler düzeltildiği görülmekle , davacının davalıya dava açma hakkının düştüğünün kabulü gerektiğinden ,rücu hakkı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle Montreal Konvansiyonu 31 madde kapsamında davalı hava taşıyıcısına usulüne uygun geçerli hasar ihbarı yapıldığı davacı tarafça ispatlanamadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1997, K. 2024/1982, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama