KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/2277
- Karar no
- 2024/1400
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/07/2020
- Numarası
- 2018/651Esas - 2020/304 Karar
- Dava
- İtirazın İptali, Alacak
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Asıl ve karşı davanın reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı ... vekili; davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin, ortağı olduğu ... Paz. Ltd. Şti'nin sermaye artışı için davalı ... adına 11/05/2016 tarihinde ... Bankası şubesine "... sermaye artışı" açıklaması ile 20.875-TL ödeme yaptığını, ancak davalı tarafın bu ödemeyi müvekkiline iade etmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı ... vekili; müvekkilinin ... şirketinin kurucu ortağı olduğunu, diğer kurucu ortak ... ile birlikte hisselerinin bir kısmını 15/04/2016 tarihinde davacıya ve ..., ... ve ...'a sattıklarını, 05/05/2016 tarihli ortaklar kurulu ile şirket sermayesinin 10.000-TL'den 500.000-TL'ye çıkarıldığını, yapılan anlaşma doğrultusunda sermaye artış bedellerinin ortaklar tarafından davacı-karşı davalıya zaten verilmiş olup, artış bedellerinin tek elden olması açısından davacı-karşı davalının banka hesabı kanalıyla şirket hesabına yatırıldığını,
davacının sanki kendi hesabından sermaye artışlarını ödemiş izlenimi yaratmak için "... sermaye artışı" yazmış olmasının, müvekkilinin borç aldığı anlamına gelmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiş; karşı davasında ise müvekkilinin 25/04/2016 tarihinde 1.600-TL'ye karşılık gelen 16 hisseyi ve 26/09/2016 tarihinde 67 hisseye karşılık gelen %7 hissesini davacı-karşı davalıya devrettiğini, müvekkilinin bu şekilde toplam 35.100-TL hisse devir bedelinin müvekkiline ödenmediğini, karşılıklı muaccel alacakların takas mahsubunu istediklerini belirterek,
karşı davanın kabulüne, aksi halde alacakların takas mahsubu ile bakiye tutarın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili; pay devri sözleşmesinde karşı davacının "devir bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldım" şeklinde beyanda bulunduğunu, karşı davacının devir bedelini almadığını iddia etmesinin çelişkili olup kabul edilemeyeceğini, resmi belge olan noter sözleşmesindeki beyanın aksinin resmi belge ile kanıtlanması gerektiğini, ancak karşı davacının hiç bir delil ibraz etmediğini, karşı davacının talep edebileceği bir alacağın bulunmadığını nedenle takas talebinin reddinin gerektiğini belirterek, karşı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; tarafların dava dışı ... şirketinin ortakları olduğu, şirketin sermayesi 500.000-TL olup, bu sermayenin 50.000'er TL'sinin ... ve ...'a, 150.000-TL'sinin ...'ya, 83.000-TL'sinin ...'ya, 83.500'er TL'sinin ... ve... 'a ait olduğu, şirketin tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memuru atandığı; davacı tarafça icra takibinde, ... Bankasındaki hesabından ... şirketinin hesabına 11/05/2016 tarih ve 20.875-TL meblağlı "...
Sermaye Artışı" açıklamalı havale ile gönderilen paranın tahsilinin talep edildiği, karşı davacının ise 25/04/2016 ve 26/09/2016 tarihlerinde davacı-karşı davalıya devrettiği hisselerin bedeli olan 35.100-TL'nin ödenmediğinden bahisle alacakların takas mahsup edilmesini ve bakiye alacakların tahsilini talep ettiği, ortağı olunan şirket hesabına gönderilen 20.875-TL tutarlı havalenin açıklamasında "...
Sermaye Artışı" yazmasının, davacı tarafça gönderildiği anlamına gelmeyeceği, dekontta davacı tarafça gönderildiğine dair kayıt ya da ibare bulunmadığı, dekonttan davacının değil, diğer hissedarlar gibi şirket ortağı ...'ın da sermaye artışına ilişkin bedeli ödediğinin anlaşıldığı, davacı tarafça davalı namına şirket hesabına böyle bir ödeme yapıldığı kabul edilse dahi, taraflar arasında bunun ödenmesi, iadesi veya mahsubu hususunda herhangi bir anlaşma olmadığı,
bunun yanında ödemenin davacı tarafça yapıldığı kabul edilse dahi bu insiyatifinin borç/alacak doğuracak nitelikte olup olmadığının ispatı gerektiği, davacının davasını ispatlayamadığı; karşı davacı, davalıya devrettiği hisselere karşılık ödemenin yapılmadığını beyan ile tahsilini talep etmiş ise de, hisse satışlarına ilişkin noter satış senetlerini dosyaya sunmadığı, ihtara uymamakla bu delile dayanmaktan vazgeçtiğinin kabulü gerektiği, davacıya devrettiği hisse bedellerinin ödenmediği hususunu, dolayısı ile davasını ispatlamadığı gerekçesiyle; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı-karşı davalı vekili; banka dekontu ile ispatlanan miktarın müvekkili hesabından ödendiğinin mahkemenin kabulünde olduğunu, davalının, müvekkili tarafından ödenen paranın önceki bir tarihte ortaklar tarafından verildiğini iddia ettiğini, davalının bu beyanına göre, davalı adına hisse bedeli ödemesinin müvekkili tarafından yapıldığının davalı tarafça da kabul edildiğini, davalının ödemesi gereken hisse bedeli müvekkili tarafından ödendiğinden,
ödenen bedelin davalıdan talep edilebileceğini, ödemenin yargılamanın hiçbir aşamasında davalı tarafça inkar edilmediğini, sadece ödeme için paranın ortaklar tarafından önceden müvekkiline verildiğinin iddia edildiğini, ancak ödeme iddiasına dair davalı tarafça herhangi bir delil sunulmadığını belirterek, kararın asıl dava yönünden kaldırılarak asıl davanın kabulünü talep etmiştir.
2-Davalı-karşı davacı vekili; müvekkilinin 25/04/2016 tarihinde 16 hissesine karşılık gelen 1600-TL’yi, 26/09/2016 tarihinde ise 67 adet hisseye karşılık gelen %7’lik hissesini davacıya devretmesi neticesinde toplam 33.500-TL’lik alacağını alamadığını, müvekkilinin 33.500-TL'ye karşılık gelen toplam 67 hissesini karşı davalıya devrettiğinin açık olduğunu, karşı davalı tarafından müvekkiline bu paranın ödendiğine ilişkin bir belge sunulmadığını, satışa ilişkin noter senetleri ise delil listelerinde olmasına rağmen mahkemece getirtilmeyerek eksik inceleme yapıldığını belirterek, kararın karşı dava yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, sermaye artış payı ödemesi iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali; karşı dava şirket hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Asıl davada; ...
Gıda şirketinin ortağı olan davacının, davalının sermaye artışı nedeniyle şirkete ödemesi gereken 20.875-TL sermaye payını davalı adına banka yoluyla kendisinin ödediği, bu durumun banka dekontu açıklamasında "... sermaye artışı" açıklaması ile belirtildiği gerekçesiyle, ödenen bedelin davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Söz konusu ödemenin davacının banka hesabından şirket hesabına havale yoluyla yapıldığı ve açıklama kısmında "... sermaye artışı" açıklamasının yer aldığı görülmektedir. Davacının banka hesap özetinin incelenmesinde, 11.05.2016 tarihinde döviz satışı yapılarak davalı ile birlikte tüm ortakların sermaye artış paylarının davacı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, banka ekstre ve dökümlerinde davalının sermaye artış payı ödemesinin davacı tarafından yapıldığına dair kayıt bulunmadığı, şirketin yevmiye defter kaydında da tüm ortakların sermaye taahhütlerinin %25'lik kısmını ödediklerinin kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
Sermaye payı ödemesine ilişkin banka dekontundaki açıklama, paranın da davacı tarafından gönderildiği dikkate alındığında, davalının ödemesi gereken sermaye payı bedelinin davacı tarafından ödendiği sonucuna varılmaktadır. Davalı ise sermaye artış payı bedelinin tüm ortaklar tarafından davacıya verildiğini, onun banka hesabından da şirkete ödendiğini ileri sürmüştür.
Bu durumda kendisi adına davacı tarafından ödenen sermaye payı bedelini davacıya verdiğini ispat yükü davalı üzerindedir.Bu nedenle mahkemece bu hususlar gözetilmeden asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Karşı davada ise; karşı davacının 25/04/2016 ve 26/09/2016 tarihli hisse devir sözleşmeleriyle dava dışı şirketteki bir kısım hisselerini karşı davalıya devrettiği, ancak devir bedelinin ödenmediği ileri sürülerek bedelin tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, karşı davacının hisse satışlarına ilişkin noter satış senetlerini dosyaya sunmadığı, alacağın doğumuna dayanak bir belge gösterilmediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa karşı davacı tarafından cevap ve karşı dava dilekçesi ekinde hisse devir sözleşmeleri bilgileri ile ilgili ortaklar kurulu kararlarına ilişkin ticaret sicil gazetelerinin birer örneği sunulmuştur.
Sunulan kayıtlara göre hisse devir sözleşmeleri Beyoğlu ... Noterliğinin 07.04.2016 tarihli ... yevmiye sayılı ve aynı noterliğin 23.09.2016 tarihli ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmeleridir. Giderleri karşı davacı tarafından karşılanarak hisse devir sözleşmelerinin birer örneği getirtilerek, sözleşmelerde hisse devir bedellerinin ödenip ödenmediğine ilişkin bir kayıt bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Devir sözleşmesinde; devir bedeli hakkında bir kayıt bulunması halinde, bu beyanın aksinin kanıtlanıp kanıtlanmadığı hususunun üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu nedenle mahkemece eksik inceleme sonucunda karşı davanın reddine karar verilmesi eksik incelemeye dayalıdır.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava ve karşı dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/2277, K. 2024/1400, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama