İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/418 K.2023/1649

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/418Karar2023/1649Tarih26 Ekim 2023Okuma9 dk · 1.817 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Ekim 2023
Dosya no
2021/418
Karar no
2023/1649
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/10/2020
Numarası
2019/513 Esas - 2020/557 Karar
Dava
Tazminat
İstinaf karar tarihi
26/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.817 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında "... kargo ile ithalat yükleme talimatı" sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre davalı ...'nin müvekkilinin 17.670-USD değerindeki malını Amerika'dan Türkiye'ye nakliyesini üstlendiğini, nakliye varış tarihinin 20.05.2017 olarak bildirildiğini, müvekkilinin mal alımına ilişkin Gölcük Tersanesi Komutanlığı ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında Amerika'dan getirteceği malı 29.05.2017 tarihinde teslim etmesi gerektiğini, bu sürenin geçirilmesi halinde sözleşme kapsamında cezai şart öngörüldüğünü, müvekkilinin bu süreyi dikkate alarak nakliye konusunda ... şirketiyle anlaştığını,

22.05.2017 tarihinde ... tarafından malın yüklemesinin yapıldığı sırada hasar gördüğünün belirlendiğini, ilgili havayolu ... tarafından hasar tutanağı hazırlandığını, bu tutanaktan da anlaşılacağı üzere hasarlı ürünün tamiri mümkün olmadığını, hasarlı malın zayi olduğunu, malı bu şekilde teslim etmenin mümkün olmadığı için yeni bir ürün sipariş edildiğini, yeni ürünün 31.05.2017 tarihinde teslim alınabildiğini,

hasarın yükleme aşamasında havayolu şirketinin operasyonel işlemi sırasında gerçekleştiğini ve müvekkilinin bu hasarın sebebiyet verdiği maddi zararları doğrudan talep etme hakkı bulunduğunu belirterek hasarlı ürün mal bedeli 65.069,78-TL, nakliye tutar farkı 9.936,20-TL, vergi farkı 1.657,04-TL, gecikmeden dolayı müvekkilinin ödediği cezai şart tutan 5.329,80-TL olmak üzere toplam 81.992,82-TL tazminat alacağının davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin dava konusu taşıma işinde fiili taşıyıcı sıfatına haiz olmadığını, Motreal Sözleşmesi 18.maddesine göre zarara sebep olan olayın ... taşıyıcının sorumluluğunda olduğunu ve hasarın varlığını kabul anlamına gelmemekle ... ve hasar tutanağı ile sabit olduğu üzere, yükün ... firmasının sorumluğundayken ... uçağına yüklenmesi sırasında hasara uğradığını, sorumluluğun ... isimli firmaya ait olduğunu, müvekkilince taşıması yapılacak emtianın kargo uçağına yüklenmesi esnasında hasarlandığını ve yeni bir taşıma organizasyonu yapılarak taşıma talebine konu gönderinin tam ve eksiksiz olarak alıcısına teslim edildiğini,

davalı müvekkilinin hiçbir suretle teslim tarihi taahhüdünde bulunmadığını, davacının her ne kadar gönderinin 20.05.2017 tarihinde teslim edilmesi gerektiği şeklindeki yanıltıcı beyanı ile müvekkili tarafından taahhüt edilen tarihte teslim yapılmamış olduğunu ima etmeye çalışsa da bu durumu ispat edemediğini, davacının tek taraflı olarak fotoğraflara istinaden ürünün kullanılmaz hale geldiğini iddia etse de bunu ispatlayacak delil sunmadığını, tazmin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için müvekkili şirketin zararın oluşmasında kusurunun bulunması ve zarar ile bu kusur arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini,

gönderinin paketlenmesi ve etiketlenmesinin taşıyıcının yükümlülüğünde olmadığını, davacının taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, emtianın davalı taşımacı tarafından daha önce yazılı olarak bildirilen ve üzerinde mutabık kalınan tarih olan 20.05.2017 tarihinde gelmemesi üzerine 22.05.2017 tarihinde bilgi talebinde bulunan davacıya, davalı tarafından kargonun hasarlandığı bilgisinin 22.05.2017 tarihinde verildiği, bu nedenle hasar ihbarının yapılmış olduğu,

dosya kapsamında mevcut 25.05.2017 ve 21.06.2017 tarihli ... şirketinden gelen raporda hasarın nakliyeci firmanın takozların ucunda bulunan delikleri kullanmadan forklift bıçağının yanlış konumlanmasından dolayı emtianın ağırlık merkezinin değişmesi neticesinde düşmesiyle oluştuğu, 18.05.2017 tarihli ... tarafından düzenlenen kargo hasar raporunda da aynı hususun belirtildiği, bu durumda emtianın davacı ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesine dayalı taşıma sırasında hasarlandığı ve taraflar arasındaki yükleme talimatına aykırı olarak,

taşınan kargoyu nakliyat sigortası yaptırmayan davalı ... firmasının talimata aykırı davranarak sorumluluğu üzerine aldığı, bu nedenle ve oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının meydana gelen zararının, hasarlı ürün mal bedeli olarak 17.670-USD karşılığı (13.04.2017 tarihli ödeme günü kur karşılığı 1 USD=3,6825-TL olduğundan 17.670X3.6825=) 65.069,78-TL olduğu, hasarlı olup kendisine teslim edilemeyen, ancak bedelini ödediği mal tutarı 65.069,78-TL'yi isteyebileceği, navlun farkı olarak, iki yükleme için verilen teklif arasında Gümrük beyannamesine göre 2.825-USD tutarında arada bir fark olduğu,

ikinci navlundaki bu farkın TL karşılığı için faturada uygulanan kurun geçerli olacağı göz önüne alındığında, (2.825,-USD X 3,5769 = ) 10.104,74-TL farkın oluştuğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının nakliye tutar farkı 9.936,20-TL'yi, gecikmeden dolayı davacının müşterisi Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ödediği sabit olan cezai şart tutarı 5.329,80-TL'yi, navlun fiyat farkından dolayı ödenecek gümrük vergisi matrahının yükselmesi ile 141,52-TL tutarında fazladan ödenen Gümrük Vergisi olmak üzere toplam 80.477,30-TL'yi davalıdan talep edebileceği,

davacının fazladan ödediğini iddia ettiği KDV tutarını ise bu vergi türünün mahsup edilebilir türde olması nedeniyle talep edilemeyeceği ve taşınan yükün ağırlığı nazara alınarak emtianın tazminat bağlamında sorumlu tutulabilecek tazminat miktarının sınırlı sorumluluk limitinini altında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 65.096,78-TL hasarlı ürün bedeli, 9.936,20-TL nakliye tutar farkı, 5.329-80-TL cezai şart tutarı, 141,52-TL fazla ödenen Gümrük Vergisi tutarı olmak üzere toplam 80.477,30-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının usulüne uygun hasar ihbarının bulunmadığını, Montreal sözleşmesinin 31. maddesine göre taşıyıcının hasarı bilip bilmemesinin önemli olmadığını, taşıtanın her halükarda taşıyana bildirimde bulunması gerektiğini, ayrıca taleplerini de iletmesi gerektiğini, her ne kadar mahkemece e-posta yazışmalarına dayanılmış ise de e-posta yazışmalarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, ihbarın süresinde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin hem taşımanın hem hasarlı gerçekleştirilmesinden hem de geç teslim yapılmış olmasına dayandığını,

davacının gecikmeye ilişkin 21 günlük sürede şikayet hakkını kullanmadığını, hasar ile gecikmeden kaynaklı taleplerin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, bu nedenle davacıya geç teslime dayalı olarak talep edilen 5.329,80-TL'nin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1. maddesinde müşterinin uğrayabileceği dolaylı herhangi bir hasar, zarar veya kayıptan müvekkilinin sorumlu olmadığının düzenlendiğini, davacının gecikmeden ötürü istediği zararın dolaylı zarar niteliğinde olduğunu, davacının ürünü satın aldığı firma tarafından bildirilen yazının hükme esas alınmasının doğru olmadığını,

mahkemece hasarın meydana geliş sebebinin tespitinin ve gönderici firma tarafından ambalajlama ve gönderi içeriğine ilişkin taşıyıcıyı bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, kargonun kendi içinde bulunan kusurlarda ve kargonun kalite ve kötülüğünden kötü paketlenmesinden taşıyıcının sorumlu olmadığını, emtianın forkliften düştüğüne ilişkin hiç bir delil olmadığını, müvekkilinin sigorta yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının teklif aşamasında sigorta talep etmediğini,

davacının sigorta seçeneğini işaretlemesine rağmen sigortaya esas teşkil edecek fayda beyanında bulunmadığını, davacı tarafından sigorta ile ilgili ek bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin riski bilmeden sigorta yapmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketten talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, taşıma talimatında mal bedelinin 15.070-USD olarak bildirildiğini, ancak 17.670-USD'ye hükmedildiğini, Montreal sözleşmesinin 22/3 maddesi uyarınca taşıyıcının beyan edilen toplamı aşmayan miktarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu durumda müvekkilinin sorumluluğunun ancak 55.495,75-TL ile sınırlı olduğunu,

davacının ikinci taşımaya ilişkin navlun bedelini öderken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, haklarını saklı tutmadığını, sonradan aradaki farkların talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, havayolu ile taşınarak alıcısına teslim edilmesi istenen emtianın havayolu ile taşıma sırasında hasarlanması üzerine, aynı emtianın yeniden temin edilip havayolu ile taşınması nedeniyle alıcının katlandığını iddia ettiği zararları davalı anlaşmalı taşıyıcı firmadan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma ABD - Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda; davacının dava dışı firma için sipariş ettiği emtianın ABD'den Türkiye'ye taşınmasının akdi taşıyıcı davalı tarafından üstlenildiği, davalı tarafından gönderilen 22/05/2017 tarihli e-posta yoluyla davacıya emtianın hasarlandığı bilgisinin verildiği,

her ne kadar davalı tarafından hasarın yükleme sırasında meydana geldiğine ilişkin bir delil bulunmadığını, hasarın kendilerinin sorumlu tutulmasını gerektirir bir nedenden kaynaklandığının ispatlanamadığını ileri sürmekte ise de gerek gönderici firma tarafından sunulan rapor gerekse fiili taşıyan ... firması tarafından tutulan tutanağın bilirkişi vasıtasıyla değerlendirilmesi sonucunda hasarın paletin forklift bıçakları üzerinde yerleştirildikten sonra devrilmesi ile meydana geldiği,

hasarın fiili taşıyan ... firmasının hakimiyeti altında oluştuğu, Montreal Konvansiyonu'nun 40. Maddesi gereğince davalının akdi taşıyıcı sıfatıyla davacıya karşı sorumlu olduğu, hasarın havalimanında emtianın yükleme sırasında düşürülmesi sonucunda davalının sorumluluğunda meydana geldiği ve davalının sözleşmenin 18. maddesinde düzenlenen sorumluluğu kaldıran halleri ispatlayamadığından davalının meydana gelen zarardan sorumluğunun bulunmadığına dair itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Montreal Konvansiyonunun 31. maddesi hükmüne göre; yük hasarı halinde, hasarın öğrenilmesinden sonra derhal ve en geç tesellüm tarihinden itibaren on dört gün içinde, gecikme halinde ise 21 gün içinde taşıyıcıya ihbar edilmesi gerekmekte olup, aksi halde taşıyıcıya karşı dava açılması mümkün değildir.

Somut olayda ise ilk emtianın davacı alıcı tarafından hiç alınmadığı, davalı taşımacı tarafından daha önce yazılı olarak bildirilen ve üzerinde mutabık kalınan tarih olan 20.05.2017 tarihinde gelmemesi üzerine 22.05.2017 tarihinde bilgi talebinde bulunan davacıya, davalı tarafından kargonun hasarlandığı bilgisinin 22.05.2017 tarihinde verildiği göz önüne alındığında davalının bilgisi dahilinde olan hasar vakıası nedeniyle ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğini kabul etmek gerekir.

Bu nedenle davalı vekilinin ihbar şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur.

Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır.

Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Bu kapsamda davalı tarafça düzenlenen hasar tutanağına atfen ürünün ağırlığının 1.665 kg olduğu, 19 Özel çekme hakkı karşılığı 31.445-SDR'ye tekabül ettiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar davalı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/1.

Maddesi nedeniyle müvekkilinin davacının uğradığı dolaylı zararlar nedeniyle sorumlu olmadığı ileri sürülmekte ise de davacının tazmini talep ettiği zarar kalemlerinin davalının sorumlu olduğu hasar nedeniyle ortaya çıkan ve araya başka bir sebep girmeksizin meydana geldiği dikkate alındığında davalının sözleşmedeki sorumsuzluk kaydına istinaden ileri sürdüğü sebepler yerinde görülmemiştir.Hasarlanan emtianın yenisi ile değiştirilmesinde zorunluluk bulunduğu bilirkişi tarafından teknik gerekçesi ile izah edilmiş olup davacının hasarlı ürün mal bedeli olarak 17.670-USD karşılığı (13.04.2017 tarihli ödeme günü kur karşılığı 1 USD=3,6825-TL

olduğundan 17.670X3.6825=) 65.069,78-TL zarara uğradığı, hasarlı olup kendisine teslim edilemeyen, ancak bedelini ödediği mal tutarı olan 65.069,78-TL'yi davalıdan talep edebileceği, hasara uğrayan emtia ile ilgili taşıma sözleşmesinde navlun 3.975-USD iken yeni ürünün taşınması için 6.800-USD navlun bedeli ödediği ve davalının sorumlu olduğu hasardan dolayı fazladan ödemek zorunda kaldığı 2.825-USD karşılığı (2.825,-USD X 3,5769=) 10.104,74-TL farkın oluştuğu, davacının dava dilekçesindeki talebinin ise 9.936,20-TL olduğu,

bu bedellerden davacının sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Davacı tarafından müşterisi olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na düzenlediği fatura sonrasında, 135.000-TL mal bedelinin 5.329,80-TL kesinti ile ödendiği, şartname gereği geç teslimden dolayı 5.329,80-TL ceza kesildiği dosyaya sunulu olan fatura ve dekontlardan anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan davalı, taraflar arasında teslim süresi kararlaştırılmadığını iddia etmekte ise de havayolu taşımasının yapılacağı tarihin önceden belli olduğu, bu nedenle davacı, davalının sorumluluğunda gerçekleşen hasar sonucunda gecikmeden dolayı ödemek zorunda kaldığı cezai şart bedeli olan 5.329,80-TL'yi davalıdan rücuen talep edebileceği, ödenecek gümrük vergisi matrahının yükselmesi ile 141,52-TL tutarında fazladan ödenen Gümrük Vergisi de dikkate alındığında mahkemece toplamda 80.477,30-TL tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu miktarın sınırlı sorumluluk tutarın altında kaldığı,

mahkemece bu miktara hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.497,40-TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla olan 61,90-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 154-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/10/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/418, K. 2023/1649, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/418
Karar No
2023/1649
Tarih
26 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/419 K.2023/724
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/419 K.2023/1646
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/420 K.2023/616
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/421 K.2023/562
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/421 K.2023/762
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/422 K.2023/548

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.