İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/492 K.2023/1963

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/492Karar2023/1963Tarih14 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.987 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Aralık 2023
Dosya no
2021/492
Karar no
2023/1963
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/10/2020
Numarası
2018/572 Esas - 2020/511 Karar
Dava
Denkleştirme Tazminatı (Tek Satıcılık Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.987 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 20/02/2009 yılından itibaren davalının yeni ürettiği ve piyasaya ilk defa sürülecek olan gübre ürünlerinin satış ve pazarlaması için Türkiye Distribütörü olarak tayin edildiğini, piyasada bilinmeyen ürünlerin müvekkili sayesinde yüksek satışlara ulaştığını; davalının hiçbir haklı sebep yokken 2015 yılında Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgeleri olan distribütörlük alanını Ege Bölgesi ile sınırlandırdığını, en yoğun müşteri bölgesi olan Marmara ve Akdeniz Bölgelerini kendi uhdesine aldığını, müvekkilinin de 2015 yılı sonu itibariyle Ege Bölgesi dışındaki müşterilerini davalıya devrettiğini.

15/08/2017'de müvekkilinin piyasadan aldığı siparişlere istinaden davalıdan mal talebinde bulunmasına rağmen davalının pazarlama, tanıtım faaliyetleri ve bazı mal alım satım bedelleri adı altında alacak talebinde bulunduğunu, bunun ödenmemesi halinde bir ihtarda bulunulmadan ve mehil verilmeden yeni mal tedarik edilmeyeceğinin sözlü olarak bildirildiğini, bu haksız talep sonucunda davacının müşterilerine ancak stoklarından mal temin edebildiğini,

27/04/2018'de davalıya gönderilen ihtarnameyle bu davranışın sözleşmenin haksız feshi olarak kabul edildiğinin bildirildiğini ve davalının doğrudan müvekkilinin Ege Bölgesi müşterilerine mal satmaya başladığını, davalının üretici olmanın avantajıyla müvekkilinden daha düşük fiyatla satış yaptığını ve müşteri portföyünü ele geçirdiğini; buna ek olarak müvekkilini maddi ve manevi olarak sıkıştırmak amacıyla yaklaşık on senedir tahsil etmediği alacaklarına istinaden davalının 07/03/2018'de bir icra takibi başlattığını; müvekkilinin 14/05/2018'de kendi bakiyesinde gözüken borcu ihtirazi kayıtla ödediğini;

davalının aradaki sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, en verimli iki bölgedeki portföye dair hiçbir bedel tayin edilmediği gibi o tarihe kadar müvekkilinin davalı nezdindeki borçlarından bir indirim yapılmadığını; bu kapsamda 2 müşteri ile devralınan portföyün 2009-2015 itibariyle 223 adet müşteri seviyesine getirilerek yeni müşteriler kazandırıldığını, kazandırılan müşteriler ve oluşan portföy sebebiyle davalının önemli derecede menfaat elde ettiğini ve acente olan müvekkilinin ücret kaybına uğradığını ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000-TL denkleştirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili, 22/01/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporu kapsamında 100.000-TL olan dava değeri 134.085,33-TL'ye yükseltilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının Türkiye pazarında tek başına ürün satmaya yetkili olmadığını, taraflar arasında distribütörlük ilişkisi bulunduğunu, tek satıcılık ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği ediminin davacının satış yaptığı üçüncü firmalara ürün temin etmeme şeklinde olduğunu, hatta sözleşmenin 10. maddesinde davacının ürün sattığı firmaların distribütörlük hizmetinden memnun olmadığının tespiti halinde firmalara doğrudan satış yapılabileceğinin düzenlendiğini.

7. maddesinde distribütöre kesilecek faturanın ödeme vadesinin otuz gün olduğunu, buna rağmen cari hesapta on beş aylık bir vadenin oluştuğunu, bunun da davacının açıkça temerrüdünü gösterdiğini, her yıl 250.000-TL tutarında tedarik yapılan davacının devreden borcunun yaklaşık aynı miktarda olduğunu, bu sebeple de ürün tedarikinin müvekkili tarafından durdurularak Gebze ... İcra Dairesi'nin ...

E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine başlanıldığını, takipten sonra asıl alacak olan 197.441,12-TL'nin 14/05/2018'de ve üzerinde anlaşılmış 14.000-TL faiz ile vekalet ücretinin de 04/08/2018'de ödendiğini; üçüncü firmaların memnuniyetsizliğine rağmen müvekkilinin ürün satmaktan kaçındığını; sözleşmeye aykırı olarak kanunen yasak olan yerlere de gübre sattığını; bunlara ek olarak davacının ilgili mevzuat uyarınca alamsı gereken "gübre dağıtıcılık belgesini" almadığını, bu nedenlerle mal tedarikinin kesilerek sözleşmenin sonlandırıldığını;

denkleştirme taminatının sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebileceğini, mal tedarikinin 2016 yılında kesildiğini dolayısıyla sözleşme fiilen feshedildiğinden işbu davanın süresinde açılmadığını belirterek, davanın reddine ve taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

ISLAHA CEVAP

Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı verdiği beyan dilekçesinde, talep edilen miktarın zamanaşımına uğramış olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi hususunda taraflarca bir ihtarda bulunulmadığı ancak davalının, davacıya karşı sözleşmeden dolayı olan alacakları için 07/03/2018'de icra takibi başlattığı, davacının yükümlülüklerine aykırı davrandığı iddiasıyla mal tedarikini kestiği ve sözleşmeyi sonlandırıldığı, işbu davanın açılmasıyla taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin sona ermiş sayılacağı, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair davalı iddialarının dosyadan anlaşılamadığı,

bu durumda TTK'nın 122/5. maddesi uyarınca sözleşmenin sona ermesi sebebiyle denkleştirme tazminatının istenebileceği, buna göre TMK'nın 2. ve TTK'nın 122/5. maddeleri çerçevesinde davacının davalıdan beş yıl içinde 893.902,23-TL'lik net mal alımı bulunduğu dikkate alındığında hakkaniyet ve piyasa koşulları gereği bu tutarın %15'i oranında hesap edilen 134.085,33-TL denkleştirme tazminatının talep edilebileceği; davacının bilirkişi tarafından hesaplanan miktar üzerinden talebini ıslah ettiği; davalının son satış faturasının 31/08/2017 olduğu, ticari ilişkinin taraflar arasında 2018 yılına kadar devam ettiği;

davanın TTK'nın 122/4. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacının davalıya olan tüm borçlarını ödediği ve davacının gübre dağıtıcılık belgesi almadığı yönündeki iddianın ise davalının davacıya ihtarda bulunmadığı ve sözleşmenin feshedilmediği dikkate alınarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 134.085,33-TL portföy tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında tek satıcılık ilişkisinin bulunmadığını; sözleşmenin 7. maddesine aykırı olarak faturaların ödeme vadesinin otuz gün olmasına rağmen davacının uzun süreler cari hesaptaki borcunu ödemediğini ve bu nedenle de icra takibi yapılmak zorunda kalındığını, davacının fahiş fiyatla satış yapması nedeniyle uzun süre mal tedarik etmediğini, ziraat mühendisi çalıştırmadığını, satış yapılmaması gereken yerlere gübre sattığını ve ilgili yönetmelik uyarınca gübre dağıtıcılık belgesi almadığını, bunların hepsinin sözleşmenin haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesi gerektiğini,

zaten bu sebeplerle sözleşmenin sonlandırıldığını; sözleşmesel ve kanuni yükümlülüklerini yerine getirmeyen, icra takibine konu borçları bulunan davacıya mal tedarik edilmemesinin ve ilişkinin sonlandırılmasının pek tabii olduğunu; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını; davacının defterlerinin bir kısmının usulüne uygun tutulmamış olmasına rağmen bilirkişinin o kayıtlara göre hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, yıllık ortalama 178.780,44-TL alım yapan firmanın tek satıcı gibi distribütörlük yaptığının kabul edilemeyeceğini; mahkemenin yeterli araştırma yapmadan karar verdiğini belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, tek satıcılık sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı denkleştirme (portföy) tazminatı istemine ilişkindir.

Davaya konu sözleşme başlığında davalı ile "...- ..." arasında akdedildiği belirtildiği , ancak sözleşme sonunda ve kaşede "...-..." yazılı olduğu,İzmir Ticaret Odası kayıtlarında davacının ticaret ünvanının "...-..." şeklinde belirtildiği ve davalının ticari defter kayıtlarında da hesabın "...-..." adıyla açıldığı belirlenmekle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Tek satıcılık sözleşmesinde, tek satıcıya o bölgede tekel hakkı tanınmakta olup, 6102 sayılı TTK'nın 122/5. maddesine göre acentelikle ilgili denkleştirme kuralları hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.

TTK'nın 122/3. maddesine göre sözleşmenin sona ermesinde kusurlu olmayan tek satıcı, denkleştirme tazminatı isteyebilecektir.(Yargıtay 11. HD'nin 2015/13003 E., 2017/1215 K. sayılı ve 01/03/2017 tarihli kararı). Taraflar arasındaki "... San. ve Tic. Ltd Şti.

Distribütörlük Sözleşmesinin" 2009 yılında imzalandığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmayıp, sözleşmenin 1. maddesinde, sözleşmenin distribütör olan davacının Türkiye sınırları içinde davalının tarım ürünlerinin tamamının satış ve pazarlanması konularını kapsadığı ve 7. maddesinde de davcı olan distribütöre kesilecek her faturanın ödeme vadesinin otuz gün olduğu kabul edilmiştir.

Sözleşmede her ne kadar davacının Türkiye'de satış yapmaya yetkili olduğu belirtilmiş olsa da, davacının kabulünde olduğu üzere sözleşme fiilen önce Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde, sonrasında da sadece Ege bölgesinde uygulanmıştır. Davalı sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığını ileri sürmekte ise de, söz konusu bölgelerde ürünlerin davacıdan başka bir satıcı tarafından satışa sunulduğu hususu davalı tarafından ispatlanamamıştır.

Sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle tek satıcılık sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, 15/08/2017 tarihinde müvekkilinin davalıdan mal talebinde bulunmasına rağmen davalı tarafından pazarlama, tanıtım faaliyetleri ve bazı mal alım satım bedelleri adı altında alacak talebinde bulunulduğunu, bunun ödenmemesi halinde bir ihtarda bulunulmadan ve mehil verilmeden yeni mal tedarik edilmeyeceğinin kendisine sözlü olarak bildirildiğini;

sonrasında söz konusu durumun devam etmesi üzerine davalıya Noterden gönderdiği 27/04/2018 tarihli ihtarnameyle söz konusu süreç anlatılarak kendisine haksız olarak mal verilmediğini, müşterilerine karşı zor durumda kaldığını, tedarikin ihtarnamenin tebliğinden itibaren beş işgünü içinde başlatılmasını, aksi halde ilave bir fesih ihtarına ihtiyaç olmaksızın sözleşme ilişkisinin fesholunacağının bildirildiği; davalının söz konusu ihtara Noterden 08/05/2018'de davacıya gönderdiği ihtarla cevap verdiği, söz konusu ihtarda sözleşme kapsamındaki mal satımından davacının bakiye borcunun bulunduğu,

borcun yıllardır devam ettiği, görüşme ve taleplere rağmen ödenmediği, en sonunda borcun tahsili için davalıya icra takibi yapıldığı, yıllardır ödenmeyen borç nedeniyle mal tedarikinden imtina edilmesinin haklı olduğu, gübre satış belgesinin de alınmamasından dolayı da ticari ilişkinin kesildiği ve gübre satılmaması gereken yerlere gübre satıldığı belirtilmiştir.

Dava dilekçesinin üç nolu ekinde bulunan ve davacının kaşesi ile imzasını içeren davalıya hitaben yazıldığı anlaşılan belgede, 27/04/2018 tarihli ihtara rağmen mal tedarikinin başlamadığı, üstüne üstlük yaklaşık on senedir tahsili istenilmemiş bazı alacaklar da dahil olmak üzere belli, başlı faturalar üzerinden 07/03/2018'de davalı tarafından Gebze ... İcra Dairesi'nin ...

E. sayılı dosyasından ödeme emrinin gönderildiği ve yine 08/05/2018'de de cevabi ihtarnamenin gönderildiği, buna istinaden sözleşmenin haksız olarak feshedilmek istendiğinin anlaşıldığı, fesih kararına dayanılarak her türlü hukuki sürecin başlatılacağı, 2017 yılı sonunda yapılan hesap mutabakatı uyarınca (davacının) kendi nezdinde bakiye (borç) olarak bulunan 195.971-TL'nin davalının banka hesabına ihtirazi kayıtla gönderildiği ve ödemenin haklarından feragat anlamına gelmediğinin belirtildiği görülmüştür.

Belgenin hemen altındaki 14/05/2018 tarihli banka dekontuna göre, davacının davalının hesabına 195.971-TL ödeme yaptığı ve açıklama kısmında "ihtirazi kayıt/dava hakkı saklı kalmak kaydıyla" ibaresinin yazılı olduğu tespit edilmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun tutulmuş 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerindeki kayıtlarına göre 2017 yılının kapanış kaydında davacının davalıya 195.971,11-TL borçlu olduğunun göründüğü, 2018 yılında söz konusu miktar ödendiği; davalının usulüne uygun tutulmuş 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerindeki kayıtlarına göre, 2017 yılının davacının davalıya olan 167.269,34-TL borcu ile açıldığı, davalının davacıya yirmi dokuz adet faturalı satış yaptığı, toplam satışların 247.880,51-TL olduğu, 2017'de 2016 yılı devir borcuyla birlikte toplam 415.149,85-TL borcunun bulunduğu,

davacının yedi adet çekle toplam 214.112-TL ödediği ve 3.626,73-TL'lik iki adet iade faturası düzenlediği, en son 03/08/2017'deki satış ve 31/08/2017'deki virman işlemiyle 2017 yılı kapanışına göre davacının davalıya 197.411,12-TL borçlu olduğu. 2018 yılında ise 14/05/2018'deki davacı için 1.440-TL'lik virman işlemi alacak kaydı ve 195.971-TL'lik banka havalesiyle birlikte, toplam 197.411,12-TL borcun kapatıldığı belirlenmiştir.

Somut olayda, davacı tarafın kabulünde olduğu üzere, aralarındaki sözleşmeden dolayı davacının davalıya geçmiş dönemden gelen borçlarının bulunduğu, davacının ifadesiyle bunların 10 yıllık borç olduğu, tarafların birbirine uyumlu olduğu anlaşılan defterlerinin de davacının davalıya olan borcunu gösterdiği, 15/08/2017'de davacının ürün gönderilmesi talebine istinaden davalının sözlü olarak geçmiş dönem borçları ödenmediğinden mal tedarikinin kesildiğini bildirdiği,

bunun yaklaşık sekiz ay sonrasında davacının davalıya gönderdiği ihtarnamede de bu hususlara yer verildiği ve ihtarın tebliğinden itibaren beş gün içinde tedarik başlamazsa sözleşmenin fesholunacağının bildirildiği, davalının cevabi ihtarında geçmiş dönem borçları ödenmediği için mal tedarikinin kesildiği ve söz konusu borçların tahsili için davacı aleyhine başlatılmış icra takibinde 2017 yılı sonunda yapılan hesap mutabakatına istinaden davacı nezdinde bakiye borç olarak bulunan 195.971-TL'nin davalıya banka havalesiyle ihtirazi kayıtla ödendiği tespit edilmiştir.

Tüm bu tespitler dikkate alındığında, sözleşme kapsamında geçmiş yıllardan beri süre gelen ve talep edilmesine rağmen borcunu ödemeyen davacıya, davalının mal tedarikini durdurmasının ve sözleşmeye fiilen son vermesinin haklı olduğu,mal tedarikinin durdurulmasının sebebinin yıllardır talep edilmeyen alacak olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılı olduğu gözetildiğinde ,davaya konu sözleşmenin ileriye yönelik olarak sona ermesinde davacının kusurlu bulunduğu ve TTK'nın 122/3. maddesi uyarınca acentenin kusuru nedeniyle sözleşmenin feshi halinde denkleştirme isteminde bulunulamayacağı,

uzun yıllardır ürün tedarikçisi olan davalıya borcunu ödemeyen davacının, sözleşmenin sona ermesinde kusurlu olması sebebiyle denkleştirme (portföy) tazminatı isteyemeyeceği kabul edilmelidir. Mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,koşulları mevcut olmadığı halde denkleştirme tazminatına hükmedilmesi yerinde olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2020 Tarih, 2018/572 Esas - 2020/511 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA. "Yerinde olmayan davanın reddine İlk derece yargılamasına ilişkin olarak.

"Alınması gereken 269,90-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 2.289,84- TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.019,94-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan 35-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 21.453,65-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, " Yatırılan 4.521,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

davalı tarafça yapılan 64-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/492, K. 2023/1963, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Islah
  5. Cevap
  6. Islaha Cevap
  7. İlk Derece Mahkeme Kararı
  8. İstinaf Sebepleri
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/492
Karar No
2023/1963
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/492 K.2023/971
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/493 K.2023/922
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/494 K.2023/1003
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/496 K.2023/948
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/496 K.2023/851
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/496 K.2023/1806

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.