KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- Dosya no
- 2021/958
- Karar no
- 2023/1925
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/04/2021
- Numarası
- 2019/854 Esas - 2021/406 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 19/06/2019'da beş adet toplam 8.993,53-TL bedelli faturalara konu malın davalıya teslim edildiğini, ancak davalının fatura borcunu ödemediği için davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında başlatılan ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında uzun yıllara dayanan ticaret ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu alacakla aynı miktardaki alacağı için daha önce davacı aleyhine başlattığı icra takibinin tahsilatla sonuçlandığını; sırf bu nedenle davacının ödediği parayı geri alabilmek için iki yıl önce müvekkilinden aldığı malları iade etmek istediğini ama talebinin kabul edilmediğini, bunun üzerine davacının habersiz bir şekilde davaya konu faturaları düzenleyip icra takibi başlattığını, bu nedenle takibe itiraz edildiğini; müvekkilinin hiç bir dönemde davacıdan mal satın almadığını ve mallar ile faturaları teslim aldığı iddia edilen kişinin bu işlemi yapma yetkisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmayacak kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporuna göre, davaya konu faturaların davalının 2019 yılı ticari defterinde kayıtlı olmadığı ve faturaların BA formunda bulunmadığı, davacının düzenlediği faturaların iade faturası olduğu, ürünlerin iade edildiğini gösteren sevk irsaliyeleri olmadığı ancak ürünlerin davalının çalışanı ... tarafından sayılmak üzere teslim alındığı ibaresinin yazılarak faturanın imzalandığı, teslimin davalı şirket çalışanına yapılmasının yeterli olduğu, mal teslim edilen şirket çalışanına ayrıca teslim hususunda yetki belgesinin olup olmadığının sorulmasına gerek bulunmadığı,
teslim hukuki bir işlem olup ancak yazılı delille ispat edilebileceği ve bu nedenle teslime ilişkin tanık dinlenemeyeceği, davacının faturaya konu malların teslimini fatura üzerine yazılan yazılar ile ispat ettiğinden faturalarda belirtilen alacağı talep edebileceği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının 8.993,53-TL üzerinden iptaline, takibin devamına ve 1.798,70-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, mahkemenin bilirkişi raporunu neden kabul etmediği hususunda bir gerekçe belirtmediğini; malları ve faturaları teslim aldığı görülen müvekkili çalışanının bu işlemler için yetkisinin olup olmadığının araştırılmadığını; taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkilinin davacıdan mal satın almadığını, her daim satıcı olduğunu, iki yıl önce aldığı malların iadesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, malların müvekkiline teslim edildiğinin ispat edilemediğini ve talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satıma konu ürünlere ilişkin düzenlenen iade faturası alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi her iki tarafın da kabulünde olup, davacı davalıdan satın aldığı malları, düzenlediği 19/06/2016 tarihli toplam 8.993,53-TL tutarlı takip dayanağı beş adet iade faturasıyla davalıya iade ettiğini ve bu miktarın davalından tahsil edilmediğini ileri sürmüştür.
Davalı da faturaların ve malların teslim alınmadığını savunmuştur. Söz konusu faturalar, davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Ancak dayanak faturaların "sayılmak üzere teslim aldım" ibaresi yazılmak suretiyle davalının çalışanı ... tarafından imzalandığı ve teslim alındığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili davalının malları iade almak istemediğini, iki yıl süre sonunda malların iadesinin mümkün olmadığını, davacı faturalarındaki teslim alan imzasının şirketi temsile yetkili kişiye ait olup olmadığının araştırılmadığını ileri sürmektedir. İcra takibine dayanak faturalar satış faturası olmasa da, davalı tarafça iade faturasına TTK'nın 21/2. maddesine göre süresinde itiraz edilmeden malların teslim alındığı anlaşılmaktadır.
Ancak TBK'nın 551. maddesi gereğince ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için ticari vekil yetkilendirmesi mümkün olup, şirket çalışanı olan ticari vekilin mal teslim alma yetkisi bulunmaktadır. Mal ve fatura tesliminin sadece şirketi temsile yetkili kişiler yapılacağının kabulü mümkün görülmemiştir.
Faturaların şirket çalışanı tarafından içeriği mallar ile birlikte teslim alındığı gözetildiğinde, davalı tarafın davacının iade isteğine karşı çıkmadığının kabulü gerekir.
Ticari işletmenin olağan işlemleri kapsamında çalışanların mal teslimi için yetkili oldukları gözetildiğinde, iade olunan malları uhdesinde olan davalının bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
İade faturası usulüne uygun olmasa da davalı tarafça süresinde itiraz edilmemiş, içeriği mallar da şirket çalışanı tarafından iade alınmasına göre davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde bulunmamış istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/958, K. 2023/1925, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama