İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1104 K.2025/735

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/1104Karar2025/735Tarih6 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.158 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Mayıs 2025
Dosya no
2022/1104
Karar no
2025/735
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/01/2022
Numarası
2018/1211 Esas 2022/11 Karar
Dava
İtirazın İptali
İstinaf karar tarihi
06/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.158 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;davalının, ... olarak işletilen müvekkili şirketin eski yetkilisi olduğunu, şirketin davalı tarafından devredildiğini, davalı ile müvekkili şirket yetkilileri arasında imzalanan 06.07.2015 tarihli şirket hisse devri ön sözleşmesinin 3.d maddesine göre, devir tarihi olan 13.07.2015 tarihinden önce şirketin her türlü borçlarının şirketi devreden davalıya ait olacağını, yine sözleşmenin 3.f maddesine göre 13.07.2015 tarihinden önceki dönemden kaynaklanan dava ve işlerden dolayı şirketin lehine veya aleyhine açılacak ya da açılıp da devam eden davaları takip etme yükümlülüğünün devredene ait olacağını,

bu davaların neticeleri ile alacak/borcun devredene ait olacağını, bu davaya dayanak olan icra takibinin sebebinin de müvekkilinin davalının sorumluluğunda olan bir takım icra dosyalarına ve davalara ilişkin yapmak zorunda kalınan ödemelerin rucüen tahsili olduğunu, zira müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı icra takiplerine konu kira sözleşmesinin devir tarihinden önceki bir tarihte imzalandığından ve alacaklar devir tarihinden önce imzalanan kira sözleşmesinden kaynaklandığından,

ilgili borçlardan devreden davalının sorumlu olduğunu, aynı şekilde sözleşmenin "13.07.2015 tarihinden önce kaynaklı bir borç ortaya çıkması halinde, yeni ortaklar durumu gecikmeksizin devir edene bildirecek ve ödemesini sağlayacaklardır.

Yeni ortaklar ya da şirket ödemek zorunda kalırsa devreden ortak 5 gün içinde bu meblağı devralan ortaklara ya da şirkete ödeyecektir." şeklindeki hükmün de davalının sorumluluğunu ortaya koyduğunu,davalının müvekkili şirketin devrinden önce imzaladığı 01.07.2014 tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak, müvekkilinin kiralayan... Ltd. Şti'ne müvekkilince ödenen tutarlar için davalıya rücu edildiğini,Konya ... İcra Dairesinin ..., Konya ... İcra Dairesinin ... ve Konya ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyalarına istinaden müvekkilince 141.000-TL borç ödemesi yapıldığını,icra takiplerine konu borçtan davalının sorumlu olduğunu belirterek, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı şirket yetkilileri ile müvekkili arasında akdedilen 06.07.2015 tarihli sözleşme ile başlangıçta müvekkilinin yetkilisi olduğu adı geçen davacı şirket hisselerinin bütün hak ve demirbaşları, mevcut franchise anlaşmasına göre işletilen işletme ile birlikte devredildiğini, sözleşmenin 3.d maddesine göre devir tarihi olan 13.07.2015 tarihinden önceki tüm şirket borçları ve 13.07.2015 tarihi itibariyle 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının, aynı şekilde 13.07.2015 tarihinden önceki dönemden kaynaklanan ve devam eden davaları takip etme yükümlülüğünün müvekkiline ait olduğunu, bu tarihten sonra doğacak hak,

alacak ve borçların ise davacı şirketin olacağını, taraflar arasındaki sözleşmede müvekkilinin ancak 13.07.2015 tarihinden evvel doğan borçlardan sorumlu olduğunun açıkça yazılı olmasına rağmen, davacının 2016, 2017 ve 2018 yıllarında doğan kira borçlarından müvekkilinin sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceğini, icra takip dosyalarının açılış tarihlerine göre anılan borçlardan davacı şirketin sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasında 06.07.2015 tarihli şirket hisse devir ön sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra, davalı tarafından devir sözleşmesinden evvel düzenlenmiş Konya ilinde bulunan gayrımenkule dair kiralama özleşmesinden kaynaklı olarak, devralan şirket aleyhine icra takipleri yapıldığı, devralan şirketin icra takiplerindeki meblağı alacaklıya ödediği ve bu ödemeleri davalıya rücu amacıyla dayanak takibin başlatıldığı, 06.07.2015 tarihli sözleşmenin 3/d maddesinin.

"13.07.2015 tarihinde resmi şirket devri, bedelin ödenmesi ile birlikte Noterde yapılacaktır. Bu tarihten önce şirkete ait her türlü resmi kuruma 3. gerçek ve tüzel kişilere olan tüm şirket borçları, şirketi devreden...'e ait olacaktır. Devir bedelinden öncelikle bu borçlar ödenecek ve resmi devir tarihinde borçsuz bir şekilde devredilecektir.Yani şirket devir tarihinde hiçbir gerçek ve tüzel kişiye borcu olmaksızın devredilecektir.

Buna karşılık 13.07.2015 tarihi itibarıyla 3. kişilerdeki hak ve alacaklar da ...'e ait olacaktır.", 3/f maddesinin. "13.07.2015 tarihinden önceki dönemden kaynaklanan dava ve işlerden dolayı şirketin lehine ya da aleyhine açılacak ya da açılıp da devam eden davaları takip etme yükümlülüğü devreden ...'e ait olacaktır. Yine yukarıda belirtildiği üzere bu davaların neticeleri (alacak ya da borç) da devredene ait olacaktır.

Bu tarihten sonra kaynaklanan dava ve işleri takip ve borç / alacak yükümlülüğü devralana ait olacaktır.", sözleşmenin 4. maddesinin ise.

"Bir an için 13.07.2015 tarihinden önce kaynaklı bir borç (kamu ya da gerçek/tüzel kişilere) ortaya çıkması halinde, yeni ortaklar durumu gecikmesizin devredene bildirecek ve ödenmesini sağlayacaklardır.Yeni ortaklar ya da şirket ödemek zorunda kalırsa, devreden ortak 5 gün içinde bu meblağı devreden ortaklara ya da şirkete ödeyecektir." şeklinde düzenlendiği, davalı ... ile dava dışı... Ltd.

Şti. arasında adi yazılı olarak 01.07.2014 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığı, bir aylık kira karşılığının 5.500-TL+KDV olduğu, TBK'nın 19/1 maddesi hükmü gereği sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesinde, tarafların gerek bilerek gerek gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları deyimlere bakılmaksızın gerçek ve ortak amaçlarının aranması gerektiği, kira sözleşmesi 01.07.2014 tarihli olup devir tarihinden önceki bir tarih olduğu, kira sözleşmesine konu alacakların, devir tarihinden önce imzalanan kira sözleşmesinden kaynaklandığı,

sözleşmedeki devir tarihinden önce kaynaklı bir borç deyimiyle, kira alacaklarının muacceliyetinden bahsedilmediği, kaynağı olan kira sözleşmesinin düzenlenmesinden bahsedildiği, tarafların iradelerinin "kaynaklanmış olmak" olduğu,

sözleşmenin 4. maddesi hükmünün bu yönde açık olduğu ve davacının kira sözleşmesinden evvelce haberdar olup olmamasının değerlendirilmemesi gerektiği, dolayısıyla icra takiplerinin devir tarihinden evvel kaynaklanmış bir borçtan ileri geldiği,devir sözleşmesinden evvel kaynaklanan bir borçtan dolayı da devredenin sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin şirkete bir borcu bulunmadığını, 06.07.2015 tarihli şirket hisse devir sözleşmesine göre müvekkilinin şirketteki tüm hisselerini, bütün hak ve demirbaşları, devam eden franchaise sözleşmeleri ve Nişantaşı’ndaki dükkan ile Konya’daki depoyu kira sözleşmelerindeki haklarla birlikte devrettiğini, sözleşmenin 3.f maddesine göre devir tarihi olan 13.07.2015'ten önce şirket lehine ve aleyhine açılmış olan dava ve 3. şahıslar nezdindeki hak ve alacaklardan dolayı müvekkilinin sorumlu olacağını,

yine aynı maddenin ikinci cümlesine göre 13.07.2015 tarihinden sonra doğmuş olan alacaklardan kaynaklanan dava ve işleri takip ve borç/alacak yükümlülüğünün ise devralanlara ait olduğunu, davanın konusunu teşkil eden icra takibinin Konya ... İcra Dairesinin ..., Konya ... İcra Dairesinin ...ve Konya ....

İcra Dairesinin ... sayılı dosya borçlarından oluştuğunu, Konya'daki icra takiplerinin Konya’daki depoya ait kira borçlarından kaynaklandığını, kira borçlarının ise 13.07.2015 tarihli devir sözleşmesinden sonraki Mayıs 2016, Haziran 2016 ve takip eden aylara ait olduğunu, devir sözleşmesinin açık hükümleri karşısında, devir alınan yerin devirden sonra doğan tüm borçlarından hala devredenin sorumlu olmasından bahsedilemeyeceğini, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında devirden sonra muaccel olmuş kira bedellerinden müvekkilinin sorumlu olamayacağının belirtildiğini,

06.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise taraflar arasındaki devir sözleşmesi hükümlerinin, dava konusu kira sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir zamanki bedelin ödenmesi şeklinde yorumlanamayacağı, aksi halde devir tarihinden yıllar sonra dahi devredene müracaat etmek gibi bir sonucun ortaya çıkacağının, kira bedelinin aylara bölünmesi münasebetiyle borcun da her ay için ayrı ayrı doğduğunun, devirden önce doğan bir kira borcu bulunmadığını, sözleşme hükümlerinin, dava konusu kira sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir zamandaki bedelin ödenmesi şeklinde yorumlanamayacağının belirtildiğini,

dava konusu kira borçlarının muaccel olma tarihleri ve hayatın ve ticaretin olağan akışı karşısında, devirden sonra yıllar geçse de müvekkilini hayatı boyunca devrettiği şirketin borçlarından sorumlu tutacak kararın kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi kapsamında, devir konusu şirketin kira borçları nedeniyle davacı tarafça dava dışı alacaklıya ödenen tutarın, hisseleri devreden davalıdan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; devreden davalı ile dava dışı devralanlar arasında, davalının ... şirketindeki hisseleri ile şirkete ait hak, borç ve alacakların devri konusunda 06.07.2015 tarihli şirket hisse devir ön sözleşmesi akdedildiği, devir tarihi olarak 13.07.2015 tarihinin belirlendiği, hisselerin devri konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı,

devir tarihinden önce devir konusu ... şirketi ile dava dışı kiralayan ... Yapı arasında, Konya'da bulunan depoya ilişkin olarak 01.07.2014 tarihli kira sözleşmesi akdedildiği, kiralayan alacaklı ... Yapı tarafından Mayıs-Kasım 2016 aylarına ait toplam 51.307,41-TL kira alacağı için devir konusu Berdem şirketi aleyhine Konya ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, şirketin itirazı üzerine alacaklı tarafından açılan davada borçlu şirketin itirazının iptaline karar verildiği, şirket tarafından alacaklıya toplam 136.971,90-TL ödeme yapıldığı, Aralık 2016, Ocak ve Şubat 2017 aylarına ait toplam 23.790,09-TL kira alacağı için Konya 2. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip başlatıldığı, borçlu şirketin borca itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiği,

söz konusu Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/603 esas sayılı dosyasında verilen ilama istinaden ise icra inkar tazminatı ve yargı giderleri olmak üzere toplam 7.985,19-TL alacak için Konya ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip başlatıldığı, son iki icra takibinde ödenen bir borç bulunmadığı, davacı şirket tarafından kira borçlarına istinaden dava dışı alacaklı şirkete ödenen bedelin tahsili istemiyle devreden davalı aleyhine işbu davaya dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; şirket hisselerinin devri tarihinden önce imzalanan kira sözleşmesine dayalı olarak devir tarihinden sonra doğmuş bulunan kira borçlarından devreden davalının sorumlu tutulup tutulmayacağına ilişkindir.Taraflarca imzalanmış olan 06.07.2015 tarihli devir sözleşmesinin 3.d maddesinde.

13.07.2015 devir tarihinden önce şirkete ait her türlü borcun devreden ...'e ait olacağı, devir bedellerinden öncelikle bu borçların ödeneceği ve resmi devir tarihinde şirketin borçsuz bir şekilde devredileceği, buna karşılık 13.07.2015 tarihi itibariyle 3. kişilerdeki hak ve alacakların da ...'e ait olacağı. 3/f maddesinde.

13.07.2015 tarihinden önceki dönemden kaynaklanan dava ve işlerden dolayı şirketin lehine ya da aleyhine açılacak ya da açılıp da devam eden davaları takip etme yükümlülüğünün devreden ...'e ait olacağı, yine yukarıda belirtildiği üzere bu davaların neticelerinin (alacak ya da borç) de devredene ait olacağı, bu tarihten sonra kaynaklanan dava ve işleri takip ve borç/alacak yükümlülüğünün devralana ait olacağı; sözleşmenin 4. maddesinde ise.

13.07.2015 tarihinden önce kaynaklı bir borcun ortaya çıkması halinde, yeni ortakların durumu gecikmesizin devredene bildireceği ve ödenmesini sağlayacakları, yeni ortaklar ya da şirket ödemek zorunda kalırsa, devreden ortağın 5 gün içinde bu meblağı devralan ortaklara ya da şirkete ödeyeceği hüküm altına alınmıştır.Sözleşmenin 3.d maddesinde, devir tarihinden önceki borçlardan hisseleri devreden davalının sorumlu olacağı, 3.f maddesinde, yine devir tarihinden önceki dönemden kaynaklanan dava ve işlerden kaynaklanan şirket leh veya aleyhine açılmış ya da açılacak davaların devreden davalı tarafından takip edileceği,

bu davaların alacak veya borç şeklindeki sonuçlarının da davalıya ait olacağı, devir tarihinden sonrasından kaynaklanan dava ve işleri takip ve borç-alacak yükümlülüğünün ise devralanlara ait olacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 4. maddesinde ise devir tarihi öncesinden kaynaklanmakla birlikte devirden sonra ortaya çıkan borçlardan yine devreden davalının sorumlu olacağı belirtilmiştir.

Söz konusu sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinde; davalının sorumluluğunun devir öncesi borçlar ile devir öncesinde doğmuş olmakla birlikte devirden sonra ortaya çıkan borçlar ve yine devir öncesinden kaynaklanan dava ve işler olarak belirlendiği sonucuna varılmaktadır.Şirketin taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklanan sürekli edimler kapsamındaki borçların da bu esaslara göre değerlendirilmesi gerekmekte olup,

bu tür edimlerde de borcun doğum tarihine göre davalının sorumlu olup olmadığı belirlenmelidir.Dolayısıyla devir öncesi akdedilmiş bir kira sözleşmesinden kaynaklanan kira borcundan davalının sorumlu olup olmadığının tespiti bakımından da, borcun doğduğu tarihin devir öncesi olup olmadığına bakılmalıdır.

Zira bu tür sözleşmelerin devirden sonra da yıllarca devam edebileceği dikkate alındığında, şirket hisselerini devreden bir ortağın sonu belirsiz bir şekilde devirden sonraki yıllar boyunca doğacak borçlardan da sorumlu tutulabileceği gibi, ticari hayatın olağan akışına uygun olmayan bir sonuç ortaya çıkacaktır.

Uyuşmazlık konusu kira sözleşmesi de devir tarihinden önce 01.07.2014 tarihinde düzenlenmiş olup, Konya'daki takiplere konu kira borçları devirden sonraya ait olmak üzere 2016 yılı Mayıs-Aralık dönemi ile Ocak-Şubat 2017 dönemine ilişkindir.

Dolayısıyla kira sözleşmesi devirden önce akdedilmiş olsa da, devir tarihinden önce doğup da ,devir tarihinden sonra icra takibi başlatılan kira borcu bulunmamaktadır.Devir sözleşmesi ile birlikte kullanım hakları da davacı şirkete geçen taşınmazın işleyen kira borcu devir alana ait olacaktır.Takip konusu borçların tamamı ,sözleşmenin imzasından bağımsız olarak devir tarihi sonrası doğmuş ve takibe konu edilmiştir.Bu halde söz konusu borçlardan davalının sorumlu tutulması mümkün olmayıp,

mahkemece aksi yöndeki gerekçe ile davalının sorumlu tutulması doğru olmamıştır.Diğer yandan itirazın iptali davasının reddi halinde alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olmasına bağlıdır.Dolayısıyla sadece ve ancak takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilir.

Somut olayda dava dışı kiralayan tarafından davacı şirket aleyhine Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/159 esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında verilen gerekçeli karardan, kira sözleşmesine konu taşınmazın 2017 yılı içerisinde işbu dava davacısı ... şirketi tarafından tahliye edildiği davacı vekili tarafından bildirilmiştir Dolayısıyla 2015 yılında gerçekleşen hisse devri sonrasında da 2017 yılı ortalarına kadar taşınmazda davacı şirket kiracı olarak bulunmuştur.Buna göre,

kiracısı olduğu taşınmaz için kiralayana ödediği kira bedelinin tahsili için hisselerini devreden davalı aleyhine takip başlatan davacının takipte kötü niyetli olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne.

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2022 Tarih 2018/1211 Esas 2022/11 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın reddine, Davalı lehine %20 oranda hesaplanan 28.200-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 615,40-TL harcın, 1.702,93-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 1.087,53-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Yatırılan 2.407,92-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 58-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/05/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1104, K. 2025/735, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1104
Karar No
2025/735
Tarih
6 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1107 K.2025/738
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1110 K.2025/740
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1113 K.2025/773
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1114 K.2025/1040
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1120 K.2025/1053
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1124 K.2025/783

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.