KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Dosya no
- 2022/1213
- Karar no
- 2025/1494
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/02/2022
- Numarası
- 2020/204 Esas - 2022/70 Karar
- Dava
- Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/03/2020
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin konkordato başvurusu üzerine Bakırköy 2. ATM'nin 2018/1215 esas sayılı dosyasında 10/12/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiğini, akabinde geçici mühletin 10/03/2019 tarihinden itibaren 2 ay süreyle uzatıldığını, 08/05/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, müvekkilinin davalı bankaya mühlet kararından önce tahsil amacıyla çeşitli tarihlerde çekler verdiğini, geçici mühlet kararının ilanından itibaren alacaklılar arasındaki eşitliğin bozulmaması için herhangi bir alacaklıya ödeme yapılmayacağından teslim aldığı çek bedellerini müvekkiline ödemediğini;
mahkemenin 08/11/2019 tarihli ara kararıyla "ilan tarihi ve sonrasında gelen paralara bankalarca blokelerin önlenmesine, kaldırılmasına, borçlu şirket tarafından ödeme talep edilmesi halinde paranın konkordato projesi çerçevesinde ve komiser denetiminde kullanımının sağlanmasına "karar verildiğini; davalıya 16/12/2019 tarihli ihtar gönderilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 130.000-TL'nin çeklerin tahsil tarihinden itibaren reeskont faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili bankanın davalı şirkete kullandırdığı kredilerden dolayı alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre takas, mahsup, hapis hakkını kullanarak çek bedelleri üzerine bloke hakkı olduğunu; bankanın hapis hakkına dayanarak paralar üzerinde bloke uygulamasının İİK'nın 295. maddesine aykırı olduğunun İstanbul BAM 17.HD'nin 2019/383 esas, 2019/872 karar sayılı 09/05/2019 tarihli ilamında belirtildiğini;
konkordatoya bakan mahkemenin ara kararında, tahsil edilen çek bedellerinin davacıya iadesine karar vermediğini,çekler temlik cirosuyla devredildiği için müvekkilinin takas-mahsup hakkını kullanmasında hukuka aykırılık olmadığını,ara kararın hesaplara bloke uygulanmaması ve mevcut blokelerin kaldırılmasına ilişkin olduğunu, temlik cirosuyla devredilen çeklerin alacaklısının müvekkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davalıya devrettiği 42 adet çekin tamamını davalı "banka emrine ödeyiniz" şeklinde kaşe basmak suretiyle ciroladığı, çeklerin tahsiliyle birlikte kredi borcundan mahsup yapıldığını, çeklerin konkordato geçici mühlet kararından önce davalıya devredildiği ,çekin tahsiliyle birlikte borçtan mahsup edildiği uygulaması gözetilerek davacının çekleri davalıya tahsil amacıyla devir etmediği ve çeklerin temlik cirosuyla davalıya devir edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, konkordato mühleti içindeki müvekkili bakımından takas-mahsup uygulanmasının kanuna aykırı olduğunu, tahsil edilen çek bedellerinin, konkordato yargılamasındaki kararlar doğrultusunda müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini; çeklerin tahsil cirosuyla verildiğini ve bilirkişi tarafından incelenmediği için çeklerin emanet hesapta tutulduğu,çeklerin temlik amacıyla verilmediğinin tespit edilemediğini belirterek, kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalı bankaya tahsil amacıyla verdiğini iddia ettiği çeklerin, davacı şirkete geçici mühlet kararı verilmesinden sonra ve geçici mühlet hükümlerine aykırı olarak tahsil edilip kredi borcuna mahsup edildiğinden bahisle, çek bedellerinin davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacının davalı bankaya genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler nedeniyle kredi borcu bulunduğu, yine çeklerin davalı bankaya konkordato başvurusundan önce ciro edildikleri çekişmesizdir.Davalı banka tarafından,çeklerin kredi borcunun ifası amacıyla ciro edildikleri belirtilmiştir.Keşide tarihleri 20/12/2018 ila 30/03/2019 tarihleri arasında bulunan toplam on yedi adet çek müşteri çeki olup davalı bankaya beyaz ciro ile ciro edildikleri,
TTK'nın 688(1) maddesinde tahsil cirosunda bulunması gereken kayıtları içermediği anlaşılmaktadır.TTK nın 818(1)-d bendi atfıyla uygulanması gereken 683(2) maddesi uyarınca beyaz ciro temlik cirosu hükmünde kabul edileceğinden, davacı tarafın çeklerin, tahsili için davalı bankaya verildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacının kredi borcuna karşılık davalıya kambiyo senedi (çek) verilmesi ifa uğruna edim mahiyetinde olup, aksi açıkça kararlaştırılmadığı için, çeklerin veriliş nedenini oluşturan temel borcun sona ermeyeceği, sadece vadesinin erteleneceği,
davalı bankanın anılan çekleri devraldığı tarihte borçtan düşmemiş olmasının sonuca etkisi bulunmadığı gibi; çeklerin tahsil cirosu ile verildiklerini ispata yaramayacağı, davacı vekilinin banka kayıtlarında çeklerin bulundukları hesapta inceleme yapılmadığına, çeklerin tahsilinden sonra borçtan düşülmelerinin çeklerin tahsil cirosuyla verildiğini ispatladığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacının konkordato başvurusundan evvel davalı bankaya ciro ve zilyetliğin devri yapılarak çeklerden doğan bütün hakların TTK'nın 684(1) maddesi uyarınca davalıya geçtiği;
mahkemenin 02/04/2019 tarihli "bankaların alacakları yönünden mahsup işlemi yapmalarının önlenmesine, hesabın proje ve komiser denetiminde kullanılmasına" ve "bloke konulmasının önlenmesine", 27/05/2019 tarihli "bankanın çeklerden dolayı tahsilatlar üzerine bloke koymasının, muaccel olmayan alacağı ile takas etmesinin önlenmesine" ve 08/11/2019 tarihli "... borçlu şirket tarafından ödeme talebi halinde paranın proje çerçevesinde ve komiser denetiminde kullanılması"na ilişkin ara kararları,
davalıya temlik edilen çekleri kapsamamaktadır.Davalının,geçerli olarak temlik aldığı çeklerden yaptığı tahsilatların İİK'nın 294/5. maddesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1213, K. 2025/1494, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama