KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2022/1449
- Karar no
- 2025/1095
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/04/2022
- Numarası
- 2020/149 Esas - 2022/328 Karar
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 31/05/2016
Karar Metni
1.295 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait 13/12/2015 günü 05:15 kalkış saatli Beyrut-İstanbul uçağına yolcu olarak bindiğini, uçağa binerken zati eşyaları içinde, kimlikleri, banka kartları ve 6.500-USD para bulunan cüzdan, ... bilgisayar, 2 ceket, 10 gömlek 5 pantolon bulunan çantasını kabine yanına aldığını, kabine alınan çantanın, uçakta bulunan bagaj bölmesine tahmini 1 cm büyük geldiği için, çantanın "varış noktasına gelindiğinde teslim ederiz" denilmek suretiyle müvekkilinden alındığını, ancak varış noktasında çantanın bulunamadığını, davalının bu hususta gerekli hassasiyeti göstermediğini belirterek şimdilik 20.000-TL maddi, 30.000-TL manevi olmak üzere toplamda 50.000-TL'nin en yüksek oranda banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın kaybolduğunu iddia ettiği bagajına ilişkin bagaj etiketi ibraz edemediğini, bu nedenle kendisinin talebi üzerine nezaket raporu oluşturulduğunu, müvekkili şirketin davacının kayıp olduğunu iddia ettiği bagajına ilişkin sorumluluğun sınırlamalara tabi olduğunu, davacının taşıma öncesi müvekkili şirkete teslim ettiği bagajına ilişkin daha özel bir fayda bildiriminde bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğunun 1131 özel çekme hakkı ile sınırlı olduğunu, talep edilen maddi tazminatın dayanağının ve ispat vesikasının bulunmadığını, ayrıca davacının beyanlarına göre kayıp olan eşyaların içerisinde taşınması yasak eşyaların da bulunduğunu, manevi tazminat şartlarının dava konusu olayda oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi'nin 17/10/2019 tarih 2016/1243 E. 2019/573 K. sayılı dosyası görevsizlik kararı üzerine mahkemece; davacının 13/12/2015 tarihinde Beyrut'tan İstanbul'a gitmek üzere davalı şirketten uçak bileti aldığı, davacı bagajının uçak içi kabine sığmaması nedeniyle uçak içindeki görevlilerce teslim alındığı, ancak varış yerinde davacının bagajının kaybolduğu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığı, bu hususun tanık anlatımı ile sabit olduğu, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu'nun 22/2. maddesi uyarınca davalı taşıyıcının bagaj kaybından 1.131 SDR ile sınırlı olmak üzere sorumlu bulunduğu,
ancak bilirkişi raporunda nezaket raporunda yer alan kıyafetlerin uçuş tarihi olan 13/12/2015 itibariyle yıpranma payları da düşülmek suretiyle ortalama değerinin 1.600-TL olduğu, bagaj içerisinde taşınması yasak olan 6.500-USD nakit paradan ve dizüstü bilgisayardan davalının sorumlu olmayacağı, nezaket raporunun düzenlendiği 13/12/2015 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasının gerektiği, davanın konusunu oluşturan bagajın kaybından ve bagaj değerinin konvansiyon hükümlerine göre iadesine karar verilmesinden sonra,
salt bagajın kaybolması nedeniyle davacının TBK'nun 58. maddesi anlamında kişilik hakkının zedelendiğinden söz edilemeyeceği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.600-TL maddi tazminatın nezaket raporunun düzenlendiği 13/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemenin sorumluluk sınırını eksik belirlediğini, müvekkilinin kaybolan kabin bagajının mahkemenin de kabulünde olduğu üzere kabin görevlisine teslim edildiğini, müvekkilinin çantasının uçak altı bir bagaj olmadığını, bu bagaj içerisinde müvekkilinin 6.500-USD'sinin, dizüstü bilgisayarının, 2 adet takım elbise, 10 adet gömlek, 3 pantolonun kaybolduğunu, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğunu, sadece 1.600-TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığını, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacının 13/12/2015 tarihinde davalı havayolu şirketine ait 05:15 kalkış saatli uçakla Beyrut'dan İstanbul'a seyahati sırasında davacıya ait el bagajının kaybolması nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Taşımanın iki akit ülke arasında yapılması nedeniyle uyuşmazlığa 1999 tarihli Montreal Protokolü hükümleri uygulanacaktır.
Protokolün 22.2 maddesi uyarınca davalı fiili taşıyıcının sorumluluğu yolcu başına 1000 özel çekme hakkı (01/01/2010 tarihinden itibaren 1131-SDR, 28/12/2019 tarihinden itibaren 1.288-SDR, 28/12/2024 tarihinden itibaren 1.519-SDR) ile sınırlıdır. Bu kural, yolcunun bagajının taşıyıcıya teslim edildiği sırada teslim anındaki gerçek değerini gösterir bir bildirimde bulunulması ve ek ücret ödemesi halinde uygulama alanı bulmaz.
Bagajın kaybolması yada hasara uğraması halinde hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olup, bu durumda, yolcunun bagaj kaybı nedeniyle gerçek zararının belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Davacı yanında taşıdığı kabin bagajının kabindeki bölgeye sığmaması üzerine davalı şirket görevlileri tarafından alındığını, ancak uçuş bittikten sonra kendisine el bagajının teslim edilmediğini, bagaj içinde 6.500-USD, dizüstü bilgisayar, 2 ceket, 10 gömlek, 5 pantolon bulunduğunu belirterek maddi ve manevi zararının tazmini talep etmektedir.
Mahkemece giyim eşyaları yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, hükme karşı davacı istinafa gelmiştir. Davacı, bagajda 6.500-USD olduğunu ileri sürmüş ise de hayatın olağan akışına göre paranın seyahat eden kişinin nakit parayı yanında taşıdığı varsayılır.
Aksinin davacı tarafça ispatlanması mümkün ise de davacı dava ettiği paranın el bagajında bulunduğuna dair bir delil ibraz etmediğinden bu iddia yerinde görülmemiştir. Ancak davacının mesleği, sosyal durumu ve seyahat nedeni dikkate alındığında el bagajında bilgisayar bulunmasının makul olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece giyim eşyaları dışında, dizüstü bilgisayar bedeli de dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken sadece elbise bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Davacı el bagajında daha fazla giyim eşyası bulunduğunu ileri sürmekte ise de; kabin bagajını 1 cm geçen el bagajına iki takım elbiseden fazla giyim eşyasının sığmayacağı da aşikar olduğundan daha fazla giyim eşyası bulunduğu yolunda ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Bilirkişi tarafından dizüstü bilgisayarın bedeli 4.000-TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda davacının maddi tazminat talebinin 5.600-TL yönünden kısmen kabulü gerekir.
Öte yandan uluslararası hava taşımalarında taşıyıcının sorumluluğu ve koşulları mevcut ise manevi tazminat yönünden Türk yargı uygulamasında TMK ve TBK hükümlerinin uygulanacağı kabul görmüştür. (HGK'nın 12.12.2001 tarih ve 2001/11-1161 esas-2001/1152 sayılı ilamı) Sınırlı sorumluluk miktarına ise manevi tazminat miktarının dahil edilmesi mümkün değildir.
Manevi zarar, malvarlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal ederek manevi zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez.
Bu doğrultuda davacının dönüş yolculuğunda bagajı içerisindeki eşyanın kaybı, TMK'nın 24 ve TBK'nın 58. maddeleri anlamında kişilik haklarını ihlal eder nitelikte kabul edilemeyeceğinden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin maddi tazminat bakımından istinaf nedenleri yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kısmen kabulüne, 5.600-TL maddi tazminatın 13/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
03/07/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1449, K. 2025/1095, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama