KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2022
- Dosya no
- 2022/1520
- Karar no
- 2022/1191
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/05/2022
- Numarası
- 2017/448 Esas 2022/316 Karar
- Dava
- Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz
- İstinaf karar tarihi
- 12/09/2022
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili. Müvekili şirketin maliki olduğu ... IMO nolu ... adlı geminin ... Tic. Ltd.
Şti'ne finansal kiralama yoluyla kiraladığını, finansal kiracı borcunu ödemediğinden, davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini,ancak kiracının gemiyi iade etmediğini kiracı şirket yetkilisinin İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 esas - 2013/36 sayılı kararıyla kiracı şirket yetkilisi aleyhine hapis cezası verildiğini, yapılan araştırmalarda geminin Mumbai'de karaya çekilerek söküldüğünün öğrenildiğini, geminin müvekkili rızası hilafına hurdaya çevrildiğini, gemi vasfını yitirdiğini,
Hindistan makamlarından alınan hurda (söküm) belgelerinin üzerinde apostil şerhi değil doğrudan “Hindistan Yeni Delhi Büyükelçiliği Konsolosluk” onayı olduğunu, geminin hurda olduğunun resmi belge ve yazılarla sabit olduğunu, geminin terkini için 17/10/2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurulduğunu, 30/10/2017 tarihli yazı ile terkin talebinin reddedildiğini, TTK 965 maddesi gereği geminin sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; terkin talebinin reddine ilişkin 30/10/2017 tarihli kararın 03/11/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davanın itiraz süresi geçtikten sonra 26/12/2017 tarihinde açıldığını, geminin sicilden terkini için kurtarılamayacak şekilde batması veya tamir kabul etmez hale gelinmesi şartı koyulduğunu, davacı şirketin geminin tamirinin hiç ve ya bulunduğu yerde mümkün olmadığına ve tamir edilebileceği bir limana götürülemeyeceğine dair bir emare olmadığını, davacı vekilinin sunduğu Hindistan Disiplin Kurulu başlıklı belgede ilgili kişinin sadece geminin karaya çekildiğine ve söküm izninin alındığına dair beyanı olduğunu,
geminin söküldüğüne, hurdaya çıktığına ve tamiri mümkün olmadığına ilişkin bir delili olmadığını,geminin tamiri mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığını, bu şartlarda gemiyi sicilden terkin etmenin mümkün olmadığını, apostil şerhi taşımayan Liman İdaresinin yazısının başlı başına idari belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın süreden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ... gemisinin TTK'nun 965 ve 966.maddelerinde bahsedilen "tamir kabul etmez gemi" vasfına dönüştüğü, tamir kabul etmez hale gelen gemi malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinebileceği gibi, gemi vasfı ortadan kalktığından terkinin sadece malikin talebine bağlı olmadığı, TTK'nın 966. maddesinde, böyle bir geminin sicilden resen terkin edilebileceğinin düzenlendiği,
gemi sicil kaydı üzerinde herhangi bir ipotek yada rehin kaydı bulunmadığı davacının bilgi ve rızası dışında Hindistan'da sökülerek hurdaya çevrildiği anlaşılan ... isimli kuru yük gemisinin TTK'nun 965 ve 966.maddelerine göre sicilden terkin edilmesi koşulları oluştuğu,İstanbul Liman Başkanlığının terkin talebinin reddine ilişkin kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle 30/10/2017 tarihli red kararının iptali ile Türk Uluslararası Gemi Sicilinin ... sırasında kayıtlı ...
IMO nolu ... gemisinin sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının red kararını 3.11.2017 tarihinde tebliğ aldığını, dava tarihi itibariyle 8 günlük sürenin geçtiğini, sicil müdürünün geminin TTK 965 maddesi kapsamında tamir kabul etmemeye veya kurtarılamayacak şekilde batma vakıalarının ispatlanamadığını tespit ettiğini, somut olayda gemi sicilindeki tek ilgilinin başvurucu/davacı şirket olduğunu, bu durumda sicil müdürünce ilgililerin itiraz/kaçınma sebeplerini bildirmeye davet etmesinin beklenemeyeceğini,Re'sen terkin halinin somut olaya uygulanamayacağını, davacının Hindistan'daki başvurusunun bilgi edinme kapsamında olduğunu, Türkiye'deki bir mahkemeyi bağlamayacağını,
davacının geminin tamirinin mümkün olmadığına ilişkin somut bir delil sunmadığını,dava sürecinde yapılan 14 duruşmanın 12 sinde ve toplamda 4 yıllık bir süreçte Hindistan'a yazılan istinabe yazının dönüşünün beklenildiğini, 4 yıl sonunda istinabe yazısının beklenmesinden vazgeçilerek davanın kabulüne karar verildiğini, davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın reddi gerekirken mahkemenin ispat yükünü üzerine aldığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava;Türk Uluslararası Gemi Sicilinin ...24. sırasında kayıtlı olan, ... isimli geminin sicilden terkin edilmesi istemine ilişkindir. Gemi sicil kaydında, dava konusu, ... IMO nolu ... isimli kuru yük gemisinin davacı adına kayıtlı olduğu,geminin ... Taş.Ltd Ştine finansal kiralama yolu ile kiralandığı bilgisi dışında başkaca bir bilgi mevcut değildir.
6100 sayılı TTK m.964/3 maddesi, "gemi kurtarılamayacak şekilde batar veya tamir kabul etmez şekilde yahut her ne suretle olursa olsun Türk bayrağını çekme hakkını kaybederse ,bu hususların da gecikmeden sicil müdürlüğüne bildirimesi gerektiği " hükmünü haizdir.
Davacının kaydın terkini için 17/10/2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığına yaptığı başvurunun red edildiği ,red kararının 03.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, yapılan bu başvurunun kanunda yapılması gerektiği düzenlenen bildirim niteliğinde olduğu, davacının talebinin TTK nun 965 ve 966.maddelerine dayandığı ,geminin yok edildiği ileri sürüldüğünden re'sen terkin koşulları mevcut olduğu ileri sürüldüğünden davalı vekilinin dava süresine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından , dava konusu ... gemisiyle ilgili İstanbul 11.Vergi Mahkemesine açılan dava sonucunda mahkemece , 2017/423 esas ve 2017/2339 karar sayılı kararı ile; " ... gemisi ile ilgili gemi sicilinden resen terk sebeplerinin meydana geldiği, yurt dışı liman makamlarının ilgili yazılarında geminin isminin değiştirilerek, davacının rızası olmadan hurdaya satıldığı, gemi sicilinden resen terk sebeplerinin meydana geldiğinin İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 esas ve 2016/36 karar sayılı kararı ve yazışmalarla sabit olduğu,
aksi yönde bir inceleme, bilgi ve belgenin bulunmadığı" gerekçesi ile davacının talebinin kabulüne karar verilerek işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5.Vergi Dairesinin 20/06/2018 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Sunulan sözleşme örneği, mahkeme kararlarına göre finansal kiracının kira borcunun ödenmesinde temerrüde düştüğü,sözleşmenin davacı tarafça fesih edildiği, kiralanan gemi iade edilmediğinden İstanbul 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/209 ve 2013/36 Karar sayılı kararı ile ... yetkililerinin emniyeti suistimal suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece,geminin akıbeti hakkında bilgi verilmesi için Mumbai Liman Başkanlığına istinabe yoluyla yazılan yazıya aradan geçen dört yıl gibi uzun zamana rağmen cevap alınamamıştır. Davacı tarafından geminin akıbeti araştırılmak üzere görevlendirilen Hindistan'da davacı adına hareket eden ...'ın bilgi edinme yasası kapsamında ...
IMO nolu ... (...) gemisiyle ilgili bilgi edinmek için Hindistan makamlarına müracaat ettiği,Mumbai Liman İdaresinin 8 Eylül 2016 tarihli cevabı ile, ...IN gemisinin 09/08/2010 tarihinde Mumbai'de hurdaya çevrildiğinin bildirildiği, 14 Eylül 2016 tarihli bilgilendirme yazısında da geminin hurdaya çevrilmesi ve ... adresinde sökülmesi izninin ... tarafından alındığı bildirilmiştir.
Adı geçen vekilin ,Yeni Delhi Noterliği'ne başvurarak tesbit isteği üzerine ; ...'ın, Mumbai Liman İdaresinin 08 Eylül 2016 ve 14 Eylül 2016 tarihli yazılarının içeriği ile ilgili beyanının Noter huzurunda tespit edildiği , Bilgi Edinme Hakkı Yasası kapsamında şahıslara sağlanan bilgiler olması nedeniyle, Türk Konsolosluğu tarafından içeriği itibariyle onayının sağlanamadığı ,ancak Büyükelçi'lik tarafından verilen 21/10/2016 tarihli yazıda, ... tarafından sunulan belgeler üzerindeki mührün yetkili Hint makamlarına ait olduğu tasdik edilmiştir.
İstinabe talebinden aradan geçen zamana göre bir sonuç alınamadığı anlaşılmakla birlikte ,geminin halen var olduğuna dair bir emare bulunmadığı , gemi sicilinde finansal kiralamadan sonra hiç bir kayıt yapılmaması ,asliye ceza mahkemesi karar içeriği ,
İstanbul 11.Vergi Mahkemesinin 2017/423 esas ve 2017/2339 karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geminin re'sen terkin koşullarının gerçekleştiğinin tesbit edildiği,davacıya vekaleten araştırma yapan ...'ın noter tasdikli beyanı ve Yeni Delhi Büyükelçiliği tarafından belgeler üzerindeki mührün Hint yetkili makamlarına ait olduğunun tesbit edildiği gözetildiğinde ,davacının maliki olduğu ... gemisinin adının ... olarak değiştirilip,
Hindistan'ın Mumbai şehrinde söküm izni alınarak hurdaya çevrildiği belirlenmekle tamir kabul etmez hale gelen geminin resen sicilden terkin edilmesi gerektiğinin kabulü ile adı geçen geminin sicilden terkinine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1520, K. 2022/1191, 12 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama