KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Dosya no
- 2022/1860
- Karar no
- 2025/1684
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2022
- Numarası
- 2020/286 Esas - 2022/279 Karar
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 29/06/2020
- İstinaf karar tarihi
- 23/10/2025
Karar Metni
1.642 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı/karşı davalı vekili; davalı şirketin müvekkilinden 2005-2009 yılları arasında müzik aletleri satın alarak değişik tarihlerde banka havalesiyle ödemeler yaptığını, davalının en son 15.10.2018 tarihinde havale gönderdiğini, 2019 yılında ise devreden 131.976,76-TL devreden bakiye ve aldığı 3 fatura konusu ürünlere karşılık hiç bir ödeme yapmadığını, böylece davalının borcunun 12.10.2019 itibariyle 134.095,76-TL olduğunu, davalı şirkete keşide edilen 30/12/2019 tarihli ihtarname ile açık cari hesap bakiye borcu olan 134.095,76-TL'nin 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini,
buna karşılık davalı şirket tarafından gönderilen 06.01.2020 tarihli ihtarname ile istenen miktarda borç olmadığının bildirildiğini belirterek, müvekkilinin davalı şirketten 12/10/2019 tarihi itibariyle 134.095,76-TL alacağın 7 günlük süre sonu olan 20/10/2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı/karşı davacı vekili; müvekkili şirket ile davacı/karşı davalı şirket arasında uzun yıllara dayanan bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketten mal almakta ve ödemeler yapmakta olduğunu, davacının talebi ile zaman zaman toplu para gönderildiğini, müvekkilinin sene sonlarında davacı/karşı davalıya hesap mutabakatı yapmak için başvurmuşsa da, davacı/karşı davalının hesapları toparlayamadıkları gerekçesi ile bu talebe olumlu cevap vermediğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
KARŞI DAVA
Davalı/karşı davacı vekili; karşı tarafın iddiasının aksine halihazırda müvekkili firmanın davacı/karşı davalı şirketten 69.751,72-TL alacağı bulunduğunu, karşı davalının kayıtlarının gerçeğe uygun tutulmadığını belirterek, 69.751,72-TL alacağın arabulucuya başvuru tarihi olan 26.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı/karşı davacının kendi defterlerinde davacı/karşı davalıdan 69.751,72-TL alacaklı olduğu (davalının düzenlediği faturalar ve ödeme kaydına ait dosyada ispata yönelik bir belge olmadığından), bu tutarın tenzili ile davalı/karşı davacının (224.289,27-69.751,72=) 154.537,55-TL borçlu duruma geçtiği, yani davalı borcunun 154.537,55-TL olduğunun hesaplandığı, ancak davacı talebi 134.095,76-TL olduğundan bu talebin dikkate alınması gerektiği kanaatine varıldığı, ancak davacı/karşı davalının kendi defterlerinde davalı/karşı davacıdan 134.095,76-TL alacaklı durumda olduğu,
listede bulunan, davacının düzenlediği ancak davalı defterlerinde kaydı olmayan ve dosyada da belgesi bulunmayan faturaların tenzili neticesinde nihai olarak davacı/karşı davalı alacağının 134.095,76-10.233,85-TL= 123.861,91-TL olarak hesaplandığı, bu miktarın davacı/karşı davalının alacağı olarak kabul edildiği, davalının 30.12.2019 tarihli ihtarname ile verilen 7 günlük ödeme süresi sonunda 08.01.2020 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 123.861,91-TL'nin 08.01.2020 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
fazla istemin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı/karşı davacı vekili; müvekkilinin kapsamlı olan kayıt ve defterlerinin kapsamı nedeniyle 22.10.2021 tarihinde müvekkili şirket kayıtlarının yerinde incelenmesinin talep edildiğini, ancak bilirkişinin yerinde incelemeyi pandemi sebebiyle yerine getirmemesi nedeniyle belgelerin bilirkişiye e-posta ile iletildiğini, müvekkili şirket kayıtlarının incelendiği raporda, müvekkilinin kayıtlarında yer almakla birlikte davacı/karşı davalı şirketin kayıtlarında yer almayan toplam 224.289,27-TL tutarında ödeme ve fatura olduğunun tespit edildiğini,
ancak dosyada ispata yönelik bir belge olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin ödeme kayıtları ile faturalarının dikkate alınmadığını, ancak bu ödemelere ilişkin olarak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sundukları makbuz ve ve çek ödeme dekontları bulunduğunu, pandemi sebebiyle belgelerin inceleme dışı kaldığını, müvekkilinin kayıtlarının bulunduğu arşiv katını su basması nedeniyle bir kısım evraklar sunulamamışsa da, bilirkişinin sunduğu listede yer alan 158.828,31-TL tutarındaki davacı şirket yetkilisinin imzasını içeren nakit ödeme makbuzu, çek ödemesi,
fatura ve banka havalesine ilişkin evrakların dosyaya sunulduğunu, bu kayıtların müvekkiline ait defterlerde yer alan, ancak davalının defterlerine işlenmeyen tutarları gösterdiğini,itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, ödeme belgesinin, alacak hakkını ortadan kaldıracak nitelikte olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini, sadece davacı/karşı davalının defter ve kayıtlarına dayanarak hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karşı davalının defterlerinin onayları yapılmadığından sahibi lehine delil olamayacağını, mahkemece tarafların defterlerindeki mutabakatsızlığın kaynağı araştırılmadan hüküm verildiğini,
zira davacının defterlerinde müvekkiline kesilen toplam fatura tutarı yaklaşık olarak 2.000.000-TL civarında görünürken, bu tutarın müvekkili kayıtlarında yaklaşık olarak 1.800.000-TL civarında olduğunu, dolayısıyla iki şirketin defterleri arasındaki bu tutarsızlığın fatura özeline inilerek giderilmesi gerektiğini, yine müvekkili şirketin de davacıya düzenlediği faturaların talep edilmediğini ve incelenmediğini belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve karşı dava, açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı/karşı davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 12.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinde davalıya düzenlenen faturalar toplamının 2.017,505,60-TL olduğu, davalının faturalar karşılığı yaptığı ödemeler toplamının ise 1.883.409,84-TL olduğu, buna göre davacının ticari defterlerine göre davalıdan 134.095,76-TL alacaklı olduğu,
davacının keşide ettiği ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 07.01.2020 tarihinden 29.06.2020 dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 8.789,70-TL olduğu hesaplanmıştır.Davalı/karşı davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 28.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise; davalı/karşı davacının ticari defterlerine göre davacı/karşı davalıdan 69.751,72-TL alacaklı durumda olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki fark 203.847,48-TL olup, farkın 224.289,27-TL'lik kısmının davacı/karşı davalının defterlerinde kayıtlı olmayan davalı/karşı davacı ödemeleri ile düzenlediği faturalardan kaynaklandığı,
24.613,47-TL'lik kısmının ise davacı/karşı davalı kayıtlarında yer alıp davalı/karşı davacının defterlerinde yer almayan kayıtlardan kaynaklandığı, davacı/karşı davalı defterlerinin esas alınması durumunda, davacının düzenlediği ancak davalı defterlerinde kaydı olmayan ve dosyada da belgesi bulunmayan faturaların tenzili sonucunda davacı/karşı davalının alacağının (134.095,76-TL-10.233,85-TL=) 123.861,91-TL olarak hesaplandığı, davalı/karşı davacı defterlerinin esas alınması durumunda ise davalı/karşı davacının kendi defterlerinde davacıdan 69.751,72-TL alacaklı durumda olduğu,
davalının düzenlediği faturalar ve ödeme kayıtlarına ait dosyada ispata yönelik bir belge olmadığından, bu tutarın tenzili ile davalı/karşı davacının (224.289,27-TL-69.751,72-TL =) 154.537,55-TL borçlu duruma geçtiği, ancak davacı talebi 134.095,76-TL olduğundan bu talebin dikkate alınması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu haliyle taraf ticari defterleri arasındaki hesap mutabakatsızlığı 203.847,48-TL olup, bunun da tarafların kendi ticari defterlerinde kayıtlı olup karşı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ödeme ve faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taraf ticari defterleri arasındaki bu farkın nedeninin tespiti bakımından taraflarca sunulan dayanak kayıtların incelenmesi gerekir.
Ancak bilirkişi raporunda da fark ortaya konulmuşken mahkemece bu hususta hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Nitekim davalı/karşı davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilerek, ticari defterlerinin dayanağı olan ödeme belgeleri sunulmuştur.
Bu belgeler borcu sona erdirir nitelikte olduğundan her zaman ibrazı mümkün olup, mahkemece bu belgeler doğrultusunda ek inceleme yaptırılması gerekmekte ise de bu yapılmamıştır.Taraflar arasındaki hesap mutabakatsızlığının dayanağı belgelerin Dairemizce incelenmesi sonucunda;
öncelikle davacı/karşı davalı kendi defterlerinde 134.095,76-TL alacaklı olup, davacı/karşı davalı defterlerinde kayıtlı toplam 10.233,85-TL tutarlı faturaların davalı/karşı davacı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle, fatura konusu malların karşı tarafa tesliminin kanıtlanması gerekmekte ise de, bu konuda delil sunulmadığından bu tutarın davacı alacağından düşülmesi gerekmekte olup, bunun sonucunda davacı alacağı 123.861,91-TL olarak belirlenmiştir.
Yine davalı/karşı davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı/karşı davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelere ilişkin olarak sunulan tahsilat makbuzları incelenmiş olup, bu kayıtlardan davacı/karşı davalının imzasını içeren tahsilat makbuzlarına göre, davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davacıya 17.09.2007 tarihinde 1.750-TL, 07.11.2007 tarihinde 8.000-TL, 08.11.2007 tarihinde 4.700-TL, 27.11.2007 tarihinde 6.000-TL, 28.11.2007 tarihinde 6.585-TL, 15.08.2008 tarihinde 6.980-TL, 09.09.2008 tarihinde 6.000-TL, 21.10.2008 tarihinde 6.712-TL, 12.11.2008 tarihinde 5.840-TL, 17.11.2008 tarihinde 696-TL,
31.03.2011 tarihinde 5.000-TL, 01.04.2011 tarihinde 1.600-TL, 25.09.2012 tarihinde 4.660-TL, 22.12.2012 tarihinde 4.700-TL, 04.12.2013 tarihinde 5.570-TL, 06.12.2013 tarihinde 5.570-TL, 14.03.2017 tarihinde 5.400-TL, 21.04.2017 tarihinde 5.000-TL, 25.09.2017 tarihinde 7.000-TL ve 28.09.2017 tarihinde 1.430-TL olmak üzere toplam 99.193-TL ödeme yapıldığı kanıtlanmıştır.
Davalı/karşı davacının ticari defterlerinde yer alıp karşı taraf ticari defterlerinde yer almayan faturalar konusu malların teslimi kanıtlanamamış olmakla, bu fatura bedellerinin davacı/karşı davalının alacağından düşülmesi talebi yerinde değildir. Yine davalı/karşı davacı vekilinin sunduğu tahsilat makbuzlarının bir kısmında karşı tarafa çek verildiği kayıtlı ise de, çek bedellerinin ödendiğine dair bir delil sunulmamıştır.
Bu durumda davacı/karşı davalının yukarıda belirlenen 123.861,91-TL alacağından davalı/karşı davacının ispatladığı 99.193-TL ödemesinin düşülmesi sonucunda davacı/karşı davalının nihai alacağı 24.668,91-TL olarak belirlenmiş olup, asıl davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulü, karşı davanın ise reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksik inceleme sonucunda asıl davada fazla alacağa hükmedilmiş ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1860, K. 2025/1684, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama