KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/2029
- Karar no
- 2025/530
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2022
- Numarası
- 2020/114 Esas 2022/332 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... numaralı ... San ve Tic. A.Ş. tarafından Suudi Arabistan'da yerleşik alıcıya 16/10/2018 tarihli fatura ile satılan emtiayı nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını; emtianın taşıması için sigortalının, davalı ... A.Ş. ile anlaştığını, ... tarafından 23/10/2018 tarihli navlun faturası düzenlendiğini, davalı ...'nin fiili taşıma hususunda diğer davalı ... A/S ile anlaştığını, davalı ...
A/S'nin TTK'nın 1191 madde kapsamında fiili taşıyan sıfatıyla ... numaralı konişmentoyu düzenlediğini, taşımanın "... " adlı gemiyle yapıldığını, yükün alıcı tesislerinde tahliyesi sırasında ısı kırılması sebebiyle hasarlandığının tespit edildiğini, konişmentoda yükün en yüksek +18 derecede taşınması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, konteynerin soğutucu ünitelerinde taşıma sürecinde meydana gelen arıza nedeniyle sıcaklık arttığından taşınan malın bozulduğunu, tahliye sonrasında imha edildiğini,
konteynerdeki soğutucu ünitelerin onarımının yapıldığını ve arıza raporunda da "kompresörde arıza meydana geldiğinin" belirtildiğini,yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda, emtiada 136.572-TL tutarında hasar tespit edildiğini, alıcının emtia bedelini sigortalıya ödemediğini,müvekkili tarafından sigortalıya 56.400,28-TLödendiğini,rücusu için davalılar aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı icra dosyasıyla başlattıkları takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... A.Ş. vekili; ... no'lu konişmento uyarınca yetkili mahkemenin İngiliz mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olduğunu; davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını. TTK nın 1188. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını ve davacının davanın esası açısından da haklı olmadığını belirterek, davanın hak düşürücü süre nedeniyle,aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalıya izafeten ...
A.Ş. vekili; icra takibindeki "borçlu" ile işbu itirazın iptali davasındaki "davalı" tarafların farklı olduğunu, arabuluculuk tutanağının dava konusu ihtilafla ve işbu davaya dayanak icra takibi ile ilgisi bulunmadığını,hak düşürücü sürenin yükün alıcıya teslimi ile başladığını bu sürenin dolduğunu, müvekkili ... AŞ'nin Türkiye acenteliğini üstlendiği ...
A/S'nin de sigortalı ile akdi ilişkisi olmadığını; sigortalının yükünü taşıyan, bu taşıma için kendi konişmentosunu düzenleyen, navlun faturası kesip tahsil eden, taşıma için gerekli her türlü işlemleri yürüten tarafın diğer davalı ... AŞ. olduğunu, müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığını hasar ihbarı yapılmadığını belirterek, davanı usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı ... A.Ş.'nin milletlerarası yetki itirazının reddi gerektiği,davaya konu taşıma için iki adet konişmento düzenlendiği akdi taşıyanın davalı ... A.Ş. ve fiili taşıyanın da diğer davalı ... A/S olduğu, davanın izafeten yöneltildiği ...
A.Ş.'nin de çıkış bildirim formu düzenlediğinden izafeten dava yöneltilebileceğinden pasif husumet ehliyeti bulunduğu; emtianın CIF satış ile satıldığı, sigortalı adına debit notunun düzenlendiği ,hasarlı emtianın satış bedeli sigortalı-satıcı tarafından alıcıdan tahsil edilemediğinden davacının TTKnın1472 madde uyarınca aktif husumet ehliyeti bulunduğu; yükün alıcıya 10/11/2018 tarihinde teslim edildiği, tazminatın 21/03/2019 tarihinde ödendiği, icra takibinin ise 15/11/2019 tarihinde başlatıldığı;başvuru tarihinin 17/09/2019,bittiği tarihin ise 14/11/2019 olduğu;
davalı vekilinin sunulan arabuluculuk tutanağının işbu uyuşmazlığa ilişkin olmadığı itirazı üzerine davacı vekilinin iki kez arabulucuya başvurulduğunun belirtildiği ,arabulucu başvuru ve tutanakların somut uyuşmazlık ile ilişkilendirilemediği ; yükün tesliminden icra takibinin başlatıldığı tarihe kadar 1 yıllık süre geçtiğinden davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davacı vekili, davalılar aleyhine 17/09/2019 tarihinde arabulucuya başvurduklarını, sürecin 14/11/2019 tarihinde anlaşmazlıkla sona erdiğini,icra takibinin 14/11/2019' tarihinde başlatıldığını,takibe itiraz üzerine itirazın iptali talep edilmeden önce bir kez daha 02/01/2020'tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, o sürecin de olumsuz sonuçlanması üzerine işbu davanın açıldığını, İlk arabuluculuk başvurusunda karşı tarafların davalı ...
A.Ş. ve diğer davalı ile konişmentoyu düzenleyen ... olduğu, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı ... vekili tarafından ... şirketinin tasfiye olduğu beyanı üzerine ...'nin ...
A/S'ye entegre olduğunun anlaşıldığını;İkinci başvuru ile ilk yapılan başvuru arasındaki tek farkın tasfiye edilen şirketin taraf gösterilmemesi,başlatılan icra takibinden bahsedilmesi olduğunu,mahkemenin yapılan ilk arabuluculuk başvurusunun dava ile ilgili olmadığı hususundaki tespiti ve buna göre varılan sonucun doğru olmadığını,belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı ... A/S'ye izafeten ...
Den A.Ş. vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde;İcra takibinde borçluların ... A.Ş. Ve ... A/S olduğunu ancak işbu davada ise ... A.Ş. ve ...
A/S'ye izafeten ... olduğunu, itirazın iptali davasındaki taraflar ile icra takibindeki tarafların aynı kişiler olması gerektiğini belirterek işbu davanın öncelikle taraf teşkili ve husumet yönünden reddi gerektiğini müvekkiline karşı izafeten dahi olsa husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını,ileri sürerek kararın kaldırılmasına müvekkili bakımından taraf teşkili yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Deniz taşımasında hasarlandığı ileri sürülen emtia için sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık konusu TTK nın 1188 maddesinde yazılı hakdüşürücü sürenin geçip geçmediği noktasındadır.
Deniz taşımalarında TTK'nın 1188/1 fıkrası uyarınca; eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşecektir. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere; "yargı yoluna başvuru" ifadesi, dava, karşı dava, icra takibi, tahkime müracaat gibi tüm yargı yollarını kapsar niteliktedir.
Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hak düşürücü nitelikteki bu süre taşıyanın eşyayı teslim ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, taşınan emtianın alıcıya 10/11/2018 tarihinde teslim edilmiş,icra takibi 15/11/2019 tarihinde başlatılmıştır.Davacı ... dosya numaralı ve ... arabuluculuk numarası ile arabulucuya başvurduğunu beyan etmekle getirtilen belgelerde. 23/09/2019 tarihli başvuruda başvurucu tarafın davacı ... Sigorta AŞ, 2. tarafın davalı ...
AŞ., 3. tarafın ... ve 4. tarafın ... AS olduğu, ilk oturumun 06/11/2019 tarihinde yapılıp 14/11/2019 tarihine ertelendiği;bu tarihde yapılan toplantıya sadece ... AŞ. ve ... AŞ vekillerinin katıldığı,tarafların üzerinde anlaşamadığı uyuşmazlık konusunun taşınma esnasında meydana gelen hasardan doğan zararın tazmini olduğu hususları tespit edilerek aynı tarihte "anlaşamama"tutanağı düzenlenmiştir.
HUAKnın 18/A-15 maddesinde"Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez"hükmünü içerir. Uyuşmazlık, davacının yaptığı 17/09/2019 başvuru tarihli ... dosya numaralı başvurunun işbu davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olup olmadığı noktasındadır.
Arabuluculuk başvurusunda uyuşmazlık konusu" taşıma esnasında meydana gelen hasarın rücuen tazmini" olduğu; tarafların üzerinde anlaşamadığı uyuşmazlık konusunun taşıma esnasında meydana gelen hasardan doğan zararın tazmini olduğu hususları tespit edilmiştir. Başvuruda taşıma hasarını somutlaştıracak taşıma tarihi, taşıtan gibi bir bilgi verilmediği anlaşamama tutanağına da somut bilgi yazılmamıştır.Ancak, Davalı ... A/S'ye izafeten ...
Den AŞvekili tarafından; taraflar arasında başka uyuşmazlıklar bulunduğu soyut olarak ileri sürülmüş, anlaşamama tutanağının ait olduğu icra takibi veya başka bir dava bulunduğu bildirilmemiştir.Başvuru konusu "taşıma hasarı rücuen tazminat "olup, somut uyuşmazlığa uygundur.Davacı tarafça ... Taşıma'nın ve ... veya ... 'in birlikte akdi ve fiili taşıyan olarak taraf bulunduğu başka bir uyuşmazlığın varlığı iddia ve ispat edilmemiştir.
Arabulucu tutanağının usulüne uygun düzenlenmesi arabulucunun görevi olup; eksiklik taraflar aleyhine yorumlanamaz.İcra takibinden evvel de arabulucuya başvurmak mümkündür.Anlaşamama tutanağının ertesi günü icra takibi başlatılmakla başvurunun elde ki davaya konu icra takibine ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Böylelikle 10/11/2018 tarihinde işlemeye başlayan hakdüşürücü süre içinde 17/09/2019 tarihinde yapılan başvuru ile durmuş ve 14/11/2019'da anlaşamama tutanak tarihinden sonraki gün15/11/2019 tarihinde takip başlatıldığından hak düşürücü süre geçmediği halde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davaya konu icra takibinde borçlu olarak takip doğrudan ...
A/S'ye yöneltilmiştir.TTKnın105'maddesine göre ad ve hesabına hareket ettikleri kişiye izafeten acenteye karşı dava açılabilir. Davanın izafeten acenteye yöneltilmesi icra takibinde ki borçlunun değiştirilmesi anlamına gelmez. Asıl davalı ... A/S dir. Taşıma senedinde " ... A/S" ibaresi bulunmaktadır. Fiili taşıyan ...
A/S aleyhine izafeten davalıya husumet yöneltilmesinde isabetsizlik olmadığından icra takibinde ve itirazın iptali davasında husumetin doğru yöneltildiği anlaşıldığından acente vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, hakdüşürücü süre içinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2029, K. 2025/530, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama