KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/426
- Karar no
- 2024/1290
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2021
- Numaras
- 2019/980 Esas - 2021/796 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalıya satılan sehpa ve koltuk takımlarının eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edildiğini, ayıplı olduğu ileri sürülerek bedelinin ödenmediğini, kumaşın gerdirildiğini, lekelerin çıkarıldığını, bedelin tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplarının olduğunu, davacı tarafından 07.03.2019 tarihli taahhütname düzenlenerek ayıplı olduğu, garanti kapsamında giderileceği ve kumaşların leke tutmaz özellikte olması gerektiği belirtilmesine rağmen kumaşların değiştirilmeyip sadece kumaş altı sünger takviyesi yapıldığını, lekelerle ilgili problemin devam ettiğini, ayıpların giderilmediğini, yenisi ile de değiştirmediğini, kullanıcı hatası olmadığını, ürünlerin iade alınmadığını, ayıp nedeni ile borçlarının olmadığını bildirerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taahhütnameye rağmen davacı tarafından kumaşların değiştirilmediği, leke tutmaz özelliğe sahip olmadığı, ürünün gizli ayıplı olduğu, ayıp ihbarının taahhütname uyarınca süresinde yapıldığı, ayıplı ürün bedelinin KDV dahil 22.858,39-TL olup bunun mahsubu ile davacının davalıdan 2.180,65-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin, 2.180,65-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 ticari temerrüt faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, 205,05-TL ihtarname giderinin yargı gideri içinde değerlendirilmesine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; uyuşmazlığın tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklandığını, TTK'nın 23. maddesi yerine hatalı şekilde TBK 223. ve 225. maddelerin uygulandığını, ayıp ihbarının 8 gün içinde yapılmadığını, faturaya süresi içinde itiraz edilmediğini, davalının hiçbir ücret ödemeden yıllardır ürünü kullandığını, ürünlerde ayıp ya da üretim hatası olmadığını, çıkmadığı iddia edilen lekelerin kendilerince çıkarıldığını, ürünlerin hastanede kullanılması nedeniyle sürekli olarak sirkülasyona maruz kaldığını, koltuğun “leke tutmaz kumaş” özelliği bulunsa dahi hiçbir şekilde lekelenmeyeceğinin düşünülmesi ya da her lekeye anında müdahale edildiğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında yapılan koltuk takımı satış bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir Davacı tarafından koltukların 28.12.2018 tarihinde teslim alındığı, davacı tarafça verilen 7.3.2019 tarihli taahhütname ile kumaşlardaki sorunların giderilip garanti kapsamında kumaş değişimi yapılacağı, kumaşların leke tutmaz özelliğe sahip olduğunun belirtildiği, kumaşlardaki potlukların giderildiği, ancak kumaş değişiminin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi tarafından dava konusu kumaşların leke tutmaz özelliğe sahip olmadığı, ayıplı olduğu ve bunun gizli ayıp niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır.
TBK m.223'e göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Diğer yandan TBK'nın 227/4 maddesinde, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda ayıbın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarı yapıldığının taahhütname içeriği ile kabul edildiği,davacı taahhüt etmesine rağmen kumaş değişimi yapmamıştır. Davalı vekili koltukların iadesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; bedeli ödenmeden uzun zamandır hastanede kullanılması nedeniyle dönme hakkının kullanılması somut duruma uygun değildir.
Davacının bedelsiz onarımı taahhütname ile kabul ettiği gözetilerek eldeki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle; mahkemece taahhüt edildiği üzere bedelsiz kumaş değişimine ilişkin onarım bedeli bilirkişiden ek rapor alınarak tespit edilip, satış bedelinden mahsubu ile bakiye kısım bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, ihtarname giderinin yargı gideri içinde değerlendirilmesi doğru değil ise de bu konuda istinaf olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/426, K. 2024/1290, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama