KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/453
- Karar no
- 2024/1814
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2021
- Numarası
- 2021/433 Esas - 2021/904 Karar
- Dava
- Alacak
- İstinaf karar tarihi
- 11/12/2024
Karar Metni
1.339 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; dava dışı temlik eden ...Bankası tarafından davalıya genel kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını, bu kredi sözleşmesinden doğan borcun teminatı olarak davalıya ait aracın temlik eden bankaya rehin edildiğini, davalı tarafın genel kredi sözleşmesinden doğan borçlarını ödememesi üzerine davalıya Sarıyer ...
Noterliği'nin 22.12.2009 tarihli hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı borçlarını süresinde ödemeyince temerrüte düştüğünü ve temlik eden banka tarafından alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, söz konusu alacağın Beyoğlu ....
Noterliğinin 04.06.2014 tarihli temlikname ile müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, haksız itiraza karşın borçlunun itirazının iptali için İstanbul 6. ATM’nin 2015/433 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda 28.01.2016 tarihli karar ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, icra dosyası getirtildiğinde dosya kapak hesabının ödenmediğinin, davalının bu krediden dolayı borçlu olduğunun görüleceğini belirterek,
43.123,16-TL alacağın, 41.214,96-TL asıl alacağa 22.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek %80 oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkiline karşı kredi alacağı için İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını, takibe itirazları üzerine açılan itirazın iptali davasının süre yönünden reddedilerek kararın kesinleştiğini, bu nedenle davacının aynı alacak için dava açmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece.
22/12/2009 tarihli hesap kat ihtarnamesi dikkate alındığında, borcun muaccel olduğu tarih itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğu, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilen itirazın iptali davasının zamanaşımını kesen bir sebep olarak ileri sürülemeyeceği ve reddedilen davanın zamanaşımını kesmeyeceği, bu nedenle İstanbul 6. ATMnde görülen itirazın iptali davasının zamanaşımını kesmeyeceği,davalı aleyhine İstanbul ....
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 02/02/2010 tarihinde takip başlatması üzerine zamanaşımı süresinin kesildiği ve 02/02/2010 takip tarihi itibariyle yeni bir 10 yıllık sürenin işlemeye başladığı, icra takibinin itiraz üzerine durması halinde, alacaklının kesilen ve yeniden başlayan zamanaşımı süresinin tekrar kesilmesini ve yeni bir sürenin başlamasını teminen yapabileceği tek işlemin, itirazın iptalini veya kaldırılmasını dava etmekten ibaret olduğu,
takip dosyasında davalı borçlunun itirazı ile takip durduğu halde rehinli aracın muhafazası ile paraya çevrilmesine yönelik işlemler yapılmışsa da, itiraz üzerine duran takibe itirazın kaldırılması veya itirazın iptali seçeneklerinden biri ile kesinleştirilmeden takibe devam edilemeyeceğinden, takip dosyasında alacaklının uyuşmazlığı ileriye götüren, alacağın tahsiline yönelik son işleminin icra takibi başlatılması olduğu, bu durumda dava konusu alacağa ilişkin başlatılan takip tarihi olan 02/02/2010 tarihinde kesilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren tekrar işlemeye başladığı,
İstanbul 6. ATM'nde görülen itirazın iptali davası zamanaşımını kesmediğinden ve borca itiraz üzerine duran takip sonrasında eldeki davaya ve takibe konu alacağın tahsiline ilişkin bir işlem yapılmadığından, takip tarihi olan 02/02/2010 tarihinden dava tarihi olan 02/07/2021 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili. İstanbul...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali için İstanbul 6. ATM'nin 2015/433 esas sayılı dosyası ile açtıkları itirazın iptali davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini ve kararın karar düzeltme taleplerinin reddi ile 30.01.2020 tarihinde kesinleştiğini, kararın müvekkiline 05.04.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, icra dosyasının incelenmesi ile de görüleceği üzere dosyada icrai işlemlere devam edildiğini ve neticesinde zamanaşımının kesildiğini,
takip talebinin alacak zamanaşımını kestiğini ve zamanaşımının takibe ilişkin her işlemde yeniden başladığını, kaldı ki TBK'nın 159 maddesi gereği alacak rehinle güvenceye bağlandığından, zamanaşımına uğraması halinde dahi hakkı rehinden alma yetkilerinin devam ettiğini, rehin hakkı asıl alacağa bağlı fer'i bir hak olup, asıl alacak ödenip alacak sona ermediğinden buna bağlı rehinin de sona erdiğinden bahsedilemeyeceğini, mahkemece dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Zamanaşımı bakımından uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 126. maddesi uyarınca "bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir." Somut olayda davalının temerrütünün oluştuğu 25.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek 10 yıllık zamanaşımı süresinin sonu 25.12.2019 tarihine denk gelmektedir.
Ancak 818 sayılı BK'nın 133/2 (TBK 154/2) maddesinde zamanaşımını kesen sebepler arasında dava açılması ve icra takibi başlatılması zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmış olup, aynı kanunun 136.
(TBK 157) maddesi uyarınca dava veya icra takibi yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı süresi, yargılamaya ilişkin her işlemden ya da icra takibinde alacağın takibiyle ilgili her işlemden sonra yeniden işlemeye başlayacaktır.Somut olayda davacı alacaklı tarafça başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında İstanbul 6. ATM’nin 2015/433 esas sayılı dosyasında mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve karar Yargıtay incelemesinden geçerek 30.01.2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Süresinde açılmamış olan ve mahkemece de bu sebeple reddedilen dava nedeniyle zamanaşımının kesilmesi söz konusu değildir (Yargıtay HGK'nın 2013/15-169 esas 2013/1365 karar sayılı, Yargıtay 11. HD'nin 2019/5069 esas 2020/2777 karar sayılı ilamı). Ancak davacı alacaklı tarafça davalı aleyhine İstanbul ....
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 02/02/2010 tarihinde rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olup, bu tarih itibariyle kesilen 10 yıllık zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamıştır. Alacaklının haciz isteme hakkı bir yıllık süreye tabi olup, bu hak ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer.
Alacaklı, bir yıllık süre (İİK 78/2) içinde haciz talebinde bulunmaz veya bir yıl içinde yaptığı haciz talebini geri alıp da (aynı) bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise, takip dosyası işlemden kaldırılır (İİK 78/4). Bu halde takip dosyası yalnız işlemden kaldırılır, yoksa icra takibi düşmez. İcra hukukunda takibin yapılmamış sayılmasına dair bir kurum bulunmadığından icra takibi derdest kalmakta devam eder.
Bu halde alacaklı yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasında haciz isteyebilir (İİK 78/5). Takip ilama dayalı değil ise, yeniden başvurma harcı ve peşin harç alınır ve bu harçlar borçluya yükletilemez. Hemen belirtmek gerekir ki, bu durumda borçluya yenileme tebliğ edilir. Yeniden ödeme emri tebliğ edilmez (Yargıtay HGK’nın 15.05.2013 gün ve 2012/13-1395 E., 2013/703 K. sayılı ilamı).
İcra takibinin takipsiz bırakılmasına ilişkin İİK'nın 78. maddesi ile düzenlenen dosyanın işlemden kaldırılması kurumu, HMK'da düzenlenen "dosyanın işlemden kaldırılması "kurumu ile benzerlik gösterir. Ne var ki İİK'da işlemden kaldırılan dosyanın "açılmamış sayılmasına" yönünde bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, icra dosyasının yenilenme süresine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.
İcra takibinin son bulması ise ancak borçlunun talebi ile zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararına yönelik, İİK'nın 33/a maddesi uyarınca 7 günlük süre içinde dava açılmaması halinde gerçekleşecektir. Eldeki davada icra takibinde davalı adına çıkarılan ödeme emri tebliğ edilememiş ancak, davalı borçlu tarafından 27.04.2012 tarihinde ödeme emrine itiraz edilmiştir.
Bu tarihe kadar icra takibinin işlemden kaldırılması söz konusu değildir.Takip sürecinde alacağın tahsiline yönelik, takibi ileriye götüren her takip işlemi zamanaşımını kesecektir.
Bu doğrultuda icra takibinde davacı alacaklı vekilince 16.04.2012 tarihinde rehinli aracın kıymet takdirinin yapılmasının talep edildiği, 30.05.2013 tarihinde araç üzerine haciz ve yakalama şerhi konulmasının talep edildiği, 31.05.2013 tarihinde fiili haciz için ilgili icra dairesine talimat yazılmasının talep edildiği, 09.05.2014 tarihi itibariyle de kıymet takdirinin borçluya tebliğinin talep edilmiştir.Ödeme emrine itiraz ile birlikte 27.04.2012 tarihinde takibin durdurulması işlemi ile yeniden işlemeye başlayan 10 yıllık zamanaşımı süresi, işbu davanın açıldığı 02.07.2021 tarihi itibariyle dolmamıştır.
Kaldı ki bu işlem sonrasında da yukarıda açıklanan zamanaşımını kesen nitelikte takip işlemleri yapılmıştır. Bu nedenle dava konusu alacak zamanaşımına uğramamış olup, mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/453, K. 2024/1814, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama