İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/731 K.2022/996

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/731Karar2022/996Tarih30 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.409 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Haziran 2022
Dosya no
2022/731
Karar no
2022/996
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/12/2021
Numarası
2021/381 Esas - 2021/486 Karar
Dava
İtirazın İptali
İstinaf karar tarihi
30/06/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.409 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket sigortalısı ...Tic. A.Ş. Firması tarafından, ...A.Ş.

Firmasından test cihazı satın alındığını, emtianın 01.01.2019 tarihinde konteynere yüklenerek İzmit, Türkiye'den ..., Irak limanına ... isimli gemi ile sevk edildiğini, konteynerın 20.04.2019 tarihinde varma limanında alıcı deposuna taşınmak üzere tıra yüklendiğini ve emtianın 22.04.2019 tarihinde konteynerden alıcıya teslim edildiğini, teslimat sonrası tahliye esnasında emtia üzerinde ıslaklık, yoğun pas ve ahşap kasaların üzerinde küf tespit edildiğini, tespit edilen hasar nedeniyle sigortalı firmaya toplamda 98.000-USD ödendiğini,

müvekkilinin ödediği hasar bedeli nedeniyle sigortalısının haklarına halef olduğunu,aynı zamanda alacağın temliki hükümlerine göre davalılardan rücuen talep hakkı bulunduğunu, taşımanın davalı ....Ltd.

Şti. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, navlun faturasının da bu davalı tarafından düzenlendiğini, konteynerin varma limanında dahili nakliye aracına yüklendiğini ve alıcıya teslim edildiğini, dava dilekçesindeki 2, 3 ve 4 No.lu davalılara ... ve Irak İçi Dahili Nakliye Teslimat Belgesi'ne istinaden taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, davalıların tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek emtianın paslanmasına neden olduğunu, alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan Beykoz İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek davalıların itirazlarının iptaline,

takibin devamına,icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... firmasına izafeten ...

A.Ş. vekili; hasar ödemesinin poliçeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, davacının aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin ne taşıyan sıfatı ile asaleten ne de ...'ya izafeten dava konusu taşıma ile ilgisinin olmadığını, dava dilekçesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin dayanağının gösterilmediğini, bu nedenle müvekkili firma yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın ne sıfatla süreçte yer aldığını ve sorumluluğunun izah edilemediğini, ayrıca ...'nun müvekkili ile ilgisinin ispat edilmediğini,

öncelikle aktif ve pasif husumet ehliyetine ilişkin usuli itirazlarının incelenerek davanın esasına girilmeden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ... firmasına izafeten .... A.Ş. vekili; hasar ödemesinin poliçeye uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, bu yönden davacının aktif husumet ehliyetine itiraz ettiklerini, gerek davacı tarafından dosyaya sunulan delillerde, gerekse müvekkili şirketin elindeki belgelerden ...

Tic.A.Ş.'nin bu taşıma ile herhangi bir ilgisi görülmediğini, müvekkili şirketle navlun sözleşmesi yapan tarafın ....A.Ş olduğunu, ihracat beyannamesinde satıcının ....A.Ş., alıcının ... olduğunu, hasar ödemesinin de alıcı ...'ye yapılması gerekeceğini, ödemenin sigortalı dışında bir firmaya yapıldığı için halefiyet koşulları oluşmadığından davacının bu yönden de aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin ...

Şirketinin dava konusu taşıma ile hiç bir ilgisinin olmadığını, hem kendi adına hem de ... izafeten husumet yöneltilemeyeceği için ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, zararın taşıma sırasında değil, konteynerin limanda uzun süre bekletilmesi sırasında yoğuşma nedeniyle oluştuğunu, ayrıca hasarın taşıma sırasında değil, taşıma tamamlandıktan sonra meydana geldiğini,

... firması ile müvekkili şirketin dava konusu taşıma işinde hiç bir bağı bulunmadığı gibi zararın sebebinin yükün geç çekilmesi olduğu için tüm sorumluluğun tamamen Irak'taki alıcıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK'nın 105.maddesinde acentenin aracılıkta bulunduğu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği, kendisine karşıda aynı sıfatla dava açılabileceğinin düzenlendiği, anılan hükme göre acentenin ancak doğrudan aracılık ettiği sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebileceği, uyuşmazlık konusu icra dosyasında, ... izafeten acente sıfatıyla ... A.Ş.ile ...

A.Ş.ye karşı takip başlatıldığı, gerek ... A.Ş gerekse ... A.Ş.'nin Türkiye'de kurulu olduğu, asıl takip borçlusu olan ... isimli firmanın ise Irak'ta mukim bir şirket olup konşimentodan, tahliye limanı gemi acentesi olduğu, davacı tarafça ... yükün Irak'ta ülke içi kara nakliyesini gerçekleştirdiğinin ileri sürüldüğü, dosyada ... A.Ş. ve ...

A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde ...'nun acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil bulunmadığı, kaldı ki, İstanbul/ Türkiye'de mukim olan bu şirketlerin, İzmit'den Irak'a sevk edilen yükün, Irak ayağındaki taşıma faaliyetinde acentelik yapmalarının fiilen mümkün olmadığı, takip borçlusu ... izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli olmadığı,

dolayısıyla davalı ... usulüne uygun yapılmış bir ödeme emri tebliği bulunmadığından bu şirkete karşı itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; asıl dava dosyasında hakkında tefrik kararı verilen davalı ile eldeki dava dosyasında yargılamanın devam ettiği davalıların farklı olduğunu, mahkemenin 15/09/2021 tarihli ara kararında sadece ... firmasına izafeten ...A.Ş. Yönünden tefrik kararı verildiği halde, tefrik sonrası devam eden yargılamada davanın hakkında tefrik kararı verilmeyen .. firmasına izafeten ...

A.Ş.nin de gerekçeli kararda davalı olarak gösterildiğini, FBL belgesinde ... firmasının nakliye gemisinin varış limanındaki acentesi olarak gösterildiğini, ayrıca irtibat bilgileri olarak "...@..." ibaresinin yer aldığını, ...A.Ş.'nin Irak içi dahili nakliye teslimat belgesine ve ... ile bağlı şirket olduğunu, Irak içi taşımanın ... firması tarafından yapılması nedeniyle ...A.Ş.'ye karşı dava açılmasının doğru olduğunu,davalının kendi internet sitesinde de tarihçe bölümünde ....A.Ş.'nin ... firmasına bağlı olduğunu belirttiğini,

davanın ... firmasının acentesine yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeni ile davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin TTK m.1472 maddesi gereği davalılardan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.Davacı ... A.Ş. tarafından Beykoz İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili için davalılar ....

Ltd Şti, ...A.Ş. ile ... 'ya izafeten ...A.Ş. ile ...A.Ş.'ye karşı icra takibi başlatılmıştır. ... ile ilgili ödeme emri bu şirkete izafeten ...A.Ş. ile ...A.Ş'ye tebliğ edilmiştir.

Mahkemenin 2021/19 esasında açılan itirazın iptali davasında mahkemece davalı ... yönünden tefrik kararı verilmiştir.Tefrik üzerine eldeki dava dosyası üzerinden davalı ... yönünden yapılan yargılamada ...A.Ş. ile ...A.Ş.nin ... firmasını acente veya temsilci sıfatıyla temsil ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, takip borçlusu ... firmasına yapılan geçerli bir ödeme emri tebliği olmadan itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Öncelikle davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... ile satıcı ...A.Ş. Arasındaki satış sözleşmesinde teslim şekli CİF olarak kararlaştırılmıştır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... firması satış sözleşmesinde alıcı sıfatına sahiptir. Dava dışı alıcı ... tarafından düzenlenen "Halefiyet Formu ve Kabul Yazısı"ndan hasar bedelinin sigortalı alıcıya ödendiği anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olduğunun kabulü gerekir.

Her ne kadar davacı tarafından, tefrik kararının sadece ... izafeten ...A.Ş. yönünden verildiği halde hakkında tefrik kararı olmayan ...A.Ş. yönünden de hüküm verilmesi davacı tarafından istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de davanın ...A.Ş. ile ...A.Ş.ye ... firmasının acentesi sıfatıyla izafeten yöneltildiği, tefrik kararının ... firması yönünden verildiği, bu nedenle kendisine izafeten dava açılan her iki acente yönünden yargılamaya tefrikle devam edilmesinde hata görülmemiştir.TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile.

"Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir." Aynı maddenin ikinci bendi ile de. "Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir..." hükümleri öngörülmüştür.

Anılan hükmün açık ifadesine göre, acentenin ancak aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebilecektir. Somut olayda, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... firmasının alıcısı, dava dışı ....A.Ş.'nin göndericisi olduğu emtianın İzmir Türkiye - Um Qaser Limanı Irak denizyolu taşıması davalı ...Ltd Şti tarafından üstlenilmiştir.

Konşimentoda davalı ... firması varış yeri gemi acentesi olarak gösterilmiştir. Davacı, ...Ltd Şti. dışındaki davalıların emtianın varış limanından alıcıya teslimini diğer bir ifade ile limandan sonraki kara nakliyesini üstlendiğini ileri sürmüştür.

Bunun dışında ...A.Ş. ile ....A.Ş.nin ... firmasının acentesi olduğunu iddia ederek icra takibini ... firmasına izafeten bu davalılara karşı başlatmış ise de dosyada ...A.Ş. ve ...A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde ... acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil sunulmamıştır.Davacı tarafından sunulan delillerde somut olay için ....A.Ş. ve ...A.Ş. firmaları ile ... arasındaki bağı gösteren herhangi bir açıklama yer almamaktadır.

İİK 67.maddesine göre itirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması ve borçlu tarafından da yasal süre içerisinde ödeme emrine karşı itiraz edilmiş olması yasal bir zorunluluktur. Fakat somut olayda acentelik ilişkisi ispat edilemediğinden takip borçlusu ... izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliği geçerli değildir.

Davalı borçlu ... ödeme emrinin tebliğ edilmeden ve bu davalı tarafından itiraz dilekçesi sunulmadan itirazın iptali davasının açılma koşulları oluşmadığından mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/06/2022

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/731, K. 2022/996, 30 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/731
Karar No
2022/996
Tarih
30 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/731 K.2022/999
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/732 K.2022/955
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/734 K.2022/976
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/740 K.2022/1503
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/743 K.2022/830
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/744 K.2022/1580

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.