İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/757 K.2025/20

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/757Karar2025/20Tarih8 Ocak 2025Okuma11 dk · 2.217 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Ocak 2025
Dosya no
2022/757
Karar no
2025/20
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/12/2021
Numarası
2009/782 Esas - 2021/1017 Karar
Dava
Alacak
İstinaf karar tarihi
08/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.217 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ...'ye ait Başakşehir İlçesi ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılan ... Evlerinin satış yetkisini alan ... A.Ş.ve ...

A.Ş.'den 17/05/2007 tarihli sözleşme ile 100 adet daire satın aldığını, davalı ...'in kendisini farklı göstermek suretiyle müvekkili şirketten İzmir'de lüks bir daire ve Foça'da 3 adet daireyi senet vermek suretiyle satın aldığını, senet ödemelerini düzenli yaptığını, bu şekilde müvekkili üzerinde güven oluşturarak ...

Evlerinden müvekkilinden 18/10/2008 tarihli sözleşme ile senet karşılığı 15 adet daire satın aldığını, daha sonra daire sayısının 20'ye çıkartıldığını, tapu devrinin ise senet ödemelerinin tamamlanmasının sonra yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı ...'in tapuların kendi adına olmaması durumunda satın alacak kişilerde oluşabilecek tereddütün öne geçilmesi için müvekkilini tapuların ödeme bitmeden kendisine verilmesine ikna ettiğini, davalının senetlere eşini de kefil göstererek müvekkilinde güven uyandırdığını, taşınmazların davalıya senet bedelleri ödenmeden devrinin yapıldığını,

ancak davalı ...'in senetleri ödememeye başladığını, taşınmazlardan 7 adeti üzerinde ipotek tesis ettirdiğini, dava konusu dairenin ise davalı ...'in akrabası olan davalı ...'a bankalardan kredi temini için muvazaalı olarak devredildiğini, davalı ...'in müvekkilinden hata ve hile sonucu elde ettiği daireden menfaat temin ettiğini belirterek İstanbul ili, Başakşehir ilçesi ... Köyü ... Ada ... Parsel de bulunan ...

Blok ... nolu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş iken,Davacı vekili tarafından sunulan 11/05/2012 tarihli dilekçe ile davada muvazaalı işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, iddiaların gerçek olmadığını, müvekkilinin ...

Den Ltd Şti isminde bir firması bulunduğunu, birçok büyük projenin yapı denetim işini yaptığını, dava konusu dairelerin de yatırım amaçlı olarak satın alındığını,global krizin etkisiyle ödemelerde aksama yaşandığını, müvekkili ve eşi adına 7 daire üzerine ipotek tesis edildiğini, 8 dairenin davacı adına devredildiğini, 9. dairenin de davacı tarafından satılarak bedelinin davacı tarafından alındığını, ancak davacı tarafından 20 ev karşılığı verilen senetlerin tümü üzerinden takip başlatılınca davacı hakkında bedelsiz kalmış senedin kullanılması suçundan suç duyurusunda bulunduklarını,

ayrıca İzmir 4. ATM'nin 2009/444 esas sayılı menfi tespit davasının devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, inşaat mühendisi olarak çalıştığını ve dava konusu daireyi kredi kullanarak aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalılar ... ve eşi ... ile davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in olay tarihinden önce tanıştıkları, davalı ... ve eşi ...'in İzmir'de faaliyet gösteren ... Ltd. Şti'nin yasal temsilcileri oldukları, davacıda güven oluşturdukları, davacının mülkiyeti ...'ye ait olan ...

Evlerinden 100 adet daireyi taksitle satın aldığı, bu dairelerden 20 adetinin davalı ...'e senet karşılığında satıldığı, ancak taşınmazların tapu devrinin senet ödemelerinin tamamlanmasının sonra yapılacağının kararlaştırıldığı, davalı ...'in daireleri satın alacak kişilerde oluşacak tereddütün giderilmesi için tapuların kendisine verilmesine davacıyı ikna ettiği, davalı ...'in tapuları aldıktan sonra bu daireleri satmaya başladığı, bu dairelerden 2 tanesinin akrabalık ilişkisi içerisinde olduğu dava dışı ... ve davalı ...'na satıldığı,

davalı ...'nın bu daireleri satarken kâr etmek amacıyla almasına karşın satın aldığı bedelin çok altında sattığı ve davalı ...'nın sattığı 7 daire üzerine bankalarca ipotek konulduğu, bunun üzerine davacının davalıya karşı davalar ikame etmeye başlaması üzerine davalı ...'in tapu kaydını üzerine aldığı dairelerden sekiz tanesini davacıya iade ettiği, halen dairelerin bir kısmının iade edilmediği gibi bedellerinin de ödenmediği, davalı ...'nın ticari amaçla değil, satın aldığı dairelerin bedellerini ödememe iradesiyle hareket ettiği, davalı ...'un davalı ...'in yeğeni olduğu, taşınmaz devir tarihinde alım gücünün olmadığı,

kaldı ki kendi beyanına göre de kredi borcunun 2017 yılında bittiği, kira bedellerinin davalı ...'in eşine gönderilmeye devam edildiği, kredi kullanım tarihi olan 27.01.2009 tarihinde davalının 2011 yılında müfettiş olmadan önce davalı ...'un gelen SGK cevabina göre taşınmaz alım tarihinde ödeme gücünün olamayacağı, dosyaya getirtilen icra mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalı ...'un diğer davalı ...'nın alacaklılardan mal kaçırmak için yakın akrabalarına devirler yaptığı, bunlardan birinin de yeğeni davalı ... olduğu,

taşınmaz devirlerinin dosyaya celp edilen belgelerden ve yukarıda açıklanan tüm tespitler uyarınca muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 142.000-TL bedelin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.Hükümden sonra davacı vekili alacağa müştereken ve müteselsilen hükmedilmesi gerektiğini belirterek bu hususun tavzih kararı ile düzeltilmesini talep etmiş olup mahkemece 18/04/2022 tarihli ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; davanın terditli olarak açıldığını, 11/05/2012 tarihli dilekçe ile satışın iptalinin mümkün olmaması halinde taşınmazın değeri kadar müvekkiline para ödenmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece tapu iptal talebi yönünden inceleme yapmadığını, diğer taraftan davanın alacak davası olarak kabul edilmesine rağmen faize hükmedilmemesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; tavzih talebinin gerekçesiz reddedildiğini, alacağa müteselsilen karar verilmediğinden davalı tarafça şikayet yoluna başvurulduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşamadığını belirterek ek kararın kaldırılarak hükme müştereken müteselsilen ibaresinin yazılmasını talep etmiştir.

2-Davalı ... vekili; davacının davayı sözleşmenin ihlalinden kaynaklı tazminat davası olarak ıslah ettiğini, sözleşmenin diğer davalı ile davacı arasında olduğunu, müvekkilinin sözleşmede imzası bulunmadığını, mahkemece muvazaadan bahsedilerek davanın müvekkili yönünden de kabul edilmesinin doğru olmadığını, satış sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sözleşmenin geçersiz olduğunun kabul edilmesi halinde dahi bedelin diğer davalıdan istenebileceğini, mahkemece borcun devam edip etmediği ile ilgili araştırma yapılmadığını, mahkemece süre verilmesine rağmen davacının bonoları ibraz edemediğini,

kredi taksitlerinin müvekkili tarafından ödendiğine ilişkin banka kayıtlarının istenmediğini, müvekkilinin taşınmaz devir tarihinde inşaat mühendisi olduğunu, kira geliri elde ettiğini, birlikte yaşadığı ailesinden destek aldığını, bu nedenle müvekkilinin dairenin satın alındığı tarihte alım gücünün bulunduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasındaki satışın gerçek bir satış olduğunu, kira paralarının müvekkiline ödendiğine dair davacı çalışanının ceza davasında verdiği ifadesinin bulunduğunu, müvekkilinin sanık olarak yargılandığı ceza davalarından beraat ettiğini,

yine müvekkilinin alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan diğer davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hata, hile ve muvazaa hukuki nedenine dayalı tapu iptali istemine ilişkin olup, davacı yargılama sırasında bedel talebinde bulunmuştur.

Davacı şirket ile davalı ... arasında 18/10/2018 tarihli sözleşme ile dava konusu dairenin de içinde bulunduğu 15 adet konutun 5.719.110-TL bedelle davacı tarafından davalıya devredildiği, karşılığında davalı ... tarafından davacıya 72 adet senet verildiği, tapu devirlerinin senet ödemelerinden sonra yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak dava konusu taşınmaz da dahil olmak üzere bahsi geçen taşınmazların davalı ...'e senet ödemeleri tamamlanmadan devredildiği, dava konusu taşınmazın 05/11/2008 tarihinde ...'e, 26/01/2009 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...'na 142.000-TL bedelle devrinin yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Davacı vekili, senet ödemelerinin tamamlanmamasına rağmen davalı ...'in hileli davranışlar sonucu müvekkilinde uyandırdığı güvene binaen bahsi geçen taşınmazların kendisine devrinin sağlandığını ve taşınmazın hata ve hile ile devri sağlandıktan sonra muvazaalı olarak diğer davalıya devredildiğini ileri sürmekte olup mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı ...'in bedel ödememe saikiyle aldığı taşınmazı alacaklıların alacağını almasını engellemek üzere diğer davalıya muvazaalı devrettiği gerekçesiyle satış bedelinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bahsi geçen karara karşı istinaf kanunyoluna davacı ve davalı ... başvurmuş olup, davalı ...'in istinaf başvurusu bulunmamaktadır.

Her ne kadar davacı tarafça, davada öncelikle tapu iptal tescil taleplerinin bulunduğu, bu talepleri hakkında karar verilmeden bedele hükmedilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de tapu iptal tescil istemi ile açılan davada davacı tarafça sunulan 11/05/2012 havale tarihli dilekçe ile sözleşmenin ihlali ve muvazaa nedeniyle alacak talep edildiği, davacı vekilinin bu talebini 24/09/2012 tarihli celsede tekrar ettiği, mahkemece aynı celsede davanın tazminat davası olarak görülmesine karar verildiği,

ayrıca davacının faiz talebi bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece karar verilirken davacının talebi ile bağlı kalınmasında, tapu iptal tescile yönelik karar verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Dava konusu taşınmazın davalı ...'a devir tarihi itibariyle davalı ...'un inşaat mühendisi olması, 28/12/2007 tarihinden itibaren kesintisiz SGK kaydının bulunması, kolluk araştırmasında davalı ...'un o tarih itibariyle aylık 2.000-TL gelirinin bulunduğunun belirtilmesi karşısında, mahkemenin davalı ...'un taşınmazın satın alındığı tarihte kredi taksitlerini ödeyemeyecek durumda olduğunun kabulü doğru görülmemiştir.

Diğer taraftan, taşınmazın davalı ...'a 26/01/2009 tarihinde 142.000-TL bedelle devredildiği, davalı ... tarafından 10 yıl vadeli 70.000-TL tutarlı, 153.960,34-TL geri ödemeli kredi kullanıldığı, aynı tarihte taşınmazda kredi veren banka lehine ipotek tesis edildiği, kredi taksitlerinin davalı ... tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.

Bunun dışında davalı ... tarafından ...- ... senet borcu açıklamalı ödeme yaptığına, yine davalı ...'in sahibi olduğu ... firması hesabına para yatırdığına dair dekontlar sunulduğu görülmektedir. Somut olayla ilgili davacının şikayeti üzerinde davalılar hakkında isnat olunan dolandırıcılık eylemi ile ilgili Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/120 E. 2016/113 K. sayılı dosyasında davalı ...'un, ...'in sahibi olduğu ...

Ltd Şti firması ile bir ilgisi olmadığı, dairenin bedelini düzenli olarak ödediği, davalı ...'un diğer davalı ... ile akrabalık ilişkisinin bulunmasının davalı ... ve ...'in eylemlerinden haberdar olduğuna işaret etmeyeceği, müştekinin davalı ... yönünden şikayeti bulunmadığı, davalı ...'un faydalanmak amacıyla daireyi düşük bedelle satın aldığına dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine, davalı ... ile ...in cezalandırılmasına karar verilmiş, müşteki davacı şirket tarafından davalı ... hakkında verilen beraat kararı yönünden temyiz yoluna başvurulmamıştır.

Bahsi geçen ceza dava dosyasında katılan tarafından davalı ... hakkında şikayetleri olmadığı açık bir şekilde bildirilmiştir.

Diğer sanıklar yönünden devam eden yargılamada ise Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 28/10/2020 tarihli 2020/7330 E. 2020/10807 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere müşteki davacı ile davalı ...'in akdettikleri 18/10/2008 tarihli sözleşme kapsamında devredilecek taşınmazlar karşılığında ... tarafından 5.719.110-TL’nin ödeneceği hususunun belirlenmiş olması, sanık ...’nın bu bedelin vadeler halinde ödenmesi için katılana her bir taksit karşılığında kambiyo senetleri vermiş olması, sanık ...'in tapu kaydını üzerine aldığı 20 adet daireden 8 tanesini oluşan ihtilaf nedeniyle katılana iade etmesi,

... soyisimli şahıslara satılan 5 adet dairenin de katılan tarafından geri alınması karşısında sanıkların katılanı hileli hareketlerle aldatmak suretiyle bahse konu dairelerin tapularını aldıklarına ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerine ilişkin mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden davalı ... ile eşi ...'in atılı suçtan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması doğru görülmediği belirtilerek, diğer sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından taşınmaz satışı karşılığında alınan senetlere dayalı icra takibi İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip 24/07/2009 tarihinde, ... sayılı takip ise 09/09/2009 tarihinde başlatılmıştır. Dava konusu taşınmazla ilgili olarak davacının çalışanı ... tarafından 6,7,8,9/2009 dönemine ilişkin kiralar ... adına yatırılmaya devam edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın devri nedeniyle 24/08/2009 tarihinde şikayetçi olmuştur.

Davacı vekili 15/10/2021 tarihli dilekçede 8 adet senedin ödendiğini kalan 64 adet senedin ödenmediğini beyan etmiştir. Ödenen ilk 8 senedin vadeleri 10/11/2008 ila 10/06/2009 tarihlidir. Bu durumda dava konusu taşınmazın davalı ...'a devrinin yapıldığı 26/01/2009 tarihi itibariyle davacı ile davalı ... arasında henüz ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafça İzmir 4. ATM'nin 2010/350 Esas sayılı dosyasına delil olarak dayanılmış ise de bahsi geçen dava dosyasında ... ve ...

Ltd Şti.'nin üçüncü kişilerdeki alacaklarının borçlularına ödenmesini engellemeye yönelik davalı ... lehine muvazaalı olarak alacak yaratıldığına dair tespit bulunmakta ise de bahsi geçen davanın konusunu oluşturan senedin eldeki dava ile ilgili bulunmadığı gibi bahsi geçen davada alacaklının alacağının davalı ... adına ayrılan paydan ödenmesine karar verilmiş olması, tek başına dava konusu satışın da muvazaalı yapıldığını kabule yeterli değildir.

Davalı ...'a tapu devrinin, davacı ile diğer davalı ... arasında henüz ihtilafın doğmadığı dönemde yapıldığı, davalı ...'un bu taşınmazı satın almak için 10 yıl vadeli kredi borcu altına girdiği, kredi bedelinin davalı ...'in hesabına aktarıldığı, yine ibraz edilen dekontlara göre davalı ... tarafından ... ve ... açıklamalı ödemeler bulunduğu, davalı ...'in sahibi olduğu şirkete yatırılan paralarla ilgili dekont ibraz edildiği,

davalının ablası olan ...'na karşı muvazaa nedenine dayalı olarak açılan Bakırköy 6. ATM'nin 2014/364 E. 2015/515 K. sayılı tapu iptal tescil davasının reddine karar verildiği ve bu kararının Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/8827 E. 2019/2927 K. Sayılı kararı) anlaşılmaktadır.

Buna göre değerlendirme yapıldığında ... ile davalı ... arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunmakta ise de davalı ...'un davacı ile davalı ... arasında taşınmaz bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan ihtilafı, taşınmazın kendisine devredildiği tarih itibariyle bilemeyebileceği, bu tarihde bir ihtilafdan söz edilemeyeecği hususları birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın davalı ...'a muvazaalı devredildiği iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır.

Mahkemenin, davalı ...'a yapılan devrin muvazaalı olduğuna dair kabulü yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 142.000-TL'nin davalı ...'den tahsiline, davacı vekilinin 28/12/2021 tarihli karara ve 18/04/2022 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin 28/12/2021 tarihli karara ve 18/04/2022 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2021 Tarih 2009/782 Esas - 2021/1017 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA.

"Davanın davalı ... yönünden reddine, Davanın davalı ... yönünden kabulü ile 142.000-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak.

"Alınması gereken 9.700,02-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 1.917-TL nin mahsubu ile bakiye 7.783,02-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 1.932,60-TL peşin harçların davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 4.800-TL bilirkişi ücreti, 309,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.109,50-TL yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 17.440-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,

Davalı ... vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ... tarafından yatırılan 2.425-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı ... tarafından sarf edilen 84,30-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/757, K. 2025/20, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/757
Karar No
2025/20
Tarih
8 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/758 K.2025/12
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/760 K.2025/77
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/761 K.2025/25
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/764 K.2025/3
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/766 K.2024/1076
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/766 K.2025/48

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.