KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Dosya no
- 2023/177
- Karar no
- 2026/204
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/10/2022
- Numarası
- 2019/375 Esas - 2022/909 Karar
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 22/05/2019
- İstinaf karar tarihi
- 05/02/2026
Karar Metni
2.839 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin ...'dan 28.04.2018 tarihinde yola çıkan ... numaralı trenin 01.05.2018 tarihinde ... terminalinde hatalı manevra nedeni ile kazaya uğradığını, söz konusu kazaya davalının sürücüsünün sebep olduğunu, kaza neticesinde 9 vagon, 35 konteyner ve muhtelif firmaların mallarının hasar gördüğünü, 02.05.2018 tarihinde gözetim memuru, ... konteyner şefi ve müvekkili şirket yetkilisince tutulan tutanakta, vagonlar üzerinde bulunan 13 adet konteynerin fiziken hasar gördüğünün belirtildiğini, davalı şirket personelince tutulan tutanaktan da anlaşılacağı üzere kazada müvekkiline yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını,
müvekkilince davalıya hitaben düzenlenen 03.05.2018 tarihli yazıda, 3. kişiler tarafından müvekkiline iletilecek hasar bedellerinin rücu edileceğinin davalıya bildirildiğini, 21.05.2018 tarihinde de benzer ihtarname düzenlendiğini, müvekkili şirkete ait vagonlarda malları taşınan...tarafından 04.06.2018 tarihinde 1.076,84-Euro ve ... tarafından 01.06.2018 tarihinde 1.060-.... zararın müvekkilinden talep edildiğini, davalı şirkete gönderilen ihtarlara yanıt verilmediğini, kazada malları hasar gören ... firmasının mallarını sigortalayan ...şirketinin Türkiye temsilcisi...
Mümessillik tarafından yapılan incelemede, ...'nın 372.955,11-Euro zararının kendilerince karşılandığının müvekkiline bildirildiğini, ... tarafından ... şirketine yöneltilen tazminat talebinin 11.04.2019 tarihinde ... tarafından ...
Gmbh şirketine gönderilen ihtar ekinde yer alan 16.04.2019 tarihli fatura ile .......'ya rücü edildiğini, bu şirketin de ..... şirketine ödediği hasar tutarını müvekkiline rücu ettiğini, sonuçta müvekkilince ... şirketine 1.076,84-Euro, ...... şirketine 1.060-Euro ve ........ ..... şirketine 382.955,11-Euro olmak üzere toplam 385.091,95-Euro ödeme yapıldığını, yapılan bildirimlere rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek, 385.091,95-Euro tutarındaki zararın olay tarihi olan 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesindeki faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; ..... eki ..... sözleşmesinin 48. maddesine göre taşıma sözleşmelerinden doğan davalar 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dayandığı kazaya ilişkin tutanağın şüphe içerdiğini, dava konusu olayda kazanın meydana geldiği an itibariyle kaza ve dış kabin hasarlandığına ilişkin tutanağın müvekkilince tutulduğunu, ancak hak sahibinin hasarlı eşyanın....... sahasında tam tespitinin yapılamaya cağını belirtmesi üzerine,
müvekkili şirket yetkililerinin dava konusu eşyayı taşıyan konteyneri CIM 47/2-b-l maddesi hükmü doğrultusunda kendi yetkilisinin de bulunacağı ortamda tespitin yapılması için hak sahibine teslim ettiğini, gözle görülmeyen hasarların tespiti için hak sahibine teslim üzerinden 7 gün içerisinde tutanak tutma süresi tanındığını, ancak davacı tarafından ne bu süre içerisinde ne de dava tarihine kadar taraflarına hasar tespiti ve bunun tutanak altına alınması talebinin gelmediğini, daha sonra..... ... yekililerince hasarlanan 6 konteynerdeki parçaların hasar durumunu anlayabilmek için test edilmeleri gerektiği,
ancak bunun için de fabrika üretiminin tamamen durdurulması gerektiği bildirilerek, parçaların tamamının hasarlı kabul edilerek imha edildiğinin müvekkiline bildirildiğini, COTIF 42. maddesi hükmü gereği parçaların tamamının hasar tespitinin müvekkili şirketçe kabul gören uzman kişiler tarafından yapılması ve hasarlı parçaların müvekkili şirkete verilmesi gerekmekte olup, dava konusu olayda davacı tarafça mevzuata uygun işlem yapılmadığını, sonuç olarak hasarlı kısmın müvekkili şirket tarafından ödenebilmesi ve CİM 32/1 hükmünce işlem yapılabilmesi için,
hasarlı kısım brüt ağırlığının hasar tespitinin yapıldığı CIT 20 tutanağında tespil edilmesi gerektiğini, CIT 20 tutanağının tutulmasının ise davacı şirketçe talep edilmemesi nedeniyle davacı tarafin belirttiği zarar kalemlerinin müvekkili şirket tarafından ödenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca CİM madde 32/1'de tutanakla kayıt altına alınan hasar durumunda ödemenin CİM madde 30 çerçevesinde yapılacağı yönünde düzenleme bulunduğunu, CIM 30. maddesinde ise hasarın, hasarlı brüt ağırlık kilogram başına 17 SDR'yi geçemeyeceği yönünde bir kural benimsendiğini ve buradan hesaplanacak olan tutarın ise dava miktarına ulaşamayacağını belirterek,
davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaya konu taşıma işinin ....... terminali ... terminali arasında davalı taşıyıcı tarafından gerçekleştirildiği, ... numaralı trenin 01.05.2018 tarihinde ... terminalinde manevra sırasında kazaya uğradığı, kaza dolayısıyla davacının sigortalısına 385.091,95-Euro ödeme yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, 02.05.2018 tarihli tutanakta.
01.05.2018 tarihindeki kazada vagonlar üzerinde bulunan ......... sayılı 13 konteynerin fiziken hasar aldığının, ayrıca hasar alan 13 konteynerle birlikte vagonlar üzerinde bulunan 22 adet konteynerin içinde bulunan eşyanın da hasar almış olabileceğinin düşünüldüğünün belirtildiği, ... .... Müdürlüğünün 01.05.2018 tarihli yazısında.
01.05.2018 tarihinde saat 12:44'te ..... ve ..... makinalar ile .. vg. .... dg. .... tonla gara gelen ........... .... yoluna kabul edildiğinin, gelen dizi muayenesinden sonra saat 14:30'da dizinin Lojistik Müdürlüğü tahmil tahliye sahası ..... yoluna verilmesi için ..... no.lu manevra makinası ile çekildiğinin, .. yola giriş esnasında yolun sonunda bulunan beton hortu varzi bitişik .. ...... no.lu boş vagona şiddetli tampon yapıldığının,
şiddetli tampon neticesi dizinin sondan ikinci sırasında bulunan ... no.lu .... dingilli Sg vagonunun orta bojisi şaseden çıkmak suretiyle yerde kaldığının ve vagon orta yerinden kırılıp yukarı doğru bükülerek ikiye katlanmış vaziyette askıda kaldığının, aynı vagon bitişiğindeki .......no.lu vagon ile de tampon tampona geçmiş vaziyette olduğunun, ayrıca dizinin sondan 6. sırasında bulunan ... no.lu ... ..... vagonunun da ana şasesinde eğilme olduğunun tespit edildiğinin, yolda, hortuvarda diğer vagonlarda gözle görülür bir hasar bulunmadığının, manevrada görevli personelin tamamının .....AŞ personeli olduğunun belirtildiği,
davaya konu taşıma karma (multimodal) taşıma niteliğinde olduğundan, bu tip taşımalar ... tarihli Birleşmiş Milletler Karma Taşımalar Hakkında Cenevre Konvansiyonuna tabi olmasına rağmen bu konvansiyonu Türkiye henüz onaylamadığından, oluşan boşluğa Dünya Taşıma İşleri Aracıları Dernekleri Federasyonunun ülkemizde de kabul gören kuralları teamülen uygulanmakta ise de, bu kuralların konvansiyon hükmünde olmadığı, dolayısıyla dava konusu taşımaya Uluslararası Demiryolu ile Eşya Taşımalarına İlişkin Sözleşme (...) ile bu sözleşmede değişiklik getiren .......
Ana Ek B hükümlerinin uygulanacağı, ... ve eki ....'ın 30. maddesi uyarınca, taşıma sırasında eşyanın tümüyle veya kısmen kaybı durumunda taşımacının tüm zarar ziyandan sorumlu olduğu, somut olayda fiili taşıyıcı olan davalının sürücüsünün kusuru neticesinde vagonların devrilmiş olması nedeniyle, meydana gelen zarardan davalı tarafın sorumlu olduğu, COTİF ve eki CIM hükümleri uyarınca davacı sigortacının isteyebileceği tazminat miktarının, sigortalısının uğramış olduğu gerçek zararla sınırlı olduğu, CIM 42. maddede.
"Bir kısmi kayıp veya hasar taşımacı tarafından saptandığında veya öyle olduğu sanıldığında, hak sahibi kayıp veya hasarın olduğunu ileri sürdüğü zaman, taşımacının, mümkünse hak sahibinin huzurunda, zararın cinsine göre, eşyanın durumunu, miktarını ve mümkün olduğunca zararın önemini, sebebini ve meydana geldiği yeri saptayan bir tutanağı hemen düzenlemesi gereklidir." denildiği, somut olayda dava dışı ... .. .....
AŞ firmasına ait toplam 2.316 paket ... komponentinin çelik ve plastik kasalara yerleştirilmiş vaziyette konteynerlere yüklendiği, konteynerleri taşıyan trenin ...
Garında manevrası sırasında şiddetli çarpma neticesinde konteynerlerin yere devrilmiş ve konteyner içerisindeki emtianın hasarlandığı, ekspertiz raporunda komponentlerin çoğunda herhangi bir fiziksel hasar tespit edilmemesine rağmen, alıcının söz konusu konteynerin muhteviyatını reddettiğinin belirtildiği, hasar konusu emtianın neler olduğu hususunda dosya içeriğinde herhangi bir liste ve bilgi bulunmadığı,
söz konusu emtianın ... firmasına ait otomotiv parçaları olduğu göz önüne alındığında, gerçek hasar miktarının tespit edilebilmesi için hangi parçaların hurdaya ayrılarak imha edildiğinin davacı tarafça belgelerle kanıtlanması gerektiği, her ne kadar sigorta ekspertiz raporunda tüm hasarlı emtianın imha edildiği, imhanın altı (6) gün sürdüğü belirtilmiş ise de, bu imha tutanakları ve imha edilen emtia listesinin dosyaya sunulmadığı, CIM 42. maddesi de dikkate alındığında, davacının hasarı ve hasar miktarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; taşıma konusu emtianın 2.316 paket halinde ... numaralı ve...konteynerlere yüklenmiş olup, ... numaralı konteynerin trenin ... sayılı vagonunda, ... numaralı konteynerin ise ...1 sayılı vagonunda yer aldığını, trenin 01.05.2018 tarihinde ...
Terminali'nde hatalı manevra nedeni ile davaya konu kazaya uğradığını, kaza neticesinde ... numaralı ve...konteynerler içerisinde yer alan yedek parçaların tamamen telef olduğunu, bu malların toplam değeri 371.230,15-Euro olup, navlun ve sigorta bedelleri de eklendiğinde 2.316 adet yedek parçanın telef olmasının karşılığının toplamda 378.704,60-Euro olduğunu, kaza tarihinde müvekkilinin de katılımıyla milletlerarası demiryolu taşımacılığında uygulama alanı bulan Uluslararası Demiryolu Taşımacılığına İlişkin Sözleşme (COTIF) kapsamında hasar gören konteynerlere ilişkin CIT 20 tutanakları ve aynı zamanda kaza tutanağı düzenlendiğini,
kazaya davalının makinistinin manevra hatasının neden olduğunu ve kazada davalının tam kusurlu olduğunun dosya kapsamında sabit olduğunu, davalıya 02.05.2018 ve 21.05.2018 tarihli rücu yazılarının gönderildiğini, kaza neticesinde ...'nın uğradığı zararın şirketin sigortacısı ...... Ltd. tarafından karşılandığını, zarar karşılandıktan sonra durumun .....'yu temsil eden .......nin Türkiye mümessili...
Mümessillik firmasına bildirildiğini, ... tarafından 25.12.2018 tarihli ekspertiz raporunun hazırlandığını, bu raporda da belirtildiği üzere telef olan yedek parçaların yer aldığı konteynerlerin tüm muhteviyatının ...
Türkiye tarafından, ...'ın eksperinin de katılımıyla 6 farklı günde, 06-12.09.2018 tarihleri arasında tamamıyla imha edildiğini, ... tarafından şirketlerin zararı karşılanmış olduğundan, ilgili zararın ........AŞ iştiraki olan ... firmasından... tarafından 22.03.2019 tarihli rücu mektubu ile talep edildiğini, bunun üzerine ... firmasının sigortacılar tarafından rücu edilen zararı tazmin ettiğini, akabinde ... firmasının, zararı taşıma işini taşere ettiği ... firmasından 11.04.2019 tarihli ihtarname ile talep ettiğini, bu ihtarnamenin akabinde ... tarafından tanzim edilen 382.955,11-Euro tutarlı faturanın da ...'a tebliğ edildiğini,
... tarafından talep edilen ve ...'ın sigorta şirketlerine ödemiş olduğu tazminat miktarını da ihtiva eden fatura bedeli olan 382.955,11-Euro'nun cari hesaptan düşülmek suretiyle ...'a ödendiğini, buna ek olarak ... ve Montan şirketlerinin de zararı ...'dan talep ettiklerini ve toplamda 2.136,84-Euro'luk bu zararın ... tarafından karşılandığını, bunun üzerine ... tarafından davalıya gönderilen yazı ile 2.136,84 Euro'luk zararın ......
Türkiye'ye iletildiği ve en geç 30.08.2018 tarihine kadar .... Türkiye'nin banka hesabına ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ...'a ödenen 382.955,11-Euro ile birlikte ...'nin kusuru sebebiyle ... tarafından 3. şahıslara tazmin edilen zarar miktarı toplamının 385.091,95 Euro olduğunu, ... tarafından ödenen bedelin grup şirketi olan ve aralarında cari hesap ilişkisi bulunan müvekkili ...
Türkiye'ye 30.04.2019 tarihli fatura edildiğini ve cari hesaptan düşülmek suretiyle ödendiğini, sonuçta kaza sonucunda ... ... ...
Türkiye'nin maruz kalmış olduğu zararın müvekkili tarafından karşılandığını, mahkeme gerekçesinin aksine talep edilen zarar kaleminin somutlaştırıldığını ve zararın müvekkilince ispatlandığını, hangi yedek parçaların telef olduğu ve zarar miktarının ne kadar olduğunun dosyada mübrez belgelerin tetkikinden anlaşıldığını, yedek parçalara ilişkin olarak tüm belgelerde yer alan bilgilerin birbirleri ile eşleştiğini, rücu talebine konu yedek parçalar 2.316 adet .......müteşekkil olup, toplam ürün fiyatının 371.230,15-Euro, navlun ve sigorta dahil toplam fatura bedelinin ise 378.704,60-Euro olduğunu,
... ..... tarafından 2.316 ..... ilişkin olarak ... Türkiye'ye 2 adet fatura tanzim edildiğini, 978 adet parça için... numaralı ve 202,653.99-Eurro bedelli, 1.338 adet parça için ise... numaralı 176,050.61-Euro bedelli faturanın düzenlendiğini, ... numaralı faturada yer alan 978 adet emtianın ... numaralı konteynere, ... numaralı faturada yer alan 1.338 adet emtianın ise...numaralı konteynere yüklendiğini, hasar gören bu malların ...
Türkiye tarafından imha edildiğini, buna rağmen mahkemenin zararın somutlaştırılamadığı ve yedek parçaların imha edildiğinin ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, malların tamamı kullanılamaz hale gelip imha edildiğinden,
uğranılan zararın da bu malların navlun ve sigorta dahil toplam fatura bedeli olan 378.704,60-Euro olduğunu, ekspertiz raporunda imhanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin saha fotoğraflarına yer verildiğini, ayrıca aksinin kabülü anlamına gelmemek kaydıyla, yerleşik yargı içtihatları uyarınca TBK'nın 50. maddesi hükmü doğrultusunda zararın miktarının belirlenemediği durumlarda, zarar miktarının mahkemece takdir ve tayin edileceğini, bu nedenle mahkemece zarar miktarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
yerel mahkemece karar duruşmasından önce sovtaj bedelinin hesaplanması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesinin, karar tesis edilirken mahkemenin tereddüt içerisinde olduğunu gözler önüne serdiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı taşıyıcı tarafından üstlenilen demir yolu taşımasında, taşıma konusu emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle ödenmiş olan hasar bedelinin fiili taşıyıcı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; dava dışı ... firmasına ait yedek parça ve diğer iki firmaya ait emtianın ...'dan İstanbul'a demir yolu ile taşınmasının davacı tarafından üstlenildiği, trenin 01.05.2018 tarihinde ... terminalindeki hatalı manevrası sonucunda emtianın hasara uğradığı, davacı tarafça üst akdi taşıyıcı ... firmasına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle fiili taşıyıcı davalı aleyhine işbu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ise davacının hasarı ve hasar miktarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
25.12.2018 tarihli ekspertiz raporunda; kazanın ardından ...'nın ......tesislerine sevk edilmiş olan 2 adet konteyner içeriği emtianın forklift aracılığıyla çıkarıldığı, emtianın bazılarının yerlerinden çıkarak kutular içerisinde dağılmış olduğu, bazılarında deformasyon ve bükülme tespit edildiği, bazı plastik kutuların kırıldığı, parçaların çoğunda fiziksel hasar tespit edilmemesine rağmen alıcının emtiayı reddettiği, alıcının parçaları çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan küçük çatlaklar, komponentlerde meydana gelen iç hasar riskleri ve güvenlik riskleri nedeniyle üretimde kullanamadığı,
imhaya gönderilen emtianın imha sürecinin 06-12.09.2018 tarihleri arasında sürdüğü, emtianın FOB değeri 371.230,15-Euro olup 7.474,45-Euro navlun ve sigorta masrafı ile birlikte CIF değerinin 378.704,60-Euro olduğu, imha edilen emtianın net ağırlığının 24.963,52-kg olduğu, emtianın hurda değeri toplamının 5.749,49-Euro olduğu, buna göre hasar bedelinin 372.955,11-Euro olduğu, emtianın CIF değerinin %20'sinin değerlendirilebileceği, buna göre hurda değerinin 75.740,92-Euro olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; ... firması tarafından 382.955,11-Euro, ... firması tarafından 1.076,84-Euro ve Montan firması tarafından 1.060-Euro'nun davacının ........'daki grup şirketi...... ... firmasına fatura edildiği, bu şirketin de toplam 385.091,93-Euro bedeli davacı şirkete fatura ederek rücu ettiği, meydana gelen tren kazasında davalının %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya yansıtılan zarar bedelinin taşıma sürecinde ve vaki kazada meydana geldiğinin sabit olmadığı, emtianın ağırlığına göre zarar bedelinin sorumluluk sınırını aşmadığı,
davacının dava konusu ettiği tazminatın gerek sigortacıya gerekse zarar görene ödendiğinin sabit olmadığı, ... firması tarafından imha tutanakları ibraz edilmediğinden zarar hesabının mümkün olmadığı, ekspertiz raporunda belirlenen %20 oranındaki 75.740,92-Euro hurda bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafça; ...'nın uğradığı zararın şirketin sigortacısı ... firmasınca karşılandığı, zarar bedelinin ...'yu temsil eden ......'nin Türkiye mümessili...
Mümessillik tarafından ...Taşımacılık iştiraki olan ... firmasından talep edildiği ve bu firma tarafından ödendiği, zararı ödeyen ... firmasının, zararı taşıma işini taşere ettiği ... firmasından 11.04.2019 tarihli ihtarname ile talep ettiği, ... tarafından zarar bedelinin 382.955,11-Euro olarak cari hesap kapsamında ... firmasına ödendiği, ayrıca emtia maliki ... ve .... şirketlerine de ... tarafından toplam 2.136,84-Euro zarar bedelinin ödendiği, ...'a ödenen 382.955,11-Euro ile birlikte toplam 385.091,95-Euro hasar bedelinin ... tarafından grup şirketi olan ve aralarında cari hesap ilişkisi bulunan davacı .....
Türkiye'ye fatura edildiği ve davacı tarafından cari hesaptan düşülmek suretiyle ödendiği ileri sürülerek, ödenen hasar bedelinin rücuen davalıdan tahsili talep edilmiş ise de, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olup, mahkemece davacı tarafça sigortalanmış emtianın hasarı nedeniyle bedelin rücu edildiğinden bahsedilmiş ise de davacı sigorta şirketi olmayıp, ödenen bedel de sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır.
Bu durumda davacı tarafça sunulan deliller kapsamında öncelikle davacının davalıya rücu hakkının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmekte olup, bu hususta hiç bir değerlendirme yapılmamış olması hatalıdır. Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, mahkemece bu hususta da olumlu veya olumsuz hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
Uygulanması gereken COTIF/CIM 58. maddesi hükmüne göre, işbu dava 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımı süresi emtianın tamamen kaybı halinde teslim süresinin bitimini takip eden 30. günden, kısmi kayıp veya hasar halinde ise teslim tarihinde başlayacak olup, demiryoluna hasara ilişkin olarak bildirim yapılması durumunda ise zamanaşımı demiryolunun yazılı olarak başvuruyu reddettiği güne kadar olan süre için duracaktır.
Somut olayda hasarlı emtia dava dışı alıcıya 02.05.2018 tarihinde teslim edilmiş olup, davacı tarafça 1 yıllık süre dolmadan 30.04.2019 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, arabuluculuk sürecinin 21.05.2019 tarihinde son bulmasının ertesi günü 22.05.2019 tarihinde işbu dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmıştır. Kaldı ki davacının davalı taşıyıcıya yapmış olduğu başvuruya da bir yanıt verilmemiş olmakla, zamanaşımı durmuştur.
Bu nedenle davalının zamanaşımı defi yerinde değildir. Emtianın davalının fiili taşıyıcı olduğu demir yolu taşıması sırasında hasara uğradığı, hasarın davalı personelinin hatalı manevrası sonucu oluştuğu sabit olup, COTIF/CIM'in 36. maddesi hükmüne göre demiryolu taşıyıcısı, eşyanın taşımaya kabulden teslime kadar meydana gelen kısmen veya tamamen kaybolması ve hasarlanmasından ve teslim süresinin aşılmasından doğan zarardan sorumludur.
Bu kapsamda tamamen personelinin hatalı manevrası sonucu oluşan hasar bedelinden davalı taşıyıcının sorumlu olduğu sabittir.
COTIF/CIM 40. maddesine göre; tazminat miktarı, eşyanın tamamen veya kısmen kaybolması durumunda, demiryolunun borsadaki kura göre, bunun olmaması halinde piyasadaki cari değerine göre ve bunların da olmaması halinde, eşyanın taşımaya kabul edildiği gün ve yerdeki, aynı cins ve kalitedeki eşyaların mutad değerine göre hesap edilecek olup, bu tazminat brüt ağırlığın noksan her kilogramı için 17 hesap birimini geçemeyecektir.
42. maddeye göre ise eşyanın hasara uğraması durumunda, tazminat tutarı 40. madde uyarınca belirlenen eşyanın değerine varış garında saptanan değer kaybı yüzdesi uygulanarak hesap edilecektir.
Bu kapsamda somut olayda sadece taşıma konusu emtianın bir kısmı olan ... emtiası bakımından değerlendirme yapılmışsa da, dava dışı emtia malikleri ... ve..... şirketlerine de ... tarafından toplam 2.136,84-Euro zarar bedeli ödendiği ileri sürülerek bu bedel de talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu hususta hiç bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın bu şirketlere ait emtia bakımından da eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Alıcısı ... olan emtia bakımından ise mahkemece, davacının hasarı ve hasar miktarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda kazanın akabinde dava dışı ... firmasına ait emtianın bu şirketin tesislerine nakledilerek orada imha edildiği sabittir.
Tamamen imhanın sebebi ekspertiz raporunda, alıcının parçaları çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan küçük çatlaklar, komponentlerde meydana gelen iç hasar riskleri ve güvenlik riskleri nedeniyle üretimde kullanamaması olarak gösterilmiştir.
Bu durumda emtianın otomotiv sektöründe kullanılan ....... ......olduğu dikkate alınarak, alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla sunulan deliller kapsamında inceleme yaptırılarak bu parçaların mevcut haliyle kullanılmasının mümkün olup olmadığı, kullanılmasının güvenlik riski teşkil edip etmeyeceğinin ve buna dayalı olarak tam ziya olarak kabul edilip edilmeyeceğinin, bu tespit doğrultusunda da COTIF/CIM 40 ve 42. maddeleri uyarınca gerçek zarar miktarının ve sovtaj değerinin tespiti, belirlenen miktarın sorumluluk sınırı kapsamında bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Ayrıca TBK'nın 50. maddesinde, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediği takdirde, hakimin olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiş olup, gerçek zararın tespit edilememesi halinde bu hüküm uyarınca bir değerlendirme yapılabileceği de göz önünde tutulmalıdır.
Bu nedenle mahkemece belirtilen hususlarda herhangi bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/177, K. 2026/204, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama