KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/13
- Karar no
- 2024/952
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/05/2023
- Numarası
- 2023/147 Esas - 2023/463 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 13/06/2024
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili adına ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Tic. Limited Şirketi ve SGK Başkanlığı'nı hasım göstererek İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi nezdinde 2018/468 esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açıldığı, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğiniöğrendiklerini,taraf teşkilinin sağlanması açısından mahkemece taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiği,ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önce adresinin Beykoz/ İstanbul olduğu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona ereceği ancak silinme işleminin geçerli olabilmesi için belirli şartlar olduğunu şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili. Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescil taleplerini, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceği, şirketin“6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına ...
Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, kapsamında; "vergi kaydının terkin edildiği" ve "adresinin tespit edilemediği" hususlarının belirlenmesinin ardından, re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığı,
müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği ihtarında bulunulduğu ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediği,müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirket hakkında ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu derdest dava bulunduğunu, dolayısıyla faal olduğunu, ancak bildirimle yapılan ilana rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğünce başvurusu bulunmadığından tebligat ve ilan prosedüründen sonra tasfiye edilmeksizin resen terkin edildiğini, derdest olan davanın sonucuna göre şirketin borcu ortaya çıkabileceğini, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağını, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından davanın kabulüne,
davalının cevap dilekçesinde de belirttiği üzere derdest bir dava yokken yapılan terkin işlemi söz konusu olduğundan, davalı yasal hasım olduğundan ve davacı yanca talepte de bulunulmadığından vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; dava dışı şirketin ihyasına karar verilmekle birlikte tasfiye memuru atanmadığını, tasfiye memuru atanmaması nedeniyle temsilcisi olmaması nedeniyle şirketin sistemde kaydının açılamadığını, şirketin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
TTK nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir yargı uygulaması var iken ;Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak davaların sonuçlandırılabilmesi için sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir.
"Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru
olmamıştır. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya kararı verilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından TTK nın 547 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.
Açıklanan nedenlerle:Açılan davanın sonlandırılabilmesi için şirketin ihyasının sınırlı olarak yapıldığı anlaşılmakla ihyasına karar verilen şirkete TTK nın 547.maddesi uyarınca ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Anılan eksiklik giderilmek üzere davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,kararın kaldırılmasına, eksiklik giderilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/13, K. 2024/952, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama