KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1670
- Karar no
- 2024/1527
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2024
- Numarası
- 2024/203 Esas - 2024/344 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; tasfiye halinde ... Müh ve İnş Ltd. Şti'nin 07.07.2023 tarihinde ticaret sicilden terkin edildiğini, davalı ...'ın Şti.'nin ortağı ve tasfiye memuru olduğunu,şirketin tasfiye işlemlerinin sonlandırıldığını, bir şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerektiğini, müvekkiller tarafından ... Şti. aleyhinde açılmış derdest ve kesinleşmiş davalar ve icra takipleri mevcutken, ...
Şirketi avukatları tarafından bu dava dosyalarının takibinin yapılmasına rağmen, müvekkillerine tasfiye sürecine girildiğine ilişkin hiçbir bildirim/tebligat yapılmadığını, müvekkilinin bu dosyalar kapsamındaki alacaklarının ödenmediğini, ...
Şirketi aleyhinde açılan davalarda 20.02.2024 tarihli celselerinde ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, davacı tarafından açılan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi’nin 2017/373 esas sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi için, Tasfiye Halinde ... Müh ve İnş Ltd. Şti.'nin ihyasına,sicile yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
Sicil Müdürlüğü vekili; müvekkilinin TTK m. 32 ve yönetmelik çerçevesinde işlem yaptığını, sicilin tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki dahilinde değerlendirip ve sonuca bağladığını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini,yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu,tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini,tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini,
müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK nın 545/1’maddesi gereğince tasfiye memurlarının başvurusu üzere işlem yaptığını,ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurununTTK nın 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili; tasfiyenin eksiksiz yapıldığını, ticaret sicil gazetesinde ilanların yapıldığını, eksik bırakılan işlem olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ihyası talep edilen şirket hakkında tasfiye tarihinden evvel kesinleşmiş mahkeme kararı olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili; ... Müh ve İnş Ltd. Şti.'nin tasfiye işlemi yapılırken usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinerek sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olmasının gerektiğini,terkinin 07.07.2023 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, gerekli bütün ilanların usulüne uygun yapıldığını belirterek,kararın kaldırılmasını,davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava,şirketin ihyası istemine ilişkindir.
TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemece istem yerinde görülürse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.
Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Ticaret sicil kayıtlarında şirketin tasfiyesinin sona erdiği 07/07/2023 tarihinde tescil edilerek tasfiyenin tamamlandığı,şirket aleyhine açılan Anadolu 8. İş Mahkemesinin 2017/373 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleştiği ,kesinleşen ilamın icra takibine konulabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.
HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.
Somut olayda, TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davalı tasfiye memurunun,şirketin ihya edilmesinin, davacının alacağını tahsil edebilmesini sağlamayacağına ilişkin savunmasının eldeki davanın konusu olmadığı anlaşıldığı, şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1670, K. 2024/1527, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama