KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1861
- Karar no
- 2024/1792
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/840 Esas
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- İstinaf karar tarihi
- 09/12/2024
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 24/10/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette toplam sermayenin %10 pay sahibi olduğunu, şirketin çoğunluk hisselerine sahip olan ... tarafından ... ve ... isimli kişilerle şirket adına ve/veya şirket için yapılan sözleşmeler sebebiyle verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini, şirketin yönetici ve çoğunluk hissedarının eylemleri sebebiyle, müvekkilinin Küçükçekmece CBS 2022/33409 soruşturma sayılı dosyasının şüphelisi haline geldiğini, temsile yetkili olan çoğunluk hisse sahibi ortağın şirkete ait vergi ve resmi kurum borçlarını ödememesi sebebiyle,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun gereğince, şirket ortaklarının da kamu borcundan sorumlu tutulması sebebiyle; şirketi temsil yetkisi olmamasına karşın, davacının banka hesaplarına şirketin vergi borcu için haciz konulduğunu, davacının eşine ait şirket hisselerinin inanç sözleşmesi ile diğer ortağın dayısına devir edildiğini, onun yönlendirmesi ile hisseler iade edilmediğinden açılan davanın kabulüne karar verildiğini, her iki ortağın arasında derin husumet bulunduğunu,
davacının eşine ait olan şirket ile imzalanan rödövans sözleşmesinin ihlal edildiğini ileri sürerek müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına, şirketin mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına ve müvekkilinin ortaklıktan doğan hak ve borçlarının dondurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARARI
Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için talep edenin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerektiği, haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği ayrıca şirket taşınmazlarına tedbir konulması talebinin dava konusu olmadığı bu nedenlerle tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davacının diğer iddialarının tümü belgeye dayalı iddialar olduğunu, diğer ortağın yaptığı hukuka aykırı işlemler sebebiyle, davacı hakkında da soruşturma yapıldığının soruşturma kapsamı ile sabit olduğunu, yine davalı şirketin vergi borçları için davacı banka hesaplarına e-haciz uygulandığının banka kayıtları ile sabit olduğunu, davalı şirketi temsile yetkili olmadığı hususunun sabit olduğunu, talep edilen ihtiyati tedbir talebinin, TTK'nın 638. madde hükmü "Dava süresince,
davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." doğrultusunda tedbir istemi olduğunu, şirketteki pay oranı sebebiyle, sermaye artışı da dahil olmak üzere muhtelif kararlar almak suretiyle, davacı açısından şirkete yönelik yeni borç ve yükümlülükler ihdası sonucunu doğurması mümkün olabileceğini ileri sürerek, TTK'nın 638(2)maddesi uyarınca kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Elde ki dava, TTK'nın 638(2)maddesi uyarınca açılmış haklı sebeple ortaklıktan çıkma hakkının kullanılmasına ilişkin olup; davacı, şirkette ki akraba bulunan diğer ortağın şirketin üçüncü şahıslarla olan ticari ilişkilerini ihlal ettiği, her iki ortak arasında husumet oluştuğu, soruşturma bulunduğu, aralarında derdest davalar olduğu, ortaklık payına ilişkin hakların korunması kapsamında şirket menkul ve gayrimenkullerin üçüncü şahıslara devir ve temlik edilmemesi borçlandırıcı işlemlerin önlenmesine, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının dondurulmasına yönelik ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir.
HMKnın 389.maddesi "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.
HMK 390/3 maddesi ise "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirterek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesini içerir. TTK 638(2) bir ortağın ayrılmasıyla ilgili davada hukuken kesinleşmiş karara kadar, ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayi olmamasını amaçlamaktadır.
Mahkemece böyle bir geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, haklı sebebin gerçekleştiğine ilişkin yaklaşık ispatın sağlanması gerekmektedir. Davacının pay oranı ve amme borçlarından sorumlu tutulması tek başına yaklaşık ispatın sağlandığının kabulüne yeterli değildir. İhtiyati tedbir talebi dava dilekçesi ile birlikte yapılmış olup, somut bir tehlikenin varlığı halinde değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulması mümkündür.
Dava henüz tensip aşamasındadır. Açıklanan nedenlerle. Davacı iddialarının varlığı ve haklılığı yapılacak yargılamada belirlenecektir. İlk derece mahkemesince davanın bulunduğu aşamada istemin reddine dair ara kararında isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1861, K. 2024/1792, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama