KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/2033
- Karar no
- 2025/277
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2024
- Numarası
- 2022/268 Esas - 2024/551 Karar
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 24/02/2025
Karar Metni
1.914 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili davacının 27.02.2018 tarihinde arkadaşları ile birlikte ... çıkışındaki yürüyen merdivenlere doğru yöneldiğinde durmakta olan yürüyen merdiveni herkes gibi yürüyerek aşağı inmeye başladığını, bu esnada merdivenin önünde herhangi bir bariyer, uyarı levhası ve ya sözlü uyarı yapan bir görevli bulunmadığını, müvekkilinin merdivene adımı attıktan çok kısa bir süre sonra merdivenin dişlileri birbirinden ayrılarak müvekkilinin bir anda merdivenin mekanizmasının içine düştüğünü, akabinde müvekkilinin mekanizmanın içinde makaraların hareket etmesiyle aşağı doğru sürüklendiğini, kolunun sıkışmasıyla durabildiğini,
kapalı demir bir mekanizmanın içinde makaraların arasına sıkışıp kalan müvekkilinin saniyeler içinde aniden başına gelen bu olay yüzünden travmatik bir şok yaşadığını, müvekkilinin yardım çığlıklarının duyulmasıyla etraftakilerin 110 ve 112 ekiplerine haber verdiklerini, ekiplerin oldukça geciktiğini, müvekkilinin saatlerce mekanizmanın içinde sıkışıp kaldığını, bu dakikalarda müvekkilinin her an mekanizmanın çalışıp kendisini parçalara ayıracağı korkusuyla baş başa olduğunu, müvekkilinin mekanizmadan çıkarılmasının toplam 1.5 saat sürdüğünü, oksijeni bitmek ve bilincini yitirmek üzereyken son anda çıkarılabildiğini,
görevliler yürüyen merdivenlerin demirlerini makinalarla keserek müvekkilini çıkarabildiklerini, ardından müvekkilinin acil şekilde Maslak ...
Hastanesine kaldırıldığını, müvekkilinin 28/02/2018 tarihinden 02.03.2018 tarihinde kadar hastanede müşahade altında tutulduğunu, aile fertlerinin korku ve üzüntü yaşadığını yürüyen merdivenin olay esnasında arızalı olduğunu bakım ve onarımının yapılmamasında kaynaklı tehlikeli olduğunu, hiçbir uyarı tabelası bulunmamasından ötürü olayın yaşandığının netlik kazandığını,İstanbul C Başsavcılığının 2018/44622 Soruşturma numaralı dosyasında soruşturmanın sürdüğünü,Adli Tıp Kurumundan gelen rapora göre, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmadığının saptandığını,
müvekkilinin çok ağır doku ezilmeleri, açık yaralar nedeniyle hastanede uzun süre tedavi edildiğini, dava konusu ihmal sonucu meydana gelen olay sebebiyle, müvekkili ... için. 15.000-TL maddi , müvekkili ... için.
2.000-TL maddi tazminatın kusursuz sorumluluk kapsamında sorumlu olan davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili; müvekkili ... için 150.000-TL, müvekkilinini ... için 20.000-TL,anne ... için 25.000-TL manevi zararın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen sorumlu davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... vekili; tazminat hesaplaması için kusur yönünden inceleme yapılmasının gerektiğini, ...ya davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı konusunun sorulmasını, ATK'dan inceleme yapılarak davacı tarafın iddiasını karşılar nitelikte bir iş görmezlik durumu olup olmadığı ve varsa du bunun davaya konu olay ile ilgisinin olup olmadığı yani illiyet bağının olup olmadığı ayrıca davacının koruma tedbirlerinin almaması nedeni ile zararın boyutunun ne oranda artırdığının tespit edilmesini, kaza geçiren ... dışındaki davalılar kardeş ve anne açısından talep edilen gerek maddi gerekse de manevi tazminat tutarının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını,
davanın haksız fiilden kaynaklandığını, davalı ile müvekkil şirket arasında herhangi bir sözleşme olmadığını,kusur ve hasar açısından poliçe şartları gereği müvekkilinin sorumluluğu olmadığını beyan etmiştir.2- Davalı ... A.Ş vekili.
Davacının tedavi giderlerinin ATK raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen kazanç kayıpları miktarını kabul etmedikleri, davacının manevi tazminat bedelinin fahiş bir rakam olduğunu, kazadan zarar görenin anne ve ağabeyi için manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, müvekkil şirket tarafından metro istasyonlarındaki bir kısım yürüyen merdivenlerin revizyonunun ....Şti'ye verildiğini, kazanın müsebbibi olan olan ...Sistemleri şirketine davanın ihbar edilmesini, müvekkili şirket yönünden ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını ve reddini talep ettiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının ATK raporu uyarınca geçici işgöremezlik süresince talep edebileceği maddi tazminatın hesaplanması için aktüerya bilirkişiden alınan raporda ö "..ATK tarafından belirlenen 18 aylık farazi iyileşme süresine göre.
Geçici İş göremezlik döneminde %100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının = 93.930,26 TL olduğu, malul kalmayan davacının sürekli iş gücü kaybı nedeniyle bir zararı bulunmadığı, davacının maddi zararlarının 3.Şahıs Mali Mesuliyet sigorta poliçesindeki limiti aşmadığı, Davalı ... şirketinin dava tarihinde temerrüde düştüğü, diğer davalı bakımından temerrüdün 27.02.2018 olay tarihinde gerçekleştiği...ATK tarafından davacı ...’in iyileşme döneminde bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden,
davacının ...’e refakatçilik yapmasına dayalı maddi zarar talebine ilişkin bir hesap yapılmadığı" yönünde kanaat bildirildiği bilirkişi raporu karar vermeye elverişli bulunduğundan, davacının bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak davacının 93.930,26-TL geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olması gerektiği, hükmedilecek miktarın,
zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığı, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini ,tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmesi gerektiği ,takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği,
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBKnın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösteridiği,bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği, somut olayda; davalının tam kusuru sonucu sebebiyet verdiği kazadan ötürü davacı ...'in yaralandığı,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, davacının %0 (yüzdesıfır) maluliyet oranı, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları da dikkate alınarak 20.000-TL manevi tazminatıne, davalı ... AŞ den alınarak davacı ...'e ödenmesine davacı annenin ve ağabeyin şartları oluşmayan manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davaya konu kaza 27/02/2018 tarihinde meydana geldiği 01.09.2013 tarihinden sonra meydana gelen kaza nedeniylemaluliyet oranının ve sürekli iş göremezlik oranının “maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliğine” göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkile uygulanan tıbbı tedavilere bakıldığında müvekkilin tüm vücut engellilik oranının rapor kapsamında belirlenen %0 oranının çok üstünde olması gerektiğini, kaza sonrasında müvekkil çok ağır doku ezilmeleri, açık yaralar nedeniyle hastanede üzün süre tedavi edildiğini, sol serçe parmağındaki doku ezilmesinin ağır düzeyde olması sebebiyle,
müvekkil bu parmaktaki kullanım gücünü kaybettiğini, müvekkil en büyük mağduriyeti kapalı demir bir mekanizmanın içinde saatlerce kalarak,... savaşarak geçirmek suretiyle yaşadığını, hastane çıkış raporunda uyluk ve dirseğe saat başı 15-20 dk buz uygulaması yapılması gerektiğini, uzunca müddet antiembolik çoraplar giyeceğini, kolunu yüksekte tutmak için boyun askısı kullanacağını, yaraların enfeksiyon yapma riski karşısında devamlı olarak ateş ölçümü yapacağını, doktorların müvekkiline 18.03.2018 tarihine kadar işgöremezlik raporu düzenlediklerini, psikolojik tedaviye başvurduğunu, kazanın müvekkilin sosyal,
özel ve iş hayatını büyük ölçüde zora soktuğunu,hükmedilen miktarların oldukça düşük kaldığını, kalıcı maluliyet olmadığı gerekçesiyle sürekli iş göremezlik durumunun da olmayacağı yönündeki karara esas alınan tespitin hukuka aykırı olduğunu davacı ...’in iyileşme döneminde bakıma muhtaç olduğunu, ...'in maddi zararına ilişkin hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek , kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı ...
AŞ vekili; geçici iş görmezlik tazminat talebinden ...'nın sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin teminatı kapsamında olmadığını,mahkemece...'dan ödeme alınıp alınmadığının sorulmadığını, tedavi süresince bakıcı giderleri, tedavi,çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında ...nın sorumluluğunda olduğunu, 6111 sayılı kanun ile bu taleplerin... tarafından karşılanması gerektiğini, davacının “Geçici İş Göremezlik Gideri ”ne ilişkin talebinin reddi gerekirken usul ve yasaya aykırı şekilde müvekkil aleyhine geçici iş görmezlik tazminatına ve bakıcı giderine hükmedilmesine itiraz ettiklerini,
dava dilekçesinde açık ikrar ile kişinin 22 gün işe gidemediğini belirtilmesine rağmen 18 ay üzerinden hesaplama yapılarak hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, taleple bağlılık ilkesi gereği 22 günün esas alınması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin, yargı gideri ve vekalet ücretinden müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3-Davalı ...
AŞ vekili; olay tarihinde metro yürüyen merdiveninin bakımı yapıldığını, bir yolcu tarafından bariyerin arıza mahallinden uzaklaştırıldığı diğer yolcular tarafından yürüyen merdivenin 20 dakika boyunca sabit merdiven gibi kullanıldığını, davacının da yanı şekilde merdivende iken ağırlığın etkisiyle merdivenlerin çalışmaya başladığını, davacının basamak arasına düştüğünü, müvekkili şirketin kusuru ya da ihmali olmadığını, dosyada alınan hatalı raporlara itibar edilerek fahiş oranda maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu,
manevi tazminatın da fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava. Davacı ...'in metro yürüyen merdiven içine düşerek yaralanması nedeniyle davacıların maddi ve manevi, tazminat talebine ilişkindir.Davacı ;mahkemece geçici, kalıcı iş göremezlik hali var ise tespiti için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek yapılan muayenesi ve tıbbi evrakları incelenerek verilen ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 20/07/2023 tarihli raporunda;
"...’in 27/02/2018 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı RG de yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği ,geçici iş göremezlik döneminde başkasının yardımına muhtaç olmayacağı .." mütalaa edilmiştir. Davacı ...'in; kardeşi davacı yaralandığında hastanede başında durduğu iş ve gücünden geri kaldığı ileri sürülerek; maddi tazminat talep edilmiş ise de; yaralanan kardeşi için hastanede bulunması ahlaki bir ödev olduğu gibi.
ATK raporunda yaralı davacının başkasının bakımına muhtaç olmayacağı belirlendiğinden, özellikle davacının yaralanması ezilme şeklinde olduğu, vücudunda kırık bulunmadığı gözetildiğin de davacı ...bakımından maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Davacının olay nedeniyle 18 ay süre ili geçici iş göremezlik süresi belirlendiği anlaşılmaktadır Davacı'ya olayın akabinde 22 gün süre ile istirahat raporu verilmesi geçici iş göremezlik süresi olarak bu sürenin kabulünü gerektirmez.
Davacının yapılan muayenesinde kalıcı bir araz kalmadan iyileştiği davacı vekilince belirtilen yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan ATK raporu ile tespit olunduğundan; davacı vekilinin davacının bir kısım uzuvlarında kalıcı hasar kaldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Davalı ...
AŞ vekili; yaşanan olayda müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını ileri sürmüş ise de;kullanılmaması gereken yürüyen merdivenlerin sadece bariyer ile kapatıldığı, bilinmeyen bir yolcunun bariyeri mahallinden uzaklaştırarak başka bir yöne bıraktığı ve 20 dakika boyunca bir çok yolcunun arızalı merdiveni kullandığı, davacının da bu suretle merdiven üzerinde bulunduğu sırada davacının basamaklar arasına sıkışarak 1 saat 20 dakika kadar mekanizma içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Olay nedeniyle alınan bilirkişi raporunda tesbit edildiği üzere arızalı merdivenin pekçok yolcunun kullandığı davalı vekili tarafından da beyan edildiği ,merdivenin kullanımının engellenmesi yönende hiç bir önlem alınmadığından davalı vekilinin kusursuz olduklarına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Davalı ... AŞ vekili.
KTK gereği geçici iş göremezlik tazminatından ... nın sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de; tazminata sebep kaza KTK nu kapsamında bir trafik kazası değildir. Bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatının yükümlüsü; ...
AŞ ve sorumluluk sigortacısıdır. ...'dan geçici iş göremezlik tazminatı ödenmediği bildirildiği gibi gönderilen ... hizmet dökümüne göre davacının kazadan sonra işten çıkışının yapıldığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik süresinin 18 ay belirlenmesine göre bu süre için tazminat hesabı yapılmasında, tazminat hesabına da kazadan evvel davacının elde ettiği gelirin esas alınmasında isabetsizlik bulunmamıştır.Davacı vekili hükmedilen tutarların az hesaplandığını ileri sürse de kalıcı araz bulunmadığı ,geçici iş göremezlik süresinden başkaca tazminata hükmedilemeyeceğinden somutlaştırdığı bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
6098 sayılı TBK'nın 56.maddesinde özetle "ağır bedensel zarar yada ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebileceği" düzenlenmiştir. Somut olayda davacının araz bırakmadan iyileşmesi karşısında ağır bedensel zarara uğramadığı anlaşılmakla davacı anne ve ağabeyinin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi yerindedir.
Davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı; davacı vekili tarafından az ; davalı ... İstanbul vekili tarafından fahiş bulunduğu ileri sürülerek istinaf edilmiştir. Davacının;davalının kusuru nedeniyle yaşanan kaza nedeniyle yaralandığı; geçici iş göremezlik süresi, yaralanmanın niteliği, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözetildiğinde manevi tatmini sağlayacak miktarda bulunduğundan her iki yan vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2033, K. 2025/277, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama