KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2024
- Dosya no
- 2024/57
- Karar no
- 2024/81
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2023
- Numarası
- 2023/566 Esas 2023/548 Karar
- Dava
- Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Arabuluculuk nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili; davacıların murisi ...'ın davalı şirkette %25 pay ile şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin Çerkezköy'de uzun yıllardan beri tek döviz bürosu olduğunu, murisin vefatından sonra şirketteki hisseleri kendilerine intikal ettiğini ve davacıların uzun yıllardır şirketin toplamda %25'lik kısmında hissedar olduklarını, kazanç elde edilmesine rağmen bugüne kadar davacılara herhangi bir kar payı ödenmeksizin faaliyetin sürdüğünü,
şirket tarafından davacılara olağan veya olağanüstü toplantılara davetlerin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmeksizin diğer şirket ortakları tarafından alınan kararlar doğrultusunda şirketin faaliyetini sürdürdüğünü, şirketin durumu hakkında bilgi verilmediğini, bu nedenlerle şirkete dava süresince kayyım atanmasına karar verilmesini, taşınır ve taşınmaz mallar üzerine tedbir konulmasını, davacıların şirket ortağı oldukları günden dava tarihine kadar dağıtılmamış ve kendilerine ödenmesi gereken kar paylarının tespiti ile bu bedellerin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacıların talebinin kar payının verilmesine ilişkin olduğu, bu tür davaların Türk Ticaret Kanunu 5/A. maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği, bu nedenle yukarıda izah edildiği üzere bu nitelikte ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği açıkça düzenlendiğinden ve dava konusu uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurulmadan davanın açıldığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.
6325 sayılı kanunun 18/A-2 maddesindeki "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince arabuluculuya tabi davalarda dava açılırken, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
Somut olayda dava dilekçesi ekinde arabuluculuk anlaşamama tutanağının sunulduğu davalının usulüne uygun davete rağmen toplantıya katılmadığı, şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiğinin ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı dava şartının yerine getirildiği belirlendiği halde; davadan evvel arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/57, K. 2024/81, 12 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama