KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/707
- Karar no
- 2024/669
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2024
- Numarası
- 2021/830 Esas - 2024/157 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalılara faturalara konu olan promosyon ürünlerini sattığını,yapılan satışla ilgili olarak 09.12.2016 tarih ve ... seri ve sıra no.lu 29.500-TL bedelli. 23.12.2016 tarih ve ... seri ve sıra no.lu 11.800-TL bedelli faturaların düzenlenerek davalı borçluya teslim edildiğini, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın asıl alacak miktarını oluşturan 41.300-TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili firmanın davacıya borcu olmadığını, davaya konu faturalardan 29.500-TL bedelli faturanın müvekkili kayıtlarında mevcut olmadığını, 11.800-TL, bedelli fatura borcunun ise resmi olarak ödendiğini, ödeme dekontunu dilekçe ekinde sunduklarını belirterek, davanın reddi ile davacının %20 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece,11.800-TL alacak bakımından itirazın iptaline ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin kararın Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucu Dairemizin 2021/1244 Esas,1270 Karar sayılı, 08.09.2021 tarihli karar ile taraf vekillerinin istinaf başvurusu kabul edilerek,
"Davalı vekilinin 29.500-TL faturayı kabul etmemekle birlikte 21.240-TL bedelli iki adet fatura bedelinin 06/04/2018 tarihli tahsilat makbuzu kapsamında verilen çekle ödendiğini iddia ettiği, davalının kabulünde olan ve defterlerinde yer alan iki adet fatura bedeli 21.240-TL karşılık gelen çek ödemesi iddiasının üzerinde durulmadığı,her ne kadar kambiyo senetlerinin illetten mücerretliği söz konusu ise de, çekin davacıya teslim edildiğinin ispat edilmesi durumunda,
bahse konu çekin başka bir hukuki ilişki nedeniyle verildiği hususunun değerlendirilmesi gerektiği,mahkemece öncelikle çekteki ciro imzasının ve tahsilat makbuzundaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı belirlenerek geçerli bir ödeme olup olmadığı tespit edilerek karar verilmesi gerektiği.." denilerek kararın kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece kaldırma kararından sonra; dava ve takibe konu iki adet irsaliyeli faturanın 29.500-TL ve 11.800-TL tutarlı olduğu ancak teslim alan kısmında imza -isim-soy isim yer almadığı,keşidecisi “...Tic.
Ltd.” olan,“21.240-TL” meblağlı, “...Tic.Ltd.” emrine yazılı çek aslının arka yüzünde bulunan ciro imzasının -tahsilat makbuzu aslında, davacı şirket adına atfen atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığının yapılan bilirkişi incelemesinde belirlendiği, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 29.500-TL bedelli fatura karşılığı mal/hizmeti teslim ettiğini ispat edemediği, davalı şirket yetkilisinin.
09/12/2016 tarihli, ... sıra nolu ve 29.500-TL bedelli fatura içeriğindeki mal ve hizmeti satın almadığına,malları teslim almadığına, yemin etmekle 29.500-TL bedelli faturadan alaacğın ispat edilemediğinden bu tutar yönünden davanın reddine, çek ile yapıldığı ileri sürülen ödeme ispatlanamadığından 11.800-TL bakımından davanın kabulüne, %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; borca karşılık ödeme olarak davacıya verilen çek ve tahsilat makbuzunda ki imzaların davacı firmanın gayri resmi ortağı ...'a ait olduğu bilindiğinden ispat için davacıya yemin teklif edildiğini, itiraz neticesinde yemin metni amacından uzaklaşacak şekilde hakim tarafından değiştirildiğini, yemin teklifinin amacının resmi kayıtlarda şirkette görülmeyen fakat çeki müvekkil firmadan tahsil edip ciro ederek kullanan gerçekte davacı firmanın gayri resmi ortağı olan ... isimli şahsın olduğunu, yemin metninden bu kısım çıktığında yemin teklifini gerektiren hukuki faydanın ortadan kalktığını,
%28'i kabul edilen bir alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,%72 ret verildiği durumda alacakta likit olduğundan müvekkil lehine de icra inkar tazminatına hükmedilmemesi hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm; bu kez davalı vekili tarafından kabul edilen kısım ve ret edilen kısım bakımından kötüniyet tazminatına hükmedilmediğinden istinaf edilmiş,davalı aleyhine hükmedilen tutar miktar itibariyle istinaf kesinlik sınırı altında ise de, davalı vekili kötüniyet tazminatı bakımından karar istinaf edildiğinden karara karşı kanun yolu açık olduğundan istinaf incelemesi esastan yapılmıştır.
Taraflar arasında 11.800-TL bedelli faturanın varlığı hususunda ihtilaf yoktur.Davalı, bir adet çek ile ödeme yapıldığını savunmuş, çek arkasında ki ciro ve tahsilat makbuzundaki imza bakımından yapılan yapılan incelemede davacı şirket ile ilgisi belirlenememiştir. Bu nedenle çek ile ödeme ispatlanamadığından bu kısım bakımından davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Davalı vekili çek üzerindeki ve tahsilat makbuzundaki imzanın şirketin gayriresmi ortağına ait olduğunu, davacı şirket yetkilisinin bu konuda yemin etmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de; kanunda, bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılırken (HMK. m. 225/2), tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller....vakıaların yemin konusu olamayacağı (HMK.nın 226.maddesi) düzenlenmiştir.
HMK'nın 226 maddesi hükmüne göre sicil kayıtlarının aksi ispatlanmak üzere yemin teklifi usule aykırı olduğundan, gayri resmi ortaklık hususunda kanıtlayıcı delil sunulmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davalı vekili; davanın büyük oranda reddedildiğini, bu miktarda red edilen kısım bakımından kötüniyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
İİK 67 maddesi "Davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü haizdir.
İşbu davada davacı, bir adet fatura muhteviyatı ürünü teslim ettiğini kanıtlayamadığından haksız ise de kötüniyetli bulunduğunun ispatlanamadığı, veya kötüniyetli sayılmasını gerektirir somut durum mevcut olmadığı gözetilerek davalı yararına kötüniyet tazminatı talebine ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, davalının ödeme savunmasını ispatlayamadığı, davalı fazla talebinde haksız ise de kötüniyetinin kanıtlanamadığı sonucuna varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/707, K. 2024/669, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama