İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/803 K.2024/1385

Birleşen 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/743 Esas Sayılı Dosya;

Esas2024/803Karar2024/1385Tarih3 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.165 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Ekim 2024
Dosya no
2024/803
Karar no
2024/1385
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/01/2024
Numarası
2023/733 Esas - 2024/21 Karar
Dava
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.165 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Birleşen 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/743 Esas Sayılı Dosya;

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024

Asıl davanın aktif husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ...

A.Ş.’nin %70 oranında pay sahibi olduğunu, 11 Ağustos 2023 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında usulüne uygun kararlar alınmasına rağmen ticaret sicil müdürlüğünce tescil işleminin reddedildiğini, müvekkili şirketin 20/04/2023 tarihinde ..., ... ve ...'a ait %30 oranındaki paylarına ilişkin pay alım opsiyonu hakkını kullandığını, ancak ..., ... ve ...'ın haksız şekilde bu payların devrinden imtina ettiğini,

...'ın yönetim kurulu başkanı olarak görev süresi 26/10/2021 tarihinde bitmiş olmasına ve 11/08/2023 tarihinde şirket yönetim kurulunun yeni üyeleri seçilmiş olmasına rağmen şirketin yönetim kurulu karar defterini şirkete iade etmediğini, müvekkili şirketin 25/08/2023 tarihinde genel kurul toplantısında karara bağlanan tescile tabi hususların tescili için davalıya başvurduğunu, başvurunun 05/09/2023 tarihinde reddedildiğini, red kararında; şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yönetim kurulu kararının karar defterine işlenerek tasdik edilmediği,

genel kurul kararının tesciline ilişkin olarak esas sözleşmenin 7. maddesi gereğince B Grubu pay sahiplerinin belirlediği adaylar arasından bir yönetim kurulu üyesi belirlenmediği, esas sözleşmenin genel kurul kararlarının alınmasına ilişkin 10. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerinin seçiminde %100 karar nisabıyla karar alınmadığı hususlarının gerekçe olarak gösterildiğini, davalı sicil müdürlüğünün tespitlerinin hatalı olduğunu belirterek itirazın kabulüne, genel kurul toplantısında alınan kararın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili;

müvekkili şirketin 11/08/2023 tarihinde yapılan 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısına müvekkilinin pay sahipleri olan ... (%70) (“A Grubu Pay Sahibi”) ile ..., ... ve ...'ın (%30) (“B Grubu Pay Sahipleri”) katıldıklarını, müvekkilinin genel kurulda alınan kararlar ile bunun akabinde alınan görev dağılımı ile temsil ve ilzama ilişkin yönetim kurulu kararının tescili ve ilanı için 25/08/2023 tarihinde İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne başvurduğunu, davalı müdürlüğün tescil başvurusunu reddettiğini, müvekkiline Tebligat Kanunu anlamında yapılan bir tebligat bulunmadığını,

bu nedenle sürelerin başlamadığını belirterek ... tahakkuk numaralı başvurunun reddine dair müdürlük kararının iptaline, genel kurulda alınan kararın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,şirketin esas sözleşmesinde düzenlenen yönetim kurulu üyesinin seçimi şartları ile genel kurul kararlarının alınmasına ilişkin nitelikli toplantı ve karar nisabına ilişkin esas sözleşme hükümlerine uyulması zorunlu bulunduğundan ve aksi halde alınan kararların yoklukla malul olması nedeniyle tescil talebinin reddinde mevzuata aykırılık bulunmadığını,

esas sözleşmede öngörülen nisaba ve yine esas sözleşmede yönetim organının seçimi bakımından öngörülen şekle aykırı şekilde alınan genel kurul kararının tescilinin mümkün olmadığını, genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin dava konusu yönetim kurulu kararının deftere yapıştırılması gerektiği halde buna aykırı tasdik ettirildiğini, davacı tarafın bağımsız denetçi atanmasına dair karar ile genel kurulun çalışma esas ve usulleri hakkında iç yönergeye ilişkin tescili talebinin reddedildiği iddiasının da dayanaksız olduğunu,

çünkü davacının kısmi tesciline ilişkin bir başvurusu olmadan müdürlükçe kısmi tescile ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece.

Ticaret sicil memurluğu kararlarına ancak ilgililerin itiraz edebileceğini, bu ilgililerin Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklandığı, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edileceği, asıl dava dosyasında davacı şirketin asıl davayı tescil edilmeyen şirket adına değil, kendi adına ortak sıfatıyla açtığı, şirket ortağının ilgili sıfatının bulunmadığı, asıl davada davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı,

birleşen dava dosyası kapsamında tescile dayalı talebinin reddi kararının ilgili sıfatı bulunan davacı şirkete tebliğine ilişkin sadece PTT ekran görüntüsü bulunduğu, tebligatın kime, ne zaman çıkarıldığı, içeriğinin ne olduğu, yasal meşruhatları taşıyıp taşımadığı, kime teslim edildiğinin tesbit edilemediği, gönderi türünün "kargo" olduğu dikkate alındığında usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, davanın süresinde açıldığı, tarafların kabulünde olduğu üzere şirket esas sözleşmesinde imtiyazlı payların bulunduğu,

dava dışı B grubu hissedarların esas sözleşmenin 7-a maddesine göre üç yönetim kurulu üyesinden bir tanesini genel kurul tarafından seçilmek üzere aday gösterme hak ve yetkisi bulunduğu, esas sözleşmenin 10. madde c/vii bendinde ise bu adayın %100 toplantı ve karar nisabı ile seçilmesi gerektiğinin belirlendiği, somut olayda B grubu hissedarların gösterdiği adayın A grubu hissedarlar tarafından kabul edilmediği, gösterilen adayın yerine 3. bir kişinin genel kurul tarafından seçildiği,

TTK'nın 360. maddesinde imtiyazlı pay sahiplerince yönetim kuruluna aday gösterme hakkı kapsamında gösterilen adayın haklı sebep bulunmadıkça seçiminin zorunlu görüldüğü, ancak bu noktada davacının yargılamanın herhangi bir aşamasında B grubu hissedarlar tarafından gösterilen adayın neden kabul edilmediğine, bu noktadaki haklılığa dayalı herhangi bir sebep veya delil ileri sürmediği, genel kurul kararında imtiyaz sahibinin gösterdiği adayın reddi için Hissedarlık Sözleşmenin 9.6 maddesi gereğince satın alma opsiyonun kullanılması gerekçe olarak şerh verilmiş ise de; payların satın alma opsiyonunca henüz devir alınmadığı,

imtiyazın devam ettiği, satın alma opsiyonu ile payları devir edecek kişilerin yönetim kuruluna seçilmesinin "haklı bir neden" olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, yönetim kurulu seçiminin bu açıdan açıkça esas sözleşmeye aykırı olduğu,

netice olarak davalı TSM'nin TTK m.32 ve ilgili yönetmelikte düzenlenen görev ve yetkileri kapsamında tescil ve ilan edilecek kararın şirket esas sözleşmesine uygunluğunu denetleme görev ve yetkisi bulunmakla usulüne uygun seçilmeyen yönetim kurulu üyesinin seçimine dair genel kurul kararının tescilinin yapılmamasının usul ve yasaya uygun olduğu,dava dışı ortaklar ile uyuşmazlık bulunmayan ve oybirliği ile karar verilen bağımsız denetçi atanması ve iç yönergeye dayalı talepler yönünden gerekçe içermeyen red kararına itirazın kabulü gerektiği, tescili red edilen hususlar ile bir bütünlük içermeyen bu hususların,

tescili gerektiğinden asıl davanın aktif husumet yokluğundan reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, yönetim kurulu üyelerini seçimine ilişkin genel kurul kararının ve temsil ve ilzama ilişkin yönetim kurulu kararının tesciline ilişkin itirazların esastan reddine, ...'nin bağımsız denetçi olarak atanmasına ve iç yönergenin kabulüne ilişkin genel kurul kararlarının tescili taleplerinin reddine ilişkin itirazların kabulü ile bu kararların ticaret sicile tesciline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin ...

A.Ş.'nin kurucu ortağı ve %70 pay sahibi olduğunu, Yönetmeliği'nin 22. Maddesinde ticaret sicil kararlarına karşı itiraz davası açmaya yetkili kişilerin değil, tescil başvurusu yapmaya yetkili kişilerin düzenlendiğini, doktrinde ilgililer kavramının hukuki yararı zedelenebilecek kişiler olarak geniş yorumlanması gerektiği görüşünün hakim olduğunu, Yargıtay kararlarında da ilgililer kavramına pay sahiplerinin dahil olduğunun belirtildiğini, mahkemece, bir yandan olumsuz oyun ardındaki haklı sebebin ispatlanması gerektiğinin belirtildiğini,

diğer taraftan ise bu ispatı gerçekleştirecek olan müvekkilinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığından bahsedildiğini,yönetim kurulu seçiminin TTK'ya uygun olduğunu, B grubu tarafından gösterilen adayın haklı nedenle seçilmediğini, B grubu pay sahiplerinin yeni bir aday göstermediklerini, bu nedenle yönetim kurulu üyesi seçme hakkının genel kurula geçtiğini, esas sözleşmede yönetim kurulu üyesi seçim hakkının genel kurula geçmesi halinde hangi karar nisabıyla seçileceği hususunda bir düzenlemede bulunmadığını, kararın % 70 çoğunluğun oyu ile alındığını,

yönetim kurulu seçiminde usul ya da hukuka aykırılık bulunmadığını,ticaret sicil müdürlüğünün inceleme kapsamının dar yorumlanması gerektiğini, iptal edilebilirlik denetimine tabi olan hususlarda inceleme yapılamayacağını, B grubu pay sahiplerinin 3 aylık süre içinde dava açmadıklarını, bu hususun sadece genel kurul kararının iptali davacında tartışılabileceğini, B grubu ortakların adayın seçilmemesi üzerine yeni bir aday göstermediklerini,imtiyazı kullanmaktan vazgeçtiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2-Birleşen davada davacı vekili; esas sözleşmedeki imtiyazın kullanılmaması nedeniyle TTK hükümlerinin uygulama alanı bulacağını, seçimin usulüne uygun yapıldığını, B grubu pay sahiplerinin bilinçli olarak aday göstermekten kaçındıklarını, B grubunun gösterdiği adayın haklı nedenle reddedildiğini,yönetim kurulunun seçilme şekli gerekçeli kararda belirtilen usul ile de uyumlu olduğunu, B grubunun ikinci defa aday göstermemesi ile aday belirleme hakkının pay sahiplerine geçtiğini,imtiyazlı pay sahiplerinin göstereceği adayın haklı sebeple reddedilmesi için haklı sebebin ifşa edilmesine gerek bulunmadığını,

bahsi geçen hususun ancak genel kurul kararının iptali davasında tartışılabileceğini, B grubu pay sahiplerinin böyle bir dava açmadıklarını, müdürlük tarafından tescil başvurusu incelenirken adeta yargılama yapıldığını, şekli aykırılıkların da ötesine geçen uygunluk denetimi yaptığını,yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın tesciline engel bir durum bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3-Davalı vekili; asıl ve birleşen davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, genel kurul tutanağı ve kararlar bir bütün olduğundan tescil talebinin bölünemediğini, davacının kısmi tescil yapılması yönünde bir talebinin de bulunmadığını, müdürlüğün mahkeme gibi hareket edip daha aza karar verme yetkisi bulunmadığını, davacının talebi olmadan kısmi tescil yapılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, TTK'nın 34. maddesi uyarınca ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.

TTK'nın "İnceleme görevi ve geçici tescil" başlıklı 32. maddesinde, (1) sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğu, (2) tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediğinin inceleneceği, (3) tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları,

üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamalarının şart olduğu ve (4) çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususların, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunacağı ancak ilgililerin üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmemeleri halinde geçici tescilin resen silineceği, mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş hükmün sonucuna göre işlem yapılacağı kabul edilmiştir.Ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebilir.

Bu ilgililerin kimler olacağı ise Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddelere göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Asıl davada davacı şirket işbu davayı kararı alan şirket adına değil, kendi adına ortak sıfatıyla açmıştır. Tacir tüzel kişi ise yetkili uzuvları veya yetkili temsilcileri ilgili sıfatını taşımaktadır.

Şirket ortağının ise ilgili sıfatı bulunmamaktadır. Asıl davada davacının ortak sıfatıyla açtığı dava yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığından asıl davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Birleşen davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı ileri sürülmekte ise de ticaret sicil müdürlüğü kararının usulen tebliğine ilişkin belge bulunmadığından davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir.Birleşen davada davacı şirket;

yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin genel kurul kararının, temsil ve ilzama ilişkin yönetim kurulu kararının, ...'nin bağımsız denetçi olarak atanmasının ve iç yönergenin kabulüne ilişkin genel kurul kararların tescilini talep etmiş, davalı müdürlük ise ilgili yönetim kurulu üyesi ve seçilen temsilciye dair kararların yeter çoğunlukla alınmadığını, esas sözleşmeye uygun olmadığını gerekçe göstererek talebi reddetmiş, tescil talebinin bölünmediği gerekçesiyle bağımsız denetçi ve yönerge yönünden de ayrıca işlem yapılmadığı yönünde açıklamada bulunulmuştur.Şirket esas sözleşmesinde belirli pay gruplarına imtiyaz tanınmıştır.

Şirket esas sözleşmesinin 7(a) maddesinde üç kişiden oluşan yönetim kurulunun, bir yönetim kurulu üyesinin B grubu hissedarın, iki yönetim kurulu üyesinin ise A grubu hissedarların belirlediği adaylar arasından seçileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 10. maddesinde %100 toplantı ve karar nisabı ile karar alınması gerekli haller arasında B grubu hissedarlar tarafından aday gösterilen yönetim kurulu üyesinin atanması ve görevden alınmasına yer verilmiştir.

Somut olayda da B grubu hissedarların gösterdiği aday, A grubu hissedarlar tarafından kabul edilmemiş ve gösterilen adayın yerine üçüncü bir kişi genel kurul tarafından seçilmiştir. TTK'nın 360. maddesinde "Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur." düzenlemesi bulunmaktadır.

Ticaret sicil müdürlüğünün TTK'nın 32. ve Yönetmeliğin 34. Maddesinde düzenlenen görev ve yetkileri kapsamında tescil ve ilan edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgunun bir ticaret şirketinin organ kararına dayanması halinde, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı hususunda inceleme yapma görev ve yetkisi bulunmaktadır.

Somut olayda B grubu hissedarların gösterdiği aday, A grubu hissedarlar tarafından kabul edilmemiş ve bunun yerine A grubu tarafından aday gösterilerek üçüncü üye de A grubunun gösterdiği adaylardan seçilmiştir. Bu durumda yönetim kuruluna üye seçiminin TTK'nın 360. maddesinde ve esas sözleşmede öngörülen usule uygun yapılmadığı açıktır.

Bu nedenle davalı müdürlüğün kanundan kaynaklanan denetleme ve inceleme görevi çerçevesinde yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin genel kurul kararı ile buna bağlı olarak temsil ve ilzama ilişkin 11/08/2023 tarihli yönetim kurulu kararının tescil istemini geri çevirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından birleşen davada davacı şirket vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı görülmemiştir.Bunun dışında bağımsız denetçi atanması ve iç yönergeye dayalı talepler yönünden mahkemece itirazın kabulüne dair verilen karara karşı davalı müdürlük istinaf başvurusunda bulunmuştur.

11/08/2023 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile bağımsız denetçi secilmesine, 4 nolu gündem maddesi ile Genel Kurulun Çalışma Usul ve Esaslarına ilişkin İç Yönergenin kabul edilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. Bahsi geçen kararlar, tescil istemi reddedilen yönetim kuruluna üye seçilmesine ilişkin gündem maddesiyle bütünlük içermemektedir.

Bu yönüyle davalı TSM'nin tescil talebi bölünemediği gerekçesi yerinde olmadığından mahkemece bu kısım yönünden birleşen davada davacı şirketin itirazının kısmen kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığından asıl ve birleşen davada davacılar ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davada davacılar ve davalı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/803, K. 2024/1385, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İstinaf Karar Tarihi: 03/10/2024
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkeme Kararı
  8. İstinaf Sebepleri
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/803
Karar No
2024/1385
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/804 K.2024/758
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/804 K.2024/1213
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/804 K.2024/163
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/804 K.2024/1466
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/804 K.2024/1096
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/805 K.2024/685

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.