KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/933
- Karar no
- 2024/861
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/258 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- İstinaf karar tarihi
- 03/06/2024
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 26/04/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı şirketin 08.03.2024 tarihinde yapılan genel kurulunda Müdürler Kurulu üyelerinin her birine aylık 400.000-TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, 2023 yılı yıllık kârının 3.000.000-TL seviyesinde olması, ihtiyaten durdurulması istenen genel kurul kararın icrası halinde 2024 yılında müdürlere toplam 15,5 milyon TL’yi geçen ödeme yapılacak olması, bu kapsamda dava konusu genel kurul kararının icrası halinde hem müvekkilinin haklarının büyük ölçüde ve geri dönülemez şekilde zarara uğrayacak olması ve hemde davalı şirketin konusu şirket de iflas tehdidi ile karşı karşıya gelecek olması nedenleriyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, dosyada henüz rapor da alınmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı şirketin 27.000-TL sermayeli bir şirket olduğunu, 9.000-TL’lik sermayenin müvekkiline ait olup, kalanın yine eşit şekilde iki ortağa ait olduğunu,şirket ortağı ...'nın ve diğer ortağın oğlunun şirket müdürleri olduğunu, şirketin 08.03.2024 tarihli genel kurulunda alınan 4 numaralı ara kararı ile, şirket müdürlerinin her birine ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı verilmesine,
müvekkilin aleyhe oyuna rağmen diğer ortakların olumlu oyları ile oy çokluğu ile karar verildiğini, kâr payı alma hakkı ortaklar için müktesep bir hak olup, kâr payı dağıtılmasına karar verilmesi halinde kâr payının tüm ortaklara payları oranında dağıtılması zorunlu olduğunu, müdürler kurulu üyelerine ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı ödenmesine ilişkin olarak alınan karar açıkça örtülü kâr payı dağıtımı niteliğinde olduğunu, 400.000-TL olarak belirlenen huzur hakkı bedelinin brüt olarak şirkete maliyeti her bir müdür için 651.451,73-TL x 2 = 1.302.458,21-TL olduğunu,
şirket kayıtlarının celbi ile tespit edilebileceği üzere davalı şirkette huzur hakkı bedellerinin aylık olarak ödendiği de göz önüne alındığında, şirkete yıllık maliyetinin 15.629.498,50-TL’den fazla olacağını, son olarak düzenlenen 2023 yılı finansal tablolarına bakıldığında ise, şirketin toplam kârı yalnızca 3.305.577,98-TL olduğunu ileri sürerek kararın icrasının durdurulmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı TTK'nin 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir.
HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafça icrasının durdurulması talep edilen 4 nolu karar şirket Müdürler Kurulu üyelerinin her birine aylık 400.000-TL huzur hakkı ödenmesine ilişkindir.
Davalı şirketin paydaşlarından davacının yönetim yetkisi olmadığı, diğer iki ortağın ise birinin şirket müdürü, diğer ortağın bir yakınının şirket müdürü bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin dahil olduğu sektör, yöneticilerin nitelikleri, yönetim kurulu üyesinin şirket için harcadığı mesai hususunda kararın objektifliğini tespite yarar bir veri dosyada bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar nihai karara varış aşamasında incelenecektir.
Ne var ki şirketin 2023 yılı bilançosu incelendiğinde, her bir yöneticiye ödenecek brüt ücretin şirket karının diğer ortaklara aktarılmasına, davacı ortak zararına olabileceği hususunda kanaat verici delile/ kanaate ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, genel kurul kararının icrasının durdurulması gerekirken ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılmasına, teminat alınmaksızın kararın icrasının durdurulmasına karar verilmiştir.
03/06/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/933, K. 2024/861, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama