İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1566 K.2025/1728

Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2025/1566Karar2025/1728Tarih27 Ekim 2025Okuma10 dk · 2.013 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Ekim 2025
Dosya no
2025/1566
Karar no
2025/1728
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/06/2025
Numarası
2014/668 Esas - 2025/569 Karar
Birleşen dosya
İstanbul Anadolu 4.ATM'nin 2015/151 Esas 2015/56
Asıl ve birleşen dava
İtirazın İptali|
Dava tarihi
28/09/2012 - 27/01/2015
İstinaf karar tarihi
27/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.013 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile 09/04/2012 tarihinde bir sözleşme akdettiğini, sözleşmeye göre, müvekkilinin Cezayir Devletinde faaliyet gösteren...... adlı firmada bulunan hissesini 150.000- USD bedelle davalıya devretmeyi taahhüt ettiğini, bedelin bir kısmının peşin ödendiğini, kalanın ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında Kadıköy 4.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının borca itirazda bulunduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili. 09/04/2012 tarihli sözleşme uyarınca davacının Cezayir'de bulunan şirkette sahip olduğu payının %24,5'lik kısmını 150.000-USD karşılığında müvekkiline devrettiği, müvekkilin 10.000-USD yi peşin olarak davacıya ödediğini, geri kalan kısmın ise 14.000- USD eşit taksitler halinde ödeneceği konusunda tarafların anlaştıklarını, davacının iddiasının aksine hisse devir işlemleri için tescil işlemleri tamamlanmadığını,

davacı sözleşme uyarınca 30/06/2012 vadeli 14.000- USD'nin tutarındaki taksitin müvekkili tarafından ödenmediği gerekçesiyle İstanbul 4.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlattığını,yetki itirazı nedeniyle Kadiköy 4.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe devam edildiğini, icra dosya borcu ödendiğinden başkaca borç kalmadığından borca ve ferilere itiraz edildiğini, davalı tarafından 26/07/2012 tarihinde 126.000- USD ile 27/07/2012 tarihinde 17.000- USD ödeme yapıldığını,

davalının borcu kalmadığını davanın reddi ile davacının %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili; davalı borçlunun İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına,davalının alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, işbu dava ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan İstanbul Anadolu 1. ATMnin 2014/668 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında 126.000-USD asıl alacak ile 10.465- Usd işlemiş faiz olmak üzere toplam 136.465- USD alacağın tahsili için 06/03/2014 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak borcun ödendiğini belirterek davanın reddine,kötüniyetli davacının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece ; taraflar arasında 09/04/2012 tarihli "sözleşme" başlıklı hisse devrine ilişkin sözleşme imzalandığı, davacının devreden davalının ise devralan olduğunu,davacı tarafından noter tarafından düzenlenen vekaletname ile dava dışı ...'ın hisse devir işlemlerinin yapılması,

tahsilat, kayıt ve tescil işlemleri için yetkilendirildiğini, yine davalı tarafından sunulan makbuz ve ibraname başlıklı 28/07/2012 tarihli belgede davacının imzasının bulunduğu ve metin içerisinde davacının yetkilendirdiği ...'ın 143.000-USD'yi hisseyi devreden ...'dan alarak davacıya verdiği ve davacının da davalıyı ve temsilcisini ibra ettiğini, davacı tarafından söz konusu belge ve altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek suç duyurusunda bulunulmuş ise de yapılan ceza yargılaması sonucunda ATK Fizik İhtisas Dairesi ve genişletilmiş uzmanlar kurulundan alınan raporda,

söz konusu belge altındaki imzanın davacı eli ürünü olduğu yönündeki tespit esas alınarak sanıkların beraatine karar verildiğini, davacı tarafından yapılan temyiz başvurusunda ise düşme kararı verildiği her ne kadar TBK m.74 (eBK m.53) hükmünde ceza mahkemesince verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı düzenlenmiş ise de toplanan deliller kapsamında makbuz ve ibraname başlıklı belge altındaki imzanın davacı eli ürünü olduğu yönünde ATK üst kurul raporu bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme,

davacının inkar etmediği yetkilendirme ve bu yetkilendirmenin noter aracılığı ile yapılmış olması ve akabinde düzenlenen ibraname ile ceza dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacının alacağı bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, asıl davaya konu takip sonrası ödemenin yapılmış olması ve ibranamenin de bu tarihte düzenlendiği gözetilerek davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Asıl ve birleşen davada davacı vekili; dava dosyasına sunulan ibraname, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/43 Esas - 2015/579 Karar sayılı ceza davasının zamanaşımına uğradığı için düştüğünü, savcılık tarafından yapılan incelemede, imzanın sahte olduğu tespit edilerek dava açıldığını, ceza mahkemesinin daha sonra,

belgeyi tekrar inceletmek üzere gönderdiği Adli Tıp Kurumunda, gerçeğe aykırı rapor düzenletildiğini, dosyada iki farklı rapor olduğu bu nedenle imza incelemesinin üçüncü bir kuruma gönderilerek incelenmesi gerekçesiyle beraat kararı bozulduğunu, neticede davanın zaman aşımına uğrayarak düştüğünü, "İbraname" deki imzanın müvekkiline ait olduğuna dair kesin bir mahkeme kararı bulunmadığını, mahkemenin eksik inceleme verdiği kararın usule aykırı olduğunu, davada ihbar olunan ve davalının eniştesi olan müvekkilinin vekalet verdiği ve paranın da kendi hesabına gelen ve bu parayı müvekkiline ödediğini iddia eden ... adlı kişi,

mahkeme tarafından dosya karara bağlanmadan önceki yakın zamanda müvekkili ile telefon görüşmeleri yaptığını ve dava konusu ödemenin müvekkiline yapılmadığını, vicdan azabı çektiğini müvekkiline beyan ettiğini, müvekkilinin konuşmaları ses kayıt altına aldığını, ses kayıtlarını mahkemeye sunması için süre verilmeden davanın karara bağlandığını, ses kaydındaki kişinin ... olup olmadığının tespiti gerektiğini, asıl dava değerinin 25.466,93-TL, birleşen dava değeri ise 302.392,79- TL olup davalı yararına hatalı vekalet ücreti takdir edildiğini, dava dışı vekilin davalı ile birlikte müvekkili aleyhine hareket etmesine rağmen,

davalı asilin dava dışı vekile yaptığı ödemeyi, muteber kabul ettiğini, borçlunun icra takibi sonrası dosya borcunu müvekkilinin vekalet verdiği davalının yakın akrabasına yapması icra dosyasında doğmuş olan icra vekalet ücretini alacaklı avukatına ödeme yükümlülüğünden kurtarmadığını, haricen ödemenin içinde icra dosyasından kaynaklanan icra vekalet ücretinin de ödendiği belirtilmişse de, icra vekalet ücreti avukata ait olan bir alacak olduğundan alacaklı avukatına yapılması gerektiğini,

borçlunun ödenmeyen icra vekalet ücretinden dolayı alacaklı/davacı ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunduğu halde bu yolda karar verilmeden davanın reddine karar vermesi hukuka aykırı olduğunu,

2- Asıl ve birleşen davada davalı vekili; "asıl davaya konu takip sonrası ödemenin yapılmış olması ve ibranamenin de bu tarihte düzenlendiği gözetilerek davacının takibinde kötüniyetli olmadığı kanaatine varıldığı" şeklinde ifade edilmişse de gerekçede de belirtildiği üzere söz konusu ibranamenin 14.000-USD tutarlı ilk icra takibine ilişkin yetki itirazından sonra düzenlenmiş olmakla davacı tarafın takip öncesi ödeme aldığı ve ibraname düzenlediği halde ödeme ve ibranameye rağmen takip başlatılması nedeniyle kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kısımları ortadan kaldırılarak asıl ve birleşen davaya ilişkin kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava,hisse devir sözleşmesinden doğan alacağın ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Asıl davaya konu Kadıköy 4.İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı tarafından 14.000-USD asıl alacak olmak üzere 14.042,97- USD alacağın tahsili için 17/07/2012 tarihinde.

Birleşen davaya konu Anadolu 11. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında 126.000- USD asıl alacak olmak üzere 136.465-USD alacağın tahsili için 06/03/2014 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.09/04/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinde, davacının ...

Plastik Şirketindeki %24,5 payını 150.000-USD karşılığında ...'a devrettiği, ... tarafından da davacıya 10.000-USD elden nakit verildiği, kalan 140.000- USD'nin de her ay 14.000- USD olmak üzere 30/06/2012 tarihinde başlamak 30/03/2013 tarihine kadar elden veya banka havalesi yolu ile ödeneceği kararlaştırılmıştır.

Davacı tarafından Kadıköy 24.Noterliği'nin 29/02/2012 keşide tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile sözleşmede belirtilen konularda ...'a hisse devir işlemleri yapması ve devir bedelini tahsil etmesi için yetki verilmiştir.Davacının imzasını taşıyan ibraname başlıklı belgede davacının 143.000-USD yi elden teslim aldığını, İstanbul 4.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu alacaklarını tahsil ettiğini, ...'dan tahsil edilen bu bedelin vekili ... tarafından tarafına teslim edildiğini beyan ettiği görülmüştür.

İstanbul Anadolu C Başsavcılığı'nın 2013/17333 soruşturma sayılı dosyasında yazılan iddianamede suça konu 28/07/2012 tarihli makbuz ve ibraname başlıklı belgenin" elden teslim eden ve ibra eden kısımdaki yazı ve imzaların müşteki ...'nin eli ürünü olmadığı",

şüphelilerin birlikte müşteki adına sahte düzenlenmiş bu belgeyi dava dosyasına sunmak sureti ile sahte belge kullanma suçunu işledikleri belirtilerek ... ve ... aleyhine açılan kamu davası neticesinde İstanbul Anadolu 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/320 Esas ve 2023/103 Karar sayılı ilamı ile anılan mahkemece verilen 22/10/2015 tarih 2014/43 Esas 2015/579 Karar sayılı kararın Yargıtay 11.CD'nin 25/03/2021 tarih ve 2021/3124 sayılı ilamı ile kararın bilirkişi raporları arasında ki çelişki nedeniyle bozulduğu,

Mahkemece yapılan inceleme sonucu ve ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 28/06/2022 tarihli rapor içeriği dikkate alındığında suça konu belge üzerinde atılı imzanın müştekinin imzaları arasında benzerlik saptandığı ve genişletilmiş uzmanlar raporu dikkate alındığında söz konusu imzanın müştekinin eli ürünü olduğu tesbit edildiğinden sanıkların beraatine karar verildiği, Yargıtay 11.CDnin 2023/4425 Esas 2024/9086 Karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği ve karanın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre.

28/07/2012 tarihli belgede davacının vekalet verdiği ...'ın 143.000- USD'yi hisseyi devralan ...'dan alarak davacıya verdiği ve davacının da davalıyı ve temsilcisini ibra ettiği imzaların davacıya ait olduğunun Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar kurulu raporu ile belirlendiği anlaşılmaktadır.

Davacı vekili, ceza davasında sanık olarak yargılanan vekilinin ses kaydı bulunduğunu, ses kaydının incelenmediğini ileri sürmekte ise de; vekilin bu yolda ki beyanı mahkemeye sunulmamış, rızası ile vermediği beyan hukuka aykırı elde edilen delil niteliğinde olduğundan bu yolda ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Sanıklar hakkında kesinleşen beraat kararı yok ise de;

ceza davasında tesbit edilen olgular ve hükme yeterli ATK Fizik İhtisas Dairesi ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu uyarınca hüküm verilmesine de bir engel bulunmamaktadır.Davacı tarafından imzalandığı anlaşılan ibraname tarihi 28.07.2012 tarihli olup ilk başlatılan takip 17/07/2012 tarihinde ibranameden evvel başlatılmıştır.Birleşen davaya konu icra takibi ibraname tarihinden sonra 06.03.2014 tarihinde başlatılmış olup, alacaklı alacaklı olmadığını biliyor veya bilmesi gerekiyor ise başlattığı icra takibinde kötüniyetli sayılır.

Birleşen dava bakımından ibraname verdiği halde kötüniyetli kabul edilmesi gereken davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin birleşen davaya özgü olarak kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf nedeni haklı bulunmuştur.

Davacı vekili icra vekalet ücretinin alacaklının avukatına ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; mahkemece açılan itirazın iptali davası alacaklı tarafından verilen ibraname nedeniyle reddine karar verilmiştir. TBK nın 132 maddesi uyarınca ibra borcu sona erdiren sebeplerdendir. Alacaklı vekalet akdine aykırı olarak borçluyu ibra etmişse bunun sonuçlarından sorumludur.

Ancak; bu yolda bir hüküm verilebilmesi için vekilin şahsen açtığı bir dava sözkonusu olmadığından eldeki itirazın iptali davasında bu konu da bir karar verilmesi gerekmemektedir.

Ancak asıl davada dava değeri 25.466,93-TL, birleşen davada ise 302.392,79-TL olup; yabancı para alacaklarında dava değeri; yabancı para alacağının dava tarihinde ki efektif satış kurundan karşılığı olup; aksinin kabulü dava değerinin kur arttıkça veya azaldıkça değişeceğini kabul etmek gerekir ki böyle bir kabul hukuki olmayacaktır. Ayrıksı bir kısım Yargıtay Daire kararları var ise de genel kabul ve uygulama dava tarihinde ki değeridir.

Davacı vekilinin bu yönde ki istinaf nedeni haklı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davada davacı; asıl ve birleşen davada davalı vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek; asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen dava bakımından 136.465-USD nin takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru karşılığı üzerinden (2.2072) davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, asıl davada kötüniyet tazminatı talebinin reddine;

asıl ve birleşen davalarda davalı yararına (TCMB efektif satış kuru hesabından birleşen dava 2.3639, asıl dava 1.7960) dava tarihinde ki kurdan hesaplanan dava değeri üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Asıl ve birleşen davalarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 Tarih 2014/668 Esas - 2025/569 Karar sayılı karar ile 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA.

"Asıl ve birleşen davaların reddine, Asıl davada davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine, birleşen davada takip tarihinde ki kurdan %20 oranda hesaplanan 60.241,10-TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine," Asıl ve birleşen davada ilk derece yargılamasına ilişkin olarak.

Asıl davada alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından icra veznesine yatırılan 127,30-TL, mahkeme veznesine yatırılan 250,90-TL olmak üzere toplam 378,20-TL harcın mahsubuna kalan 237,20-TL harcın ve birleşen davada alınması gereken 615,40 karar ilam harcının birleşen davada mahkeme veznesine peşin yatırılan 3.653,02-TL harçtan mahsubuna fazla olan 2.802,40-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,Asıl davada davalı tarafından yapılan 150-TL posta yargı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

Davalı vekili için takdir olunan asıl davada 25.221,17-TL, birleşen davada 51.614,33-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Asıl ve birleşen davada davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 1.230,80-TL, davalı 1.230,80-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

asıl ve birleşen davada davalı tarafından sarf edilen 300-TL istinaf yargı giderinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1566, K. 2025/1728, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava
  4. Cevap
  5. Birleşen Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkeme Kararı
  8. İstinaf Sebepleri
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1566
Karar No
2025/1728
Tarih
27 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1566 K.2025/1574
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2025/1567 K.2025/1842
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1567 K.2025/1223
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1568 K.2025/1759
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1568 K.2025/1224
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1568 K.2025/1581

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.