KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/421
- Karar no
- 2025/669
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/12/2024
- Numarası
- 2024/7 Esas - 2024/907 Karar
- Dava
- İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin,yönetim kurulu başkanı ...'in, seçimine ilişkin olarak davalı şirket hakkında İstanbul 19. ATM'nin 2019/318 esas sayılı dosyası ile genel kurul iptali davası açıldığını ,davanın halen derdest olduğunu, yönetim kurulu başkanının, davalı şirketin ana sözleşme değişikliğini hükümet komiseri bulunmadan yaptığı için, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce kabul edilmediğini, bunun üzerine, genel kurul toplantısını sanki yapılmış gibi göstererek,
düzmece bir toplantı tutanağı tanzim ederek verdiğini, bu evrak ile tescil ve ilan işlemlerini yaptığını, usulsüz bu işler üzerine kendisi ve vekili hakkında İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinde 2021/1081 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yönetim kurulu başkanının şirketin üretim makinelerini, araçlarını yerinden sökerek elden çıkardığını, akıbeti meçhul bu makinelerin maddi değerlerinin(dilekçede makinelerin cinsi ve bedeli ayrı ayrı yazılıdır.) 60.000.000-TL'nin üzerinde olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait ham madde, üretim cihazları,
ekipman ve makineler vs. menkul malların davalı şirkete iadesini ve montajını talep etmiş. 12/12/2024 tarihli celsede ise talebini; aksi halde makinelerin değerinin şirkete iade edilmesi olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının dava dilekçesinin konu kısmında eski hale getirme, sonuç ve istek kısmında ise şirkete iadesinin talep edildiğini, davacının talebini açıklaması gerektiğini, bu davada müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının yönetim kurulu başkanı'na karşı aynı iddialar ile dava açtığını, dava usulden reddedilince yine huzurdaki davayı açtığını, müvekkili şirketin 13 yıldır gayri faal olduğunu, giderlerinin ödenmesi için şirketlerden teklifler alınarak,
makinelerin satışları yönünde yönetim kurulu kararları alındığını, uygun teklif veren şirketlere usulüne uygun satışların yapıldığını, davacının da yönetim kurulunda olduğu 2014-2016 yıllarında satış için yönetim kurulu kararları alındığını,müvekkili şirkete zarar verenin bizzat davacı olduğunu ileri sürerek davanın usulden, esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davanın, davacı tarafça, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından , şirketin mallarını elden çıkardığı ileri sürülerek bahisle, şirkete ait ekipman ve ham maddelerin şirkete iadesi ve önceki şekilde montajı talebiyle açıldığını, esasen davanın 6102 Sayılı TTK'nun 553. maddesinde düzenlenen, yönetici sorumluluğuna ilişkin olduğunu, davacı taraf, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz, muvazaalı işlemler yapmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını, şirketin mal varlığını elden çıkardığını, şirkete zarar verdiğini iddia ettiği, pay sahibi davacı TTK'nın 555/1. maddesi gereğince şirketin uğradığı zararın tazminini,
şirket yöneticisinden talep edebilecek olup, bu zararın şirkete ödenmesini isteyebileceğini, sorumluluk davası, zarara sebep olduğu belirtilen şirket yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya tasfiye memurlarına veya denetçilere karşı açılabileceğini, zarara uğratıldığı belirtilen şirketin, sorumluluk davasında davalı sıfatını haiz olması mümkün bulunmadığını,davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz işlemlerle yönetim kurulu başkanı olup bu nedenle ceza davasında yargılandığını, şirketin üretim makinelerini, araçlarını yerinden sökerek elden çıkardığını, değerinin milyonlarca değeri bulduğunu, dava dilekçesi ekindeki tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin hiç bir makinesi, teçhizatı, üretim cihazı, hammaddesi vb. yerinde olmadığını, bunların tümü yerinden sökülmüş, değeri milyonlarca lirayı bulan hammaddeler kayıt dışı bir şekilde elden çıkarılmış ve bu hali ile şirket tamamen pasif bir hale getirildiğini,
ancak faaliyetini yerine getirebileceği hiç bir ekipmanı kalmayan, üretimi tamamen dava dışı ... Başkanı tarafından durdurulmuş davalı şirket üzerinden halen işçi sıfatı ile birilerine maaş vs. ödemeler, faaliyet konusu dışında ve niteliği değiştirilerek başkaca masraflar yapıldığını, davalıya ve davalı şirketin yönetim kurulu başkanına Kartal ...
Noterliği'nden 09.10.2023 tarihli ... numaralı ihtarname keşide edilmiş olmasına rağmen, ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, maddi ve hukuki bu gerçekler karşısında, ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddine karar vermesi isabetsiz olduğunu, hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu başkanının şirkete ait teçhizat ve makineleri habersizce sattığından şirket iadesi, olmadığı takdirde bedelinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Dava; davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz işlemleri nedeniyle şirketin ve ortakların zarara uğratıldığı maddi vakıasına dayalı olup , makinelerin şirkete iadesi ,olmadığı takdirde bedelinin davalı şirkete ödenmesi talep edilmekle birlikte ;dava davalı şirkete yöneltilmiştir.
TTK'nın 359 madde uyarınca, seçilen veya atanmış olan bu yönetim kurulu üyelerinin “kanundan veya esas sözleşmeden” kaynaklanan anonim ortaklığı ve pay sahiplerini koruyan yükümlülükleri bulunmakta olup, yönetim kurulu üyelerinin bu yükümlülüklerinin ihlali sorumluluklarını doğurmaktadır TTKnın553 madde gereği;
şirket kurucuları ,yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete, hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumludurlar.Aynı kanunun 555 maddesinde ise ,şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir.
Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.Ne var ki, şirket ortağı sıfatıyla açılan dava makinelerin şirkete iade ve bedelinin ödenmesi talebi yine şirkete yöneltilmiştir.Şirketin uğradığı zarar, şirketten tahsil edilerek şirkete ödenmesi sözkonusu olamayacağından, davalı vekilinin davanın esası ile ilgili yazdığı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın hukuki nitelemesinin yönetici sorumluluğu olduğu, varsa usulsüz işlemleri yaptığı ileri sürülen yöneticiye karşı açılmayan; tazminatın ödenmesi gereken şirkete yöneltilmesi doğru bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/421, K. 2025/669, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama