KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/935
- Karar no
- 2025/1077
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/04/2025
- Numarası
- 2025/146 D.İş 2025/148 Karar
- Dava
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati tedbir talebinde bulunan vekili; ileride açılacak tazminat, alacak vs. eda davaları ile müvekkili Şirketin mağduriyetinin önlenmesi için taraflar arasında akdedilen "Yatak Satış Sözleşmesi" gereğince verilen teminat mektubunun tazmin riski bulunduğunu , sözleşmeye riayet etmeyen karşı tarafın, müvekkiline ait ürün teslimine dair ifayı sözleşmeye aykırı olarak sürekli imkansız hale getirmek ve böylece azami (5) beş aylık iş bitim süresini (11) onbir aylık sürecin sonuna gelinmesine rağmen mutabakata rağmen uzatmak suretiyle, üretim ve imalat giderlerinin artmasına bağlı olarak müvekkilinin durumunu ağırlaştırdığı gibi;
öte yandan sözleşmenin 4/1. maddesi uyarınca karşı tarafa verilen 14.06.2024 tarih ve ... numaralı, 41.000-USD tutarındaki (30.12.2024 tarih ve ... muhaberat numaralı uzatma yazılı, 02.04.2025 tarih ve ... muhaberat numaralı uzatma yazılı) teminat mektubunu sürekli uzatma mecburiyetinde bırakarak, paraya çevirme, risk oluşturma baskı ve tehdidi altında bulundurduğundan; söz konusu teminat mektubunun, uyuşmazlığın çözümü için açacakları davaya esas olmak üzere,ibrazı halinde ödenmemesi yönünde, öncelikle teminatsız, olmadığı takdirde uygun teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında yatak satış sözleşmesi akdedildiği, ihtiyati tedbir talep eden tarafın sözleşme kapsamında bir adet teminat mektubu verdiğini ve sözleşmeyle üstlendiği edimlerini yerine getirdiğini beyan etmiş ise de; talebin davacı ve karşı taraf delilleri, sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenmesi mümkün olduğu, mevcut dosya kapsamı itibari ile HMK 391/3 Maddesi şartlarının gerçekleşmediği, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, teminat mektuplarının karşılıksız kalıp kalmadığı hususlarının bu aşamada belirlenemeyeceği anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili; müvekkil şirketin anılan sözleşme kapsamında kendisine düşen tüm edimleri, sözleşme hükümlerine uygun şekilde ve eksiksiz ifa ettiğini, sözleşmenin 5. maddesinde "..işin tamamı için ise maksimum 5 aydır..." hükmüne yer verildiğini;
alıcı şirketin, kesin teslim tarihini müvekkil şirkete yazılı olarak en az 30 gün öncesinden bildirmesi gerektiğini, sözleşmeye göre mocap katına ait ürünlerin en geç 1 ayda, işin tamamının ise en geç 5 ay içerisinde tamamlanması hususunda anlaştıklarını, mocap katına ilişkin siparişi sözleşmenin imza tarihinden 4 (dört) ay sonra ilettiğini, bu talebin teslim takvimi ile bağdaşmadığını, sözleşmeye aykırılığa rağmen, iletilen siparişi eksiksiz ve süresinde ifa ettiğini, 28.03.2025 tarihli bir e-posta ile yirmi gün sonrası için yatak teslimi talebinde bulunduğunu;
müvekkilinin 30 nisan 2025 tarihinde teslimi tamamladığı halde teminat mektubunun iade edilmediğini, karşı tarafın kötü niyetli tutumları ile sözleşmesel edimlerini geciktirmesi neticesinde teminat mektubunun haksız şekilde nakde çevrilmesi riskiyle karşı karşıya bırakıldığını, ihtiyati tedbir talebine konu dilekçe ve eklerinde;
hukuki ilişkinin varlığını ve uyuşmazlığın esasını ortaya koyan "Yatak Satış Sözleşmesi", taraflar arasında süreç boyunca gerçekleştirilen yazışmalar, teminat mektubu ve uzatma yazıları ile faturaların sunulduğunu, kararın, gerekçesiz ve hukuka aykırı yorumlara dayalı verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep,taraflar arasında imzalanan "yatak satış sözleşmesi "kapsamında karşı yana verilen teminat mektubunun tazmininin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 maddesinde düzenlenmiş, olup bu maddeye göre,bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde,uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olup, ihtiyati tedbir talep eden HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir.
İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.
Talep dilekçesi ekinde "yatak satış sözleşmesi", teminat mektubu ve süre uzatımı yazıları ve karşı yan tarafından keşide edilen yatak teslimi isteyen bir ihtarname ibraz edilmiştir. Sunulanlar bir ticari ilişkinin varlığını ve teminat mektubunun verildiğini anlamaya yeterli ise de taraflar arasında ki uyuşmazlık bakımından teminat mektubunun iadesini talep etmekte haklılığını yaklaşık olarak ispatını sağlayacak bir delil sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle.
HMK'nın 389.maddesindeki koşulların varlığı sağlanamadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/935, K. 2025/1077, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama