KÜNYE
null 2018/139 E., 2018/149 K.·T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
- Dosya no
- 2018/139
- Karar no
- 2018/149
- Mahkeme
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/09/2017 Tarihli, İhtiyati Hacze İtirazın Reddine İlişkin Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz
- Talep
- İhtiyati Haciz Kararına İtirazın Reddi Kararının Kaldırılması
Karar Metni
1.066 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin gerekçeli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; incelendi;
TARAFLARIN İDDİASININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili talep dilekçesinde özetle;
Davalı borçluların müvekkiline olan borçları nedeniyle 30/03/2017 vade tarihli, 44.000 USD karşılığı 160.388,80 TL bedelli bonoyu keşide ettiklerini, davalı borçluların vadesinde borçlarını ödememeleri nedeniyle protesto gönderildiğini, borçluların ödemelerini tatil ettiğini ve alacaklılarından mal kaçırma eğiliminde olduğu duyumu alındığını, alacaklarının rehinle de teminat altına alınmadığını beyanla müvekkilin borçlulardan 160.388,80 TL alacağının tahsili için borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, bu talep üzerine ilk derece mahkemesince 03/05/2017 tarihli karar ile ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı itiraz eden borçlular vekili itiraz dilekçesi ile.
İcra müdürlüğünce başlatılan icra takibinin müvekkillere tebliğ olmasından itibaren yasal süresi içinde itiraz edildiğini, ihtiyati haciz kararı ile müvekkillerin mal varlıklarına haciz konulduğunu, müvekkillerin Trabzon ilinde ikamet ettiklerini, yetki sözleşmesinin geçersiz olduğundan işbu davaya konu ihtiyati haczin yetkisiz mahkemede başlatıldığını, yasada yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde " tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkta bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabildiklerini,
Yetki sözleşmesini yapacak olanların tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlendiğini, bonoya dayalı ihtiyati hacizlerde borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili mahkemeden ihtiyati haciz talep edilebildiğini, her iki tarafın da tacir olmadığını bu sebeple yetki sözleşmesi geçersiz olduğu iddia ederek yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir .
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi 21/09/2017 tarihli ek kararı ile; " ... İhtiyati haciz bonodan kaynaklandığından İ.İ.K uyarınca bonoda ticari iş sayıldığından, yetki sözleşmesi geçerli olduğundan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir ... " gerekçeleri ile; " İhtiyati hacze itirazın REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Takibe konu bonoda İstanbul ili mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmişse de yetki sözleşmesini sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri düzenleyebileceğinden yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, yerel mahkemenin bonoyu ticari iş olarak nitelendirerek yetki sözleşmesinin geçerli olduğu yönünde karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu,
HMK 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin ( borçlu ) gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bonoya dayalı takiplerde borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınabileceğini, davaya konu icra dosyasına süresi içerisinde yapmış oldukları yetki itirazı sebebiyle İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2017/542 Esas sayılı dosyasının neticelendiğini ve 03/10/2017 tarih 2017/553 Karar sayılı ilamı ile yetki itirazı davalarının kabul edilerek takip dosyasının yetkili Trabzon İcra Müdürlüğü' ne gönder istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulü ile birlikte yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini,
İleri sürerek İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 21/09/2017 tarih ve 2017/506 D.iş - 2017/504 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRE
İstem, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece, ihtiyati hacze konu bonodaki yetki şartının geçerli olduğu gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Buna göre, yetki sözleşmesinin geçerli olması için taraflarının tacir ya da kamu tüzel kişisi olması gerekir. Davaya konu yetki şartının düzenlendiği bonoda, lehdar ve keşideciler gerçek kişiler olup, tacir olduklarına dair herhangi bir iddia ve savunma ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, ortada geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığı anlaşıldığından ve borçluların adresleri de Trabzon olduğundan İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkisiz olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçluların itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından, borçlular vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile.
HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/506 değişik iş esas 2017/504 değişik iş karar sayılı dosyasında 03/05/2017 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararı ile 21/09/2017 tarihli ihtiyati hacze yetki yönünden yapılan itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına ve borçluların yetkiye ilişkin itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz başvurusunun İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisiz olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/139, K. 2018/149, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama