İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2018/388 K.2019/209

İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2018/388Karar2019/209Tarih13 Şubat 2019Okuma7 dk · 1.399 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Şubat 2019
Dosya no
2018/388 Esas
Karar no
2019/209 Karar
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2016/977 Esas 2017/1181 Karar
Tarih
07/11/2017
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.399 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında 01/01/2012-31/12/2012 hesap dönemi için cari hesap sözleşmesi yapıldığını, cari hesap sözleşmesine göre müvekkilinin davalıdan 143.669,04 TL alacak bakiyesi bulunduğunu, hesap döneminin sonunda mevcut bakiyenin ödenmemiş olması sebebiyle 05.09.2014 tarihinde, 31.12.2012 tarihinden itibaren işlemiş 29.147,10 TL faizle birlikte alacağın tahsili istemiyle davalı/borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ....

Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafa 22.09.2014 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalının 26.09.2014 tarihinde vekili aracılığı borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20' den az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, 172.816,14 TL'nin takip tarihinden itibaren olmak üzere en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin davacı şirkete borcu olmadığını, tarafların cari hesaplarının birbirini tutmadığını, müvekkilinin davacı adına kestiği faturalar ile ödediği çeklerin borçtan düşülmediğini, davacı tarafa belli dönemlerde cari hesap ile ilgili mutabakat gönderildiğini ve bu mutabakatlara davacının herhangi bir itirazda bulunmadığını, ayrıca dava dışı ...Ltd.Şti.nin 16/11/2009 tarih 18.000,00 TL. bedelli çekinin de davacıya ciro edilip davacının borcundan mahsup edilerek cari hesap mutabakatının davacıya gönderildiğini, müvekkilinin davacı hakkında fatura alacağına dayalı olarak İstanbul Anadolu ....

İcra Müdürlüğünün ....sayılı doysasında başlattığı takibe davacının hiçbir itirazda bulunmayarak borcu ödediğini, kendisinin alacağı olduğuna dair hiçbir itirazda bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 07/11/2017 tarih 2016/977 Esas 2017/1181 sayılı kararında;"Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuyla taraflar arasında cari hesaba dayalı olarak devam eden ticari ilişki içinde tarafların birbiri adına fatura düzenledikleri, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının davalının düzenlediği faturalar ve ödeme maksadıyla davacıya teslim ettiği çekler dışında mutabık olduğu, davacı kayıtlarında yer almayan davalı faturalarının davalı tarafça icra takibine konu edildiği, davacı tarafça ödendiği, bu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla bilikte maliyeye bildiriminin yapıldığı,

dolayısıyla davacının bu faturalardan dolayı davalıya borçlu olup, hakkında başlatılan takip nedeniyle ödeme yaptığı, yine davacı kayıtlarında yer almayan ancak davalı tarafça ödeme maksadıyla davacıya teslim edilen keşidecisi ....Ltd.

Şti. olan 18.000,00 TL. bedeli çek dışında kalan diğer tüm çeklerinde davacı tarafça tahsil edildiği, 31/12/2012 tarihi itibariyle davacının 143.669,04 TL. alacağından düşülmesi gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan yalnızca davacıya ödendiği ispatlanamayan 18.000,00 TL. yönünden alacaklı olduğu ..."gerekçesi ile, Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ....

İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında itirazının 18.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, Fazla talebin reddine, Hükmedilen tutarın %20'si oranında 3.600,00 TL inkar tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, Dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda, tarafların ticari defterleri incelenerek müvekkilinin davacıya borcu olmadığının belirtildiği, sonrasında ilk derece mahkemesinin 16.11.2009 tarihli çek ile ilgili bir araştırmaya girdiği ve çekin ödenip ödenmediğinin kanıtlanamaması gerekçesiyle davanın 18.000-TL’sini kabul ettiğini, Ancak bu çekin davalı tarafından tahsil edildiğini, bunu davalı olarak müvekkilinin kanıtlamasının mümkün olmadığını, çekte müvekkilinin cirosu olmadığını, ancak ticari kayıtlarda bu çekin işlendiğini ve bilirkişi incelemesinde de bunun görülüp değerlendirildiğini,

dosya kapsamında bulunan taraflar arasında yapılan 20.07.2012. tarihli mutabakatta bu çekin işlendiği cari hesap ekstresinin, davacıya gönderildiğini ve davacının itiraz etmediğini, Dosya kapsamında bulunana deliller, açıklamalar ve müvekkilinin daha önce icra kanalıyla tahsil ettiği alacakta davacının bu yönde hiçbir itirazının da olmaması,

öncelikle davacı alacaklının kötüniyetli olduğunu net ve tartışmasız kanıtladığını, Müvekkilinin faize de itiraz etmiş olmasına karşın ilk derece mahkemesinin bu konuda bir karar oluşturmadığını,Olayın gelişimi incelendiğinde, özellikle borcun olmaması karşısında davacı tarafın müvekkilinden öç almak için takipte bulunduğunun açık ve net olduğunu ve yargılama aşamasında da bu durumun kanıtlandığını, bununla birlikte cevap dilekçesinin içeriğinde özellikle kötüniyetten bahsedildiğini, her ne kadar talep sonuç kısmında sehven unutulmuş olsa da yapılan takibin kötüniyetli olduğu ve müvekkilinin iş bu tazminatı talep ettiğini,

Yargıtay kararlarına göre kötüniyetin var olması halinde mahkemenin kötüniyet tazminatına hükmetmesi gerektiğini, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2005/15113 K. 2005/19084 T.

6.10.2005) Ayrıca ilk derece mahkemesinin davacı yararına hiçbir inceleme yapmaksızın icra inkar tazminatına hükmettiğini, ancak müvekkilinin bu itirazı yapması konusundaki kötüniyeti var mı yok mu hiçbir araştırma yapmadığını, hatta üzerinde dahi durmadığını,Şu halde verilen kararın hali hazırda müvekkilini haksız yere zarara uğrattığını, müvekkilinin menkul ve gayri menkulleri üzerine haciz konulduğunu, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, talep doğrultusunda davanın yeniden görülmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/977 Esas 2017/1181 Karar sayılı dosyası kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişki nedeniyle oluşan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı adına kesilen fatura bedellerinin ödenmediğini,

alacağın tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş. davalı ise davacı tarafından kesilen fatura bedellerinin karşı fatura ve çeklerle ödendiğini borcun kalmadığını savunmuştur.Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İstinaf açısından uyuşmazlık, davalının ciro ederek davacıya verdiğini savunduğu keşidecisi dava dışı ...

Ltd.

Şti. olan 16/11/2009 keşide tarihli 18.000 TL bedelli çekin ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği ile davalının reddedilen dava miktarı üzerinden kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında çıkmaktadır.Davalı vekili istinaf başvurusunda her ne kadar takipte talep edilen faize de itiraz ettiklerini mahkemece bu konuda bir karar oluşturulmadığını belirtmiş ise de, mahkemece davanın kısmen kabulüne 18.000 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline bu miktar üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine karar verilmiş olup,

davacının takipte talep etmiş olduğu işlemiş faiz reddedilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir.Davalının ciro ederek borcuna mahsuben davalıya verdiğini iddia ettiği keşidecisi dava dışı ... Ltd. Şti olan ... Adana Şubesinden verilme 16/11/2009 keşide tarihli 18.000 TL bedelli çeke gelince, söz konusu çekte davalı cirosunun bulunmadığı, çekte lehdar ve ilk cirantanın davacı olduğu, davacının cirosu ile ....

A.Ş'ne geçtiği, bu şirketin bankaya ibrazı üzerine çeke karşılıksız şerhi işlendiği gelen banka cevabi yazısından anlaşılmaktadır. Davalı her ne kadar taraflar arasında yapılan 20/07/2012 tarihli mutabakatta bu çekin işlendiği cari hesap ekstresine davacının itiraz etmediğini belirtmiş ise de dosyaya sunduğu hesap mutabakat belgesinde davacı imzası bulunmamaktadır.

Davalı söz konusu çeki borca mahsuben davacı tarafa ciro ederek verdiğini ispatlayamadığı gibi söz konusu çek karşılıksız çıkmıştır. Bu nedenle davalı çek ile ödeme iddiasını kanıtlayamamıştır.

Bu nedenle bu istinaf sebebi yerinde değildir.Davalının kötü niyet tazminatına yönelik istinaf sebebine gelince, İİK 67/2 maddesine göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

Maddede öngörülen kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle bu konuda talep bulunması gerekmektedir. Davalı verdiği cevap dilekçesinde ve ikinci cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmemiştir. Bu nedenle mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Davalının bu istinaf sebebi de yerinde değildir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan 98,10.TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.229,58.TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 430,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 798,68.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davalı üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa, avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2019 tarihinde HMK' nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/388, K. 2019/209, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/388
Karar No
2019/209
Tarih
13 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/389 K.2019/160
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/390 K.2019/121
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/390 K.2019/173
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/390 K.2019/225
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/390 K.2019/138
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/390 K.2019/177

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.