İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/1187 K.2021/521

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2019/1187Karar2021/521Tarih15 Nisan 2021Okuma14 dk · 2.762 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren

Karar tarihi
15 Nisan 2021
Dosya no
2019/1187
Karar no
2021/521
Mahkeme
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/02/2019
Dosya numarası
2017/876 Esas - 2019/157 Karar
Dava
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.762 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23/11/2016 tarihinde ... marka bir aracı 96.935,01 TL bedelle davalıdan aldıktan yaklaşık 3 ay sonra 14/01/2017 tarihinde aracın debriyaj setinde yaşanan sorun nedeniyle çalışamaz halde çekici ile yetkili servis olan ...

AŞ'ye teslim edildiğini, 17/01/2018 tarihinde aracın tamir edilerek teslim alındığını, yine aynı araçta 31/01/2017 tarihinde bu kez motor arızası uyarısı ve çekiş gücünün düşmesi nedeniyle yetkili servis olan ...

AŞ'ye şirkete çalışamaz halde teslim edildiğini, müvekkilinin aracını 23/09/3/2017 tarihinde yanı servise teslimden 2 ay sonra aracının teslim aldığını, müvekkilinin araç değişimi yapmak istediğini, araçta değer kaybı oluştuğunu beyan etmesi üzerine müspet bir cevap verilmediğini ve aracın firma yetkilisinin itirazı kaydına müteakip teslim alındığını, ancak hemen akabinde aracın tekrar arızalandığını, 28/09/2017 tarihinde ancak çekici yardımı ile tekrar servise götürülebildiğini, aracın davanın ikame edildiği tarihte serviste olduğunu ve taraflarına hiç bir belge verilmediğini, müvekkilinin işbu aracı işçi servisi olarak kullandığını,

aracın servis hizmeti verebilmek için satın alındığını ve motor arızası sebebiyle 2,5 ayı bulan ve hala devam etmekte olan tamir süresi zarfında müvekkilinin işçilerinin ulaşımını taksi ile sağlamak zorunda kaldığını, ancak taksi fişlerinin kalabalık olması ve dava açılacağı öngörülmediğinden toplanmadığını, bu nedenle ibraz edemediklerini, dava konusu aracın 0 km ve yeni bir araç olarak yetkili bayi olan davalı şirketten alındığını, halihazırda garanti kapsamında olduğunu, araç henüz 10 aylık olmasına rağmen servisten çıkamadığını belirterek, söz konusu aracın birebir yenisi ile değiştirilmesine,

müvekkilinin söz konusu aracın tamiri sırasında işçilerin ulaşımına harcadığı ulaşım bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın, gördüğü tamir ve bakım sonucu değişen parçaları nedeniyle değer kaybı bulunduğundan, değişim talebinin reddi halinde değer kaybının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığını, araçta meydana gelen arızaların sebebinin kullanıcıdan kaynaklandığını, davacının başvurusu sonucu gerekli olan tamirlerinin yapılarak aracın iade edildiğini, arızanın nedininin yakıt kalitesi ve dizel egzos sıvısı standartlarına uyulmamasından kaynaklandığını, davacının her ne kadar aracın davanın ikame edildiği tarihte serviste olduğunu beyan etmiş ise de, aracın 30/09/2017 tarihinde davacıya tesliminin sağlanılığını, araçta üretiminden kaynaklı bir arıza bulunmadığını, garanti kapsamında onarımın sağlandığını,

bu nedenle misliyle değişim talebinin yerinde olmadığını, davacının zararını somutlaştırmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 13/02/2019 tarih ve 2017/876 Esas - 2019/157 Karar sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Dava,ticari satıma konu araçtaki ayıp nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesi, olmadıağı takdirde değer kaybı ve aracın kullanılmamasından kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan belgelere göre dava konusu edilen ... plakalı aracın davalı tarafından 0 KM araç olarak davacıya satıldığı sabittir.

Aracın kullanımı sırasında bilirkişi kurulunca da belirlenen ilk arızası 14.01.2017 tarihinde meydana gelmiş olup, 3 günlük süre içerisinde debriyaj seti değiştirilerek araç teslim edilmiştir. Daha sonra aracın meydana gelen arızası nedeniyle 31.07.2017 tarihi itibariyle teslim edilmiş olup, yapısal arızaları giderildikten sonra 22.09.2017 tarihinde araç onarılarak davacıya iade edilmiştir.

Sonraki tamir ön ve arka fren balatalarına ilişkin olup, olağan tamir olarak görülmüştür.

TTK nın 23. Maddesi gereğince satılanda ayıp bulunması halinde alıncının, satılanı gözden geçirerek 2 gün içerisinde satıcıya ihbarı, aybın olağan bir gözden geçirme ile fark edilmeyecek ayıplardan olması halinde ise 8 gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucu malın ayıplı oludğunu ortaya çıkarsa haklarını korumak için bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda ise TBK nın 223. Maddesinin 2. Fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.

TBK'nın 223.maddesinin son fıkrasında alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal etmesi halinde satılanın mevcut şekilde kabul etmiş sayılacağı, ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkaramayacak bir ayıp bulunmaması halinde bu hükmün uygulanamayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılması halinde satıcıya bildirileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere araçtaki ayıp olağan bir kontrolle dahi farkedilmeyecek gizli bir ayıp olduğundan ve ayıbın ortaya çıkması ile birlikte süresinde onarım için davalıya başvurulması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.

TBK'ın 227.maddesinde alıcının seçimli hakları düzenlenmiş olup, öncelikle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alı koyup ayıp oranında satış bedelinde indiirm isteme, aşlı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafların satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakları kanunca alıcıya tanınmıştır.

Davacı alıcı son bentte belirlenen imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkını kullanmıştır. Devam eden bentte alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verilebilir, düzenlemesi bulunmaktadır.

Somut olayda satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde ihbarda bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın teslim edilmiş olması nedeniyle TBK'nın 227/3.maddesi gereğince sözleşmeden dönme veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir.

Ancak aracın tamiri dikkate alındığında, araçtan 4.000,00TL değerinde değer kaybı bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir sürenin çok aşması nedeniyle mahrum kalınan kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarında denetime elverişli bilirkişi raporuyla 10.600,00TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, misli ile değiştirilme talebi yasada ki hüküm kapsamında takdiri olarak yerine getirilmediğinden red nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile;

davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi talebinin reddine, 2-Aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00-TL maddi tazminat ile 4.000,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam. 14.600,00-TL dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece mahkemesince, gizli ayıbın mevcut olduğu, süresinde ayıp ihtarının yapıldığı ve satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi hakkının kendileri tarafından kullanıldığının kabul edildiğini, ancak 2. onarımın 60. günde tamamlanarak aracın teslim edilmiş olması nedeniyle TBK 227/3 gereğince sözleşmeden dönme veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme taleplerinin reddedildiğini, yanılgılı değerlendirme ile tesis edilen kararın hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince, 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun aksine,

üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıplar nedeni ile müvekkilinin araçtan beklediği yararı elde edemediği hususunun irdelenmediğini, 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, aracın 22.11.2016 tarihinde 0 km olarak satın alındıktan hemen sonra, garanti süresi içinde, henüz 1 sene ve daha 13000 km olmadan müteaddit defalar üretim hatası-gizli ayıplardan kaynaklandığı kanaatine varılan arızalar için defalarca servise bırakıldığının sabit olduğunu,

A- 14.01.2017(2038 Km ) Volant hasarı değişiminin gerekmesi (gizli ayıp üretim hatası kanaati ) B- 28.07.2017(12340Km) Motor arızası lambalarının yanması(değerlendirme yapılmamıştır) C- 31.07.2017(12495Km) Akü arızalı değişmeli -Ad Blue deposu arızalı değişmeli(depo arızasının kullanıcı kaynaklı olamayacağı kanaati ile gizli ayıp üretim hatası) D-28.09.2017(12736Km)Vites halatı değişimi gerekli ( değerlendirme yapılmamıştır) E-14.12.2017(16852Km) Ön-arka fren balata değişimi F-09.02.2018(20053Km)aracın sürgülü yolcu kapısında takılma(değerlendirme yapılmamıştır) 26.09.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda;

arızaların meydana gelişinde kullanım hatası olmadığı imalat hatası olduğu, ayıbın gizli imalat ayıbı olduğu, ayıp ihbarlarının servis fişleri ile ortaya çıktığı, arızaların garanti süresi içinde iken ücretsiz değiştirilmekle birlikte, sık sık tekrarı ile araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağı kanaatine ulaşıldığının net bir şekilde belirtildiğini, bu yönüyle yerel mahkemenin uzmanlık, özel bilgi ve tecrübe gerektiren 26.08.2018 tarihli bilirkişi raporunu göz önünde bulundurmayarak aksine hüküm tesis etmesinin hatalı olduğunu, Bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçta üretimden kaynaklı ve kullanımla ortaya çıkan gizli ayıpların olduğu,

sürücüden kaynaklanan bir hatanın olmadığı sabit olmakla, aracın arızalarının tamirleri dolayısıyla en uzunu 53 gün olmak üzere günlerce müteaddit defalar serviste kaldığı, arızaların niteliği nedeniyle araçtan faydalanamamanın süreklilik arz ettiği, araçtaki ayıpların kullanımı önemli ölçüde etkilediği açık olmakla, bu durumda TBK.'nın 227. maddesi uyarınca davalının satılan ve bünyesinde gizli ayıp bulunduran araca karşı sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Bu konudaki yerleşik içtihatlar ile; aracın onarımı yapılmış olsa bile araçtaki ayıpların kullanımı etkileyen gizli ayıplar olması -imalattan kaynaklanması,

bu ayıpların araçtaki kullanımı önemli derecede etkileyen nitelikte olduğu gerekçeleri ile davacının BK nun 203/1, TBK nın 227 /4 maddelerinde bahsi geçen satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanmasına cevaz verildiğinin belirtildiğini, ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/14844 E., 2018/89 K.- 19. Hukuk Dairesi 2015/689 E. , 2015/11401 K. - 19. Hukuk Dairesi 2017/3380 E. - 2018/4509 K.) Müvekkilinin, davaya konu araç her arızalandığında aracın değiştirilmesi talebi ile firmaya başvurmuş olmasına rağmen, aracın servis bölümüne alınarak uzun süren tamir süreçlerinin başlatılmış olduğunu,

aracın servise bırakılıp serviste işlemleri bittikten sonra her defasında itirazı kayıt ile teslim alındığını, bu durumun davalı firma tarafından tutanaklara geçirilmemesine karşın, müvekkilinin aracı itirazı kayıtla teslim almak istediğini ve değişim talebi ile firmaya defalarca başvurmuş olduğu hususlarının, dinletecekleri tanıklar ile ispat olunacağını, Yerel mahkemece gerekçe kısmında 'durum haklı göstermiyorsa hakim satılanın onarılmasına ve satış bedelinin indirilmesine karar verebilir' düzenlemesine atıf yapıldığının anlaşıldığını,

ancak içtihadi uygulamaya göre işbu hükmün uygulama alanının tamiratın önemsiz ve değer anlamında düşük olduğu arızalar için olduğunu belirterek. İlk Derece Mahkemesi kararının, aracın misli (yenisi) ile değiştirilmesi taleplerinin reddi yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemenin, dava konusu araçtaki sorunun olağan bir kontrolle fark edilemeyecek nitelikte gizli ayıplı olduğu ve bu doğrultuda TBK m.223/2 uyarınca davacı tarafça ayıp ihbar süresine riayet edildiği tespitinin hatalı olduğunu, somut olayda mahkemenin tespitinin aksine, -dava konusu ayıbın kabulü anlamına gelmemek üzere- debriyaj seti şikayetinin inceleme yapılması halinde tespit edilebileceğini, bu nedenle davanın öncelikle ayıp ihbar külfetine uyulmadığı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini, Araçta meydana gelen arızaların sebebinin kullanıcıdan kaynaklandığını,

sarf malzemesi olan baskı balata sisteminin kullanıma bağlı olarak hasarlanabileceğini, motor arıza lambasının yanmasına sebep olan hasarın ise, dizel egzoz sıvısının standartlara uygun kullanılmamasından kaynaklandığını, yasal mevzuatlar gereği emisyon standardını sağlamak adına egzoz sisteminde DPF ve SCR olmak üzere iki sistemin yer aldığını, sistem uyarı verdiğinde uygun özellikte dizel egzoz sıvısı dolumu yapılması gerektiğini, eğer sistemde sıvı biter ve uygun özellikte sıvı eklenmezse araç emisyon standartını sağlamayacağından aracın çalışmaz hale geleceğini,

ISO 22241-1 standartlarına uygun yakıt ve dizel egzoz sıvısının kullanılmaması halinde emisyon standartını sağlanamayacağı gibi, aracın çalışamaz hale de gelebileceğini, somut araçtaki arızanın kök nedeninin de yakıt kalite ve dizel egzoz sıvısı standartlarına uyulmamasından kaynaklandığını, Yetkili servislerce orjinal parça ile yapılan mekanik onarımın, araçta değer kaybı oluşturmayacağını, aracın kullanılamayan süresine ilişkin davacının uğradığı iddia edilen ikame araç zararının tespitinin de hatalı olduğunu, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği ekinde binek otomobiller, kamyonetlerin azami tamir süresinin 30 iş günü olarak belirtildiğini,

buna göre azami tamir süresi hesaplaması yapılırken, aracın serviste kaldığı 53 günden 30 günlük azami tamir süresinin düşülmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin azami tamir süresinin aşılan süresinden sorumlu olacağını, Davacının, misli ile değişim talebinde bulunduğunu, talebini terditli oluşturmadığından, talebin reddi nedeniyle kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabul kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan aracın misli ile değiştirilmesi ve aracın kullanılmamasından kaynaklı zararın tahsili, aracın değiştirilmesi talebinin kabul edilmemesi halinde değer kaybı istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi talebinin reddine, aracın kullanılmamasından kaynaklanan zarar ile değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı tarafça, 23/11/2016 tarihinde davalı bayiden satın alınan aracın 14/01/2017 tarihinde debriyaj setinde yaşanan sorun nedeniyle çalışamaz halde çekici ile yetkili servise teslim edildiği, aracın 17/01/2018 tarihinde tamir edilerek teslim alındığı, yine aynı araçta 31/01/2017 tarihinde bu kez motor arızası uyarısı ve çekiş gücünün düşmesi nedeniyle yetkili servise çalışamaz halde teslim edildiği, davacının aracı 23/09/3/2017 tarihinde, servise teslimden 2 ay sonra teslim aldığı, aracın tekrar arızalanması üzerine bu defa 28/09/2017 tarihinde çekici yardımı ile yine servise götürüldüğü,

aracın davanın ikame edildiği tarihte serviste olduğu, dava konusu aracın 0 km ve yeni bir araç olarak yetkili bayi olan davalı şirketten satın alındığı, halihazırda garanti kapsamında olduğu belirtilerek, aracın misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde tamirler nedeniyle oluşan değer kaybı ve aracın kullanılmamasından kaynaklı zararın davalıdan tahsili talep edilmiştir.

Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda; dava konusu araca garanti süresi içinde yapılan işlemlerin; - 14.01.2017 tarihli (14/01/2017-17/01/2017 teslim tarihli-çekici ile gelmiş, debdiyaj seti; volan ara birim değişmesi gerekiyor) Km 2038 Km; -28.07.2017 tarihli (28/07/2017-28/07/2017 Teslim tarihli. Motor arızası lambası yanıyor-geçici arıza kodları silinimi) Km 12340Km; -31.07.2017 tarihli (31/07/2017-22/09/2017 tesilm tarihli. Akü arızalı değişmeli.

Ad Blue deposu arızalı değişmeli ) Km 12.495; -28.09.2017 tarihli (28/09/2017-30/09/2017 teslim tarihli. Vites halatı değişimi gerekli) Km 12.736;-14.12.2017 tarihli (14/12/2017 -14/12/2017 Teslime tarihli. Ön-arka fren balataları değişimi.

Km16.852; -09.02.2018 tarihli (09/02/2018-09/02/2018 teslim tarihli; aracın yolcu kapısında takılma var-ayar yapıldı) Km 20.053 şeklinde tespit edilerek, araçta yapılan tamiratların gizli ayıptan kaynaklandığı, arızaların kullanıcı kaynaklı olmayacağı, araçta önemli arızaların çok kısa sürede meydana çıktığı, garanti süresi içinde iken ücretsiz değiştirilmekle birlikte sık sık tekrarı halinde araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağının belirtildiği görülmektedir.

Bilirkişi raporuna göre, araçta meydana gelen arızaların sebebinin kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıplar, olağan bir kontrolle farkedilmeyecek nitelikte gizli ayıplar olduğundan ve ayıbın ortaya çıkması ile birlikte süresinde onarım için davalıya başvurulması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacı vekilince UYAP'tan ibraz edilen 27/08/2019 tarihli dilekçede, araçtaki arızaların karardan sonra hatta istinaf aşamasında dahi devam ettiğinin beyan edilerek,

araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği de nazara alındığında, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, arızaların tekrarlamaya devam ettiği, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Ancak araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararın hesabında, azami tamir süresini aşan kısım yönünden tazminat hesabı yapılması gerekmekte olup, dosya içeriğine göre garanti kapsamında azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu anlaşılmakla, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça aracın misli ile değişim talebi kabul edilmediği takdirde değer kaybına hükmedilmesi istenilmiş olup, terditli olup hüküm kurulmayan değer kaybı talebi yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ, davacının istinaf başvurusunun ise KABULÜ İLE. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2019 tarih ve 2017/876 Esas- 2019/157 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle. Davanın KISMEN KABULÜ ile.

2-Davacı tarafça davalı ...Otomotiv A.Ş.'den satın alınan Şase No:..., Cinsi: Minibüs(CA Tek Katlı ), Model yılı: 2016, Tipi: ..., Marka: ... ve ... plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, 3-Aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 6.812,9.TL nispi karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 1.655,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.157,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 1.691,41 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İlk Derece Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 3.700,00 TL bilirkişi ücreti ile 113,00 TL posta masrafı olmak üzere;

toplam 3.813,00 TL masrafın, kabul/red oranına göre hesap ve takdir olunan (%93 kabul ) 3.546,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-İlk Derece Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından; bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım üzerinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 13.424,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 12-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 13-Davalı tarafından yatırılan 250,00 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 14-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 15-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

16-Bakiye gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/1187, K. 2021/521, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1187
Karar No
2021/521
Tarih
15 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/1187 K.2021/287
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/1189 K.2021/652
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2019/1192 K.2021/1096
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/1194 K.2021/263
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/1197 K.2021/634
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/1197 K.2021/311

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.