İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/1654 K.2021/1001

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2019/1654Karar2021/1001Tarih1 Temmuz 2021Okuma9 dk · 1.894 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren

Karar tarihi
1 Temmuz 2021
Dosya no
2019/1654
Karar no
2021/1001
Mahkeme
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/04/2019
Dosya numarası
2014/228 Esas - 2019/412 Karar
Dava
İpoteğin Fekki
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.894 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... arasında yapılan 02/12/2008 tarihli distribitörlük sözleşmesi uyarınca ... firmasının doğacak borçlarına karşılık müvekkiline ait İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ...Bölge, ... Sokak, ... Mevkii, ... Pafta, ... Parsel, ... Kat ... ve ...

Kat ... nolu bağımsız bölümler üzerine, ayrı ayrı 200.000'er USD bedelle davalı lehine 1.dereceden ve faizsiz ipotek tesis ettiklerini, söz konusu distribitörlük sözleşmesinin, sözleşmenin 25/6. maddesi çerçevesinde 31/03/2014 tarihinde sona erdiğini ve tüm çabalarına rağmen davalıya ulaşmalarının mümkün olmadığını belirterek, distribütörlük sözleşmesine istinaden kurulan ticari ilişkiden doğan borcun tespiti ile tespit edilecek borç miktarının tespit edilecek ödeme mahalline yatırılmasının ardından belirttikleri taşınmazlar üzerine konulan teminat ipoteklerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 18/04/2019 tarih ve 2014/228 Esas - 2019/412 Karar sayılı kararı ile; " Mahkememizce tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, sözleşme uyarınca lehine ipotek tesis edilen firmanın alacağının olup olmadığı ve varsa miktarına ilişkin mali müşavir bilirkişisinden rapor ve ek raporlar alınmış, alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Sorun; davacının davalı ile dava dışı firma arasında yapılan dispritörlük sözleşmesi uyarınca davalı lehine tesis ettiği ipoteğin terkininin gerekip gerekmediği, sözleşme uyarınca lehine ipotek tesis edilen firmanın alacağının olup olmadığı ve varsa miktarına ilişkin olduğunun tespiti. Dava, taraflar arasında imzalanan 02/12/2008 tarihli distribütörlük sözleşmesine istinaden kurulan ticari ilişkiden doğan borcun tespiti, davaya konu İstanbul Bahçelievler İlçesi, ... Bölge, ...

Sokak, ... Mevkii, ... Pafta, ... parsel, ... nolu Bagımsız taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilen ipoteğin iptali taleplerinden ibaret olup tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, taraflar arasında yapılan 02/12/2008 tarihli distribütörlük sözleşmesi, tapu kayıtları, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına binaen.

Bahçelievler l.Bölge Tapu Sicil Müd.nün 10/12/2009 tarih ... yevmiye nolu resmi senet ile. İstanbul İli Bahçelievler İlçesi, ... Bölge, ... Sokak, ... Mevki, ... pafta, ... parselde kayıtlı zemin kat ... no'lu bağımsız bölümün üzerine, Meskenin tamamı (Davacı) ... adına kayıtlı iken bu defa ... adına ... vekaleten, (Davalı) ...

Ltd Şti’ne 02.12.2008 Distribütörlük sözleşmesi uyarınca (Dava dışı) ... firmasının doğacak borçlarına karşılık 200.000 USD Bedel mukabilinde Teminat ipoteği için ... Ltd.Şti. lehine 1. Derecede, Faizsiz faiz ve F.B.K . süre ile ipotek tesis edildiği, Bahçelievler 1. Bölge Tapu Sicil Müd.nün 10/12/2009 tarih ... yevmiye nolu resmi senet ile. İstanbul İli Bahçelievler İlçesi, ... Bölge, ... Sokak, ...

Mevki, ... pafta, ... parselde kayıtlı kat 6 no'lu bağımsız bölümün üzerine, Meskenin tamamı (Davacı) ... adına kayıtlı iken bu defa ... adına ... Vekaleten, (davalı) ... Ltd.şti.’ne 02.12.2008 distribütörlük sözleşmesi uyarınca (Dava dışı) ... Firmasının doğacak borçlarına karşılık 200.000 USD Bedel mukabilinde Teminat ipoteği için ...

Ltd.şti. lehine 1. Derecede, Faizsiz faiz ve F.B.K . süre ile ipotek tesis edildiği, Dava dışı ... şirketinin Davalı şirkete İpotek Tesisi konusunu oluşturan 02.12.2008 distribütörlük sözleşmesi uyarınca borcu olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup, davacının, ... firması için davalıya vermiş olduğu ipotek limitinin 200.000 USD olduğu dikkate alındığında davalının dava dışı şirketteki alacağının ipotek limitinden fazla çıktığı, ipotek bedelinin alacağı karşılayamadığı, dava dosyasında dava dışı Distrübütörün (...) reklam-pazarlama harcamalarını Davalı tarafa yansıttığı bir fatura da bulunmadığı,

İpoteğin temin ettiği borcun sona ermediği mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporu ile de sabit olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-Davanın reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 02/12/2008 tarihli distribütörlük sözleşmesi ile müvekkili ile Kanada'da faaliyet gösteren ... Firması arasında kurulan ticari ilişkinin ilk yıllarda düzgün bir şekilde devam ettiğini, 2013 yılı başından itibaren müvekkili şirketin, ... Firmasına ürün, yedek parça ve aksesuar tedariki sağlamayı aksatması, gönderdiği çoğu ürünün arızalı ve kusurlu olması, sözleşme ile üstlendiği tanıtım ve reklam giderlerinin % 20'sini ödeme taahhüdünü yerine getirmemesi, üstelik de gönderilen ürün fiyatlarının Kanada'da satılan muadillerine göre yüksek olması nedeni ile ... Firması'nın büyük oranda müşteri kaybederek, davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki nedeni ile zarar görmeye başladığını,

... Firması sahibi ... ve çalışanı ...'ın, arızalı mallar, reklam giderleri ve yüksek fiyatlar konusunda davalı şirket yetkililerini sözlü ve mail aracılığı ile defalarca uyardığını, fakat bu uyarılara davalı şirket yetkililerinin duyarsız kaldıklarını, ...

Firması sahibi ...'nın son olarak ...'a gönderdiği 04/11/2013 tarihli mailinde ( Ek-2 ), bu konulardaki bir kısım sorunlarını ve taleplerini tekrar dile getirdiğini, herhangi bir sonuç alamadığı gibi, anlayamadığı bir şekilde davalı şirket yetkilileri ile bir daha iletişim araçlarının hiç birisi ile iletişim kuramadığını, Bu nedenle Türkiye'ye gelmek zorunda kalan ...

Firması sahibi ...'nın, düştüğü ekonomik sıkıntı nedeni ile üretim faaliyetini sonlandırmış, adresini değiştirmiş ve çalışanlarını işten çıkarmış olan davalı şirkette muhatap olabileceği hiçbir yetkili bulamayınca, görüşme ve işlem yapamadan Kanada'ya geri dönmek zorunda kaldığını, ...

Firması sahibi ...'nın Kanada'ya döndükten sonra, bir süre davalı şirketin aralarında imzalanan distribütörlük sözleşmesinin 25. Maddesi çerçevesinde yazılı bildirimde bulunmasını beklediğini, bu arada neredeyse tüm malları icra kanalı ile haczedilen ve satılan davalı şirketin alacaklılarının dava konusu ipotekleri paraya çevirme girişiminde bulunarak babası ...'yı mağdur edebileceğini düşünerek bu konuda babasını uyardığını, ardından da davalı şirketle hiçbir şekilde iletişim kuramadığı ve karşısında muhatap olacağı kimseyi bulamadığı için,

davalı şirketin sözleşmeye aykırı tutumu nedeni ile yedek parça ve aksesuar garantisi olmayan ve Kanada Yasaları'na göre pazarlaması ve satması imkansız olan mallar ile arızalı ve kusurlu malların bedellerini ve söz konusu malları muhafaza etmek zorunda kalarak uğradığı zararını, % 20'si tarafına ödenmemiş olan reklam ve tanıtım giderlerini, Kanada Yasaları uygun şekilde ...

Noterliği aracılığı ile tespit ettirdiğini, Mahkemenin, davalı şirketin üretim faaliyetini tamamen durdurduğu gerçeğinin göz ardı edilerek. Distribütörlük Sözleşmesi'nin 25.1 maddesinde; " ...

Tarafların sözleşme yükümlülüklerini gerçekleştirmelerini imkansız kılan ve iradeleri dışındaki her türlü başka koşul ve tarafların makul önlemlerle önceden tahmin edemedikleri veya önleyemedikleri koşullar dahil olmak üzere mücbir sebep halinin ( acil durum ) oluşması halinde ... " denilerek yapılan düzenleme çerçevesinde 2014 yılı başlarında üretimini tamamen durduran davalı şirketin, yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeni ile üretim faaliyetlerini sonlandırdığını sözleşmenin 25.3 maddesinde; " Mücbir sebebin oluşması veya sona ermesi halinde, bundan etkilenen taraf derhal diğer tarafı yazılı olarak bilgilendirecektir. " düzenlemesi gereği ...

Firmasına yazılı olarak bildirmesi gerektiğini ve herhangi bir bildirimde bulunmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, Davalı şirketin sözleşmeye aykırı bu tutumu nedeni ile distribütörlük sözleşmesinin 25.4 maddesinde; " İlgili tarafın madde 25.3'e göre zamanında bildirimde bulunmaması veya bulunamaması halinde diğer tarafa bildirimde bulunmama veya geç bildirimde bulunma nedeniyle maruz kalınan kayıpları geri ödemek zorundadır. " düzenlemesi gereği malzeme,

yedek parça ve aksesuar tedariki yapmadığı için Kanada Yasaları'na göre satılması ve pazarlanması mümkün olmayan tüm malları geri almak ve bu mallar nedeni ile doğmuş ve doğacak tüm zararları ... Firması'na ödemek zorunda olduğunu, Ayrıca dosyaya sundukları mail gönderilerinden ...

Firması sahibi ... ve çalışanı ...'ın, arızalı mallar, reklam giderleri ve yüksek fiyatlar konusunda davalı şirket yetkililerini mail aracılığı ile uyarmış olduğunu dikkate almayarak, nihai bir karar oluşturduğunu, Mahkemenin, davalı şirketin 02/12/2008 tarihli distribütörlük sözleşmesine, özellikle de 25.3 ve 25.4 maddelerine aykırı davranması nedeni ile ... Firması'nın uğradığı zararın tespiti için Kanada Yasaları'na uygun olarak düzenlenen ...

Noterliği tarafından tespit edilen veriler çerçevesinde, ... Firması ile davalı şirket arasındaki alacak, borç miktarını tespit etmek ve davalı şirketin alacağı çıkması halinde depo kararı vererek ipoteği fek etmek yerine, müvekkile ait 3 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin her biri üzerine ayrı ayrı konulan 200.000'er Amerikan Doları teminat ipoteği üzerinden, toplamda 400.000 Amerikan Doları olan ipotek bedelini hatalı tespit ederek, " Davacının ...

Firması için davalıya vermiş olduğu ipotek limitinin 200.000 USD olduğu dikkate alındığında davalının dava dışı şirketteki alacağının ipotek limitinden fazla çıktığı, ipotek bedelinin alacağı karşılayamadığı, ... " gerekçesi ile taraflar arasındaki hukuki sorunu çözümsüz bırakacak şekilde davayı reddetmesinin, usul ve esas yasalarına aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, dava dışı firma ile davalı arasında yapılan distribütörlük sözleşmesine istinaden distribütörün borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacı taşınmazları üzerine konulan teminat ipoteklerin fekki istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava dışı ... firması ile davalı arasında yapılan 02/12/2008 tarihli distribitörlük sözleşmesi uyarınca ... firmasının bu sözleşmeden doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere, davacıya ait İstanbul İli Bahçelievler İlçesi ... Sokak ... Mevki ... parselde kayıtlı zemin kat ... no'lu bağımsız bölüm ve İstanbul İli Bahçelievler İlçesi ... Sokak ...

Mevki ... parselde kayıtlı ... no'lu bağımsız bölüm üzerine, 200.000'er USD bedel mukabilinde davalı lehine 1. Derecede, Faizsiz teminat ipoteği tesis edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.

Anılan Yasa'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir.

Davacı tarafça, dava dışı firma ile davalı arasında yapılan distribütörlük sözleşmesinin sona erdiği, davalı tarafça pazarlanan ürünlerin bir kısmında üretim hatası nedeniyle yangın tehlikesi oluştuğundan hatalı ürünlerin iade alınmak, bir kısmında da yedek parça değiştirmek zorunda kalındığı, ayrıca pazarladıkları ürünlerle aynı niteliklere sahip piyasadaki ürünler arasında dikkat çekecek miktarda fiyat farkı olması nedeniyle müşteri kaybı yaşadıkları, bu konularda davalı şirkete ulaşılarak çözüm bulmalarının istenildiği,

davalı şirket yetkilisinin bu malları geri alacağı ve çözüm bulacağını belirtmesine rağmen uzun zamandır kendileri ile iletişim kurulamadığını, davalı şirketin ekonomik olarak zor duruma düştüğü ve ticari faaliyetlerini durduğunu öğrendiklerini belirterek,

distribütörlük sözleşmesine istinaden kurulan ticari ilişkiden doğan borcun tespiti ile tespit edilecek borç miktarının tespit edilecek ödeme mahalline yatırılmasının ardından, belirttikleri taşınmazlar üzerine konulan teminat ipoteklerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava edilmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Davacının, distribütörlük sözleşmesine istinaden kurulan ticari ilişkiden doğan borcun tespiti ile tespit edilecek borç miktarının tespit edilecek ödeme mahalline yatırılmasının ardından,

belirttikleri taşınmazlar üzerine konulan teminat ipoteklerinin iptaline ilişkin talebi incelenip, değerlendirilmeden, ve bu husus gerekçeli kararda da tartışılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının iki adet taşınmazı üzerine konulan ipotek bedellerinin toplamı 400.000 USD olduğu gözden kaçırılarak ipotek bedelinin 200.000 USD olarak kabulü ile gerekçe oluşturulması da usul ve yasaya uygun değildir.

Bu durumda mahkemece, distribütörlük sözleşmesi hükümleri, taraf delilleri ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı firmanın davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise tam miktarı, davacının, tespit edilecek borcun depo edilmesi için karar verilmesi yönündeki talebi de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

28/07/2020 tarih 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 Kanun No'lu 22/07/2020 kabul tarihli Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 35. mad. uyarınca.

"6) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekillinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2019 tarih ve 2014/228 Esas - 2019/412 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

4-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/07/2021 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/1654, K. 2021/1001, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1654
Karar No
2021/1001
Tarih
1 Temmuz 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/1659 K.2021/1295
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/1660 K.2021/1296
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/1664 K.2021/1002
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/1667 K.2021/1003
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/1673 K.2021/1285
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2019/1675 K.2021/999

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.