İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/2487 K.2021/1831

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2019/2487Karar2021/1831Tarih15 Aralık 2021Okuma10 dk · 2.077 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren

Karar tarihi
15 Aralık 2021
Dosya no
2019/2487
Karar no
2021/1831
Mahkeme
BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/12/2018
Dosya numarası
2017/1163 Esas - 2018/1323 Karar
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.077 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; cam kalıbı pazarında faaliyet gösteren müvekkil şirketin, bu ürünleri yerli sermaye ile yurt içinde üreterek, yurtdışına ihra- cını gerçekleştirdiğini, üretimde son derece titiz davranması nedeniyle yurtdışı pazarındaki müşte- rilerine Türkiye markalı ürünlere karşı güven kazandırdığını, bu doğrultuda ihraç ürününde kullanmak amacıyla-talep edilen ölçü ve adetler için yeterli stoğunun mevcut olduğunun bevan edilmesi üzerine- davalıdan "R7141H" kodlu malzemeden yuv.

110* 294 mm karbon ölçülerinde” Grafit Karbon Blok" alımı hususunda mutabakata varıldığını, şirket yetkilisi ...'ın 21/09/2016 tarihli e-posta iletisinde siparişi teyit ettiğini ve işleme aldıklarını müvekkili şirkete bildirdiğini, neticede kurumsal e-postalar yoluyla yapılan teklif ve kabul süreçleri sonucunda, müvekkili şirket nezdinde ticari olarak güvenilir bir profil çizen davalı şirketten adedi 165 €'dan 20 adet ürün satın alındığını, daha sonra mü- vekkil şirketçe söz konusu 20 grafit blokdan 18 adedi kullanılmak suretiyle finisör cam kalıplar üre- tilerek,

yurtdışında ikame edilen dava dışı üçüncü şahıs ... isimli Slovenya merkezli şirkete “blowmould insert” ürün ismiyle teklif edildiğini ve ilgili ürünlerin 20/10/2016 tari- hinde de ihraç edildiğini, 08/12/2016 tarihinde, müvekkilinin ihracat yaptığı dava dışı üçüncü şahıs şirketin, müvekkili şirkete gönderdiği bilgilendirme e-postasında "ihraç edilen malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen üretimlerde sorunların yaşandığını" belirttiğini ve ilgili malzemelerin kalitesiyle ilgili sertifikaların derhal gönderilmesini talep ettiğini, ayrıca müvekkilinin ihraç ettiği malzemenin kontrolü için,

alanında uzman olarak bilinen ve tesadüfen davalı şirketin de distribütörlüğünü yap- makta olan dava dışı Almanya merkezli ... adlı uluslararası şirkete başvur- duğunu ve malzemenin bir numunesini gerekli incelemeler için gönderdiğini, incelemeler sonucunda ilgili ürünün hammaddesinin, talep edilen ... kodlu malzeme olmadığını, aksine ilgili malzemenin muadili olan ...7140IT kod türünde olduğunun belirtildiğini, iki hammaddenin içerik olarak karşılaştırılmasının ayrıntılı olarak açılandığını, yani tarafların mutabık kalmasına rağmen,

davalı şir- ketin sipariş edilen ürün yerine başka bir ürünü göndererek açık bir şekilde müvekkilini kandırdığını, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, olayların ortaya çıkmasını takiben karşı taraf yanlış hammadde sattığını "yazılı şekilde" açıkça ikrar ettiğini, üstüne üstlük bu durumu trajikomik bir şekilde normalmiş gibi addederek kabullenmelerini beklediğini-asla kabul anlamına gelmemekle birlikte -kendilerine satılan ürün kaliteli olsa dahi davalı şirketten talep edilen kod.

Numaralı ürün olmadığını, formülasyonların tamamen farklı olduğunu,üretim sürecinde sorun yaratmasının son derece olağan olduğunu, kaldıki uyuşmazlığın hammaddenin kalitesinden değil başlı başına talep edilen malzemeden farklı bir ürünün gönderilmesinden kaynaklandığını, davalı şirketin neden olduğu ticari fiyasko neticesinde müvekkili şirketin ihracat piyasasında ticari itibar kaybına uğradığını, ekonominin ve ihracaatın zor olduğu bu dönemde, davalının yalancılığı sebebi ile Türk yapımı malların güvenilirliğinin de tartışmaya açıldığını ,

müvekkilinin onarılamaz bir manevi zarara uğradığını beyanla davacı şirket lehine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle, davacının iddialarını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Kişilik Haklarının zedelenmesi" başlığı altında düzenlenen 58. maddesinin ilgili hükmüne dayandırdığını, her ikisi de tacir olan taraflar arasında, TBK.'nun 209. vd. maddeleri ilgili hükümleri anlamında bir "Taşınır Satım Sözleşmesi"nin kurulduğunun ihtilafsız olduğunu, davacının işbu sözleşme kapsamında 23/09/2016 tanzim tarihli "İrsaliyeli Fatura" ile kendisine "ayıplı mal" teslim edildiği iddiasında bulunduğunu,

söz konusu "İrsaliyeli Fatura" üzerinde "ürün adı" olarak "110 x294 mm Grafit Blok" ibaresi yer aldığını, fatura kapsamında teslim edilecek ürünün cinsi yönünden ... - ... adı altında herhangi bir ayrım yer almadığını, ekte sunulan uzman görüşünden de anlaşılacağı üzere ... ve ... kodlu özel grafit ürünlerinin cam ürün- lerin imalatı için kalıp yapımında tavsiye edilen ürün olduğunu,

... ve ... kodlu ürünlerin üretici firmadan temin edilen dokümanlarından kullanım alanları ve özellikleri üzerinde yapılan inceleme ve ürünlerin karşılaştırılması sonucunda her iki ürünün de uygulama alanı olarak cam kalıplama için uygun olduğu ve önerildiğinin özellikle görüldüğünü, üretici firma durumundaki ...'dan müvekkil şirkete gönderilen ... imzalı yazıda, bahse konu ürünlerin gerek üretici firma tarafından gerekse de cam ürünleri imalatçıları ile yapılan inceleme sonuçları dikkate alındığında her iki kodlu ürünün de cam kalıplamada kullanılabileceğinin teyit edildiğini,

buna ek olarak her iki ürünün tipik özellikleri karşılaştırıldığında, her iki ürünün de aynı ortalama tanecik boyutu, görünür yoğunluk, ortalama gözenek boyutu, esneme mukavemeti, sıkıştırma mukavemeti ve kül değeri' ne sahip olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin % 100 yerli sermaye ile kurulmuş , dava konusu edilen "grafit ürünü" alanında 50 yılı aşkın süredir sanayi üretimi ve ihracat yapan ve çok zor piyasa şartlarında bugüne kadar emin adımlarla gelebilmiş bir Anonim Ortaklık olduğunu, bu yapıdaki bir şirket hakkında dava dilekçesinde, maksadını aşan,

son derece rencide edici bir dizi ifadelerin kullanıldığını,davalı müvekkilinin gerek piyasa itibarı ve gerekse de şirket tüzel kişiliğine yönelik kişilik haklarının bu suretle zedelenmesi durumunda her tür ve derecedeki yasal haklarını sonuna kadar kullanmak iradesinde olduğunu, dava konusu ürünlerin "İrsaliyeli Fatura" kapsamında 23/09/2016 tarihinde davacı tarafından teslim alındığını, fatura içeriğine "sekiz gün içinde" davacı tarafça herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, davacı /alıcının,

23/09/2016 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim aldığını bildirdiği 20 adet ürün yönünden "iki ve/veya sekiz günlük" yasal süreler içinde teslim aldığı ürünler üzerinde "muayene ve ihbar külfetini" yerine getirmediğini, kendi beyanına göre 20 grafit karbon bloktan 18 adedini "finisör cam kalıp üretimi"nde kullandığını ve imal ettiği "finisör cam kalıpları" daha sonra dava dışı üçüncü bir kişiye sattığını, bahse konu ürünlerin imalatta kullanıl- masında,

kullanılan özel grafitin özelliklerinin yanı sıra kalıp tasarımı ve yüzey işleme kalitesi ve proses parametreleri ( kalıba verilen su miktarı vs.) doğru üretim yapılabilmesi için etkili olduğundan seri üretime geçilmeden önce deneme üretimi yapılarak cam ürünlerin kalitesinin değerlendirilip kontrol edildikten sonra seri üretime geçilmesi gerektiğini, bir Limited Ortaklık olan davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 18-(1) ve (2).

Fıkraları ilgili hükümleri gereğince ticaretine ait bütün faaliyet- lerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, davacı/alıcının işbu yükümünü yerine getirmediği gibi R7140H, R7141H kodlu ürünlerin teknik niteliklerini teslim anında gayet iyi bildiğini, davacının müvekkil şirket personelince yürütülen e-posta yazışmalarına farklı anlamlar yüklediğini, 6098 sayılı TBK.'nun 58. Maddesi ilgili hükmü kapsamında; "kişilik haklarının ve ticari itibarının ağır bir şekilde zedelendiği" yönünde hiçbir somut delil getiremediğini, sadece bir dizi soyut nitelemelerde bulunduğunu beyanla davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 18/12/2018 tarih ve 2017/1163 Esas - 2018/1323 Karar sayılı kararı ile; " ....Her ne kadar davacı vekili, davalının sipariş verilen ürün yerine başka bir ürün teslim ederek ayıplı ifada bulunduğunu, imalatta kullanılan bu ürünün müşteri şikayetleri nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarını zedelediğinden bahisle manevi tazminat talep etmiş ve yapılan yargılama sonunda davalının davacı tarafa sipariş verilen ... tipi grafit malzeme yerine ... kodlu malzemeye gönderdiği,

bu şekilde davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ayıplı ifada bulunduğu anlaşılmış ise de ,sadece sözleşmeye aykırılığın manevi tazminat takdiri için yeterle sayılamayacağı, davacının manevi tazminat isteğine temel teşkil eden yurt dışındaki müşterilerinin şikayetlerinin sadece davalı tarafından temin edilen ve kalıp imalatında kullanılan ... kodlu malzemeye bağlanamayacağı, cam üretiminde kullanılan kalıpların maruz kaldığı ortam ve uygulama pratiklerinin çok daha etkili olduğu tespit edilmiş, davacının ne şekilde itibar kaybına ve manevi zarara uğradığına ,

davalı tarafın sözleşmeye aykırı fiili ile zarar arasında ne şekilde illiyet bağı bulunduğuna dair delil sunulamadığından davanın reddine karar verilmiş,aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleri ile; " 1-DAVANIN REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ilaveten.

Davadaki uyuşmazlığın konusu, sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir malın davalı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilmesi iken, mahkemenin söz konusu uyuşmazlığı "ayıplı mal teslimi" olarak nitelendirilmesi ve buna göre davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalı şirketin açıkça hileli ifasının bir sonucu olan hukuka aykırı fiili nedeniyle müşterileri nezdinde ticari itibarı zarar gören müvekkili şirketin zararının ispatlanamadığı ve hukuka aykırı fiil ile manevi zarar arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin,

davalı şirketten cam kalıp üretmek amacıyla 20 adet ... kodlu grafit karbon blok sipariş ettiğini, davalı şirketten aldığı 20 grafit karbon bloktan 18 tanesini kullanarak üretmiş olduğu cam kalıpların, dava dışı üçüncü şahıs şirket olan Slovenya merkezli ... unvanlı şirkete ihracını gerçekleştirdiğini, kakat ürünleri satın alan dava dışı üçüncü şahıs şirketin ihraç edilen malzemeler kullanılarak gerçekleştirilen üretimlerde sorunların yaşandığını belirlediğini ve bizzat yaptığı araştırmalar sonucunda kullanılan grafit karbonların ... değil ... kodlu hammaddeler olduğunu ortaya çıkardığını, Bunun üzerine davalı şirketle iletişime geçildiğini,

davalı şirketin ... kodlu grafit karbon blokların stokta bulunmadığını, bu sebeple ... kodlu malzemelerin gönderildiğini söylediğini, davalı şirket yetkililerinin basiretli bir tacir gibi davranmayarak ve müvekkili şirketi bilgilendirmeksizin ve onay almaksızın ... kodlu ürünlerin yerine ... kodlu ürünleri gönderdiğini, hile ile sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir ürün gönderimi söz konusu olup ayıplı mal teslimi ile bir ilgisinin bulunmadığını, mahkemenin yanılgıya düştüğünü, ayıp hükümlerinin uygulanabilmesi için satış sözleşmesine konu ürünün belirtilen nitelikleri arz etmemesi gerektiğini,

bu nedenle somut durumda ayıp hükümlerinin uygulanamayacağını, Müvekkil şirketin, davalı şirketin kararlaştırılandan farklı bir ürün gönderdiğini dava dışı üçüncü şahıs şirketten öğrendiğini, müşterisi nezdinde küçük duruma düştüğünü, ticari kaybının yanı sıra ticari itibarının zedelendiğini ve manevi zarara uğradığını, dava dışı üçüncü şahıs şirketin, malzemelerin kalitesine ilişkin sertifikaların derhal gönderilmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin dava dışı üçüncü şahıs şirkete yapmış olduğu teklifte davalı şirketin hileli ifasını bilmediğinden ... kodlu malzemenin kullanıldığını bildirdiğini, üçüncü şahıs şirketin,

malzemelerin kalite kontrolü için alanında uzman ve tesadüfen davalı şirketin de distribütörlüğünü yapmakta olan dava dışı Almanya merkezli üretici firman ... şirketine başvurduğunu ve malzemeden bir numune gönderdiğini, yapılan araştırmalar sonucunda ürünün hammaddesinin ... kodlu malzeme değil ... kodlu malzeme olduğu ve iki ürün arasında ciddi farklılıkların bulunduğu hususlarının ortaya çıktığını, Ticari hayatta güven ilişkisinin en önemli husus olmakla bilikte şirketlerin de müşterileri nezdinde oluşturdukları güvenin onların ticari itibarlarının en önemli unsuru olduğunu,

somut duruma bakıldığında davalı şirketin hileli davranışı neticesinde müvekkili şirketin, ticari ilişki içerisinde bulunduğu dava dışı üçüncü şahıs şirket nezdinde küçük duruma düştüğünü; yıllardır sağladığı güven ilişkisinin zedelendiğini, ki dava dışı üçüncü şahıs şirketin artık müvekkil ile iş yapmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu malın ayıplı olduğu düşünüldüğünde dahi, üretici Alman firmasının iki ürün arasındaki önemli farklılıkları belirten e- postadan da görülebileceği üzere üretimdeki hatanın sebebinin ... kodlu hammadde olduğunu,

e-postasında iki ürün arasındaki farklılıkların neler olduğu ve bu farklılıkların üretimde ciddi sorunlar yaratabileceğinin belirtildiğini, e - postada özellikle ... kodlu ürünün ... kodlu üründen daha iyi su tuttuğunu, kalıbın su tutmasının da bu proses için hayati öneme sahip olduğunun belirtildiğini, fakat hem bilirkişi hem de mahkemenin, üretici firmanın e-postasını değil;

davalının almış olduğu mütalaa raporunu esas almasının hukuka aykırı olduğunu, üretimdeki hatanın sebebinin ... kodlu malzeme olup ayıplı olduğunun kabul edildiği ihtimalde de müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesine neden olan fiilin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir ürün tesliminden kaynaklanan manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı tarafça, davalı şirketten cam kalıpların üretiminde kullanılmak üzere "..." kodlu malzemeden 20 adet Grafit Karbon Blok sipariş edildiği, bu sipariş üzerine davalı şirketin davacıya "..." kodlu malzemeyi gönderdiği sabittir. Davacı tarafça, sipariş edilenden farklı ürün gönderilmesi nedeniyle davacı şirketin kendi müşterisi nezdinde ticari itibarının sarsıldığı ileri sürülerek manevi tazminat talep edilmektedir.

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, davacı tarafça sipariş edilen üründen farklı bir ürün teslim edilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının yurt dışındaki müşterisinin şikayetinin, sadece davalı tarafından temin edilen ve kalıp imalatında kullanılan ... kodlu malzemeye bağlanamayacağı, cam üretiminde kullanılan kalıpların maruz kaldığı ortam ve uygulama pratiklerinin çok daha etkili olduğunun tespit edildiği,

ayrıca sadece sözleşmeye aykırılık manevi tazminat için yeterli olmayıp, dosya kapsamı ile davacının, farklı ürün gönderimi nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ve zararını ispatlayamadığı, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30.TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 44,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansı varsa avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/2487, K. 2021/1831, 15 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2487
Karar No
2021/1831
Tarih
15 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/2493 K.2021/1847
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/2500 K.2021/1806
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/2501 K.2021/1832
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/2503 K.2021/1818
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2019/2505 K.2021/1733
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/2509 K.2021/1819

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.