İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2019/74 K.2020/1174

İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2019/74Karar2020/1174Tarih22 Ekim 2020Okuma9 dk · 1.895 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ekim 2020
Dosya no
2019/74
Karar no
2020/1174
İncelenen dosyanın mahkeme
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/06/2017
Dosya numarası
2016/744 Esas - 2017/799 Karar
Dava
Sözleşmenin Feshi/Bedel İadesi ve Menfi Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.895 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 150.000 TL karşılığında davalının 2 yıldır işlettiği ... isimli iş yerini devraldıklarını, ayrıca devir tarihinde davalıdan 50.000 TL'lik mal alımında bulunduklarını, devir öncesinde 06.12.2014 tarihinde müvekkillerinden ...'in 75.000 TL, ...n'ın 10.000 TL olmak üzere toplam 85.000 TL ön ödeme yaptıklarını, daha sonra ...

2015 Ocak ayında elden 25000 TL ve 10000 TL ödeme yaptığını, bu şekilde yapılan ödemelerin toplamının 120000 TL'ye ulaştığını, devir parasından kalan 30.000 TL ve müvekkillerince mal alımı için 50.000 TL'lik bedel (medikal ürünler için) için 20 Ocak 2015 tarihi itibari ile 10.000 TL'lik 8 adet senet imzalandığını ve bu senetlerin ödendiğini, 2015 Ocak ayında 20.000 TL'lik ürün alımı yapacakları için 5.000 TL tutarında 4 adet senet imzalandığını, ürünlerin iade edilmesine rağmen senetlerin davalı tarafça iade edilmediğini,

müvekkilleri ile davalı arasındaki anlaşmada davalının dükkanı tüm müşteri ve hasta kayıtları ile müvekkillerine devretmesi ve yakın lokasyonda medikal market açmaması konusunda anlaşıldığını, buna rağmen davalının iş yeri devri sonrasında müvekkillerinden ... tabelasını kaldırmasını istediğini, daha sonra davalının hastalarına/müşterilerine taşındık yeni adresimiz burasıdır diye bilgilendirme mailleri atarak yeni açtığı medikal marketin irtibat bilgilerini verdiğini, davalının müvekkillerine ait medikal marketin yakınlarında yeni iş yeri açarak aktif satışa başladığını,

taraflar arasındaki anlaşma kurallarına uyulmadığından müvekkillerinin 4 aydır zarar gördüğünü, müvekkillerinin 02/01/2015 tarihinde 150,000 TL karşılığında davalının 2 yıldır işlettiği ...

Medikal''i devraldıklarını, kendi arasındaki iç ilişkisinin adi ortaklık olduğunu, müvekkillerine devredilen iş yerindeki mobilya ve diğer malzemelerin bedelleri konusunda davalının müvekkillerini hukuken yanılttığını, bu bedelin 40.000 TL olduğunu, 110000 TL bedelin ise hava parası adı altında alındığını belirttiğini, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/134 Değişik İş esas sayılı dosyasında ürünlerin bedelinin 18.760 TL olduğunun tespit edildiğini, ayrıca işletmenin bulunduğu ve kendisine kiralanan taşınmazı davalının, taşınmaz malikinden izin almaksızın müvekkillerine devrettiğini,

müvekkillerine yönelik hilenin söz konusu olduğunu belirterek, ıslah edilmek kaydıyla müvekkillerince ödenen 150.000 TL bedelin sebepsiz zenginleşme, hile gerekçeleriyle ödeme tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, delil tespiti dosyasında tespiti yapılan ürünlerin davalıya müvekkillerince teslimine, 20.000 TL bedelli toplam 4 adet bono kapsamında borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

müvekkilinin uzun yıllardır sağlık sektöründe ticari faaliyet sürdürdüğünü, davacılardan ...'nın müvekkilinin yanında sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin 2 yıldır işletmiş olduğu medikal malzeme satan işletmesinin, taraflar arasında yapılan görüşme neticesinde 150.000,00 TL'ye davacılara devredilmesi hususunda anlaşmaya varılarak devredildiğini, tarafların özgür iradeleri kapsamında akdedilen sözeşme konusu edimlerin taraflarca yerine getirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece Mahkemesi 08/06/2017 tarih 2016/744 Esas - 2017/799 Karar sayılı kararında;"...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında görülen dava davalı tarafından işletilen ticari işletmenin davacılar tarafından satın alınması sebebiyle davalıya ödenen satış bedelinin istirdatı, ve yine bu satış bedeli nedeniyle düzenlenen senetler sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit ve istirdat davasıdır.

Davacı tarafça hata ve hile sebebine dayanılmıştır. Davacılar bir ticari işletmeyi kendi adlarına işletmek amacıyla satın alan tacir sıfatını haiz kişilerdir. TTK.'nın 12. Maddesi uyarınca bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denmektedir. Yine tacir olmanın hükümleri arasında düzenlenen TTK.'nın 18/2 maddesi uyarınca her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmek zorundadır.

Sözkonusu basiretli davranma yükümlülüğü hem sözleşmenin kurulması sırasında, hemde sözleşmenin ifası sırasında bulunması gereken bir yükümlülük ve sorumluluktur.

TTK.'nın 23. Maddesinde; tacirler arasındaki ticari satış ve mal değişimlerinin malı alan tacirin malın ayıplı olduğu açıkça anlaşılıyor ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerekli olduğu, malın ayıplı olduğunun açıkça belli değilse de alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde inceleme veya incelettirmekle, bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK.'nın 223. maddesinin 2. Fıkrasının uygulanacağının düzenlendiği,

taraflar arasındaki satış işleminin ve sözleşmenin dava dilekçesine göre 06/12/2014 tarihinde kurulduğu, tacir sıfatına haiz davacıların ticari işletmenin sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığı yönündeki iddialarının (ayıp) TTK.'nın 23. Maddesi uyarınca en geç 8 gün içinde incelemek ve süre içerisinde davalıya ihbar yükümlülüğünün bulunduğu, yine Borçlar kanunun 39. Maddesinde; yanılma veya aldatma sebebiyle irade bozukluğu altında bulunan şahsın bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılacağının düzenlendiği,

bu bağlamda davacıların sözleşme tarihi olan 06/12/2014 tarihinden itibaren en geç 8 gün içerisinde yani 14/12/2014 tarihine kadar işletmeyi kontrol mükellefiyetinin bulunduğu ve bu tarihten itibaren en geç 1 yıl içerisinde hataya dayalı ve irade bozukluklarına dayalı bildirimde bulunması yada dava açması gerektiği, davacıların dava tarihinden önce bu yönde yaptıkları bir bildirim bulunmadıkları gibi davayıda 1 yıllık hak düşürücü süre sonu olan 14/12/2015 tarihinden sonra 30/12/2015 tarihinde açtıkları, bu nedenle hak düşürücüsü süre içerisinde açılmayan davanın reddi gerekmiş... " gerekçeleri ile.

"1-Davacının davasının hakdüşürücü süre içerisinde açmaması nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden ve reddedilen dava değeri itibariyle maktu vekalet ücretinden aşağı bir ücret takdir edilemeyeceğinden 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı vekiline verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili ve davalı katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesince eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, dava dilekçesinde 02/01/2015 tarihinde işletmenin devir alındığının belirtilmesine rağmen mahkemece ödenen bedellerin tarihinin baz alınarak karar verildiğini, davanın, devir tarihi olan 02/01/2015 tarihinden itibaren 1 yıl geçmeden 30/12/2015 tarihinde açıldığını, Ödemenin mal alım satımı yerine işletmenin devri nedeniyle yapıldığını, müvekkillerinin tacir olmadığını, müvekkillerinin ticari işletmeyi aktifi ve pasifi ile devralmadıklarını, TTK 23. maddesinin uygulanma durumunun söz konusu olmadığını,

dava dosyasında haksız rekabet, hile hali, müşteri bilgilerinin alınması durumunun söz konusu olduğunu, yanlar arasındaki şifahi anlaşmanın emtia alınmasına ilişkin bulunmadığını, İşin mahiyeti gereğince müvekkillerinin işyerine yakın bir yerde işyeri açan ve bu şekilde haksız rekabete girişen davalının eylemlerinin 8 gün içinde öğrenilmesi ve /veya müvekkillerine ait olması gereken hastaların davalının işyerlerinin gitmesinin öğrenilmesinin ( bu sürede ) hukuken mümkün olmadığını, Dava dilekçesinin sadece hile unsuruna dayanılmayıp, davalının haksız rekabet eyleminde bulunduğundan da bahsedildiğini,

gerek haksız rekabet gerekse sebepsiz zenginleşme kapsamında zamanaşımı süresinin sona ermediğini belirterek, İlk derece mahkeme kararının bozularak, müvekkilleri lehine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari bir işletmenin işletme hakkının devrine ilişkin sözleşmenin, sözleşmeye aykırılık nedeniyle feshi ile ödenen satış bedelinin istirdatı ve mal alımı karşılığı verilen bonolardan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dava dilekçesinde, davacıların 150.000 TL karşılığında davalının işlettiği ... isimli iş yerinin davalıdan devralındığı, ayrıca devir tarihinde davalıdan 50.000 TL'lik medikal ürün alımında bulundukları, devir bedeli ve medikal ürün bedellerinin ödendiği, bilahare davalıdan 20.000 TL'lik ürün alımı yapacakları için 5.000 TL tutarında 4 adet senet verildiği, ürünlerin iade edilmesine rağmen senetlerin davalı tarafça iade edilmediği, davalının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak davacılara ait medikal marketin yakınlarında yeni iş yeri açarak aktif satışa başladığı, ... tabelasını davacıların kullanmasına izin vermediği,

davalının hastalarına/müşterilerine "taşındık yeni adresimiz burasıdır" diye bilgilendirme mailleri atarak yeni açtığı medikal marketin irtibat bilgilerini verdiği, bu şekilde davacıları zarara uğrattığı, davacılara devredilen iş yerindeki mobilya ve diğer malzemelerin bedelleri 18.760,00 TL olmasına rağmen davalının bunlara karşılık 40.000,00 TL aldığı, 110.000,00 TL'yi de hava parası olarak aldığı belirtilerek, devir nedeniyle ödenen bedelin tahsili ile, iade edilen ürünler için verilen bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

14/02/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında "Uyuşmazlığın işletmenin devri sözleşmesine aykırılık nedeniyle davalıya yapıldığı iddia edilen 150.000 TL nin ve davalıdan ürün satın alınmak üzere verildiği iddia edilen 4 adet 5.000 TL bedelli senetlerin ürünler teslim edilmediğinden iadesi istemine ilişkin olduğuna " şeklinde uyuşmazlığın tespit edildiği, duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin de imzasının alındığı görülmektedir.

6100 sayılı HMK’nın 137. maddesinde, ön incelemenin kapsamı, HMK’nın 140. maddesinde ise, ön inceleme duruşması düzenlenmiştir. HMK’nın 140/3. maddesinde “Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları taktirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır.

Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Mahkemece, TTK.'nın 23. maddesi uyarınca davacıların sözleşme tarihi olan 06/12/2014 tarihinden itibaren en geç 8 gün içerisinde yani 14/12/2014 tarihine kadar işletmeyi kontrol mükellefiyetinin bulunduğu ve bu tarihten itibaren en geç 1 yıl içerisinde hataya dayalı ve irade bozukluklarına dayalı bildirimde bulunması ya da dava açması gerektiği, davacıların dava tarihinden önce bu yönde yaptıkları bir bildirim bulunmadığı gibi davayı da 1 yıllık hak düşürücü süre sonu olan 14/12/2015 tarihinden sonra 30/12/2015 tarihinde açtıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan hukuki niteleme,

değerlendirme ve varılan sonucun dosya kapsamına, tarafların beyanlarına, usul ve yasaya uygun olmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, ayrıca HMK'nın 140/3. maddesinde düzenlenen, tahkikatın, ön incelemede tespit edilen uyuşmazlık konularını esas alarak yürütüleceğine dair amir hükmüne de aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme yapmak ise mahkemeye aittir.

Dava dilekçesindeki anlatımdan ve taraf beyanlarından, davalıya ait ... isimli ticari işletmenin işletme hakkının bedeli karşılığında davacılara devredildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla "Ticari satış ve mal değişimi" başlıklı TTK'nın 23. maddesinin olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.

Yine mahkemece taraflar arasındaki sözleşme tarihi 06/12/2014 olarak kabul edilerek davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı belirtilmiş ise de, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunduğunun ileri sürülmediği, dava dilekçesinde sözleşme tarihinin 02/01/2015 olarak belirtildiği, mahkemece 1 yıllık sürenin hesabına başlanıldığı 06/12/2014 tarihinin ise dava dilekçesinde, davacılar tarafından sözleşmeden önce davalıya yapılan ön ödeme tarihi olduğunun bildirildiği, davanın 30/12/2015 tarihinde açıldığı nazara alındığında, kabule göre de yapılan tespit ve süre hesabının hatalı olduğu anlaşılmaktadır.

HMK'nın "Hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-c) maddesinde hükmün "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri." 297/2 maddesinde ise "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesinin yer almaktadır.

Mahkemece davacıların işletme devrine ilişkin talepleri hakkında yukarıda yazılı karar verilmiş ise de, davacıların bonolara ilişkin menfi tespit talepleri hakkında gerekçede değerlendirme de yapılarak bir karar verilmemesi HMK'nın 297. madde hükmüne aykırıdır. Bu hali ile, mahkemece taraf delilleri toplanılarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.

Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. Davacıların istinaf başvurularının KABULÜ ile.

1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 08/06/2017 tarih ve 2016/744 Esas - 2017/799 Karar sayılı kararının HMK' nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan 85,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 31,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

4-Artan gider avansı olması halinde davacılara iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/10/2020 tarihinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/74, K. 2020/1174, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/74
Karar No
2020/1174
Tarih
22 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/76 K.2020/496
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/77 K.2020/457
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/77 K.2020/221
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/78 K.2020/493
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/78 K.2020/639
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/78 K.2020/414

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.