İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/1131 K.2022/1193

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2020/1131Karar2022/1193Tarih15 Eylül 2022Okuma10 dk · 1.918 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

Karar tarihi
15 Eylül 2022
Dosya no
2020/1131
Karar no
2022/1193
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/02/2020
Numarası
2018/111 Esas 2020/44 Karar
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.918 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... San. Tic. A. Ş.'nin Çin'den ithal ettiği cepli torba filtre emtiasının teminat altına alındığını, emtia taşıma işinin ...

A.Ş. tarafından üstlenildiğini, ...'ın alt taşıyan olduğunu, alt taşıyan olarak ... numaralı konşimentoyu düzenlediğini, ...'c gönderilen rücu yazısına verilen cevaba göre ...'nin fiili taşıyan olduğunu, ... numaralı ana konşimentonun ... tarafından düzenlendiğini ancak konşimentonun dosyada ve müvekkilinde bulunmadığını, emtianın ... nolu konteynerde taşındığını, ürünlerin sigortalı deposuna geldiği 27.12.2016 tarihinde bazı ürünlerin ıslanarak hasarlandığının tespit edildiğini ve tutanak tutulduğunu, tutanakta hasarlı ürünlerin listesinin çıkarıldığını, bu listeye göre 2.560 Kg, 22 bobin ürünün hasarlı olduğu,

sigortalının talebi üzerine 18.01.2017 tarihinde 7.946,50 TL + 794,65 TL = 8.741,15 TL sigorta tazminatı ödendiğini ve temlikname alındığını, böylece TTK m. 1472/1 ve TBK m. 183 gereği davacı sıfatının elde edildiğini, DHL'e 25.01.2017 ve diğer davalılara 21.02.2017 tarihinde rücu yazılarının gönderildiğini, ...'nin 17.02.2017 tarihli yazıda taşıyan sıfatının ve sorumluluklarının bulunmadığını iddia ve fiili taşıyanın ... olduğunu beyan ettiğini, ...'a rücu edilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, alacağın tahsil edilememesi nedeniyle Bakırköy ...İcra Müdürlüğü ...

E sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçluların yasal sürede itirazları nedeniyle icra takibinin durduğunu, 8.741,15 TL asıl alacağa tazminatın ödendiği 18.01.2017 tarihinden, icra takibi olan 01.08.2017 tarihine kadar avans faizi işletilerek asıl alacak ile beraber 452,98 TL'nin de talep edildiğini belirterek, davalıların icra takibine itirazlarının iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...

Ltd'e İzafeten ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, davacının aktif husumet sahibi olmadığı ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı iddiaları ile usul yönünden itiraz edildiğini, davanın ...'ye izafeten ...

A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, dava konusu konteyner yüklemesinin gönderen tarafından yapıldığını ve mühürlendiğini, hasarın hangi aşamada ve nerede meydana geldiğinin ispata muhtaç olduğunu, yüklemesi ve istifi satıcı tarafından yapılan konteyner taşımasında iddia olunan hasar nedeninin ambalaj yetersizliği veya özensiz yükleme olduğunu, 22 bobin hasarının resmi bir eksper ataması yapılarak tespit edilmediğini, hasarın neye göre hesaplandığının, gerçekte zıya durumu olup olmadığının belli olmadığını, TTK m. 1185 uyarınca ihbarın süresinde yapılmadığını, sovtaj yazışmaları olarak bir takım e-posta yazışmalarının sunulduğunu,

zarar gören emtianın kaçının sovtaja tabi tutulduğu ve hangi firma tarafından ödendiğinin belli olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...

Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; usule dair yetki, aktif ve pasif husumet itirazlarının olduğunu, esasa dair davacının sigortalısına lütuf ödemesi yapıp yapmadığının tespitinin gerektiğini, hasar tespitinin yetkilendirilmiş bir eksper tarafından yapılmadığını, zararın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin ispat olunmadığını, süresi içinde ihbar yapılmadığını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'ye İzafeten ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve ...

A.Ş.'nin taşıyan sıfatına haiz olmadıklarını, ... isimli geminin maliki veya işleteni olmamaları nedeniyle taşıyan sıfatında bulunmadıklarını ve fiili taşıyan olmadıklarını, yüklerin taşınması işinde aracılık etmediklerini, tuzlu su hasarı dışındaki ıslanma hasarlarının sigorta kapsamında bulunmadığını, uğranılan zarar ve mal bedelinin eksiksiz ödediğinin ispatı gerektiğini, hasarın meydana geldiği yerin belli olmaması ve TTK. m.1185 gereğince usulüne uygun ihbar yapılmaması nedenleriyle aleyhe açılan davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 11/02/2020 tarih 2018/111 Esas 2020/44 Karar sayılı kararında; "...Deniz taşıması açısından hasarın ihbar külfeti TT 1185. Maddede düzenlenmiştir. TTK 1185 maddesi gereği "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir.

İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. Eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur.

Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlenmesi mevcuttur.

Davacı tarafından 25/01/2017 tarihinde 1 numaralı Davalıya, 21/02/2017 tarihinde diğer davalılara gönderilen rücu ihtarları ile dava konusu konteynerin, kara nakliyecisi şoför ile alıcının depo ve operasyon sorumlusu tarafından teslimde düzenlenmiş ve imza altına alınmış 27/12/2016 tarihli tutanak hasar ihbarı bakımından önem taşımakla birlikte, 27/12/2016 tarihli tutanak incelendiğinde tutanakta "konteynerin su aldığı ve ıslaklık hasarı olduğu" ibaresinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Tutanak ekindeki fotoğraflardan konteyner içerisinden çekilen fotoğrafta konteynerdeki delik ve bu delikten sızan ışık açıkça belli olmakla birlikte diğer ihtarnameler 27/12/2016 tarihli tutanaktan 1 numaralı davalıya yaklaşık 1 ay, diğer davalılara ise yaklaşık 2 ay sonra gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu belgeler kapsamında usule uygun bir hasar ihbarının dosya kapsamında bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir.

Zira kara nakliyesi şoförünün davalıların ifa yardımcısı olarak kabul edilebilecek herhangi bir somut delil dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle taşıyanlara TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir.

İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.

Her ne kadar 27/12/2016 tarihli tutanak ile ekinde bulunan fotoğraflarda konteynerdaki delik ve delik altında bulunan emtiaların ıslandığı belirtilmişse de; tahliye sırasında konteynerin hasarlı olduğuna dair bir kaydın dosya içerisinde bulunmadığı (interchange report) anlaşılmıştır.

Hasarın konteynerdeki delik nedeniyle ve buna bağlı olarak deliğin altında bulunan ruloların ıslanması şeklinde meydana gelmiş olduğu dosya kapsamı itibarı ile sabit olsa da, hasar tutanağının limanda düzenlenmemiş olması, deniz taşıması sonrasında takip eden kara yolu taşımasının sonunda alıcının işyerinde düzenlenmiş olması nedeniyle konteynerdeki deliğin deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.

Ayrıca yukarıda bahsedildiği üzere, konteyner hasarının ve ıslanmanın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığından ve taşımaya konu konişmentolardaki "..." kaydı gereği yüklerin yükletenın sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, sayıldığı ve mühürlendiği, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından;

ayrıca ıslanmanın deniz suyundan kaynaklandığına ilişkin de dosyaya bir delil sunulmadığından hasarın, davalıların sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler de bu doğrultuda olmakla bilirkişi raporları mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak ..."gerekçesi ile,

Davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Kara / hava ve deniz taşıma hukukunun temel prensibinin, taşıyıcıların sağlam teslim aldıkları yükleri aldıkları gibi teslim etmek zoruna olduklarını, somut olayda davalı taşıyıcıların emtiayı sağlam olarak teslim almadıkları şeklinde bir iddiaları olmadığı gibi, konteynerin sağlam olduğuna yani delik olmadığına dair bir iddia /savunmalarının da olmadığını, öte yandan dava konusu emtiayı alıcısına sağlam olarak teslim ettiklerine dair de bir belge sunmadıklarını, Taraflarınca sunulmuş olan 27/12/2016 tarihli tutanakta "ürünleri teslim eden" sıfatıyla tutanağı imzalamış olan ... ile ilgili davalıların bir itirazlarının olmadığını, ...in,

davalıları temsilen ürünleri alıcı deposuna teslim ettiğini, bu somut yazılı belge / delilin, bu konundaki savunmalarının yargılamada ve hükümde dikkate alınamamasının esasa, usule aykırı ve savunma ve adil yargılanma haklarının ihlali olduğunu, Konteyner içi emtianın delikten dolayı ıslanmasından kaynaklı hasarın, taşımanın hangi aşamasında meydana gelmiş olursa olsun, taşıyanların sağlam olarak teslim aldıkları emtiayı alıcıya hasarlı olarak teslim ettiklerinin 27/12/2016 tarihli tutanakla kanıtlanmış olduğuna göre dava konusu zarardan davalıların sorumlu olduklarını, Konşimentodaki "shippers load,

count&seal" ibaresinin de bu davada red gerekçesi olamayacağını, zira dava konusu ıslanmanın / hasarın sebebinin konteyner içine yerleştirme, istifleme olmadığını, üstelik hasarın sebebinin bilirkişilerce tespit edildiğini ve mahkemece de kabul edildiğine göre, konteyner üstündeki delikten gelen suların kağıttan yapılma torba filtre emtiasını ıslatması olduğunu, bunun neden, nasıl olduğunu/ olabileceğini açıklayacak, yasal olarak da ispatlayacak olanın davalı taşıyıcılar olduğunu, kaldı ki hiçbir gönderenin göz göre göre delik bir konteyner içine göndereceği,

yani sattığı ithal malını deliği gördüğü halde yüklemeyeceğini ve ayrıca hiçbir konteyner firmasının da bile bile delik konteyneri kullanıma sunmayacağına göre taşıyıcıların sorumlu olmadığına ilişkin kararın hatalı olduğunu, Diğer yandan, navlun faturasının davalılardan ... tarafından kesildiğini, navlun faturasında varış limanı Gebze, nihai varış yerinin İzmit olarak gösterildiğini, yani bu davalının, varış limanından sonra "nihai varış yerine kadar taşımayı üstlendiğini, nitekim ürünlerin alıcının deposuna, taşıyıcıları temsilen ... isimli şahıs tarafından teslim edildiğini ve buna dair hasarlı teslimat tutanağı düzenlendiğini,

bu somut belge bilgilere göre de ilamda davalılar lehine bir gerekçe gibiymiş gibi belirtildiği üzere " DELİK konteyner içindeki yükte hasara yol açan ıslanmanın deniz suyu ile veya tatlı su ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin " tam olarak belirlenip belirlenmediğinin ve bunu da davalı taşyıcıları sorumluluktan kurtaran hukuki bir sebep /neden olarak kabulünün edilmesinin dava konusu taşıma yönünden bir önemi olmadığını, Somut olayda, taşıma konusu emtianın ıslanmasına ve hasar görmesine sebebiyet veren olayın, konteynerin üzerindeki delik olduğunu, bu delikten konteynere su girdiğini ve taşıma konusu emtianın ıslanarak hasarlandığını,

bunun hangi aşamada meydana geldiğini ispat edecek tarafın sigortalı, yani onun sigortacısı halefi olarak kendileri değil davalı taşıyıcılar olduğunu belirterek, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafça, dava dışı ... San. Tic. A.

Ş.'nin Çin'den ithal ettiği cepli torba filtre emtiasının davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sigortalı emtianın deniz yolu ile taşınması sırasında hasara uğradığı, davalıların akdi taşıyan, alt taşıyan ve fiili taşıyan olarak meydana gelen zarardan sorumlu oldukları ileri sürülerek, sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili talep edilmektedir.

Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği; taşıma sözleşmesinin limandan limana düzenlendiği, konteynerin limandan tahliyesi sırasında hasarlı olduğuna dair usulünce yapılmış bir hasar tespitinin bulunmadığı, davaya dayanak tutanağın, deniz taşıması sonrasında takip eden kara yolu taşımasının sonunda alıcının işyerinde düzenlendiği, kara yolu taşımasını yapan şoförün davalıların ifa yardımcısı olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı;

yine hasar ihbarının TTK'nın 1185/1 maddesinde düzenlenen sürede de yapılmadığı gözetildiğinde, TTK'nın 1185/4 maddesi uyarınca davalılar lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanması gerekmekle dosya kapsamı ile davacının hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlayamadığı, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince tarafa tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/09/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/1131, K. 2022/1193, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1131
Karar No
2022/1193
Tarih
15 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2020/1160 K.2022/854
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2020/1168 K.2022/1351
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1172 K.2022/1266
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/1173 K.2022/1076
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/1180 K.2022/1075
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/1190 K.2022/1267

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.