İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/549 K.2022/432

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2020/549Karar2022/432Tarih17 Mart 2022Okuma9 dk · 1.890 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Mart 2022
Dosya no
2020/549 Esas
Karar no
2022/432 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/10/2019
Numarası
2019/109 Esas 2019/1127 Karar
Davanın konusu
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.890 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan 05/09/2018 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinin davalıya ...

Altunizade Şubesinin 30/12/2018 tarihli 118.900,00 TL tutarında Çek verdiğini ve çekin vadesinde tahsil edilmesine rağmen davalının 48.767,,04 TL tutarındaki hazır betonu müvekkili şirkete teslim ettiğini, bakiye 70.132,96 TL tutarındaki hazır betonu müvekkiline teslim etmediğini, davalıya gönderdikleri Noter ihtarnamesine rağmen hazır betonun teslim edilmediği gibi, fazladan tahsil ettikleri 70.132,96 TL'yide iade etmediklerini iddia ile 70.132,96 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu çek bedelinin müvekkili tarafından tahsil edildiğini ancak yaşanan ekonomik kriz nedeniyle faaliyetinde aksamalar yaşadığını, işletmesel olarak küçülmeye gittiğini ve 01/11/2018 tarihi itibariyle üretim faaliyetine son vermek zorunda kaldığını devam eden süreçde müvekkilinin İst.Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesince 20181375 Esas ile görülmekte olan davada konkordota talebine ilişkin olarak 17/04/2019 tarihinde 3 aylık geçici mühlet aldığını, en son 17/04/2019 tarihli duruşmada ise 1 yıllık kesin süre verilmesine karar verildiğini,

müvekkilinin kendinden kaynaklanmayan sebeplerle ifa imkansızlığı içerisine girdiğini dolayısı ile borçtan söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayırca kontordato süreci içerisinde olduğundan ödeme yapmasının mümkün olmadığını, ifa imkansızlığı nedeniyle borç sona ermiş olup, açılan davanın hukuki dayanağı bulunmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 02/10/2019 tarih ve 2019/109 Esas - 2019/1127 Karar sayılı kararında; "....Davalı tarafın dilekçesinde aslında borcu kabul ettiğini fakat ifa imkansızlığı nedeniyle ödeyemediğini açıkça belirtmiştir. Kabul dilekçeyle vaya sözlü olarak hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılır. Kabul için karşı tarafın muvafakati gerekmez.

Kabul beyanında bulunan taraf, davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş fakat dava açılmasına sebebiyet verdiğinden dolayı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilerek Davalının kabul beyanı belirtilen kurallarla beraber değerlendirildiğinde ; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesi ile, Davanın kabulüne, 70.132,96 TL'nin 12/01/2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/107 E. 2019/1127 K. Sayılı 02.10.2019 tarihli kararı ile davacının davasının kabulü ile 70.132,96 TL'nin müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine karar verdiğini, söz konusu karar dosya kapsamına ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye açıkça aykırı olup davanın reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,

Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 05.09.2018 tarihinde beton satış sözleşmesi imzalanmış ve bu kapsamda davacı firma tarafından müvekkiline 30.12.2018 tarihli çek keşide edilerek verildiğin,i çek bedelinin müvekkili tarafından tahsil edildiğini, Müvekkili şirket ile davacı firma arasında uzun yıllardır süre gelen bir ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davacıya hazır beton sağlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıya hazır beton verildiği ve davacıdan çek alındığını, çek karşılığı hazır betonun bir kısmı davacıya verildiği,

bir kısmı ise çeşitli sebeplerden tedarik edilemediğini, Davacı firma tarafından bu ticari ilişki kapsamında yine beton talep edildiği, ancak bu defa faturaların kendi iştirakleri olan ... Ltd. Şti.

Adına düzenlenmesi talep edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından çek bedeline karşılık olarak davacı firmaya beton tedarik edildiğini, dolayısıyla mahkeme kararındaki miktar hatalı olup bozmayı gerektirdiğini, Ticaret sicil kayıtlarında da görüleceği üzere iki şirketin yetkilileri aynı olup firmalar birbirinin iştiraki niteliğinde olduğunu, dolayısıyla davacı firma ile olan ilişki kapsamında verilmesi gereken beton ... Ltd.

Şti'ye verilerek borçtan kurtulunduğunu, bu hususta faturalar ve hesap ekstreleri dilekçe ekinde sunulduğunu, Yukarıda izah edildiği üzere müvekkili şirketin davacı firmaya borcu bulunmadığını, bir an için borçlu olduğu düşünülse dahi karar verilen miktarda olmadığını, Bir an için müvekkilin davacı firmaya borçlu olduğu düşünülse dahi bu borç ifa imkansızlığı içerisinde kalmakta olduğunu, Müvekkili şirket ...

A.Ş, sektöründe kaliteli hizmet veren ve bununla beraber geniş istihdam sağlayan bir şirket olduğunu, şirketin ticari faaliyetlerini sağlıklı olarak sürdürmesi piyasa şartlarına bağlı olup, mevcut ekonomik olumsuzlukların dışında kalabilmesi maalesef mümkün olamadığını, 2018 yılı Mayıs ayı itibariyle yükselişe geçen ABD Dolar kurunun, 14 ağustos 2018 tarihinde ani olarak 6,89 TL seviyesine yükselmesi,

Eylül ayı boyunca da bu yüksek seyrini devam ettirmesi müvekkili şirketi ciddi oranda ekonomik sıkıntıya uğrattığını, piyasanın durgun olması dolayısıyla yeni projeler alamadığı gibi, maliyetlerin anormal artışı şirket faaliyetlerini duraksattığı, şirket alacaklarını tahsil etmekte dahi güçlük yaşadığını, Konkordato ilan etme ihtimali doğduğunu, Bu kapsamda müvekkili şirketin;

işletmesel olarak küçülmeye gittiğini, ancak bu dahi sorunlara çözüm olmadığı ve nihayetinde 01.11.2018 tarihi itibariyle müvekkili üretim faaliyetlerine son vermek mecburiyetinde kaldığını, devam eden süreçte müvekkilinin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nce 2018/1375 Esas ile görülmekte olan davada, konkordato talebine ilişkin olarak 22/11/2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet aldığı, 21/02/2019 tarihli duruşmada sürenin uzatılmasına, 17.04.2019 tarihli duruşmada ise 1 YILLIK KESİN SÜRE verilmesine karar verildiğini, Bilindiği üzere TBK 106.

Maddesinde ifa imkansızlığı düzenlendiğini, Madde "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer." hükmüne havi olduğu, madde hükmünce müvekkilinin kendinden kaynaklanmaya sebeplerle ifa imkansızlığı içerisine girdiğini, dolayısı ile borçtan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, Müvekkilinin üretim faaliyetleri sona ermiş olduğundan sözleşmenin gereğini ifa etmesi imkansız hale geldiğini, dolayısıyla borçtan söz edilmesi mümkün olmadığını, ayrıca şirket konkordato süreci içerisinde olduğundan ödeme yapmasının mümkün olmadığını,

Yukarıda arz ve izah edildiği üzere ifa imkansızlığı nedeniyle borç sona ermiş olup açılan davanın hukuki dayanağı bulunmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye çek bedelinin tahsili talebiyle açılan alacak davasıdır.

Mahkemece, davanın kabulüne, 70.132,96 TL'nin 12/01/2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosya arasında bulunan HAZIR BETON SATIŞ SÖZLEŞMESİ başlıklı sözleşme incelendiğinde; davacı alıcı ile davalı satıcı arasında 08/9/2018 tarihinde özellikleri belirtilen 600 m3 hazır betonun satılması konusunda taraflarca sözleşme imzalandığı, sözleşmede satış bedelinin 30/12/2018 keşide tarihli 118.900,00 TL.

Bedelli çekle ödeneceğinin yazıldığı, sözleşme altının davalı şirket tarafından imzalandığı, sözleşmede belirtilen çekin davacı firma tarafından davalı firmaya çek tevdi bodrosu ile teslim edildiği, çekin 31/12/2018 tarihinde ... T.A.Ş. Ümraniye Şubesine ibraz edildiği ve çek bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen faturalar ve ihtarname incelendiğinde. Davalı satıcı tarafından davacı alıcı adına KDV dahil toplam: 48.767,04 TL.

Miktarlı 7 adet fatura düzenlendiği, bu faturaya konu ürünün teslimi konusunda uyuşmazlık olmadığı, 118.900,00.TL bedelli çekle yapılan ödeme karşılığında 70.132,96 TL. Miktar yönünden davalı tarafça mal teslimi yapılmadığı belirtilerek davacı tarafından davalı muhataba Kartal .. Noterliğinden çekilen 04/01/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile , tebliğden itibaren 3 gün içerisinde teslim edilmeyen 70.132,96 TL.

Tutarındaki hazır betonu teslim edilmesi aksi taktirde tahsil edilen 70.132,96 TL. Tutarın iade edilmesinin ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin 08/01/2018 tarihinde davalı muhataba tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 05.09.2018 tarihinde beton satış sözleşmesi imzalanmış ve bu kapsamda davacı firma tarafından müvekkiline 30.12.2018 tarihli çek keşide edilerek verildiğini, çek bedelinin müvekkili tarafından tahsil edildiğini, İstanbul Anadolu 3. ATM.’ nce 2018/1375 Esas ile görülmekte olan davada, konkordato talebine ilişkin olarak 22/11/2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet almış, 21/02/2019 tarihli duruşmada sürenin uzatılmasına,

17.04.2019 tarihli duruşmada ise 1 yıllık kesin süre verilmesine karar verildiğini, müvekkilinin üretim faaliyetleri sona ermiş olduğundan sözleşmenin gereğini ifa etmesi imkansız hale geldiğini, ifa imkansızlığı nedeniyle borç sona ermiş olup açılan davanın hukuki dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 02/10/2019 tarihli duruşmada;'' bizim davacıya olan borcumuzu ifa imkansızlığından dolayı ödeyememekteyiz, biz 3 Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/1375 esas sayılı dosyasında konkardotada bulunduk, 17/04/2019 tarihli duruşmada da tarafımıza da 1 yıllık kesin süre verilmemiştir, ifa imkansızlığından dolayıda borç sona erdiğinden davanın reddine karar verilsin,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı firma tarafından bu ticari ilişki kapsamında yine beton talep edildiği, ancak bu defa faturaların kendi iştirakleri olan ... Ltd. Şti.

Adına düzenlenmesi talep edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından çek bedeline karşılık olarak davacı firmaya beton tedarik edildiğini, dolayısıyla mahkeme kararındaki miktarın hatalı olduğu yönünde istinaf sebebini ileri sürmüş isede, davalı vekili bu istinaf sebebini yargılama aşamasında ileri sürmediği, ilk kez istinaf aşamasında ileri sürmüş olup HMK.

35371-son cümlede belirtildiği üzere ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez hükmü uyarınca davalı vekilinin bu istinaf sebebi HMK. 357/1-son cümle gereği dairemizce değerlendirilmemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde TBK. 106 Maddesinde düzenlenen ifa imkansızlığından bahisle müvekkilinin sorumlu olmayacağını belirtmiş isede TBK. 106 Maddesinde alacaklının temerrüdü düzenlenmiş olup borçlunun ifa imkansızlığının TBK.

136 Maddesinde düzenlendiği anlaşılmıştır. TBK 136 Maddesinde;'' Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder.

Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür,'' hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davacı taraf, 118.900,00 TL. bedelli çekle yapılan ödeme karşılığında 70.132,96 TL.

Miktar yönünden davalı tarafça mal teslimi yapılmadığı belirtilerek 70.132,96 TL.'nin iade edilmesini talep etmiş olup davalı vekili gerek cevap dilekçesi ile gerekse 02/10/2019 tarihli duruşma verdiği beyanında;'' bizim davacıya olan borcumuzu ifa imkansızlığından dolayı ödeyememekteyiz, şeklinde beyanda bulunarak borcun tamamıyla ifa edilmediği yönünde ikrarda bulunmuştur.

6100 sayılı HMK 188. madde düzenlemesine göre, tarafların mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça da ikrardan dönülemez. İkrar, ikrar eden taraf aleyhine kesin delil teşkil eder. Artık, lehine ikrar yapılan taraf ikrar edilen vakıa için delil göstermek ve o vakıayı ispat etmekle yükümlü değildir. Bu durumda; davacı tarafından yapılan çekle ödemenin 70.132,96 TL.

Miktarlı kısım yönünden mal teslimi yapılmadığı ve davacının alacaklı olduğu gerek tarafların mal ve hizmet alımına ilişkin BA/BS vergi kayıtları gerekse davalı vekilinin ikrarı gözetildiğinde, davacının davalıdan alacaklı olduğu vakıası çekişmeli olmaktan çıkıp ispatı gerekmediğinden ve satış sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen sözleşme olup TBK.

136/2 Madde hükmü uyarınca, davalı satıcı davacı alıcıdan satışa ilişkin almış olduğu çek bedelinin ifa edilmeyen (mal teslimi yapılmayan) bakiye kısmını geri vermekle yükümlü olduğu anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 148,60.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.790,78.TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.197,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 3.593,08.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/03/2022 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/549, K. 2022/432, 17 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/549
Karar No
2022/432
Tarih
17 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/550 K.2022/356
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/550 K.2022/237
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/550 K.2022/175
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/551 K.2022/251
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/552 K.2022/197
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/552 K.2022/319

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.