İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/711 K.2022/817

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2020/711Karar2022/817Tarih25 Mayıs 2022Okuma10 dk · 1.916 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Mayıs 2022
Dosya no
2020/711 Esas
Karar no
2022/817 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/09/2019
Numarası
2016/339 Esas - 2019/554 Karar
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.916 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...'in, diğer davacıların çocuğu olduğunu, ihbar olunan Doktor ...'nın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı ...'in hamileliği boyunca sigortalı doktor tarafından takip edildiğini, doktorun kötü tıbbi uygulamaları neticesinde davacı çocuğun down sendromlu olarak doğduğunu, hamilelik süresince doktor tarafından eksik yapılan uygulamalar ile çocuğun down sendromlu olduğunun tespitinin yapılmadığını, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Özürlü Raporu ile özrün %82 olarak tespit edildiğini,

doktorun tam kusuruna dayanılmadığını, müteselsilen talepte bulunulduğunu, ... için 10.000 TL iş göremezlik ve 20.000 TL manevi tazminat, anne ... için 10.000 TL manevi tazminat, baba ... için 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçenin azami teminat limitinin olay başına 400.000 TL olduğunu, 01/01/2014 tarihinde meydana gelen doğum için 10/08/2015 tarihinden önce sigortalıya bir bildirimde bulunulmuş ise, iddia edilen rizikonun poliçe vadesinden önce gerçekleşmiş sayılacağını, ayrıca önceki dönem poliçelerinde 1 aydan fazla boşluk bulunmaması gerektiğini, davacının iddialarını, illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, Down Sendromu'nun tüm testler yapılsa dahi tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, tespit edilmiş olması halinde de tedavisinin anne karnında mümkün olmadığını,

hastalığın kötü tıbbi müdahale nedeniyle oluşan bir hastalık olmadığını, önlenmesi ve tedavisinin mümkün olmadığını, hastalığın kalıtsal ve doğuştan olduğunu, çalışma gücünde daha önce bir eksikliğin bulunmaması, başkasının kusurlu hareketi ile var olan çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi gerektiğini, dolayısıyla down sendromlu kişinin çalışma gücü kaybından bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın sigortalıya ihbarına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 25/09/2019 tarih ve 2016/339 Esas - 2019/554 Karar sayılı kararı ile; " ...Dava, davalı doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır.

Doktor tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve orada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz önünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir iş gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titiz, özen göstermeyen bir vekil, vekâleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Davalı ...

Sigorta tarafından ihbar olunan Dr. ... adına 05/08/2015-05/08/2016 vadeli zorunlu hekim mesleki sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, 15/12/2013tarihinde gerçekleşen doğum olayının poliçe hükümlerine göre teminat kapsamında bulunduğu, sigorta poliçesinin sorumluluk poliçesi niteliği taşıdığı, bu nedenle öncelikle irdelenmesi gereken konunun zarara neden olduğu iddia edilen ihbar olunan Dr. ...’nın zararın oluşumunda etkili eyleminin olup olmadığı, mesleki hatasının yani kadın doğum uzmanı olarak hekim kusur, ihmal veya hatasının bulunup bulunmadığı hususudur.

Somut olayda davacı anne ...’in hamileliği boyunca 8 defa farklı kadın doğum hekimleri tarafından muayene olduğu ve bu muyenelerden sadece birinin gebeliğinin 24. haftasında 23/08/2013 tarihinde ihbar olunan Dr. ... tarafından yapıldığı, hastanın üçlü test sonucunun yüksek riskli çıkmadığı, radyolojiden obstetrik ultrasonografi istendiği, bunun üzerine bebekte tek umblikal arter saptanması üzerine, Dr. ... tarafından davacı annenin hastanede yeterli tıbbi cihaz ve kliniklerin bulunmaması nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Perinatoloji bölümüne sevk ettiği anlaşılmıştır.

Davacının ilgili tüm hastane kayıları da incelendiğinde Dr. ... tarafından 23/08/2013 tarihinden sonra herhangi bir muayane kaydının da bulunmadığı anlaşılmış olup davacının 09/07/2013 tarihinde ihbar olunan doktor tarafından kendisinden istenen üçlü tarama testini yaptırmış olmasına rağmen, üçlü test sonucu üzerine radyolojiden obstetrik ultrasonografi istendiği bu testin sonucunda da çıkan sonuca bağlı olarak hastanede yeterli tıbbi cihaz ve kliniklerin bulunmaması nedeniyle davacı anneyi 26/08/2013 tarihinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Perinatoloji bölümüne sevk ettiği,

davacı annenin 8. gebeliği olduğu da gözönüne alındığında ayrıntılı tetkikinin gerektiğinin Perinatoloji bölümüne sevki ile ileri testleri önermeme, ultrason bulgularını değerlendirmeme, konsultasyon istememe, amniyosentez yapmama konusunda aydınlatılmamış olduğunu ileri sürmesinin çelişkili olduğu, ilgili testlerin aynı hastane bünyesinde ihbar olunan doktor tarafından yapılamayacağından, davacı ...’in imzasını taşıyan yazılı onam alınmasının mümkün olmadığı,

ihbar olunan doktorun kendisinin yapmayacağı bir işlemle ilgili davacıdan imzalı, yazılı onam almasının beklenemeyeceği, ihbar olunan doktorun gebeliğin haftasına uygun tarama testlerini ve USG tetkiklerini istediği, davalı doktor tarafından uygulanan tıbbi işlemlerde davalıların herhangi bir eksiklik ve ihmallerinin bulunmadığı,

diğer bir deyişle vekil konumunda olan ihbar olunan doktorun özen borcunu yerine getirdiği ve doğum sonrası davacı bebekte ortaya çıkan dava konusu rahatsızlıklardan dolayı sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, sonuç olarak tıbbi kötü uygulamasının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış,davacıların davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçeleri ile.

"1-Davanın reddine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemenin, davacı annenin 8. gebeliği olduğunu göz önüne alarak, amniyosentez yapmama konusunda aydınlatılmamış olduğunu ileri sürmenin çelişkili olması, ilgili testlerin aynı hastane bünyesinde ihbar olunan doktor tarafından yapılamayacağından davacının imzasını taşıyan yazılı onam alınmasının mümkün olmadığı,

ihbar olunan doktorun özen borcunu yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, Yargıtay'ın " gebelikte tespit edilemeyen özürlere ilişkin kararlarına " ise hiç değinmediğini, 8 defa hamile kalan bir kadının artık amniyosentez dahil gebelik testleri konusunda bilgilenmiş olduğunu kabul etmenin yasal ve mantıksal dayanaktan yoksun bir varsayım olduğunu, bu tutarsız varsayımın mahkeme kararına gerekçe olamayacağını, davacı müvekkilleri ... ve ...'in okur yazar olmadıklarının dosyaya ibraz edilen Van ...

Noterliği'nin 17/03/2016 tarih, ... sayılı vekaletnameden açıkça anlaşıldığını, Hasta Hakları Yönetmeliği'nin Bilgi Vermenin Usulü başlığını taşıyan 18. maddesinde " ...

Bilgi mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir ... " dendiğini, bu durumda okur yazar olmayan bir hastaya yapılacak bilgilendirme daha da önemli hale gelirken mahkemenin 8 hamilelikten yola çıkıp " nasılsa öğrenmiştir " varsayımının yasal dayanaktan yoksun olduğunu,

Öte yandan mahkemenin " ilgili testlerin aynı hastane bünyesinde ihbar olunan doktor tarafından yapılamayacağından bahisle ihbar olunan doktorun aydınlatılmamış onam almasının beklenmeyeceği " varsayımıyla doktora yasal dayanak olmaksızın aydınlatılmış onam almaktan muafiyet tanıdığını, oysa ihbar olunan doktorun kendi yaptığı işlemler hakkında da davacı müvekkilini aydınlatmadığını, Teminat dışında kalan hallerin de Genel Şartlar'ın A.3 hükmünde gösterildiğini, davalının bu hallerden herhangi birine dayanmadığını,

Diğer yandan aynı konuda ( down sendromlu doğum nedeniyle ) evvelce açtıkları iki farklı davada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ( 2018/5309 ) ilk derece mahkemesinin kabul kararını kaldırıp davanın reddine karar veren İstinaf Mahkemesi kararını bozduğunu, yine ilk derece mahkemesi tarafından reddedilen diğer dosyaların da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin (2018/1849) bozma kararı verdiğini, gerekçeli kararlar yazıldığında emsal olarak sunulacağını, Yine aynı konuda (down sendromlu doğum nedeniyle) yerel mahkemenin müvekkilleri lehine verdiği davanın kabulü kararına karşı,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 27/11/2019 tarih ve 2018/1320 Esas - 2019/1676 Karar sayılı ilamı ile davalının istinaf talebini esastan reddettiğini belirterek, Yargıtay kararlarına uygun olmayan ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, tazminat hesabı için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdiine, yeniden yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacılar vekili, davalı tarafça Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigota Poliçesi ile sigortalanan dava dışı doktorun müvekkili ...'in hamileliği boyunca takip ettiğini, dava dışı doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulamaları sonucu müvekkili ...'in down sendromlu olduğunun hamilelik sırasında teşhis edilemediğini ve ...'in down sendromlu olarak doğmasına neden olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, sigorta poliçesi kapsamında zararlarının tazminini talep etmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen kök raporda; davacı ...in 09.07.2013 tarihinde dava dışı Dr. ... tarafından muayene edildiği, ultrasonografisinin yapıldığı ve ikinci trimester down sendromu tarama testi istendiği, 18. haftada yapıldığı kaydedilen test sonucuna göre down sendromu riskinin 1/674 olarak belirlendiği ve aynı gün alt ekstremite varisi nedeniyle kalp damar cerrahisinde görevli doktor tarafından değerlendirildiği, 23.08.2013 tarihinde OGTT, hemogram, ve idrar tahlili istenerek sigortalı Op.Dr. ... tarafından radyoloji kliniğinden obstetrik ultrasonografi istendiği,

obstetrik ultrasonografi verilerinin göre göbek kordonunda tek atardamar gözlendiği ve Dr. ...'nın davacı ...'i Van 100. yıl Üniversitesi kadın hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalına sevk ettiği belirtilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen ek raporda; gebelik sırasında yapılan down sendromu tarama testleri birinci trimester için ikili test, ikinci trimester için üçlü veya dörtlü test olduğu, son yıllarda yaygınlaşan 10. haftadan sonra yapılabilen hücre dışı DNA testinin de tarama testleri arasında geçtiği, bu testlerin hepsinin tarama testleri olduğu, tanı koydurucu testler olmadığı, bu testlerin sonucuna göre hasta yüksek riskli ise hastaya invazif işlem önerildiği, yine infazif işlemlerin kesin tanı koyduran tester olduğu, tanı testleri sonucunda down sendromu saptanan olguların 10. haftadan sonra da sonlandırılabildiği,

bu tanı testlerinin de uygulanması sırasında olabilecek olumsuzluklar nedeniyle anne karnındaki çocuğun kaybedilme oranının 1/300-500 arasında değiştiği, bu nedenle tarama testi ile saptanan down sendromu riski bu oranlardan düşük ise tanı testlerinin yapılmasının önerilmediği, davacı ...’in doğum öncesi sekiz kez farklı kadın doğum doktorları tarafından görüldüğü ve muayenelerinden sadece birinin doktor ... tarafından gebeliğinin 24. haftasında 23.08.2013 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, hastanın üçlü test sonucunun yüksek riskli çıkmadığının (1/674 ) dosyadan anlaşıldığı,

sigortalı ...'nın radyolojiden obstetrik ultrasonografi istemini yaptığı ve sonucunda tek umblikal arter saptanması üzerine hastayı Peritonoloji Bilim Dalı olan bir merkeze sevk ettiği, Dr. ... tarafından yapılan tıbbi uygulamaların bilimsel verilere uygun olduğu belirtilmiştir.

Dosya kapsamı, bilirkişi rapor ve ek raporundan anlaşılacağı üzere, davacı anne ...’in hamileliği boyunca 8 farklı kadın doğum hekimi tarafından muayene edildiği, bu muyenelerden sadece birinin, gebeliğinin 24. haftasında 23/08/2013 tarihinde ihbar olunan sigortalı Dr. ... tarafından yapıldığı, ek rapora göre down sendromu tarama testi olan üçlü tarama testinin sigortalı hekim tarafından istenmediği, üçlü tarama testi istem tarihi 09.07.2013 olup, davacı annenin sigortalı hekime yaptırdığı tek muayenenin tarihinin ise 23/08/2013 olduğu anlaşılmaktadır.

Yine ek rapora göre davacı annenin üçlü tarama test sonucunun yüksek riskli çıkmadığı; sigortalı hekim tarafından gebeliğin 24. haftasında çektirilen obstetrik ultrasonografi sonucunda tek umblikal arter saptanmış ise de, tespit edilen bu olgunun gebelik sırasında down sendromu tespiti ile bir ilgisi olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi sigortalı hekimin davacı anneyi hastanede yeterli tıbbi cihaz ve kliniklerin bulunmaması nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Perinatoloji bölümüne sevk ettiği anlaşılmaktadır.

Bu hali ile, davacı annenin sigortalı doktora muayene olduğu tarih ve gebelik haftasına göre, sigortalı hekimin gebelik sırasında down sendromunun tespitine yönelik bir eksiklik ve ihmalinin bulunduğu ispatlanmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen usul ve yasaya uygundur.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansı varsa avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 25/05/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/711, K. 2022/817, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/711
Karar No
2022/817
Tarih
25 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/712 K.2022/345
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2020/712 K.2022/722
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/713 K.2022/272
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/713 K.2022/364
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/714 K.2022/768
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/714 K.2022/496

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.