İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/142 K.2021/173

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Esas2021/142Karar2021/173Tarih11 Şubat 2021Okuma11 dk · 2.198 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Şubat 2021
Dosya no
2021/142 Esas
Karar no
2021/173 Karar
İncelenen kararın mahkeme
BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/12/2017
Dosya numarası
2015/734 Esas - 2017/1267 Karar
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.198 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin davalı şirkete sattığı tekstil ürünleri sebebiyle davalı şirket adına 02.09.2015 tarihli, 65.680,20 TL bedelli- 530539 serili, 02.09.2015 tarihli, 38.772 TL. bedelli- ... serili iki adet fatura tanzim ederek faturaları ve içeriği malları 02.09.2015 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesine göre malların davalıya teslim edildiği 02.09.2015 tarihinde ödenmesi gerekirken ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkil şirket yetkililerinin malların teslim edilmesinden yaklaşık 1 hafta sonra ödeme almak amacıyla davalı şirketin adresine gittiğini,

davalıya satılan malların bir kısmının üçüncü şahıslara satıldığını, bir kısmının ise davalının deposunda görüldüğünü, davalı şirketten malların bedellerinin ödenmesinin talep edilmesi üzerine davalı şirket çalışanlarının müvekkili şirket yetkililerine saldırdığını, yaşanan arbede sonrasında davalı şirket çalışanının gerçek dışı beyanlarla müvekkili şirket yetkililerinden şikayetçi olduğunu, konuyla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/131967 Hz.

Sayılı dosyasıyla yapılan soruşturma neticesinde 08.10. 2015 tarihinde müvekkilimiz şirket yetkilileri hakkında Kovuşturma yapılmamasına karar verildiğini, bu olaydan birkaç gün sonra davalı şirket müvekkili şirkete karşı keşide ettiği Beyoğlu ...

Noterliği’nin 10.09.2015 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesi ile faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini, davalı şirketin bu kötü niyetli yaklaşımına karşı fatura içeriği malların iki ayrı araçla (... plakalı ..., ... plakalı ...) nakledilerek 02.09.2015 tarihinde ... ve ... seri sıra nolu sevk irsaliyeleriyle ve nakliye vasıtasıyla davalı şirket çalışanı ...'e imza karşılığı teslim edildiği belirtilerek iade edilen faturaların davalı şirkete İstanbul ....

Noterliği'nin 16.09.2015 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesiyle tebliğ edildiğini ve fatura bedellerinin ödenmesi için davalı şirkete 1 gün süre verildiğini, faturaların 18.09.2015 tarihinde ihtarname ekinde tebliğ edilmesinden itibaren davalı şirketin faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı ancak 1 günlük süre içinde de fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, davalının taraflar arasındaki akdi ilişkiyi, faturaları ve mal teslimini inkâr etmediğini, yetkiye borca ve uygulanan faiz oranına itiraz ettiğini, Müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri tam olarak zamanında yerine getirdiğini, davalı şirketin teslim aldığı mal bedellerini ödememek için takibe haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek; davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyasına haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyet mahsulü haksız itiraz nedeniyle davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkil firma aleyhine yapılan icra takibinin fatura alacağına dayandığını, fatura alacakları adi alacak olduğunu ve borçlunun ikametgah yerinin yetkili olduğunu, bu sebeple müvekkilin ödeme emrinde belirtilen adresin ... Mah. ... Cad., ... Taşhanı No:...

Ümraniye/îstanbul olması nedeniyle genel yetki kuralı gereğince ilgili icra takibinde yetkili olan mercinin Kartal Anadolu icra Müdürlüğü olması gerektiğini, takibe bu yönüyle de itiraz ettiklerini, davacı, takibini sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini belirtmişse de, bilindiği üzere, alacaklı ile borçlu arasında “para borcu doğuran bir sözleşme” mevcut olmadıkça, alacaklı BK m. 73/1 uyarınca kendi ikametgahında takipte bulunamayacağını, taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, özel yetki kurallarının uygulanmasını gerektiren bir durumun olmadığını,

fatura alacağı iddiasına ilişkin genel yetki kurallarının uygulanacağını, yetkili İcra Dairesi ve Mahkemelerin Anadolu İcra Dairesi ve Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazlarının kabulünü karar verilmesini, müvekkili firmanın süresi içinde davacı tarafından kendisine gönderilen faturalara Beyoğlu ....

Noterliği 10.09.2015 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz ettiğini ve taraflar arasında ticari ilişki kurulmadığını, kendilerine mal teslim edilmediğini, belirtilen fatura bedellerinin ödenmesinin söz konusu olmadığını sarahaten bildirdiğini, davacı tarafça icra takibine konu edilen faturaya, içeriğine, teslimine itiraz edildiğini ve ayrıca şirket çalışanına cebirle imza attırılarak faturaların tebliğ ettirildiğini, kendisine şiddet uygulanan şirket çalışanı bu kişilerin kendisini darp ettiği hususunda şikayetçi olduğunu, Kasım adlı çalışanın şirkette temizlik görevlisi olduğunu,

mal teslim almak ya da şirket adına işlem yapmak gibi yetkilerinin olmadığını, şirket yetkililerinin orda bulunmadığını davacılara söylediğini, kapıdaki apartman görevlisinin de yetkililerin orda olmadığını söylediğin ve giriş katındaki boş depo mahiyetinde bir yerde cebre maruz kaldığını, kendisine imzalatılan belgelerin fatura, irsaliye olduğunun ise daha sonra olay yerinde bırakılan sopaların ve dağınıklığın tespiti sırasında anlaşıldığını belirterek Küçükçekmece icra Müdürlüğü' nün yetkisizliği ile Anadolu İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine,

usulüne uygun icra Takibi olmadığından ve de arz edilen hususlar sebebiyle davacı yanın davasının REDDİNE, kötü niyetli davacıdan % 20 tazminat alınmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 27/12/2017 tarih ve 2015/734 Esas - 2017/1267 Karar sayılı gerekçeli kararı ile; "bilirkişi raporu da hükme alınmak suretiyle oluşturulan kararda davacının icra takibine konu ettiği faturaları defterine kaydettiği, davalının bu faturalara süresinde itiraz ettiği, bununla birlikte faturalara konu malların davalı çalışanına teslim edildiği,

malların teslimi açısından davacı yanın önce yemin teklif ettiği sonra vazgeçtiği, mevcut delillere göre de davacının davalıya faturalara konu malları teslim ettiğinin subut bulduğu gerekçeleriyle" Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının KABULÜ ile, davalı borçlunun Küçükçekmece.... İcra Dairesi...

Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin devamına, karar verilmiş verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili firma aleyhine yapılan icra takibinin, fatura alacağına dayandığını, fatura alacaklarının adi alacak olduğunu ve borçlunun ikametgah yer İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple müvekkilin o dönem ödeme emrinde belirtilen adresinin ... Mah. ... Cad., ... İşhanı No...

Ümraniye/İstanbul olduğundan genel yetki kuralı gereğince ilgili icra takibinde yetkili olan mercii Kartal (Anadolu) İcra Müdürlüğü olması gerektiğinden takibe bu yönüyle de itiraz ettiklerini, Mahkemenin yetki yönünden itirazlarını incelemesi ve karara bağlaması gerektiğini, ancak davaya devam etmesi ve karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilin davacı yanın davaya konu faturaları kendisine göndermesine müteakip 8 gün içinde iade ettiğini, yani faturanın içeriğini kabul etmediğini, taraflar arasında alım satım sözleşmesi olduğunu davacı yanın iddia ettiğini, böyle bir sözleşme bulunmadığını,

davacıya kendileri tarafından keşide edilen Beyoğlu ....

Noterliği, 10/09/2014 tarih, ... yev. nolu ihtarnamede de faturalara, içeriğine itiraz edildiğini, taraflar arasında ticari ilişki kurulmadığını, davacının öne sürdüğü mal teslimatının da bulunmadığını dolayısı ile iade edilecek bir mal da olmadığını, şirket yetkililerinin olmadığı bir günde şirket temizlik görevlisine cebir ile faturalar ve sevk irsaliyelerinin imzalatıldığını, ayrıca fatura ve irsaliyelerde imzası bulunan şahsın mal teslim alma yetkisi bulunmadığını, şirkette temizlik görevlisi olduğunu,

bu denli yüksek meblağlı bir malı teslim almanın ve imzalamanın müvekkil şirket gibi bir Anonim Şirkette temizlik görevlisine bırakılmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yerel mahkemenin malı teslim alan kişinin şirket çalışanı olup olmadığının tespitini veya mal teslim alma konusunda yetkisi olmadığını bile araştırmadan davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu yemin teklifinden kendilerince vazgeçilmesinin davacının davasının subüta ermesi kanaatine yol açtığını, bu durumun mahkeme tarafından da yanlış yorumlandığını,

davalı yan olarak davacı asil şirkete malın teslimi ile ilgili yemin teklif etmelerinin davacı lehine bir durum olduğunu, karşı yana yemin teklif edilmesi durumunda karşı yanın " hayır teslim etmedim " şeklinde yemin etmesinin beklenmeyecek bir durum olduğunu, bu yemini karşı yanın kendi vekilinin yönlendirebileceğini, davalı vekili olarak tanıkları Kasım' ın dinlenmesi durumunda bu soruyu kendisine yöneltebileceklerini, sevkiyatın yapılıp yapılmadığının ancak onun beyanı ile sabit olabileceğini, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu,

davasını ispatlaması davacının yükümlülüğünde iken davalı olarak müvekkil şirkete yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla. Yerel Mahkemenin 2015/734 Esas - 2017/1267 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZİN İLK KARARI

Dairemiz 12/12/2018 tarih ve 2018/304 Esas - 2018/1236 Karar sayılı kararı ile;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 27/12/2017 tarih ve 2015/734 Esas - 2017/1267 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; Yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/2.maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

YARGITAY BOZMA İLAMI

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 21/10/2020 tarih ve 2020/2575 Esas - 2020/4330 Karar sayılı ilamı ile;"Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının dava konusu faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, mal tesliminden bir hafta sonra ödeme almak için davalı şirkete gidildiğini, teslim edilen malların bir kısmının hala davalı şirket bünyesinde olduğunun görüldüğünü, ödeme talep edildiğinde davalı şirket çalışanlarının saldırdığını, bu olay sonrasında davalı şirketin faturalara itiraz ettiğini,

davacının gönderdiği ihtarname ile faturaları yeniden davalıya tebliğ ederek bir gün içinde fatura bedellerinin ödenmesini ihtar ettiğini, ödeme yapılmaması üzerine takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, davalının yetki ve borca itirazının yersiz olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığını, faturaya dayalı alacakların adi alacak olduğunu bu nedenle borçlunun ikametgahında takip yapılması gerektiğini, yetkili icra müdürlüğünün ve mahkemelerinin Anadolu İcra dairesi ve mahkemeleri olduğunu, faturalara itiraz edildiğini, mal teslim edilmediğini, davacının cebirle davalı şirketin temizlik personeline sevk irsaliyesini imzalattırdığının anlaşıldığını, imzası bulunan kişinin mal teslim alma yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takibe konu faturaların sevk irsaliyesinde teslim alan ve imzası bulunan ...'in davalı firma çalışanı olduğu, davalı vekilinin tanık olarak bildirdiği çalışan ... talimat mahkemesine yazılan talimatla dinlenememiş ve ...'in soruşturma dosyasında davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılmış, yine davalı vekili malın teslimine ilişkin davacı tarafa yemin teklifinde bulunmuş ancak davalı vekili yemin teklifinden vazgeçmiş, dosyada mevcut delillerde davacının davalıya faturaya konu malları teslim ettiği subut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,

karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, sözleşme ilişkisi inkar edildiği ve dava değeri itibariyle sözleşmenin varlığı konusunda HMK'nın 200 maddesine uygun bir ispat vasıtası olmadığından davacının düzenlediği faturaya dayanarak para alacağının olduğundan bahisle 6098 sayılı TBK'nın 89/1-1. maddesindeki yetkiye istinaden kendi ikametgahında icra takibinde bulunması hukuken mümkün olmadığı,

sözleşme ilişkisi inkar edildiği için HMK'nın 6. maddesine göre davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairelerinde ve mahkemelerinde takip yapılıp dava açılabileceği, İİK 50. madde uyarınca uyarınca takip doğru yerde yapılmadığı için itirazın iptali davası açısından ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı, bu durumda da eldeki davanın görülmesinin HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle mümkün olmadığı, gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile hükmün HMK'nın 353/1-b2 maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı, davaya konu faturadaki malların davalı çalışanına teslim edildiğine ilişkin imzalı sevk irsaliyelerini ibraz etmiştir. Sevk irsaliyesindeki imzası olan kişinin davalı çalışanı olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durum davalı çalışanı tarafından teslim alınan malların davalı adına teslim alındığını gösterir.

İlk derece mahkemesince de bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Kanunun 89/1-1 maddesindeki para alacağına ilişkin alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkisiz olduğu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda taraflar arasında alım-satım sözleşmesinin bulunduğu ve davaya konu malın da davalı çalışanına teslim edildiği dosya içerisindeki delillerden anlaşılmış olmakla İstinaf mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçeleri ile.

Hükmün BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizce duruşma açılarak, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

HMK 355. maddesine göre istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava itirazın iptali davasıdır.Davacı, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyasında iki adet faturayı esas alarak davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapmış, davalının yetkiye, borca itirazı üzerine takip durmuş, davacı da eldeki davayı açmıştır.

İstinaf açısından uyuşmazlık konusu, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki olup olmadığı, yetkili yerde yapılmış, geçerli bir icra takibi bulunup bulunmadığı, bu bağlamda davacının takipte dayandığı faturalara konu alacağının olup olmadığı, mahkemenin vermiş olduğu kararın dosya içeriğine usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarındadır.

Davalı, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, takibin doğru yerde yapılmadığını, kendilerine mal teslim edilmediğini ve borçlu olmadıklarını savunmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Faturalar davalı defterlerinde kayıtlı değildir. Taraflar arasında dava öncesi ihtarnamelerde davalı ilişkiyi kabul etmemekte, sevk irsaliyesinin davalı çalışanına zorla imzalatıldığını öne sürmektedir.

Uyma kararı verilen Yargıtay bozma ilamı gerekçesinde belirtildiği üzere; davacı, davaya konu faturadaki malların davalı çalışanına teslim edildiğine ilişkin imzalı sevk irsaliyelerini ibraz etmiştir. Sevk irsaliyesindeki imzası olan kişinin davalı çalışanı olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durum davalı çalışanı tarafından teslim alınan malların davalı adına teslim alındığını gösterir. Davacı teslim iddiasını kanıtlamıştır.

Davalı teslim alınan malların bedelini ödediğini veya ödenmemesini gerektiğini yasal deliller ile kanıtlayamadığından, davalının istinaf sebepleri kabul edilememiştir.Sonuç itibarı ile; istinafa konu mahkeme kararı Yargıtay kararı doğrultusunda usul ve yasaya uygun görüldüğünden, davalının istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden davalıdan alınması gereken 7.135,12.TL TL istinaf karar harcından, davalı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan (35,90.TL + 1.748,00.

TL=)1.783,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 5.351,82.

TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 11/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/142, K. 2021/173, 11 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Dairemizin İlk Kararı
  7. Yargıtay Bozma İlamı
  8. İnceleme Ve Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/142
Karar No
2021/173
Tarih
11 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/142 K.2021/106
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/142 K.2021/114
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/143 K.2021/262
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/143 K.2021/124
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/143 K.2021/223
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi E.2021/144 K.2021/183

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.