İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1618 K.2024/44

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2021/1618Karar2024/44Tarih25 Ocak 2024Okuma12 dk · 2.464 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Ocak 2024
Dosya no
2021/1618 Esas
Karar no
2024/44 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2018/28 Esas - 2021/296 Karar
Tarihi
14/04/2021
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.464 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı-borçlu arasındaki ticari ilişki neticesinde, davalı tarafın müvekkili şirketten satın aldığı mallara karşılık olarak cari hesap bakiyesinde yer alan ödenmemiş faturalardan dolayı müvekkili şirketin, davalı-borçlu taraftan 16.525,33 TL alacaklı bulunduğunu, söz konusu bakiye alacak tutarının tahsilini temin amacı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlu-davalının haksız olarak takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın itirazında haksız olduğunu, icra takibine sadece zaman kazanmak ve alacaklının alacağına kavuşmasını geciktirmek maksadıyla itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptaline, takibin takip talebinde yazılı koşullar ile devamına, yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli ve alacağın da likit olması nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden % 20 İcra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, icra takibi tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz işletilmesine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava şahıs firmasına karşı açıldığından ve şahıs firmasının aktif husumet ehliyeti olmadığından reddinin gerektiğini, davacı taraf alacağını ispat eden fatura vs delil sunmadığını, davacı tarafın alacağı likit alacak olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği için inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2018/28 Esas - 2021/296 Karar sayılı kararında;"Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/1-2. maddesi “[1] Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. [2] Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;

diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmünü amirdir.Dosyanın ve ekli icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından, davalı/borçlu tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile, cari hesaba istinaden 16.525,33-TL Asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, davalı borçlu vekilinin süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacı-alacaklı tarafça yasanın öngördüğü 1 yıllık süre içerisinde mahkememize “itirazın iptali” davası açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı vekilinin delil listesinde dayanmış olduğu faturalar, irsaliyeler, cari hesap ekstresi, defter kayıtları dosyaya ibraz edilmiş, vergi dairesinden BA-BS formları,

icra dosyası ve SGk'dan aylık prim hizmet belgeleri ve işyeri tescil bilgisi celbedilmiştir.Tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek varsa takip tarihi itibariyle davacı alacağının saptanmasına ilişkin mali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle;

davacı şirketin 2016-2017 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğunu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davalı şirketin 2016-2017 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğunu,

ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davacı şirketin, takip tarihi itibariyle davalı şirketten 16.525,32-TL alacaklı olduğunu; ancak, 04.02.2017 tarih ... nolu 6.024,38- TL, 02.5.2017 tarih ... nolu 529,69- TL, 02.05.2017 tarih ... nolu 1.372,32- TL'lik 3 adet irsaliyeli faturaya konu ürünlerin davalı şirkete tesliminin ispata muhtaç kaldığını, cari hesaptan düşüm yapılmak sureti ile davacı şirketin davalı şirketten 8.598,90- TL talep edebileceği rapor edilmiştir.SGK ya müzekkere yazılarak davalıya ait iş yerinde çalışanların gönderilmesi istenilmiş olup,

SGK nın 13/03/2020 tarihli cevabi yazısıyla davalının 2016-2017 yıllarına ait sigortalı çalışanlarının bulunmadığı bildirilmiştir.04/02/2017 tarihli sevk irsaliyesinde imzası bulunan ve aynı zamanda davalı tanığı olan ...'nin dinlenmesine karar verilmiş ancak, tanığın gelmemesi ve ihzaren celbine karar verilmesine rağmen hazır edilmemesi nedeni ile tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı vekilince faturaya dayalı alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olup, fatura içeriğindeki mal veya hizmetin teslim edilmiş olduğunu ispat yükü davacı taraftadır.

İcra takibine konu alacağın 5 adet faturadan kaynaklandığı ve iki adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, diğer 3 faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, ... nolu ve ... nolu faturalar davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmakla fatura içeriğinin davalı tarafça da kabul edilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Davalı ticari kayıtlarında yer almayan fatura içeriğindeki mal veya hizmetlerin davalıya teslimine ilişkin ispat yükü davacı taraf üzerinde olup, 04.02.2017 tarih ... nolu 6.024,38- TL bedelli faturaya ilişkin ... nolu irsaliyede teslim alan kısmında ... isim ve imzasının bulunduğu, ancak ... nin davalının çalışanı ve yetkili temsilcilerinden olmadığı, 02.5.2017 tarih ... ııolu 529,69- TL bedelli faturanın irsaliyeli fatura olduğu, teslim alan kısmında isim ve imzanın yer almadığı, 02.05.2017 tarih ... nolu 1.372,32- TL bedelli faturanın irsaliyeli fatura olduğu,

teslim alan kısmında isim ve imzanın yer almadığı anlaşılmakla bu faturalar yönünden davacı davasını ispat edemediğinden davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ....

İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 8.598,90 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacağın %20 si olan 1.719,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin aşağıda belirtildiği şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile.

Yerel mahkemece; birini borçlunun kabul ettiği, fakat diğerini kötü niyetle kabul etmediği 31.12.2016 ve 04.02.2017 tarihli 2 adet faturaya ait 2 adet irsaliyede ıslak imzası bulunan ... adlı kişinin, irsaliyelerde ıslak imzası bulunması nedeniyle tanık olarak dinlenilmesine 24.04.2019 tarihli 4. celsede resen karar verildiğini, 14.04.2021 tarihli 9. celsede ise, tanığın mahkemeye gelmemesi sebebiyle bu ara karardan resen rücu edildiğini ve tanığın gelmemesine ilişkin vakıanın hataen aleyhlerine değerlendirilerek hüküm kurulduğunu, anılan irsaliyelerde imzası bulunan ...'nin taraflarınca tanık gösterilmediğini,

bu kişi davalı borçlu tarafça sunulan 05.07.2018 tarihli delil dilekçesindeki tanık listesinde ismi bildirilerek tanık gösterilmiş olup, davalının yakını ve fiilen SSK'ya bildirimi yapılmamış olan çalışanı olduğunu, 26.02.2020 tarihli 6. celse zaptına göre bu hususun davalının da kabulünde olduğunu;Yerel mahkemenin yerinde bir kararla bu kişiyi davalı tanığı olarak değil,

31.12.2016 ve 04.02.2017 tarihli 2 adet faturaya ait 2 adet irsaliyede de aynı kişinin davalının fiili çalışanı olan ve tanık olarak bildirdiği ...’nin ıslak imzasının bulunduğuna ve 04.02.2017 tarihli faturayı defterlerine kasten işlemeyen davalının böylelikle kötü niyetli oluşuna taraflarınca dikkat çekilerek bu hususun bilirkişi raporunda gözetilmeyip hatalı değerlendirme yapıldığına yönelik itirazları doğrultusunda, hem davalının kabul ettiği 31.12.2016 tarihli faturaya ait irsaliyede, hemde davalının kabul etmediği 04.02.2017 tarihli faturaya ait irsaliyede ıslak imzası bulunması nedeniyle dinlemeye lüzum gördüğünü,

davalı tarafça TC kimlik numarası bilinen fakat Mahkemeye bildirilmeyen bu tanığın TC kimlik numarasının dahi, taraflarınca zar zor haricen öğrenilip Mahkemeye arz edildiğini ancak tanığın davalı ile yakınlığından dolayı mahkemeye gelmediğini ve ifade vermediğini, neticeten, bu tanığın yemin eda ederek dinlenecek olduğunda, mahkeme huzurunda söyleyeceği gerçeklerin aleyhine olacağını bilen davalı tarafın tanığın ifade vermesine fiilen engel olduğunu,

yukarıda sıralı şekilde izah ettikleri hususlar ve tüm dosya kapsamının bu oluşunu doğruladığını;Aynı zamanda davalının da tanık gösterdiği kişi olan imzacı tanığın böylelikle dinlenilememesi hususunun tüm dosya kapsamı gözetilerek lehlerine değerlendirilmesi,

tanık ifade vermeye gelmediği takdirde ilgili vakıanın davalının aleyhine değerlendirileceği hususunda davalı tarafa icabında ihtarat yapılarak davacı lehine sonuca gidilmesi gerektiğini, kuvvetle muhtemel, hakim değişikliği sebebiyle dosyanın yeterli incelenememesinin etkili olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bariz hatalar yapıldığına dair 04.03.2019 tarihli itirazları kapsamında yeniden rapor alınması taleplerini ve 24.04.2019 tarihli 4.celsedeki ek rapor aldırılması taleplerini gözeten mahkemece, talepleri doğrultusunda yeniden rapor alınacakken aynı celsede bunun öncesinde resen tanık dinlenilmesine karar verildiğini,

tanık Mahkemeye gelmeyince, resen bu ara karardan rücu edilerek ve fakat bu kez yeniden rapor alınması talepleri hakkında bir karar verilmeden ve aleyhlerine olarak hüküm kurulmasının ayrı bir hukuki hata olduğunu, dosya kapsamına göre borçlunun kabul ettiği 31.12.2016 tarihli faturaya ait irsaliyede mevcut isim ve imza ile, borçlunun kötü niyetle kabul etmediği 04.02.2017 tarihli faturaya ait irsaliyede mevcut isim ve imzanın aynı kişiye ait oluşunun;

davalının engellemesi sonucu anılan kişi tanık olarak dinlenilemese de, dosyadan yeniden yahut ek rapor alınmasa da, somut olayda lehlerine ve davalının aleyhine değerlendirilmek gerektiğinin takdir ve kabul edilmesi gerektiğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın icrasının geri bırakılmasına ve kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile.

Yerel mahkemenin, bilirkişi raporunda belirtilen cari hesapta gözüken 8.598,90 TL'yi baz alarak işbu bedelin davalıdan tahsiline karar verdiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava esnasında teslim alınan bir kısım malların davacı şirkete iade edildiğini ve bu konuda tanıkları olduğunu beyan etmelerine rağmen işbu iade talebinin Yerel mahkemece değerlendirilmediğini, dinlenecek tanık beyanları sonucunda 8.598,90 TL'den iade edilen malların bedelinin düşülerek hüküm kurulması gerekirken bunun yapılmadığını, aleyhe hükmedilen icra inkar tazminatının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

alacağın likit ve belirlenebilir bir alacak olmayıp yargılamaya muhtaç olduğunu beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile toplam 16.525,33 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuş, davacı eldeki dava ile davalıya mal satıp teslim ettiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf davacının 07.01.2017 tarihli faturasından sonra taraflar arasında mal alım satımı olmadığını, ayrıca davacıya 6.000 TL bedelinde mal iadesi yaptığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda.

Mahkemece tarafların ticari defterler ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle alınan bilirkişi raporunda; davacının talep ettiği alacağın dayandığı faturalardan 31.12.2016 tarihli-14.152,19 TL bedelli fatura ile 07.01.2017 tarihli-3.358,80 TL bedelli faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğunun, diğer üç adet faturanın ise davalının defterlerinde kayıtlı olmadığının, yine BA formu ile de bildirilmediğinin, davacının talep edebileceği alacak miktarının 8.598,90 TL olduğunun tespit edildiği,

Mahkemece davacının alacağına dayanak olarak sunduğu irsaliyeli faturalarda teslim alan olarak adı geçen ...'nin beyanının alınmasına karar verildiği ancak adı geçen tanığa tebligat yapılamaması sebebiyle dinlenilmesinden vazgeçildiği ve sonuç olarak davalı tarafın mal iadesi yapıldığına yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, davalının kayıtlarında bulunmayan üç faturaya dayalı alacağın ispat edilemediğinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı tarafından dosyaya, davacıya mal iadesi yapıldığına dair herhangi bir fatura veya teslim belgesinin sunulmadığı, tarafların ticari defterlerinde de böyle bir kaydın bulunmadığı,

davalının bu savunmasının tanıkla ispatının da mümkün olmadığı, bu minvalde davalı vekilinin istinaf başvurusunun haksız olduğu, davacı tarafından sunulan ve davalının defterlerinde kayıtlı olan 31.12.2016 tarihli-14.152,19 TL bedelli faturanın bağlı olduğu irsaliyelerde teslim alan olarak adı bulunan ...'nin davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 04.02.2017 tarihli-6.024,38 TL bedelli faturanın bağlı olduğu irsaliyede de teslim alan olarak isim ve imzasının olduğu,

davalı tarafın adı geçen kişinin bir süre sigortasız çalışanı olduğunu kabul ettiği, buna göre Mahkemece artık ...'nin davalının mal teslim almaya yetkili çalışanı olduğu ve 04.02.2017 tarihli fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabul edilmesi, aksinin davalı tarafından ispat edilememesi sebebiyle bu fatura bedelinin de alacağa dahil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin verilen kararın hatalı olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf başvuru haklı bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarih ve 2018/28 Esas 2021/296 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, 3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE. Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 14.623,28.TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.924,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

5-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 998,91 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 199,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 799,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından sarfedildiği anlaşılan199,59 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 235,49 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 223,00 TL posta/tebligat gideri 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 823,00 TL yargılama giderinin,

davanın kabulü oranına göre (%88 kabul) 724,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/2024 AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 14.623,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023/2024 AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.902,05 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 13-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 14-Harçlar Kanunu gereğince ve Dairemiz karar tarihi itibariyle davalıdan alınması gereken 998,91 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 146,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 852,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

15-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edildiği anlaşılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16-Davalı tarafça istinaf aşamasında sarfedilen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gidiş/dönüş masrafının davalı üzerinde bırakılmasına,17-Bakiye gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/1618, K. 2024/44, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1618
Karar No
2024/44
Tarih
25 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1625 K.2024/84
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1626 K.2024/146
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1627 K.2024/16
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1628 K.2024/14
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1629 K.2024/147
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1629 K.2024/6

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.