İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/274 K.2023/707

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2021/274Karar2023/707Tarih27 Nisan 2023Okuma11 dk · 2.128 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Nisan 2023
Dosya no
2021/274 Esas
Karar no
2023/707 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2014/340 Esas - 2021/2 Karar
Tarihi
11/01/2021
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.128 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ...'a kumaş satışı yaptıklarını, kumaşların davalı tarafa teslim edildiğini, kumaş bedeli olan 196.501,79 TL'nin taraflarına ödenmediğini, davalı tarafa Beyoğlu ... Noterliğinin 18.09.2009 tarih ve ... sayılı ve Beyoğlu ...

Noterliğinin 15.10.2009 tarih ve ... sayılı ihtarnamelerinin gönderildiğini, davalının müvekkili şirket çalışanlarını iş yerine çağırarak tehditle iade faturaları düzenlediğini ve malları iade etmiş gibi imzalarını aldığını, davalının bu eylemi nedeniyle de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009 / 58387 Soruşturma sayılı dosyasından soruşturma başlatıldığını, davalının borcunu ödememesi üzerine de İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine de itirazın iptali davası açtıklarını beyanla itirazın iptaline, davalı aleyhine %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafa 171.500,00 TL ödeme yaptıklarını, bunun dışında da 196.501,00 TL tutarında malın iadesini yaptıklarını, iade edilen mallar için de iade faturası düzenleyerek davacı tarafa İstanbul ...

Noterliğinin 15.09.2009 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile gönderdiklerini, kendilerinin davacı taraftan 73.818,36 TL alacaklı olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 11/01/2021 tarih ve 2014/340 Esas - 2021/2 Karar sayılı kararında. "Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 207 ve davamı maddelerine göre alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre itirazın iptali davasıdır... 6098 sayılı TBK m. 74'e göre.

"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.

Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Bu maddeye göre İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018 / 280 Esas; 2019 / 180 Karar sayılı dosyasında verilen beraat kararı mahkememizi hukuken bağlamamaktadır.

Ancak İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018 / 280 Esas; 2019 / 180 Karar sayılı dosyasında verilen karar ile davaya konu malların iade edildiğini gösteren 10.09.2009 tarihli sevk irsaliyesinin davacının çalışanlarından tehdit ile alındığına ilişkin maddi vakıanın doğru olmadığı ortaya çıkmış olup verilen beraat kararının 10.09.2009 tarihli sevk irsaliyesinin hukuki geçerliliğine olumsuz bir etkisi söz konusu olmayacaktır.

Davacı taraf 10.09.2009 tarihli sevk irsaliyesinin altında imzası bulunan dava dışı ... isimli çalışanının bu belgeyi imzalamadığı, belge altındaki imzanın bu kişiye ait olmadığı ya da dava dışı ... isimli kişinin 6098 sayılı TBK m. 552'ye göre sevk irsaliyesi imzalamaya yetkili tacir yardımcısı olmadığı itirazında da bulunmamıştır.

Dolayısıyla 6100 sayılı HMK m. 222/III'e göre davacı defterinde kayıtlı olan faturaya konu malların davacıya iade edildiğini davalı taraf 10.09.2009 tarihli sevk irsaliyesi ile ve iade faturasının da davacıya ulaştığını İstanbul ... Noterliğinin 15.09.2009 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile kanıtlamaktadır. Bu gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Davacının başlattığı icra takibinde 2004 sayılı İİK m. 67'ye göre haksız ve kötüniyetli olduğu davalı tarafından yeterli delillerle kanıtlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir."gerekçesi ile davanın reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile. Yerel mahkemece gerekçeli kararda envanter defterinin onayları yapılmadığından davaya konu malların iade alınmadığını envanter defteri ile kanıtlayamadıklarını ve bunun yanında müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş diğer defterlerinde iade faturasının bulunmamasının aksini davalının iade faturası ile kanıtladığının belirtildiğini, işbu gerekçenin hukuka aykırılık teşkil etttiğini,

envanter defterinin usulüne uygun tutulmadığından iddialarının kanıtlanmadığı belirtilerek akabinde usulüne uygun diğer defterler ile iddialarını kanıtlanabiliyor iken bu defada davalının gerçeğe aykırı olan iade faturasının usulüne uygun tutulmuş defteri çürüttüğünün açıklandığını, envanter defteri usulüne uygun tutulmadığı için lehe delil teşkil etmiyor ise usulüne uygun tutulan diğer defterlerin lehlerine delil teşkil ettiğinin yerel mahkemece göz önünde bulundurulmayıp davalı lehine objektif olmayan bir karar verildiğini, davalının dosyaya usulüne uygun olarak tutulmuş defterlerin aksini ispatlayacak hiç bir delil sunulmadığını,

dava dilekçesinde de beyan ettikleri üzere davalının malları iade etmeyerek çalışanına tehdit ile iade faturası imzalattığını, imzalanan iade faturasının gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, bu nedenle tarafların defterlerindeki kayıtların aksini ispatlayacak nitelikte olmadığını, bilirkişilerce hazırlanan 07/02/2011 tarihli rapora göre;

müvekkili şirketçe envanter defterinin sunulduğu ancak sadece kapanış tasdikinin bulunmadığının, davalının ise envanter defterini hiç sunmadığının beyan edildiğini, ilgili rapor incelendiğinde envanter defterinin müvekkili şirketçe usulüne uygun tutulduğunun sadece kapanış tasdiki yapılmamış olduğunun anlaşıldığını, davalının ise hiç defter sunmamış olduğunun Yerel mahkemece dikkate alınmadığını, Yerel mahkemenin sadece davalı tarafından hukuka aykırı düzenlenen iade faturasını gerekçeli karara dayanak aldığını, ilgili bilirkişi raporunun hukuki değerlendirme başlıklı kısmında;

ticari alım satım sözleşmelerinde alıcının muayene ve ihbar külfeti altında olduğunun, ihbarı süresinde yapmadı ise malın o haliyle kabul etmiş sayılacağının ve ayıptan doğan haklarını kullanmaktan vazgeçmiş sayılacağının, somut olayda davalının ayıp ihbarı yaptığına rastlanmadığının, sevk irsaliyesinin zorla imzalandığına ilişkin ceza dosyasında dinlenen tanıkların birbirlerini doğrulayan ifadeleriyle malların iadesinin gerçekleşmediğinin açıklandığını, raporun sonucunda ise davalının beyanlarına katılmanın mümkün olmadığını,

ayıp ihbarının bulunmaması karşında ayıplı maldan söz edilemeyeceğini ve davacının bakiye alacak talebinde bulunabileceğini ve icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunun tüm iddiaları destekler nitelikte olduğunu, raporda değinildiği gibi davalının ayıp ihbarında bulunması gerekirken böyle bir ihbarda bulunmamasının ürünlerin ayıplı olmadığını ve davalı tarafından iade edilmediğini gösterdiğini, davalının tek amacının malları iade etmiş gibi göstererek bedellerini ödemekten kaçınmak olduğunu, davalının ayıp ihbarında bulunmamasının malları iade etmediğini kanıtladığını, söz konusu raporun,

defter incelemesi ve dosyada bulunan deliller göz önüne alınarak hazırlandığını, bu nedenle beyanların doğruluğu rapor ile sabit hale gelmiş olmasına rağmen Yerel mahkemenin, davalının hazırlamış olduğunu sevk irsaliyesi dayanak alınarak davanın reddine karar verilmesinin son derecede hatalı olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçeli kararı ile İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/280 Esas sayılı dosyasında davalı hakkında beraat kararı verilerek bu kararın kesinleştiğini,

bu karar ile sevk irsaliyesinin müvekkili çalışanından tehditle alındığına ilişkin maddi vakanın doğru olduğundan bahisle irsaliyenin geçerliliğine olumsuz etkisinin olmayacağının açıklandığını, gerekçeli kararda değinildiği üzere TBK'nın 74. maddesine göre;

hakimin, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığını, Yerel mahkemenin, ceza mahkemesi kararını baz alarak sevk irsaliyesinin geçerli olduğunu açıkladığını, ilgili ceza dosyasında dinlenen tanık ifadeleri incelendiğinde müvekkil şirket çalışanı ...'nin sevk irsaliyesini zorla ve tehdit ile imzalandığının anlaşılacağını, taraflarca işbu tanık beyanlarının huzurdaki dosyaya sunulduğunu, tanık beyanlarının iddiaların doğruluğunu ve aslında iade olayının vuku bulmadığını gösterdiğini,

bahse konu beraat kararı taraflarınca temyiz edilmiş olup temyiz sonucunda verilen Yargıtay kararında ise müvekkilİ çalışanı ...’in sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği ve bu nedenle temyiz isteminin reddedildiğinin açıklandığını, ceza mahkemesi kararının hukuka uygun olup olmadığının dosya esası incelenmeden usulen incelenerek temyiz talebinin reddine karar verildiğini, Yerel mahkemece dikkate alınan ceza mahkemesi kararının, sevk irsaliyesinin geçerli olduğunu ispatlayan bir karar niteliğinde olmadığını,

davalı tarafından sevk irsaliyesi imzalatılarak iade edildiği beyan edilen kumaşların hacminin 5 kamyona sığacak kadar olduğunu, o tarihte geçirilen Ramazan ayının öğle sıcağında davalı şirketin ofisine giden müvekkili çalışanlarına 5 kamyona sığacak olan malların bir defada çıkarılıp teslim edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketçe söz konusu malların hacminin büyüklüğünden dolayı bölümler halinde parça parça çıkarılarak davalıya teslim edildiğini, gerekçeli kararda;

dava dışı ... isimli çalışanın sevk irsaliyesine imza atmadığı yada imzanın bu kişiye ait olmadığına ilişkin itirazda bulunmadıklarından bahsedildiğini, taraflarınca imzaya itiraz edilmemiş olup atılan imzanın gerçek bir irade ile atılmadığının ifade edildiğini, davalının müvekkili şirket zararına gerçek olmayan bir iade faturası kestiğini ve müvekkili firma çalışanlarını kandırarak kendi iş yerine çağırdığını, ölümle tehdit etmek suretiyle zorla iade faturasına imza attırdığını,

söz konusu iade faturasının müvekkili şirketin kayıtlarında bulunmaması ve faturaya karşı Beyoğlu ...Noterliği .. nolu ihtarnamesi ile itiraz edilmiş olması gibi hususların bahse konu faturanın zorla imzalatıldığını ispatladığını, Yerel mahkeme tarafından bu hususlar yeterince araştırılmadan ve incelenmeden hüküm tesis edildiğini, Yerel mahkemece davalının malları iade ettiği İstanbul ...

Noterliği ... sayılı ihtarnamesi ile kanıtlanmakta olduğunun açıklandığını, ancak davalının borçtan kurtulmak adına müvekkili şirkete ihtarname gönderdiğini ve taraflarınca da ilgili ihtarnameye cevap verilerek Beyoğlu ...

Noterliği'nin 18/09/2009 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade faturasını ve ihtarname içeriğini kabul etmediklerini ve borçlarını ödemeleri gerektiğini bildirdiklerini, tarafların iddilarının ceza dosyasında yer alan tanık beyanları, bilirkişi raporu, defter kayıtları ve ihtarnameler ile ispatlanmışken Yerel mahkemece davanın reddi kararı verilmesinin usule ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile 196.501.79 TL asıl alacak ve 6.401,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 202.902,20 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itirazı üzerine takip durmuş, somut dava ile davacı davalıya kumaş satıp teslim ettiğini, fatura bedellerinin ödenmediğini beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise davacıya ödeme yaptığını ve iade faturası düzenleyerek ayıplı olan kumaşları davacıya iade ettiğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş,

Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dosya kapsamında; taraflar arasında kumaş alım satımına dair ticari ilişki bulunduğu, taraf ticari defterleri ve diğer deliller üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından davalıya toplam 318.562,82 TL tutarında fatura düzenlendiği ve davalının 136.000 TL ödeme yaptığı, tarafların ticari kayıtları arasında bir kısım faturaların davalının defterlerinde, bir kısım ödemelerin ise davacının defterlerinde kayıtlı olmaması ve davalı tarafından düzenlenen 15.09.2009 tarihli-196.501,79 TL bedelli iade faturası nedeniyle farklılık bulunduğu,

esasen davacı tarafından icra takibinde iade faturası bedelinin talep edildiği, söz konusu faturanın davalı tarafından davacıya 15.09.2009 tarihli Noter ihtarnamesi ile gönderildiği, davacının bu ihtarnameye 18.09.2009 tarihli Noter ihtarnamesi ile karşılık verdiği ve iade faturasını kabul etmediği, ticari defterlerine kaydetmediği, davalı tarafından iade faturasına konu mallara ilişkin 10.09.2009 tarihli sevk irsaliyesinin düzenlendiği ve teslim alan kısmının davacı çalışanı olan ... tarafından imzalandığı,

davacının, çalışanı ...'in sevk irsaliyesini tehdit edilmesi neticesinde imzaladığını iddia ettiği, bu iddia ve şikayet nedeniyle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/345 Esas sayılı dosyasında görülen kamu davası neticesinde, 17.09.2012 tarihli karar ile davalının atılı "hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla silahla tehdit suçu"ndan, suçu işlediği sabit görülmediğinden bahisle beraatine karar verildiği,

verilen kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 28.05.2018 tarihli ilamı ile bozulması neticesinde yargılamaya 2018/280 Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği ve 16.04.2019 tarihli karar ile aynı gerekçe ile davalının beraatine karar verildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 01.10.2020 tarihli ilamı ile davacı çalışanı ...'in şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle temyiz isteminin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği sabittir.

Hukuk yargılamasının ceza hukuku ile ilişkisinin düzenlendiği TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı, hukuk mahkemesinde yapılan yargılamada kusur ve zararın tespiti yönünden bağlayıcı değilse de, ceza mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir karar ile tespit edilen sübuta ilişkin maddi vakıalar hukuk yargılamasında dikkate alınmak zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmiş olması alacağın varlığını ispat için yeterli olmayıp, fatura konusu malların karşı tarafa teslim edildiğinin yazılı delillerle ispat edilmesi gerekir.

Taraflar arasında davacı tarafından takibe konu edilen alacağın dayanağı olan faturalara konu malların davalıya teslim edildiği hususunda bir ihtilaf olmayıp, davalı taraf bu malların ayıplı olduğunu, bu nedenle davacıya iade edildiğini iddia etmiş ve bu iddiası kapsamında iade faturasını ve teslim alan kısmı davacı çalışanı tarafından imzalanmış sevk irsaliyesini sunmuştur.

Bu noktada iade faturasına konu ayıplı olduğu iddia edilen malların herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın davacı tarafından iade alınması halinde borç sona erecektir.

Davacı, sevk irsaliyesindeki imzaya itiraz etmemiş ve kesinleşmiş beraat kararı ile sevk irsaliyesinin tehdit ile imzalatıldığı iddiasını da ispat edememiş olduğundan, Mahkemece iade faturasına konu malların davacıya teslim/iade edildiği ve bu nedenle davalının borçlu olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/274, K. 2023/707, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/274
Karar No
2023/707
Tarih
27 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/275 K.2023/240
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/275 K.2023/335
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/275 K.2023/313
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/278 K.2023/78
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/278 K.2023/89
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/279 K.2023/370

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.