İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1007 K.2024/2057

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1007Karar2024/2057Tarih19 Aralık 2024Okuma18 dk · 3.525 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Aralık 2024
Dosya no
2022/1007
Karar no
2024/2057
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/02/2022
Numarası
2020/844esas- 2022/179karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.525 kelime·18 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı vekili dava dilekçesi ile davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında e-posta yazışmaları ile kurulu taşıma sözleşmesi gereği müvekkilinin davalıya ait yükün İstanbul havalimanından... havalimanına taşımasını üstlendiğini, davalı şirkete 17.05.2020 tarih ... numaralı ana hava yük ... numaralı ara hava yük senedi- ... düzenlendiğini, uçuş numarasının ... olarak gösterildiği şekliyle fatura tanzim edildiğini, taşıma konusu 20.000 adet, 350 kap-3.500 kg emtianın taşıması için müvekkili tarafından dava dışı ...

Havayolları ile anlaşma sağlandığını ve uçak rezervasyonunun yapıldığını,17.05.2020 saat 20:30'da hazır edildiğini, davalının ise bu miktarın çok altında mal hazır ettiğini ve taşıttığını, TTK M.866 gereği müvekkilinin tam navlun ve masraflara hak kazandığını, kurulan iletişim ve yapılan yazışmalara rağmen davalının zamanında rezervasyon iptalleri yapmadığını, davalının sadece 54 kap 320 kg yükü taşıma için zamanında hazır ettiğini, taraflar arası yazışmalara göre, 350 kap - 3500 kg yük yerine 54 kap 320 kg yük taşımasından dolayı “boş yer” olarak kalan yük mahallerinden dolayı davalının iptal ücretinden sorumlu olduğunu, dava dışı ...

Havayollarının düzenlediği faturaları müvekkilinin davalıya yansıtma hakkı olduğunu, Davalı şirketin söz konusu faturalardan kaynaklı borcunu ifa etmediğinden müvekkili şirketçe, davalı şirket aleyhine, ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itirazı ile takibin durduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'inden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın haksız ve kötüniyetli olduğu, taşıma sözleşmesinin tarafının davalı değil, dava dışı İngiltere'de yerleşik ...a Ltd. firması ve Türkiye'de iş ortakları ... ile ...

A.Ş. firması olduğunu, sunulan e-postada 20000 adet bakımından yazan ve talep sahibinin ... görüldüğünü, talep gönderilen kişinin ... mail adresinden 350 koli-20000 adet için uçak rezervasyonu yapıldığının görüldüğünü, ...'nın satış komisyoncusu, ...'un davacı yetkilisi, ...'nun ise davacının ihracat sorumlusu olduğunu, rezervasyonda firma bilgisi kısmında dava dışı ... firmasının gösterildiğini, rezervasyon bilgi formu'nun doğrudan... firması için düzenlendiğini,... tarafından iletildiğini, asıl sorumlunun ... firmasına yönelmesi gereken davacının müvekkili ile arasında sözleşme yokken kendilerine yönelmesinin kötüniyetli olduğunu,

tüm taşıma rezervasyon ve ihracatın dava dışı ... firması sorumluluğunda olduğu bilinerek müvekkilinden talep edilmesinin kötüniyet tazminatı ödemeyi gerektirdiğini, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi kararında;"Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde;... Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının cari hesap alacağı nedeni ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresi içerisinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK 66 madde gereği icra takibinin durdurulduğu,

taraflar arasında ticari alış veriş nedeni ile düzenlenen fatura bakımından fatura miktarı kadar alacaklı olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusu olup, uyuşmazlığın çözümü bakımından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyada mevcut kök ve ek rapor ile 30.11.2021 tarihli farklı bir taşıma bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor hep birlikte değerlendirildiğinde davalının gönderen sıfatının olduğu, davalının taahhüt edilen yükten daha az yük taşınması ve uçakta eksik yükle taşıma yapılmasından dolayı davacı taşıma işleri organizatörünün katlandığı zararı tazmin etmesi gerektiği, davacı yana, dava dişi fiili taşıyıcı ...

Havayolları tarafından düzenlenen fatura tutarı ile davacının davalıya yansıttığı miktarın aynı olduğu, davacının takibe konu alacak miktarının 9.235,20 USD tutarın, bir iş görme veya mal ve hizmet teslimi karşılığı olmadığı, zarar yansıtmasına dayandığı,

Davacının katlandığı zararı davalıya yansıtmasının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, Davalının... sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 9.235,20- usd asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle takibin devamına,

asıl alacağın % 20'ı üzerinden hesap edilen 14.044,15-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...."gerekçesi ile,'' AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,1-Davalının ... sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 9.235,20- USD asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,

2-Asıl alacağın % 20'ı üzerinden hesap edilen 14.044,15-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;" İstinaf incelemesi talebinde bulunmuş olduğumuz yerel mahkeme gerekçeli kararı, şeklen gerekçeli karar olmanın ötesine geçememiştir. Zira yerel mahkeme, dosyanın tamamını yargılama süresince incelenmediği gibi, dosya içerisindeki mevcut eksik bilirkişi raporlarını tekrar etmekle yetinmiştir. Yerel mahkeme nezdinde defalarca itiraz konusu ettiğimiz hususlar, gerekçeli kararda da tartışılmamıştır. Şöyle ki; yerel mahkeme nezdinde görülen davanın konusu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yansıma zararın müvekkile yansıtılıp yansıtılamayacağıdır.

1-) MÜVEKKİL İLE DAVACI ARASINDA CARİ HESAP İLİŞKİSİ YOKTUR.!!!Yerel mahkeme gerekçeli kararında ;Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde;...

Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının cari hesap alacağı nedeni (!) ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresi içerisinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, belirtilmiştir.Öncelikle belirtmek isteriz ki müvekkilin davacı ile hiçbir şekilde ticari ilişkisi bulunmamaktadır bunun tabi sonucu olarak da müvekkil ile davacı arasında CARİ HESAP İLİŞKİSİ bulunmamaktadır.

Böyle bir husus davacı veya tarafımızca ileri sürülmemişken mahkemenin mevcut olmayan bir hukuki ilişki yaratması veya bu şekilde nitelendirmiş olması, DOSYANIN İNCELENMEDİĞİNİ yahut HAKİMİN HUKUKU uygulayamadığını göstermektedir. Müvekkilin davalı ile hiçbir şekilde fatura alacağı ve/veya borcu bulunmamaktadır.

Müvekkil yalnızca dava konusu olan taşıma işlemi nedeniyle davacı ile uyuşmazlık içerisine düşmüştür.Öyle ki, taşıma işleminden kaynaklanan taşıma bedeli dahi müvekkile fatura edilmediği gibi müvekkil tarafından davacıya ödenen herhangi bir taşıma bedeli bulunmamaktadır. Yalnızca müvekkilin ihraç etmiş olduğu bir kısım malların taşınması esnasında doğan bir ihtilaf neticesinde davacıyla muhatap olmuştur.

Davacının müvekkile kestiği tek fatura bulunmaktadır bu fatura da tarafımızca kabul edilmeyerek iade edilmiştir. Taraflar arasında en az bir fatura dahi kesilmiş değilken yerel mahkeme neye göre cari hesap ilişkisi tespit etmiştir ??. 2-) MÜVEKKİL TAŞIMA SÖZLEŞMESİNİN TARAFI DEĞİLDİR.Yerel mahkeme gerekçeli kararında, dosyadaki bilirkişi raporlarına göre müvekkilin gönderen sıfatının sabit olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verdiğini belirtmiştir.

Dosyadaki mevcut bilirkişi raporları tıpkı yerel mahkeme gibi itiraz ettiğimiz hususları değerlendirmemiştir. Bu yönüyle eksik ve hatalı olduğu tarafımızca defalarca kez dile getirilmiştir.

Sayın mahkemeniz tarafından dosya içerisindeki bilirkişi raporları incelendiğinde , raporların tekrar mahiyetinde olduğu ve özensiz hazırlandığı anlaşılacaktır..Zira tarafımızca özellikle,... taşıma şekli ile cevap dilekçemize ek olarak sunmuş olduğumuz mail yazışmalarından taşıyıcı firma ve taşıma koşullarının dava dışı alıcı ... Ltd.'nin Türkiye'deki işlerini organize eden ...

TEKSTİL tarafından belirlendiği ve bunun yazılı olarak delillendirildiği belirtilmişse de , bilirkişiler bu itirazımızla alakalı değerlendirme yapma zahmetine katlanmamıştır. Ne yazık ki aynı tavır yerel mahkemece de sergilenmiştir. Zira gerekçeli kararda da dosyaya sunulu mail yazışmalarının karinenin aksini neden ispat etmeye yeterli olmadığı açıklanmamıştır.

Mail yazışmaları hakkında değerlendirme yapıldığı iddia edilen raporun 3. Sayfasının son paragrafı aşağıda aynen alıntılanmıştır:Dosya içerisindeki e-posta yazışmalarına göre davacı şirketin havayolu ile kargo taşımasını ... sıfatıyla üstlendiği, fiili taşıyıcı...Hava Yolları ... sefer sayılı 17.05.2020 tarihli uçuş için 350 kap,3.500 kg kargo rezervasyonu yaptırdığı, daha sonra 54 kap 320 brüt/864 hacim kg emtia kargonun gönderen-ihracatçı firma olan ...TEKSTİL tarafından ... teslim edildiği,

anılan sefer için yapılan kargo rezervasyonunda 3.500 kg belirtilerek uçakta yer ayrıltılmasına karşın MB-723/17.05.20 tarihli seferde 320 kg olarak sevk edildiği anlaşılmıştır... bilirkişi bu kısımda üstünkörü özet geçerken esas itiraz konusu olan ve açıklanmaya muhtaç olan kısmı çok güzel bir şekilde atlamıştır.Mail yazışmaların değerlendirilmesi gönderen sıfatının tespiti için talep edilmişken , bilirkişiler GÖNDERENİN MÜVEKKİL OLDUĞU YÖNÜNDEKİ ÖN KABULLE olayı anlatmıştır.Oysa biz mail yazışmalarının içeriğinin Gönderen sıfatının tespiti için irdelenmesini talep etmiştik.

Zira söz konusu yazışmalarda taşıyıcı olan davacının bulunması, taşıma rezervasyonun yapılması, taşıma bedeli faturasının ve yansıma zarara ilişkin faturanın dava dışı taşıma işleminin alıcısı olan... TEKSTİL ile planlandığı ortaya çıkmaktadır. Adeta izah etmekten yorulduğumuz hususlar yine ustalıkla göz ardı edilmiştir.

Şöyle ki; rezervasyonu ve taşınacak emtianın miktarını, taşıyıcı firmayı, müvekkil seçmemişken ve taşıma bedelini müvekkil ödememişken olayda böyle bir izlenim yaratılması kabullenemez... Öncelikle mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin davacıyla alakalı gümrük işlemlerinin yapılması dışında herhangi bir teması olmamıştır. Müvekkil hava taşıma senedinde şeklen Gönderen olarak görünmekteyse de taşıma sözleşmesinin tarafı müvekkil değildir.

Türk Ticaret kanunun 850.ci maddesi taşıma başlığı altında taşıma sözleşmesini tanımlamaktadır. Yasaya göre taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi üstlenmektedir. Buna karşılık, kural olarak gönderen, taşıyıcıya, taşıma ücreti ödemek borcu altına girmektedir.Şayet müvekkil gerçek anlamda taşıma sözleşmesinin tarafı ise taşıma bedelinin doğal olarak müvekkil tarafından ödenmiş olması gerekir.

Oysa somut olayda bırakın müvekkilin işbu taşıma sözleşmesine istinaden taşıma bedelini davalıya ödemeyi, bugüne kadar müvekkilin davalıyla hiçbir ticari ilişkisi olmamıştır. Taşıma bedelinin ödenmesi için davacı tarafından düzenlenen fatura müvekkile değil dava dışı ... Tekstil-... Limited şirketine kesilmiştir. İş bu iddiamızın ispatı için müvekkilin işbu taşımanın yapıldığı yılı kapsayan bütün hesap hareketlerini ekte sunmuş bulunuyoruz.

Sayın mahkemenizin özellikle e-mail yazışmalarını da dikkate alarak, rezervasyon işlemlerinin kim tarafından yapıldığı, (cevap: ... tekstil ispatı: mail yazışmaları) taşıyıcının kimin tarafından bulunduğu, (cevap: ... tekstil ispatı: mail yazışmaları) taşıma koşulları hakkında mütabakata kimler arasında varıldığının (cevap: ... tekstil ispatı: mail yazışmaları) Taşıma bedelinin kime fatura edildiği ve kim tarafından ödendiğinin (cevap: ... tekstil ispatı: mail yazışmaları) tespiti yapıldığında gönderenin müvekkil olmadığı anlaşılacaktır.

Yansıma zarar öncelikle kime fatura edilmiştir.? (cevap: ... tekstil ispatı: mail yazışmaları) Bütün bu soruların cevabı ... TEKSTİL iken ve yine ... taşıma şekli ile eşya taşınmışken neye göre müvekkil gönderen sıfatını kazanmıştır???. ESASINDA BİLİRKİŞİ RAPORUNUN SATIR ARALARINDA HAVA TAŞIMA SENEDİNİN TAŞIMA SÖZLEŞMESİNE BİR KARİNE TEŞKİL ETTİĞİ BELİRTİLMİŞTİR. Türk Ticaret kanunun 850.ci maddesi taşıma başlığı altında taşıma sözleşmesini tanımlamaktadır.

Yasaya göre taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi üstlenmektedir.

Buna karşılık, kural olarak gönderen, taşıyıcıya, taşıma ücreti ödemek borcu altına girmektedir.Karinenin aksi yani taşıma sözleşmesinde taşıma bedelini ödemekle yükümlü olan tarafın müvekkil şirket olmadığı hem mail yazışmalarıyla hem de dekontlarla ispat edilmiştir.YEREL MAHKEME TARAFINDAN DAVACI TARAFA, İŞBU TAŞIMA SÖZLEŞMESİ BEDELİNİN KİM TARAFINDAN KENDİLERİNE ÖDENDİĞİNİN SORULMASI VE İSTİCVAP EDİLMESİ TALEP EDİLMİŞSE DE YEREL MAHKEME TALEBİMİZİ REDDETMİŞTİR.Taşıma sözleşmesindeki GÖNDEREN sıfatının tespiti yalnızca taşıma senedine bakılarak tespit edilemez.

Defaetle belirtmiş olduğumuz üzere müvekkil tarafından ... teslim şekli ile ihracat faturası hazırlanmış olup, iş bu taşıma şekli müvekkilin alıcının belirttiği yere yükün teslimi ile sorumluluğunun bittiğini göstermektedir.

Bu durum Ek raporun 3. Sayfasının 3. Paragrafında da ... teslim şeklinde yükün alıcısının taşıma sözleşmesi ve taşıma bedelinden sorumlu olduğuna işaret etmekte olduğu belirtilmiş olmasına rağmen taşıma sözleşmesinin ihracatçının da yapmış olabileceği ilgisiz bir şekilde belirtilmiştir. ... teslim şekli ve cevap dilekçesine ek olarak sunduğumuz mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere, taşıyıcı firma olan ..., taşınacak yükün miktarı vs. rezervasyon bilgileri alıcı ...

Limited'in Türkiye'deki yetkilisi olan ... TEKSTİL tarafından yapılmıştır. Müvekkil firma yalnızca GÜMRÜKLEME AŞAMASINDA İHRACATÇI FİRMA OLMASI NEDENİYLE mail yazışmalarına operasyon sonunda eklenmiştir. Müvekkil firma ile davalı firma iletişime geçmeden önce zaten ... TEKSTİL tarafından yapılmıştır. İşbu hususu mail yazışmaları ile ispat etmiş bulunmaktayız.

Zira dosyaya sunulan taşıma senetleri esasında taşıma sözleşmesini değil, yukarıda da detaylı olarak izah etmiş olduğumuz üzere hava yolu firmasından malların teslim alındığını ve kime teslim edileceğini ispat etmektedir.En basit haliyle ifade etmek gerekirse sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin uyuşmasıyla kurulur. Somut olayda taşıma işleminin yapılmasına yönelik talep ve işlemler açıkça ...

Tekstil yetkililerince kendi nam ve hesaplarına gerçekleştirilmiştir. Müvekkil şirketin sözleşmeye herhangi bir dahli olmamıştır. Dikkat edilirse, rezervasyon bilgileri ve bundan önceki bütün işlemler mail üzerinden ... Tekstilce yapılmıştır. Müvekkil şirket yalnızca gümrükleme aşamasında maillere dahil edilmiştir. Müvekkil, taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi sözleşme koşulları hakkında herhangi bir bilgisi veya müzakeresi dahi yoktur.

Esasen davacı olan ... firması ile müzakerelere girişen de yukarıda belirttiğimiz gibi ...Tekstil olup bunu da... Limited Şirketi adına yapmıştır. ... Tekstil ihracat işletme konusuna sahip olmadığından Türkiye'den İngiltere'ye ihrraç edilmesi gereken malların müvekkil şirketin Dış Ticaret firması olması nedeniyle, müvekkil üzerinden gerçekleştirmek durumunda kalmışlardır.

Müvekkilin ara taşıma senedinde ... ile belirtilen alanda yer almış olması müvekkilin "ihracatçı " sıfatına sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Şayet ... Tekstil kendisi taşımaya konu malları ihraç edebiliyor olsaydı zaten müvekkilin ünvanı ara taşıma senedinde de bulunmayacaktı. Müvekkil , bu konuda ...Tekstile yardımcı olmak maksadıyla ihracat işlemlerini gerçekleştirmiştir. Ancak müvekkilin satmış olduğu malların nasıl ve hangi koşullarla ihraç edileceği ...

Tekstil tarafından belirlenmiştir. Bu durum mail yazışmalarından açıkça anlaşılmaktadır. Örneğin, 15.05.2020 tarihli mail yazışmasında ...'ya davacı ...firmasından gönderilen mailde; firma yetkilisi ihracatçı firmanın ve de gümrükçünün bilgileri istenmektedir.

Bu yazışmalar, sözleşmenin koşullarının, müzakerelerinin .... ile ... firmaları arasında gerçekleştiğini, müvekkil şirketin bu esnada ve sonrasında taşıma sözleşmesine herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını ispat etmektedir. Kaldı ki hiç kimse iradesi dışında borç altına sokulamaz. Sözleşmenin nisbiliği gereği, davacı ... firmasının taşıma sözleşmesinden kaynaklı bir edim talep ediyorsa bunu ancak ... Tekstil'e yöneltebilir.

Özetle müvekkil şirket taşıma sözleşmesinin tarafı olmayıp, herhangi bir borç altına girmemiştir. Şayet müvekkil şirket sözleşmenin tarafı ise, davacı ... firması müvekkil şirketin bilgilerini neden...Tekstil ve ...'dan talep etmektedir. Bu durum, hayatın olağan akışına aykırıdır.

Zira taşıma sözleşmesi iki taraflı bir sözleşme olup, sözleşmenin taraflarından birinin diğerini bilmemesi mümkün değildir.Sayın mahkemenizce de bilindiği üzere taşıma firmalarından taşıma ile ilgili öncelikle yazılı fiyat bilgisi alınmaktadır. Şayet müvekkil gönderen ise neden davalı tarafça müvekkil firmanın kendilerine fiyat hususunda herhangi bir teklifname talep ettiklerine dair delil sunulmamıştır.

Mail yazışmalarından da tespit edileceği üzere davalı ile ilk iletişime geçen ... Tekstil ve ....'dır. Müvekkil artık son aşamada malların ne zaman ve nerde teslim edileceğiyle alakalı olarak operasyona dahil edilmiştir. Öyle ki müvekkil şirket çalışanı zaten süreç içerisinde sadece gümrükleme aşamasında mail yazışmalarında ...'ye eklenmiştir.

Oysa asıl rezervasyon yaptıran , havayolu şirketini bulan ve nasıl ve ne kadarlık yük taşınacağı tamamı ... tekstil yetkilileri tarafından organize edilmiştir. İşbu hususların tamamı mail yazışmalarından anlaşılmaktadır. Hatta öyle ki yansıtma zararını davacı şirket önce ... tekstilden talep etmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... tarafından önce ... adresine "... merhaba ,Fatura ekte sunulmuştur.

Ödeme için desteğinizi rica ederim" şeklinde 16 Temmuz 2020 tarihinde 09:50 de mail gönderilmiştir. Şayet taşıma sözleşmesinin tarafı müvekkil ... ise neden doğrudan hem taşıma bedeline hem de yansıtma zararına ilişkin müvekkil şirkete fatura kesilmedi??. Esasında davacı şirketin de bildiği üzere taşıma sözleşmesinin tarafı olan ... Tekstil ile ... Limited'dir. Ancak ısrarla belirtmiş olduğumuz üzere ... hava yolları ile ...

Tekstil devamlı ticari ilişkileri olduğundan sebep, davacı kötü niyetli olarak yansıtma zararını müvekkil şirketten tahsil etmeye çalışmaktadır.

3-) 03.03.2021 tarihli kök bilirkişi raporunun NETİCE ve KANAAT kısmında belirtildiği üzere, müvekkilin GÖNDEREN SIFATININ SABİT OLMADIĞI , yine müvekkilin e-mail yazışmalarından da GÖNDEREN SIFATININ BULUNMADIĞINI Gönderici sıfatının İngiltere firması ile birlikte Türkiye'deki iş ortağı olan... tekstil olabileceği açıkça belirtilmiştir.

Gönderen sıfatına sahip olmayan müvekkilin dava konusu bedeli de ödeme zorunluluğu bulunmadığının raporda belirtilmiş olması, yine ... (taşıma işlemlerinin alıcı tarafından üstlenildiği taşıma biçimidir.) teslim şeklinin tespit edilmiş olmasına rağmen raporda hukuki altyapısı olmaksızın yalnızca taşıma senedine bakılarak müvekkilin Gönderen olduğu ve zarardan sorumlu olacağının belirtilmiş olması tamamen hukuka aykırıdır.

Zira taşıma senedi taşıma sözleşmesine karinedir ancak taşıma sözleşmesi değildir!!!!. Taşıma sözleşmesinin tarafları davacı ... ile ... Tekstil-... Limited'tir. Bu husus mail yazışmalarından çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır.Esasen hukuku uygulaması gereken hakimin hukukçu bilirkişiyi dosyaya atayıp, bu konuda rapor alması bile hukuka aykırıyken, sözleşme tarafının tespiti için rapor talebinde bulunmuştur.

Ancak istinaf incelemesi talebinde bulunduğumuz dosyaya atanan bilirkişiler dışında sözleşme tarafını dahi tespit edemeyen yerel mahkemenin sözleşmeler hukuku alanında uzman bilirkişi ataması gerektiğini verilen yanlış ve tamamen hukuka aykırı olan karar ile acı bir şekilde tecrübe etmiş bulunmaktayız. 4-) İstinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmekteyiz.

5-) KÖTÜNİYET TAZMİNATI İLE İLE İLGİLİ AÇIKLAMAMIZ:Davacı yan, müvekkil şirketin REZERVASYON DAHİ YAPMADIĞINI bildiği halde, asıl sorumlu olan ... TEKSTİL'den ödeme alamayınca, daimi müşterisi olan ... TEKSTİL yerine müvekkil aleyhine açıkça kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış ve sonuç olarak müvekkilin, taraf sıfatının bulunmadığı bir davaya dahil olmasına sebebiyet vermiştir.

Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Somut olayda davacı yan kötü niyetlidir. Zira davacı, müvekkil ile kendi arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin bulunmadığının bilincindedir. Asıl rezervasyon yaptıran ve taşıma bedelini ödeyen dava dışı İngiliz şirketi ve ...

Tekstil olmasına rağmen, (e-mail yazışmalarından dahi anlaşılmaktadır.) KÖTÜNİYETLİ olarak müvekkil aleyhine dava açmıştır.Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Yani bir hak sahibi hakkını kullanırken ve borçlu borcunu öderken objektif iyi niyet kurallarına uymak, dürüst davranmak, başkalarını zarara uğratmamak zorundadır.Hak sahibi başkasına zarar vermek amacını taşımasa bile hareketi açıkça iyi niyet kurallarına aykırı ise ve başkasını zarara uğratıyorsa veya hak sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı dengesizlik varsa bu durumu hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirebiliriz.

Anayasa başta olmak üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hak sahibinin hakkını kullanırken objektif iyi niyet kuralları içinde hareket etmesini emretmiş aksi davranışın hukuk düzeni tarafından korunamayacağını belirtmişti.Davacının taşıma sözleşmesini kiminle yaptığını bilmemesine imkan yoktur.

Davacı, dava konusu boş- yer ücreti alacağının da taşıma sözleşmesine bağlı olduğu , sözleşmenin tarafı kimse ondan talep edilmesi gerektiğini bilmektedir.Taşıma sözleşmesini hangi tarafla yaptığını bildiği halde kötü niyetli olarak müvekkil aleyhine icra takibi başlatan ve işbu davayı açan davacının kötü niyet tazminatı ödemesi gerekmektedir. "demiştir.İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından ... Havalimanı'ndan ...

Havalimanı'na davalının yurtdışı firmasına ihraç ettiği ürünlerin taşınmasını üstlendiği ürünler için Havalimanı'nda yapılan rezarvasyon alanına belirtilen ürün miktar ve ağırlığından daha az ürün getirilmesi sebebiyle dava dışı fiili taşıyıcı ... Havayolu Şirketinin davacıya yansıttığı boş yer ücreti (...) bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında, davalı tarafından yurtdışı firmasına ihraç edilen ürünlerin davacı tarafından havayolu ile taşınmasının üstlenildiği, akdi taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafından ürünlerin fiili taşımasının ... Şirketi aracılığı ile yaptırıldığı ve ürünler için Havalimanı'nda rezarvasyon yaptırdığı, davalı tarafından rezarvasyon alanına belirtilen ürün miktar ve ağırlığından daha az ürün getirildiği ve fiili taşıyıcı ...

Havayolu Şirketi tarafından akdi taşıyıcı davacıya boş yer ücreti faturası düzenlendiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf; davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi akdedilip akdedilmediği, davalının gönderilen sıfatına sahip olup olmadığı ve iddia edilen zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarındadır.

Davalı vekili, davacı ve davalı tarafından sunulan mail yazışmalarına göre taşıma sözleşmesinin davacı ile alıcı firma, bu firmanın Türkiye'deki iş ortakları ... A.Ş.arasında akdedildiğini, davalının taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının rezarvasyonu ...

A.Ş.adına yaptığının açık olduğunu, davacının iddia edilen zararı ilk önce bu şirketten talep ettiğini, ancak olumlu yanıt alamaması üzerine davalıya yönelttiğini, teslim şeklinin ... teslim olmasına ve davalının görevinin dava konusu emtiayı teslim edilecek alana teslim etmesi ile sorumluluğunun sona erdiğini, taşıma senedinin tek başına gönderen sıfatının tespitinde yeterli olmadığını,

davalının taşıma senedinin tarafı olmaması sebebiyle davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosyaya sunulan mail yazışmaları incelendiğinde; davacı ile taşıma sözleşmesinin alıcı firma, bu firmanın Türkiye'deki iş ortakları ... A.Ş.arasında akdedildiği ve davacının taşıma için ....

A.Ş. tarafından yönlendirildiği, bekleme alanına ilişkin rezervasyonun dahi .... A.Ş.adına yapıldığı, davalının gönderen sıfatına sahip olmakla birlikte yapılan bu taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı, bunun yanında deniz taşımacılığında geçerli olmakla birlikte taraflar arasında teslim şeklinin ...teslim şekli olarak belirlenmesi sebebiyle yükün alıcısının taşıma sözleşmesi ve taşıma bedelinden sorumlu olduğu ve ... satış usulünde ihracatçı,

sözleşmede belirtilen tarihte alıcı tarafından belirlenen limanda geminin güvertesine malı teslim ederek o andan itibaren oluşacak masraf ve riskleri ithalatçıya devredileceğinden söz konusu masraflardan alıcının sorumlu olduğu açık olmasına rağmen Mahkemece davanın reddi yerine taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan davalı aleyhine hüküm kurulması isabetli olmamış ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Davacı tarafından yanılgılı hukuki niteleme ve değerlendirme ile haksız olarak icra takibi başlatılması tek başına kötü niyetli olduğunun ispatı için yeterli olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar

verilmiştir. Sonuç olarak; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile,Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2022 tarih, 2020/844 esas ve 2022/179 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

3-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 861,63-TL harçtan mahsubu ile 434,03 TL bakiye harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen toplam 800,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden,

Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 10-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Davalı tarafından yapılan 91,60 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 13-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,14-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1007, K. 2024/2057, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1007
Karar No
2024/2057
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1007 K.2024/1329
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1008 K.2024/2113
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1010 K.2024/923
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1011 K.2024/2058
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1011 K.2024/1090
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1012 K.2024/1349

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.