İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/108 K.2024/958

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/108Karar2024/958Tarih30 Mayıs 2024Okuma14 dk · 2.792 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Mayıs 2024
Dosya no
2022/108 Esas
Karar no
2024/958 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2020/39 Esas - 2021/995 Karar
Tarihi
18/10/2021
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.792 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 01/01/2018 - 01/01/2019 tarihleri arasında ticari ilişkiden doğan borcun 53.106,34 TL'sinin davalı şirketçe ödenmediğini, müvekkilinin, davalı şirket ile görüşmeler yaptığını ancak sonuç alamayınca bahse konu alacağın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyasından icra takibine konulduğunu, davalı şirketin iş bu sefer de haksız ve kötü niyetle borca itiraz etmek sureti ile takibi durdurduğunu, ancak borca itirazın haksız ve kötü niyetle yapıldığını, sırf zaman kazanarak alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçladığının açıkça ortada olduğunu beyanla itirazın iptali ile alacağın tahsiline, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalıdan 27.09.2018 tarih, ... nolu, 04.10.2018 tarih, ... nolu ve ... nolu faturalar ile fermuar alındığını, bu fermuarların nihai ürünün üretiminde kullanıldığını, nihai tekstil ürününün de Londra - İngiltere adresli ... şirketine ihraç edildiğini, nihai ürüne ilişkin test raporunun ...

A.Ş. tarafından yapıldığını ve raporun müvekkiline 24 Ekim 2018'de mail ile gönderildiğini, raporda davacıdan alınan fermuarların gizli ayıplı olduğu ve kanserojen olduğunun tespit edildiğini, bu raporun aynı gün 24 Ekim 2018'de davacı şirketin ..@... mail adresine gönderildiğini, ayrıca davacı şirket yetkilisi de aranarak bilgi verildiğini, böylelikle müvekkilinin gizli ayıbı TTK madde 23/C ve Borçlar Kanunu 223 maddesi gereği öğrenir öğrenmez satıcıya bildirimde bulunduğunu, TTK 18 maddesi ayıp ihbarını kapsamadığı için herhangi bir şekil şartına tabi olmasızın ayıp ihbarının e-mail ve görüşme - telefon ile bildirildiğini,

ticari defterlerde müvekkilinin davacıdan 14.318,88 TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine alacağının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 18/10/2021 tarih ve 2020/39 Esas - 2021/995 Karar sayılı kararında. "Dava; taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir.

Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir).

Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde, ayıp iddiası ve ayıptan kaynaklı zarar iddiası noktasında ise davalı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu bu alacağın icra takibine konu miktar ile uyumlu olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerine göre ayıptan kaynaklı reklamasyon faturası nedeniyle davacının 14.318,88.TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

Taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve bu ilişki neticesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu hususu tartışmasız olup, davalının satın alınan ürünlerle alakalı zararının olup olmadığı, var ise davacı alacağından mahsup şartlarının oluşup oluşmadığının çözümlenmesi gerekmektedir.

Davalı tarafından ayıba dair her ne kadar davacıya ihbarda bulunulmuşsa da, bahsettiği zarara dair defterlerinin incelenmesi neticesinde bir tespit yapılamadığı gibi, konuya ilişkin denetlenebilir somut veriler de dosyaya sunamamıştır. Sırf reklamasyon faturasının kesilmiş olması zararın varlığı hususunda yeterli delil olmayıp, davalının bundan kaynaklı kesintilerinin olduğu hususunu ispatlaması gerekmektedir.

Gelinen aşamada davacının alacak iddiasını ispatladığı, davalının ise zarar iddiasını ispatlayamadığı, ayrıca alacağın likit olduğu dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile, "1-DAVANIN KABULÜ İLE. Davalının aleyhine yapılan Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin aynen DEVAMINA," karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesi ile. Yerel mahkemece verilen karar eksik ve hatalı incelemeye dayalı olup kaldırılması gerektiğini, ... Firması'nın, birim fiyatı 5,90 Euro olarak sipariş verdiği ürünleri ayıp neticesinde indirim talep ederek 5,15 Eurodan satın aldığını ve ...

Firması'na faturanın bu fiyattan kesildiğini, müvekkili şirketin fermuarlardan kaynaklanan ayıp sonucunda adet başı 0,75 Cent zarar ettiğini, zarara ve yapılan indirime ilişkin tüm deliller dosyada mevcut iken Mahkemenin bu hususu ve dosyada mevcut delilleri incelemeyerek eksik ve hatalı karar tesis ettiğini, davacı firmadan 27.09.2018 tarih .. no'lu, 04.10.2018 tarih ... nolu ve ... nolu faturalarla fermuar alınmış olup bu fermuarların ihraç edilen nihai ürünlerde kullanıldığını, Londra- İngiltere adresli ... şirketine ihraç edilmiş olan ürünlerde bulunan ayıbın önce ... firması tarafından farkedildiğini ve müvekkili şirkete bildirildiğini,

sonrasında ise müvekkilince bu durumdan emin olunmak amacıyla ... A.Ş. tarafından ürünlerin teste tabi tutulduğunu, test sonucunda nihai üründe kullanılan davacı firmadan tedarik edilen fermuarların kanserojen içerdiği dolayısıyla nihai ürünün ayıplı olduğu tespit edilerek testin sonuçlarını ihtiva eden raporun müvekkiline 24.10.2018 tarihinde mail sureti ile gönderildiğini.

Nihai ürünlerde kullanılan fermuarların ayıplı olduğuna ilişkin işbu raporun aynı gün içinde yani 24.10.2018 tarihinde davacı firmaya maille ([email protected] adresine) gönderildiğini, ...

A.Ş. tarafından hazırlanan rapor incelendiğinde müvekkili tarafından ihraç edilen nihai ürünlerin fermuarlarında ayıp olduğunun anlaşıldığını, müvekkili tarafından ihraç edilen nihai üründe kullanılan fermuarların ayıplı çıkması nedeniyle müvekkilinin ticari ilişkisinin sıkıntıya girdiğini, nihai ürünleri ithal eden ...

Şirketinin ürünlerden adet başına 0,75 cent indirim talep ettiğini, daha önce dosyaya sunulan sipariş formunda (ORDER Version Of Supplier - Date: 25.07.2018) görüldüğü gibi; ... firmasının bu ürünler için önce adet başına 5,90 Euro ödeneceği şeklinde sipariş geçtiğini ancak ürünlerin fermuarına ilişkin ayıbın öğrenilmesi neticesinde indirim hakkını kullanarak yine ekte sunulan faturadan görüleceği üzere ürünleri 5,15 Eurodan satın aldığını, taraflarınca onlara bu birim fiyattan fatura kesildiğini, buna ilişkin ödeme gerçekleştirildiğini, Yerel mahkemedeki aşamalarda dilekçelerde "kesinti" ibaresinin geçirilmesi nedeniyle,

sürekli olarak ... firması tarafından taraflarına bir iade-kesinti faturası yansıtıldığına ilişkin delil arandığını, bu şekilde bir iade, indirim ya da kesinti faturasının tesis edilmediğini çünkü buna gerek kalmadığını.

Müvekkili şirketin buna gerek kalmadan ürün faturalarını keserken tespit edilen bu ayıp sebebiyle ... firmasına talep ettikleri indirim tutarını uygulayarak fatura ettiğini, müvekkili şirket ayıp ihbarı öncesi fatura kesmiş ve ithalatçı firmadan ödeme almış olsaydı, ayıp oranında indirim için ...

Firmasının müvekkiline uygulanacak indirim oranında fatura kesmesi gerekeceğini ve bu faturanın da defterlerinde gözüküyor olacağını ancak müvekkili şirket faturayı zaten istenilen indirimi uygulayarak kestiğinden bahisle böyle bir kesinti faturasına gerek kalmadığını ve defterden de bu durumun anlaşılamadığını, indirimin uygulanılması konusunun son derece anlaşılır olduğunu ve ayıplı ürün karşısında alıcının sahip olduğu seçimlik haklarından biri olan "satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme" hakkı şeklinde gerçekleştiğini, ...

Firması'nın hukukta yer alan bu hakka benzer bir indirim talebinde bulunduğunu, sürekli olarak ihracat işi yapan ve zaten ayıplı ürün gönderdiği için itibarı yeterince zedelenen müvekkili şirketin ticari hayatını daha fazla tehlikeye atmamak adına ...

Firması'nın istemiş olduğu indirimi uygulamak zorunda kaldığını, üstelik ithalatçı firma tarafından ilk teklif edilen indirim oranı %25 yani adet başına 1,475 Euro iken müzakereler ve müvekkili şirketin uğraşları sonucunda adet başına 0,75 Cent indirim uygulanmasında anlaşıldığını.

Fermuarlara ilişkin ayıp nedeniyle uğranılan (adet başına 0,75 cent) işbu zararın ise fermuarları satın aldıkları davacıya "Kanserojen Ürün Reklamasyon Faturasıdır (10.250,00 Euro karşılığıdır)" şeklinde KDV dahil 67.425,16 TL olarak fatura edildiğini, bu faturanın kendilerine öncelikli olarak mail yoluyla ulaştırıldığını, akabinde aslının da elden teslim edildiğini, davanın konusunu ve esaslı unsurunu oluşturan işbu sipariş formunun (5,90 Eurodan sipariş verildiğini gösteren) ayıba ilişkin ...

Firması'nın taraflarına yolladığı maillerin, kendilerinin davacı şirkete ayıba ilişkin yaptıkları bildirimlerin, ayıp sonucunda 5,90 Euro yerine 5,15 Eurodan kesilmek zorunda kalınan fatura ve adet başına uğramış oldukları 0,75 Cent'lik zarara ilişkin davacıya yansıttıkları kanserojen ürün reklamasyon faturası gibi tüm bilgi ve belgelerin dosyaya dilekçe eklerinde sunulmuş olup, bunların hiçbirinin yargılamada dikkate alınmadığını, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin dahi doğru şekilde incelenmeden tesis edilen bilirkişi raporu ve bu rapor esas alınarak tesis edilen karar hukuka aykırı olup,

bu ölçüde eksik incelemenin dosyanın esasına dahi girilmemesini gerektirecek bir kaldırma sebebi olduğunu, HMK'ya 22/07/2020'de eklenen "esası incelemeden kararın kaldırılması" nedenlerinden birinin de.

Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde yüksek öneme sahip bu hususların ve delillerin değerlendirilmediğini ya da eksik incelenmiş olmasının esasa girilsin ya da girilmesin kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, fermuarlarda gizli ayıp olduğunun dosyada yer alan delillerle sabit olduğunu ancak bu hususun da Mahkemece değerlendirilmediğini, ...

A.Ş. tarafından tespit olunan ayıbın davacı tarafa mail sureti ile bildirildiğini.

Nihai ürüne ilişkin ayıp bulunmadığını, bulunsa bile ayıp bildiriminin müvekkili tarafından usulüne uygun ihbar edilmediği iddiasıyla karşılaşıldığını ancak bu iddianın baştan reddi gerektiğini, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini ve akit gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunması halinde işbu eksiklerin ayıp olarak nitelendirileceğini ve satıcının bu eksikliklerden dolayı sorumluluğunun gündeme geleceğini, ... firmasının yapmış olduğu testin sonrasında müvekkili tarafından ...

A.Ş.'ye yaptırılan test sonucunda nihai ürünün tamamlayıcı parçalarından olan fermuarların kanserojen içerdiğinin, testten geçemediğinin tespit olunduğunu, alınan rapor üzerine müvekkilinin ticari ilişki içinde olduğunun nihai ürünleri ithal eden, ...

Şirketinin ürünlerdeki ayıp nedeniyle ABD satışının yasak olduğunu taraflarına bildirdiğini, ürünlerin bu haliyle ayıplı olduğunun açık olduğunu, kural olarak alıcının gözden geçirme külfetinin yalnızca olağan kontrol ile ortaya çıkarılabilecek ayıplar için, bir diğer ifade ile açık ayıplar bakımından söz konusu olduğunu ancak nitelikleri gereği olağan bir inceleme ile ortaya çıkarması alıcıdan beklenemeyen ayıplar bakımından gözden geçirme külfeti bulunmadığını, olaya konu ürünlerdeki ayıbın olağan inceleme neticesinde tespitinin mümkün olmadığının,

olağandışı bir inceleme neticesinde ortaya çıkacağının açık olduğundan bahisle müvekkilinin gözden geçirme ve kanuni süresinde bildirim külfeti olmamasına rağmen davacıdan satın alınan fermuarların ayıplı olduğunu öğrenir öğrenmez derhal davacı tarafa bildirdiğini, bu sebeple satıcı konumundaki davacı firmanın ayıptan sorumluluğu cihetine gidilebileceğinin açık olduğunu, ticari hayatta tacirler tarafından düzenlenen faturaların mail yoluyla KEP adresi üzerinden değil standart bir mail adresine mail göndererek gönderilmesinin mümkün olduğunu, faturaların standart mail yoluyla gönderilmesi halinde herhangi bir usule aykırılık bulunmadığını,

faturanın TTK m.18/3 hükmündeki belgelerden olmadığını, oradaki düzenlemelere tabi olmadığını, müvekkilince standart mail üzerinden gönderilen 19.01.2019 tarih ... nolu kanserojen ürün faturasının usule uygun olduğu ve davacı tarafça itiraz edilmeyerek fatura içeriğinin kabul edildiği kanaatine ulaşılacağını.

Verilen kararın gerekçesinde dahi uyuşmazlığa ilişkin yeterli inceleme yapılmadığının kabul edildiğini, tanıklar dinlenilmeden ve rapora itirazları dikkate alınmadan hatalı ve eksik incelemeye dayalı şekilde karar verildiğini, Mahkemenin gerekçeli kararında yer alan; "...

Davalının satın alınan ürünlerle alakalı zararının olup olmadığı, var ise davacı alacağından mahsup şartlarının oluşup oluşmadığının çözümlenmesi gerekmektedir." şeklindeki ifadenin esasa ilişkin uyuşmazlığın tam kanaate elverişli olacak, bir diğer ifade ile kararın şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılma ödevini yerine getirmeden verildiğini gösterdiğini, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, "bahsettiği zarara dair defter incelemesi neticesinde bir tespit yapılamadığı gibi, konuya ilişkin denetlenebilir somut veriler de dosyaya sunamamıştır.

Sırf reklamasyon faturasının kesilmiş olması zararın varlığı hususunda yeterli delil olmayıp, davalının bundan kaynaklı kesintilerinin olduğu hususunu ispatlaması gerekmektedir." şeklindeki gerekçe ile taraflarınca zararın ispatlanamadığından,

dosyaya yeterli delil sunulamadığından bahsedildiğini, taraflarınca ispata elverişli, ithalatçı firma ile müvekkili arasındaki sipariş formu, müvekkilinin ithalatçı firma adına tanzim ettiği faturalara karşılık ithalatçı firmanın yaptığı ödemeye ilişkin dekont ve nihai ürünleri ithalatçı firma ile müvekkili arasındaki ayıp ve indirime ilişkin mail yazışmalarının Mahkeme dosyasına ibraz edildiğini;Taraflarınca sunulan işbu belgelerin aynı zamanda hukuken delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, delil başlangıcının varlığı halinde iddia edenin iddiasını tanık dahil her türlü delil ile ispat edebileceğini,

taraflarınca bu hukuki müesseseden faydalanmak ve zararın mevcudiyetini ve diğer iddia ve savunmaların ispatı bakımından Mahkemeye tanıklarının bildirildiğini ancak Mahkemenin dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinde hiçbir inceleme yapmamış olmasının kararın eksik incelemeye dayandığını gösterdiğini, kararın taraflarınca itiraz edilmiş bilirkişi raporuna dayalı olarak verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sübjektif, yanlı ve eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını,

bilirkişi kök raporunun bu haliyle hükme esas alınması mümkün olmamasına rağmen Mahkemenin işbu bilirkişi raporuna dayalı olarak verdiği kararın esastan kaldırılması gerektiğini.

Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ile somut uyuşmazlık birlikte değerlendiriğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürünlerdeki ayıba ilişkin değerlendirme yapılmamış olması, yine raporda taraflarınca ibraz edilen delillerin değerlendirilmemiş olması, müvekkilinin satış bedelinden ayıp nedeniyle indirim yapıldığını gösterir;

sipariş formu- ithalatçı firma adına düzenlenen faturalar ile ithalatçı firma tarafından indirim yapılarak kesilen fatura üzerinden yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun, davacı adına düzenlenen kanserojen ürün faturasının davacı firmaya gönderildiği gibi hususların değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksik incelemeye dayalı işbu mahkeme kararının esastan kaldırılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak yeniden yapılacak inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.

Davacı taraf, davalıya fatura karşılığında mal satıp teslim ettiğini ve davalının malların bir kısmının bedelini ödediğini, kalan kısım yönünden ödeme yapılmaması sebebiyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf, davacıdan alınan fermuarların nihai ürünlerde kullanılarak ihraç edildiğini ve alınan test raporunda fermuarlarda kanserojen olduğunun tespit edildiğini, bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunu, nihai ürünlerin satıldığı yurtdışındaki şirket tarafından ayıp nedeniyle birim bedel üzerinden indirim yapıldığını,

bu nedenle zarara uğradığını, davacıya test raporu ve ayıp ihbarının süresi içerisinde gönderildiğini ve zarar nedeniyle reklamasyon faturası düzenlendiğini, bu faturanın da mail ile davacıya gönderildiğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Taraflar arasında davacı tarafından takip ve dava konusu edilen faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiği, tüm faturaların davalı tarafından defterlere kaydedildiği ve davacıya bir miktar ödeme yapıldığı konusunda bir ihtilaf bulunmamakta olup, davalı tarafça istinaf başvurusuna konu edilen husus, davacı tarafından satılan ürünlerin gizli ayıplı olup olmadığı, bu kapsamda davalının zarara uğradığından bahisle düzenlediği reklamasyon faturasının haklı olup olmadığı ve davanın kabulü kararının dosya kapsamına uygun olup olmadığına ilişkindir.

Davalı taraf cevap dilekçesi ve aşamalardaki tüm beyanlarında davacıdan satın alınan fermuarların kanserojen içermesi nedeniyle ayıplı olduğunu ve fermuarların kullanıldığı nihai ürün olan elbiselerin ihraç edildiği yurt dışında mukim şirket (...) tarafından ayıp nedeniyle satış bedelinden indirim yapıldığını, bu nedenle zarara uğradığını ve bu zararını davacıya yansıttığını beyan etmiş, bu kapsamda dosyaya fermuarların kullanıldığı elbiselerin ihraç edildiği yabancı şirket tarafından verilen ilk ve ikinci sipariş formlarını, bu şirket ile olan yazışmaları, test raporunu,

davacıya gönderdiği maili ve ürünlerin ihraç edildiği şirkete kesilen faturayı sunmuştur. Dosyada bulunan 23.10.2018 tarihli test raporundan; davacıdan satın alınan beyaz fermuarların test edildiği ve fermuarların insan sağlığına zararlı toplam kurşun içeriği yönünden ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davacı tarafından satılan ürünlerin gizli ayıplı olduğu kabul edilmelidir.

Söz konusu fermuarlar davacıya 18.10.2018 tarihli ve 978,955 TL bedelli, 04.10.2018 tarihli ve 3.887,957 TL bedelli, 27.09.2018 tarihli ve 18.158,969 TL bedelli faturalar mukabilinde satılmış olup toplam ürün miktarı 24.791 adet, toplam satış bedeli ise 23.025,88 TL'dir. Davacı tarafından icra takibinde talep edilen 53.106,34 TL alacak içerisinde ayıplı olmayan ürünlerin satış bedeli de bulunmaktadır.

Davalı ayıplı ürünler nedeniyle uğradığı zarar iddiası ile düzenlediği faturayı cari hesapta davacının alacağından mahsup etmiş, davacı tarafından ise söz konusu fatura defterlerine kaydedilmemiştir. Buna göre davalının bir kısım ayıplı ürün nedeniyle düzenlediği fatura bedeli kadar zarara uğradığını ve bu zararını davacının alacağından mahsup edebileceğini ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan ve dava dışı ...

Şirketi tarafından fermuarların kullanıldığı nihai ürünler için düzenlenen 25.07.2018 tarihli sipariş formunda ürün birim fiyatı 5,90 Euro, 09.11.2018 tarihli sipariş formunda ise 5,45 Euro olup, davacı tarafından sunulan ve dava dışı ... Şirketi adına düzenlediği 09.11.2018 tarihli faturada ise ürün birim fiyatı 3,30 Euro, satılan toplam ürün 20.016 adettir.

Davalı taraf reklamasyon faturasını ürün birim fiyarının 5,90 Euro'dan, 5,45 Euro'ya indirilmesi sebebiyle uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle düzenlemiş olup, sunduğu faturada ürün birim fiyatı iddia ettiği 5,45 Euro'dan çok daha düşüktür. Faturadaki ürün birim fiyatının taraflarca ne şekilde belirlendiği anlaşılamamaktadır.

Sonuç olarak davalı ayıplı ürünler için 5,90 Euro olarak belirlediği birim fiyatın 5,45 Euro'ya indirilmesi sebebiyle zarara uğradığını (karının düştüğünü) yani reklamasyon faturasının içeriğini ispat edemediğinden Mahkemece reklamasyon faturası kabul edilmeyerek davacının, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı 53.106,34 TL alacağı yönünden takibin devamına karar verilmesi usul, yasa ve dosya kapsamına uygundur.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.627,69 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 906,92 TL (59,30 TL+847,62 ) harcın mahsubu ile bakiye 2.720,77 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/108, K. 2024/958, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/108
Karar No
2024/958
Tarih
30 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/108 K.2024/496
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/113 K.2024/514
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/114 K.2024/248
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/114 K.2024/1131
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/117 K.2024/376
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/119 K.2024/954

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.