İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1358 K.2025/373

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1358Karar2025/373Tarih6 Mart 2025Okuma13 dk · 2.667 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Mart 2025
Dosya no
2022/1358 Esas
Karar no
2025/373 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2016/32 Esas- 2021/1010 Karar
Tarih
30/09/2021
Dava
Menfi Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.667 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... adlı şirkete borcuna karşılık 11 adet senet verildiğini, daha sonra senetler ile cari hesaptan kaynaklanan borcun protokole bağlandığını, protokolde geçen senetlerden birinin de davaya konu ... numaralı 119.763,00 TL tutarlı, 20.01.2016 vade tarihli senet olduğunu, ilgili senede ilişkin tahsilat makbuzlarının davacıya teslim edildiğini, ancak senedin davalı şirketten alınmadığını, diğer davalı ...

İlaç adlı şirket tarafından, senetlerin bulunduğu davalı ...'a karşı... ve ... sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, başlatılan takip sonucunda yazılan haciz talimatları üzerine ... Talimat sayılı dosyalarıyla 14.09.2015 tarihinde gerçekleştirilen hacizlerde, söz konusu senedin davalı ... İlaç adlı şirket vekili tarafından teslim alındığını, fakat haciz tutanağına bu durumun yazılmadığını, davalı ...

İlaç adlı şirketin, icra tehdidi ile senedi ele geçirmesinden sebeple iyi niyetli meşru hamil olmadığını beyanla ... numaralı 119.763,00 TL tutarlı, 20.01.2016 vade tarihli senetten ötürü davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu senedin diğer Davalı ... adlı şirket tarafından, 18.09.2015 tarihli protokol gereği, icra borçlarına mahsup edilmek üzere alındığını, icra tehdidi ile muvazaalı alınmasının söz konusu olmadığını, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkiyi müvekkilinin bilmediğini, iyiniyetli 3.kişi konumunda olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile borcun yapılandırılması için protokol yapıldığını, protokol kapsamında 31 adet senedin davacı tarafından davalıya teslim edildiğini, davaya konu senet tahsil için bankaya verildiğinden davacıya teslim edilemediğini, davalı ...

İlaç tarafından hacze gelindiğinde söz konusu senedin alındığını, buna dair tarihsiz bir teslim alma tutanağı tutulduğunu, tutanakta daha sonra değişiklik yapıldığını, haciz varakasına bu durumun işlenmediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarih 2016/32 Esas- 2021/1010 Karar sayılı kararında;"Uyuşmazlık, ... numaralı 119.763,00 TL tutarlı, 20.01.2016 vade tarihli senetten kaynaklı davacının davalılara borçlu olup olmadığı, davaya konu senedin Davalı ... İlaç tarafından, icra tehdidi ile Diğer Davalı ... adlı şirketten alınıp alınmadığı, Davalı ...

İlaç'ın meşru hamil olup olmadığı hususundadır.Davacının, Davalı ... adlı şirketle ilaç alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacı ile davalı arasında 08.09.2015 tarihli protokol yapıldığı, protokol kapsamında davacı tarafından davalıya senetler verildiği, senetlerin bilahare bedellerinin ödendiği, lakin davaya konu senedin davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerekirken iade edilmediği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf yoktur.Bu durumda, davacının Davalı ... adlı şirkete borçlu olmadığı,

tarafların beyanı, 08.09.2015 tarihli protokol ve tahsilat makbuzları ile sabit olmakla, davacının Davalı ... adlı şirkete ... numaralı 119.763,00 TL tutarlı, 20.01.2016 vade tarihli senetten ötürü borçlu olmadığı talebinin, kabulüne karar verilmiştir.Davalı ... İlaç'ın davaya konu senedi, Diğer Davalı ... adlı şirketten aldığı sabit ise de, taraflar arasında bu senedin ne şekilde davalı tarafından diğer davalıya teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunduğu,Davalı ...

İlaç adlı şirket vekili tarafından, davaya konu senedin Diğer Davalı ... adlı şirket tarafından,18.09.2015 tarihli protokol gereği, icra borçlarına mahsup edilmek üzere alındığını, icra tehdidi ile muvazaalı alınmasının söz konusu olmadığının savunulduğu,Davalı ... Ecza adlı şirket vekili tarafından ise, davaya konu senedin tahsil için bankaya verildiğinden davacıya teslim edilemediğini, Davalı ...

İlaç adlı şirket vekili tarafından hacze gelindiğinde söz konusu senedin teslim alındığını, buna dair tarihsiz bir teslim alma tutanağı tutulduğunu, tutanakta daha sonra değişiklik yapıldığını, haciz varakasına bu durumun işlenilmediğinin savunulduğu, Davacı vekilinin de aynı cihette beyanları bulunduğu,Dosya kapsamında, ... Talimat sayılı dosyalarında, 14.09.2015 tarihinde gerçekleştirilen hacizlerde, söz konusu senedin Davalı ...

İlaç adlı şirket vekili tarafından teslim alındığı husunda bir kayıt bulunmadığı, yine dosyada bulunan tarihsiz senet bilgileri altında Davalı ... adlı şirket tarafından Diğer Davalı ...

İlaç vekili Av.... imzalı, senetlerin teslim edildiğine dair tanzim edilen tutanakta da, senetlerin haciz mahallinde, haciz sırasında alındığına dair bir kayıt bulunmadığı, sadece senetlerin takip borcuna mahsuben alındığının belirtildiği, Davaya konu 03.09.2015 tanzim tarihli, 20.01.2016 vade tarihli, 119.763,00 TL bedelli, Keşidecisi ..., Lehtarı ... A.ş olan senedin, cirolanarak Davalı ...

İlaç adlı şirkete devredildiği, bu cihette alacağın temlikinin söz konusu olmadığı, sebepten mücerret şekilde senetteki hakkın davalı tarafından diğer davalıya devredildiği,Bu kapsamda, davacının Davalı ... İlaç adlı şirketin meşru hamil olmadığı iddialarını ispatlayamadığı, Davalı ... İlaç'ın senedi ciro ile diğer lehtardan aldığı, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı, Davalı ...

İlaç'ın davacı ile diğer davalı ... arasındaki iç ilişkiyi bildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, Davalı ... İlaç vekilinin senedi icra tehdidi altında muvazaalı aldığına dair somut bir delil de bulunmaması karşısında, Davalı ... İlaç'ın senedin meşru hamili olduğu anlaşılmakla, davacının davaya konu senetten kaynaklı Davalı ...

İlaç'a borçlu olmadığına ilişkin davası yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.Davanın reddi nedeniyle, İ.K.K 72/4 maddesi gereğince asıl alacak olan 119.763,00 TL'nin % 20'sine tekabül eden 23.952,6 TL tazminatın davacıdan alınarak Davalı ... A.Ş'ye verilmesine karar verilmiştir..."gerekçesi ile, ''A) Davalı ... A.Ş. yönünden davanın KABULÜ ile;Davaya konu 03.09.2015 tanzim tarihli, 20.01.2016 vade tarihli,119.763,00 TL bedelli, Keşidecisi ..., Lehtarı ...

A.ş olan senetten ötürü, davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,B) ... A.Ş Yönünden davanın esastan REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı Müflis ... A.Ş. İflas İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel mahkeme kararı usule ve yasaya aykırı olup kararı davalı hamil şirket açısından istinaf ettiklerini, icra tehdidi ile İİK usul ve prosedürüne aykırı şekilde davalı ... nezdinde cebren ele geçirilen senetleri elinde bulunduran davalı ...'nin iyi niyetli meşru hamil sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, ilgili senetlerden iş bu davanın konusu olan ... numaralı, 119.763 TL tutarlı, 20.01.2016 vade tarihli senedin davacı ile müvekkili arasında protokole bağlandığını ve tecdit yolu ile dava konusu senet borcunun sona erdiğini bilmek zorunda olduğu gibi,

bu senedi haciz esnasında cebren davacı yana imzalattığı bila tarihli ve sonrasında iptal ile 18.09.2015 tarihli ek protokol ile haciz esasında zorla ve cebren almasından bağımız olarak, aksi söz konusu olsa dahi davalılar arasında düzenlenen bu protokole dayanarak tüm borçlara mahsup edilmek üzere aldığını ve alacağın temliki hükmünde olması nedeni ile kendileri tarafından davalılar arasında düzenlenen bu belgeye dayanarak davalı hamile karşı tecdit ve alacağın sona erdiğine dair tüm itirazların ileri sürülmesinin hukuken mümkün olduğunu,

aksi yönde kabul ile davanın reddine dair Yerel mahkeme gerekçesi hukuka aykırı olup bu kararın bozulmasının zorunlu olduğunu;İş bu sözleşme de (protokolde) ise taraflar arasındaki borç alacak miktarının belirli ve mevcut olmadığını, taraflar arasında ki borç alacak miktarının belirlenmesinin ancak yargılama sonucu belli olacak mahiyette olduğunu, bu nedenle belirli bir borç miktarını içermeyen sözleşmeye (protokole) bağlanan senedin da kayıtsız şartsız bir borç ikrarına havi olmadığını,

bu nedenle senedin kambiyo özelliğini kaybettiğini;Davalı şirketin bir kere dava konusu senet protokole bağlandıktan sonra muvazaalı şekilde aralarında borç alacak ilişkisi gerçekleşmediği halde ve protokolden sonra ciro yolu ile senedi devralması tamamen kötü niyetli olduğu gibi, senedin kambiyo özelliğini kaybettiğini, şarta sözleşmeye bağlanmış alacağın tekrar kambiyo ilişkisine konu edilmesinin de hukuken mümkün bulunmadığını, iş bu nedenlerle borç ilişkisine, muvazaaya ilişkin tüm itiraz ve savunma sebeplerinin davalı hamil şirkete ileri sürülebileceğinin de açık olduğunu,

Yerel mahkemece dava konusuna alacağın temiliki hükümlerinin uygulanamamış olması, itiraz ve savunma nedenleri, özellikle taraflara ait ticari defterler üzerinde alacağın var olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadan ve muvazaaya ilişkin tüm deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olmasının bozma nedeni olduğunu.

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/155 E. sayılı dosyasından sabit olduğu üzere davalı hamil şirketin dava konusu senedi diğer davalı şirketin muhasebecisi olan ve tahsil cirosu yapma yetkisi bulunmayan şirket çalışanından ciro yolu ile devir aldığını, davalı taraf tacir olması nedeni ile basiretli tacir gibi davranmak zorunda olup işlem yaptığı kişinin ticari mümessil olup olmadığını araştırmak zorunda olduğu gibi ticari mümessil olmayan ve muhasebeci olduğunu bildiği kişinin bu yetkiye sahip olmasının mümkün olmadığını da bilebilecek durumda olduğunu, kanunun kendisine yüklediği araştırma, inceleme,

basiretli davranma yükümünü yerine getirmeyen tarafın atılan cironun tahsil cirosu olarak kabulünün gerektiğine ilişkin itirazının reddinin zorunlu olduğunu;Davalı yana yapılan ciro sahibinin şirket muhasebecisi olması,

tahsil cirosu yapma yetkisinin bulunmaması ve senedi ciro yolu ile devir alan kişinin davalı yanın avukatı olduğu dikkate alındığında şirket muhasebecisi ile işlem yapan davalı tarafın muhasebecinin attığı cirosunun temlik cirosu olarak kabulü gerektiğine ilişkin itirazı ve bunun Mahkemece kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin bozma nedeni olduğunu;Kendileri tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/155 E. sayılı dosyasına müdahil olunduğunu, iş bu dosya açısından birleştirme ve bekletici mesele yapılması istenmiş olmasına rağmen hukuka aykırı şekilde taleplerinin reddedildiğini,

müdahil olunan dosyada şirket muhasebecisinden ciro yolu ile devrin tahsil cirosu sayılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, kendileri tarafından gerekçeli kararın istinaf edildiğini, kararın bozulması durumunda iş bu dosya açısından davanın davalı hamil şirket yönünden kabulüne karar verilmesinin zorunlu olduğunu, birleştirme ve bekletici mesele yapılmamış olması nedeni ile kararın bozulmasının zorunlu olduğunu beyanla Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Müflis ...

A.Ş. İflas İdaresi vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin, davacı ...'dan olan alacaklarının tahsili hususunda 08/09/2015 tarihinde protokol düzenlendiğini, söz konusu protokolün dava dilekçesinin ekinde, davacı tarafça da dosyaya ibraz edildiğini, protokol incelendiğinde; davaya konu ... numaralı, 20/01/2016 vadeli ve 119.763,00 TL senedin de içerisinde yer aldığı davacının borçlarının yeniden yapılandırıldığı ve mutabık kalınan tutar üzerinden yeni vade tarihli bonolar alındığının görüleceğini, protokolün 3. sayfasının birinci paragrafında ise "...

Böylece BORÇLU 917.177,55-TL'lik borcuna karşılık olarak, yukarıda yazılı olan 31 adet senedi ödeyeceğini, bu tutar ve düzenlenen 31 adet senede herhangi bir itirazı olmadığını, 2 adet senedi ise ... AŞ'ye ödeyeceğini, borcun böylece yeniden yapılandırıldığını kabul ve beyan etmektedir." düzenlemesine yer verildiğini;TBK'nın 133. maddesinde yer alan "Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur.

Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz." düzenlemesi gereğince, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 08/09/2015 tarihli protokol ile davaya konu ... numaralı, 20/01/2016 vadeli ve 119.763,00 TL bonodan kaynaklı borcun yenilenmek suretiyle sona erdiğini, bu nedenle; davacının, davaya konu ... numaralı, 20/01/2016 vadeli ve 119.763,00-TL bono nedeniyle müvekkili şirkete borçlu olmadığının tespiti talebiyle huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını.

İlk Derece Mahkemesince, davacı ile müvekkili şirket arasında düzenlenen 08/09/2015 tarihli protokol hükümleri göz ardı edilmek suretiyle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile müvekkili şirket yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, ancak yukarıda yazılı gerekçe ile davanın müvekkili şirket yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini;Yine hatalı değerlendirme ile tesis edilen davanın kabulüne dair karar neticesinde aleyhe yargılama gideri, vekalet ücretine ve yargı harcına hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, işbu davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediği gibi, davacının,

müvekkili şirket aleyhine menfi tespit davası açmakta hukuki menfaati olmadığı da nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, İlk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı müflis ... A.Ş. yönünden davanın kabulüne, davalı ... A.Ş. yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı müflis ... A.Ş.

İflas İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalı ...

A.Ş.'nin dava konusu senedi diğer davalıdan cebren aldığı ve iyi niyetli hamil olmadığı, diğer davalı ile aralarında düzenledikleri protokol ile senede dayalı borcun yenilendiğini bilmesi gerektiği, kaldı ki senedi diğer davalı şirketten protokol ile ve borca mahsuben devraldığı, bu işleme alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerektiği, senedin devralındığı protokolün şarta bağlı olduğu, kayıtsız şartsız bir borca bağlanmayan senedin kambiyo vasfının bulunmadığı, senedin protokol tarihinden sonra ciro ile devralınmasının muvazaalı olduğu,

diğer davalıya karşı ileri sürülebilecek tüm def'ilerin davalı ... ..A.Ş.'ye karşı da ileri sürülebileceği, davalı tarafın aleyhine açılan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/155 E. sayılı dosyasında senedi diğer davalı şirketin cirolama yetkisi olmayan muhasebecisi tarafından atılan ciro ile teslim aldığını kabul ettiği, bu nedenle senette bulunan ciroya temlik cirosu hükümlerinin uygulanamayacağı, Mahkemece eksik araştırma yapıldığı ve Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/155 E. sayılı dosyasının neticesinin beklenmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

Davalı müflis ... A.Ş. İflas idaresi vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; taraflar arasında alacağın tasfiyesi için yapılan protokol tarihinde senedin tahsil için bankaya verilmiş olması sebebiyle davacıya iade edilemediği, davacının, davalı şirket aleyhine bu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkindir.Davacı ile davalı müflis ...

A.Ş. arasında düzenlenen 08/09/2015 tarihli protokol ile; dava konusu senedin de içerisinde bulunduğu 11 adet senet ve cari hesaba dayalı borcun çeşitli meblağ ve vade tarihlerini içerir 31 adet senet ile ödeneceği konusunda anlaşma sağlandığı, dava konusu 20/01/2016 vade tarihli ve 119.763 TL bedelli senedin davalı tarafından davacıya iade edilmediği ve diğer davalı tarafa borçlarına mahsuben verildiği sabittir.

Davalı müflis ...A.Ş. tarafından senedin protokol tarihinde elinde değil tahsil için bankada olduğu, bu nedenle davacıya iade edilmediği iddia edilmiş ise de, taraflar arasındaki protokolde 11 adet senetten hangilerinin tahsil için bankaya verildiğinin açıklandığı, dava konusu senet ile ilgili böyle bir açıklamanın bulunmadığı, ayrıca senedin davalı müflis ... ...A.Ş. tarafından diğer davalıya 18/09/2015 tarihinde borçlarının ifası amacıyla verildiği,

dolayısıyla her ne kadar davalı müflis şirket tarafından senetten doğan alacağın başka bir senede bağlandığı ve bu senedin bedelsiz kaldığı kabul edilse de, senet davacıya iade edilmeyip, cirolanmak suretiyle üçüncü kişiye devredildiğinden davacının, davalıya karşı senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davalı tarafından davanın açık bir şekilde kabul edilmediği,

bu itibarla Mahkemece davalı müflis ... ...A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi ve davalı aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun, davalı iflas idaresinin aksi yöndeki istinaf başvurusunun ise haksız olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu senette sırası ile lehtar davalı müflis ... A.Ş. ile davalı ...

A.Ş.'nin cirosu bulunmakta olup, 22/01/2016 tarihinde senet için davacı keşideciye protesto çekilmiş ve ardından senet davalı ... .. A.Ş. tarafından 29/03/2016 tarihinde icra takibine konulmuştur. Senet üzerinde yer alan davalı müflis şirkete ait ciroda tahsil için yapıldığına dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davalı ... ...A.Ş. senedi lehtarın usulüne uygun cirosu ile devralmış ve 18/09/2015 tarihli protokolde de senedin davalı müflis ...

A.Ş.'den olan alacaklarına mahsuben alındığı davalı şirketlerce kabul edilmiştir. Davalılar arasında, davalı müflis ... A.Ş.'nin davacıdan olan alacağının temliki söz konusu olmadığı gibi, 18/09/2015 tarihli protokol ile de senedin ödenmesi herhangi bir koşula bağlanmamıştır.

Davalı müflis ... ..A.Ş. tarafından davalı ... ..A.Ş.'ye karşı Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/155 Esas sayılı dosyası ile aynı senet nedeniyle menfi tespit talebi ile açılan davada Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu minvalde dava konusu senedin lehtar davalı müflis ... A.Ş. tarafından diğer davalı ....A.Ş.'ye borçlarının ifası uğruna ve usulüne uygun ciro ile devredildiği, senedin davalı ...

A.Ş. tarafından cebren alınmadığı sabittir. Dava konusu senet kambiyo vasfını haiz olup, davacı ile davalı müflis ... ..A.Ş. arasında imzalanan protokol ile senetten doğan alacağın yenilendiğine ve senedin karşılıksız kaldığına dair iddia da şahsi def'i niteliğinde olduğundan, TTK'nın 687. maddesi uyarınca davacı tarafından davalı ... ...A.Ş.ye karşı ileri sürülebilmesi için davalının senedi bilerek davacı zararına olacak şekilde iktisap ettiğinin ispat edilmesi gerekir.

Davacı tarafından bu iddia ispat edilemediğinden Mahkemece davalı ... ..A.Ş.ye karşı açılan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Davacının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı ile davalı müflis ... A.Ş. İflas İdaresi'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 8.181,01 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.045,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.135,76 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06 /03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1358, K. 2025/373, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1358
Karar No
2025/373
Tarih
6 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1362 K.2025/344
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1364 K.2025/345
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1364 K.2025/375
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1364 K.2025/477
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1365 K.2025/478
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1368 K.2025/376

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.