İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1563 K.2025/571

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1563Karar2025/571Tarih10 Nisan 2025Okuma19 dk · 3.882 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
Dosya no
2022/1563 Esas
Karar no
2025/571 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2021/203 Esas- 2022/454 Karar
Tarih
01/06/2022
Dava
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.882 kelime·19 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, davalı bankanın ...

Şubesi'nin müşterisi olduğunu, müvekkilinin bankadaki hesapları üzerinde müvekkilinin bilgisi, talimatı ve onayı dışında 3. şahısların banka hesaplarına para transferleri yapıldığını, davalı banka tarafından bankanın müşterisi olan müvekkiline müşteri temsilcisi olarak banka çalışanı ...'nun atandığını, banka çalışanı ...'nun, bankacılık kural ve teamüllerine aykırı iş ve eylemler yaparak müvekkilinin bilgisi, talimatı ve onayı dışında müvekkilinin hiç tanımadığı bir kişinin banka hesabına müvekkili hesabından 129.000 TL havale yapılmasını sağladığını,

müvekkilinin hesabındaki paranın aktarılması için bankaya yazılı bir talimat verilmediğini, müvekkilinin parasının aktarıldığı banka hesabı sahibinin müvekkili ile hiçbir ticari, hukuki yahut da başka bir bağı olmadığını, bu 3.kişinin Gaziantep'te yaşayan bir Suriyeli olduğu,

bugüne kadar müvekkiline parasının iade edilmediğini, banka çalışanın hukuka aykırı iş ve işlemlerinin banka tarafından da tespit edilmiş ve bankanın bu çalışanın işine son verildiğinden bahisle müvekkilinin ana para ve kar payı alacağına karşılık şimdilik 129.000 TL alacağının işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

müvekkili banka tarafından gerçekleştirilmiş usulsüz bir para transferi bulunmadığını, davacı'nın Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi (BHS)'ye konu kabulleri, hesabın/müşterinin özelinde oluşan teamül, hesabın işleyişi ve bankacılık uygulamaları çerçevesinde olmak üzere; müvekkili bankaya ulaşan 09.03.2021 tarih ve 69.500,00 TL miktarlı talimat ile 16.03.2021 tarih ve 60.000,00 TL miktarlı talimatta yer alan imzalar ile,

davacının müvekkili banka kayıtlarında yer alan imzaların karşılaştırılmış olduğunu ve imzaların uyumlu olduğunun anlaşılmasından sonra da vaki işlemlerin davacıdan teyit de alınmak suretiyle usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, söz konusu işlemlerin, bankacılık uygulamalarına, hesabın/müşterinin özelinde oluşan teamüle, hesabın işleyişine, davacının ....'ye konu kabullerine uygun olduğunu, davacının bilgisi, talimatı ve icazeti tahtında gerçekleşmiş usulüne uygun işlemler olduğunu, bizatihi hesap sahibinin imzalamış olduğu ...'de müvekkili bankaya gönderilen talimatın müvekkili banka tarafından yazı aslı gibi kabul edebileceğini,

bu talimatların ayrıca bir teyit aramaksızın müvekkili banka tarafından yerine getirilebileceğini, dava konusu işlemlere ilişkin talimatlarda yer alan imzaların davacının müvekkili banka nezdinde yer alan imza örnekleriyle uyumlu olduğunu, talimat aslının ibraz edilmemesinin sorumluluğunun hesap sahibine ait olduğunu ve müvekkili bankanın talimat aslını istememesi nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili bankanın talimat asıllarını almadan geldiği şekliyle işlem yapabileceğini açıkça kabul etmiş olduğunu, dava konusu işlemlerin bilgisi ve talimatı tahtında olmasının ötesinde davacının,

üstelik işlemlerden sonra müvekkili banka kayıtlarında yer alan telefonuna mesaj gönderilmiş olması ve işlemlerden sonra tam 42 kez internet bankacılığı üzerinden hesaplarını kontrol etmesinin, işlemlere itiraz etmemesinin, sessiz kalmasının, iddia ettiği işlemden sonra yeni işlem yapmasının icazet kapsamında olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih 2021/203 Esas- 2022/454 Karar sayılı kararında;"Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak davası olup, davacı tarafın, hesabından 129.000-TL'nin bilgisi ve rızası dışında havale edildiğinden bahisle, anılan tutarın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davacının davalı banka nezdindeki hesabı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair karar verilmiş, 03/10/2021 tarihli rapor alınmıştır.

Sunulan raporda yer verilen teknik tespitlere Mahkememizce iştirak edilmiş, ne var ki kusura ilişkin tespit yönünden, bu hususta takdir münhasıran Mahkememize ait olmakla, bilirkişi tarafından yapılan kusura ilişkin tespitlere Mahkememizce itibar olunmamış, buna ilişkin değerlendirme aşağıda yapılmıştır.Davacıya ait hesaptan 129.000 TL'nin davacının bilgisi ve rızası dışında, davacı ile irtibatı olmayan Suriye'li bir şahsa gönderildiği ileri sürülmüş, anılan tutarun davalı bankadan tahsili talep olunmuştur.Davaya konu havale işleminin, 09/03/2020 tarihinde 69.500 TL,

16/03/2020 tarihinde ise 60.000 TL'nin dava dışı ... isimli kişiye gönderilmesi şeklinde gerçekleştiği belirlenmiştir.Dosyaya sunulan kayıtlardan, davacı tarafça 09/03/2020 ve 16/03/2020 tarihlerinde davalı bankanın ... şubesine hitaben watsapp mesajı gönderildiği, gerçekleştirilen tutarda ve ... hesabına havale talimati verildiği, belge altında da davacı isim ve imza bilgisine yer verildiği, talimat üzerindeki imzanın, davacının bankacılık hizmet sözleşmesi üzerinde yer alan imzası ile çıplak gözle fark edilmeyecek kadar birbiriyle benzeştiği, alınan bilirkişi raporunda bankacı bilirkişi tarafından bildirilmiştir.

Davacının, davalı banka nezdinde imzalamış bulunduğu bankacılık hizmet sözleşmenin 16.1 maddesinde müşterinin, diğerlerinin yanı sıra watsapp mesajı göndererek de talimat verebileceğinin, 16.5 maddesinde ise davalı bankanın herhangi bir teyit almaya gerek olmaksızın iletişim araçları ile gelen talimatlar yerine getireceğinin düzenlendiği, yine davacının davalı banka nezdinde imzaladığı, bankacılık hizmet sözleşmesi sözleşme öncesi bilgilendirme formu 15. maddede de iletişim araçları ile verilecek talimatlar yönünden davacının bilgilendirilmiş olduğu belirlenmiştir.

Yine davalı banka nezdinde düzenlenen teftiş raporundan, davacı tarafça talimat gönderilen telefon numarasının, davalı bankaya bildirilen numara olduğu ve sözleşme sonrasında değişmemiş olduğu tespit edilmiştir.Bundan başka davaya konu 09/03/2020 ve 16/03/2020 tarihli işlemler sonrasında davacının cep telefonuna SMS olarak havale bilgisinin Türkçe ve Arapça dillerinde bilgi mahiyetinde, davalı banka tarafından iletildiği belirlenmiştir.Davacının ayrıca internet bankacılığı şubesi müşterisi olduğu,

davaya konu ilk havale işlemi olan 09/03/2020 tarihinden 07/07/2020 tarihinde kadar 42 kez internet bankacılığı üzerinden hesaplarını görüntülemiş olduğu belirlenmiştir.

Dava ise 19/10/2020 tarihinde ikame edilmiştir.Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacının, davalı banka nezdinde imzalamış bulunduğu sözleşme koşullarına uygun olarak, watsapp mesajı ile gelen talimat doğrultusunda davaya konu havale işlemlerinin gerçekleştirilmiş olduğu, sonrasında davacıya ait telefona, havaleye ilişkin bilgi mahiyetinde SMS gönderildiği, ayrıca davacının ilk havale tarihinden sonraki 4 ay boyunca, 42 kez internet bankacılığı üzerinden hesaplarını görüntülemiş olduğu, dolayısıyla hesabındaki hareketten bilgi sahibi bulunduğu,

davacı tarafça buna rağmen 19/10/2020 tarihine kadar seesiz kalınmakla, anılan işlemlere icazet gösterdiği yönünde davalı banka nezdinde haklı bir güven oluşturulduğu kanaatine varılmakla ve aynı doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/5191 esas ve 2021/4913 karar sayılı ve yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/5339 esas ve 2022/2236 karar sayılı ilamında işaret edilen görüşe iştirak olunarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile ''Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, davalı bankanın ...

Şubesi'nin müşterisi olduğunu, müvekkilin bankadaki hesapları üzerinde bilgisi, talimatı ve onayı dışında 3. şahısların banka hesaplarına para transferleri yapıldığını, davalı banka tarafından bankanın müşterisi olan müvekkiline, müşteri temsilcisi olarak banka çalışanı ...'nun atandığını, banka çalışanı ...'nun, bankacılık kural ve teamüllerine aykırı iş ve eylemler yaparak müvekkilinin bilgisi, talimatı ve onayı dışında, hiç tanımadığı bir kişinin banka hesabına hesabından 129.000,00 TL havale yapılmasını sağladığını;Müvekkilinin hesabındaki paranın aktarılması için bankaya yazılı bir talimat vermediğini,

parasının aktarıldığı banka hesabı sahibinin, müvekkili ile hiçbir ticari, hukuki yahut da başka bir bağının olmadığını, bu 3. kişinin Gaziantep'te yaşayan bir Suriyeli olduğunu daha sonra öğrendiklerini, müvekkilinin hesabındaki paraların, yazılı bir talimat olmaksızın tanımadığı bilmediği bir kişinin hesabına, davalı banka çalışanı tarafından bankanın sistemi üzerinden gönderildiğini, müvekkilinin yazılı talimatı olmaksızın paraların başka hesaplara gönderilmesi üzerine banka çalışanı ... ile irtibata geçildiğini ve durumun banka şubesine bildirildiğini, ...'nun,

hukuka aykırı olarak aldığı parayı kabul ettiğini ancak parayı iade edeceğini söylemesine rağmen bugüne kadar müvekkiline parasını iade etmediğini;Huzurdaki yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunda; müvekkilinin hesabından iki adet işlem ile 129.500 TL bedelli çıkış olduğu, müvekkili tarafından davalı bankaya verilmiş yazılı bir talimatın olmadığı, banka tarafından işleme esas alınan talimatın aslının yada onaylı suretinin olmadığı, whatsapp mesajı ile geldiği iddia edilen talimat için bizzat davacı müvekkili ile görüşülerek onay alınmadığı,

söz konusu talimatlar açısından yapılan irdelemede sadece bankanın kendi personeli açısından yapılan teyitleşmeden öteye bir işlem yapılmadığı, sözde whatsapp mesajı ile geldiği iddia edilen imzanın müvekkiline ait olup olmadığının belli olmadığı, hatta bu belgenin kes-kopyala olarak da yapılmış olabileceği, bankada whatsapp mesajının ve talimatının asılları olmadığı için bu talimatın gerçek olup olmadığının tespitinin yapılamayacağı, bankanın talimat aslı olmadan işlem yapmasının bankanın kusuru olduğu, bankanın, müvekkili davacıdan teyit almadan yaptığı işlemin bankacılık uygulaması açısından hatalı olduğu,

müvekkili ile banka arasındaki diğer işlemler incelendiğinde işlemin bu şekilde yapılması ile ilgili olarak bankada müvekkili açısından bir teamül oluşturacak nitelikte benzer kanallardan sağlanan talimatla yapılmış bir işlemin olmadığı yani bu şekilde talimatın uygulandığı bir teamülün olmadığı, bankaların bir güven kuruluşu olduğu, olayın TBK 66. maddesine göre irdelenmesi durumunda davalı banka çalışanını seçmede gereken özeni gösterememiş olduğundan çalışanın yapmış olduğu işlemlerden kusursuz olarak sorumlu sayılabileceği, banka eski çalışanının yapmış olduğu, hukuka uymayan ustaca yapılmış işlemlerden dolayı bankanın sorumlu olduğu,

dava dışı banka çalışanının iş akti fesih gerekçesi bile adam çalıştıran sıfatı ile bankanın personel seçmede gereken özeni göstermediğinin karinesi olduğunu, söz konusu talimatların müvekkilinin yararına yapılmadığı ve bu havalelerden dolayı müvekkili için bir fayda teşkil etmediği hususlarının tespit edilerek bankanın bu işlem sebebi ile ağır kusurunun olduğu değerlendirmesinin yapıldığını,

ancak huzurdaki yargılama kapsamında söz konusu bilirkişi raporu ile davalı bankanın ağır kusuru olduğu ayrıca ortaya konulmasına rağmen söz konusu rapor dikkate alınmaksızın hüküm ihdas edilmesinin hukuka aykırılık arz ettiğini;Banka çalışanının hukuka aykırı iş ve işlemlerinin davalı banka tarafından da tespit edildiğini ve banka çalışanının işine son verildiğini, kaldı ki müvekkilinin hesabında gerçekleşen hukuka aykırı tüm hareketlerin ...'nun bankada çalıştığı dönem içerisinde gerçekleştiğini, müvekkilinin hukuka aykırı bu iş ve işlemler nedeniyle ciddi zarar gördüğünü,

zararlarının giderilmesi konusunda Türk Borçlar Kanunu kapsamında ve bankacılık mevzuatı ve teamülleri kapsmında bankanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davalı bankanın TBK 116. maddesi uyarınca, "yardımcı kişilerinden fiillerinden sorumluluk" hükümleri bakımından sorumlu olduğunu, müvekkili ve davalı banka arasında akdedilen sözleşmenin, müvekkiline parasını davalı banka hesaplarında tutma imkanı tanıdığını, bankayı ise müvekkilinin parasını sıkı şekil şartlarına bağlı şekilde müvekkilinin bilgi,

talimat ve rızası doğrultusunda işleme tabi tutma konusunda sınırlandırdığını;Borçlar Kanunun hükümleri çerçevesinde yardımcı kişi olarak bankada çalışan ...'nun müşteri temsilcisi sıfatıyla kendisine verilen işi yürüttüğü dönemde, davalı bankayla sözleşme akdetmiş olan müvekkilinin hesaplarına müdahale ederek bilgisi, rızası ve talimatı olmaksızın banka hesaplarındaki parasını 3. kişilerin hesabına aktardığını ve borca aykırı davrandığını, açık kanun hükmü ile sabittir ki davalı bankanın,

çalıştırdığı yardımcı kişinin işi yürüttüğü sırada müvekkiline verdiği zararları gidermekle yükümlü olduğunu;Yargıtay'ın istikrarlı kararlarının banka personelinin, müşterinin bilgisi ve talimatı dışında yaptığı işlemlerden bankanın sorumluluğu olduğu yönünde olduğunu, davalı bankanın, adam çalıştıranlara objektif bir özen yükümlülüğü yükleyen TBK hükmü kapsamında müvekkilinin zararını gidermek bakımından kusursuz sorumlu olduğunu, bağımlılık ilişkisi içerisinde çalışanlarının kendilerine bırakılan işleri gördükleri sırada hukuka aykırı bir fiille üçüncü kişilere vermiş oldukları zarardan dolayı bankanın sorumlu olduğunu, davalı bankanın,

personel ...'nun bir takım hareketlerinden şüphelenerek kendisini 2020'nin Ocak ayından başlayarak çeşitli zamanlarda izinlere çıkarttığını, fakat ...'nun 2020 Mart ayında müvekkilinin banka hesaplarında bilgisi ve talimatı dışında para çıkışı gerçekleştirdiğini;Davalı banka çalışanının hukuka aykırı iş ve işlemlerinin banka tarafından da tespit edildiğini ve bankanın bu çalışanın işine son verdiğini, davalı bankanın ısrarla iş aktinin feshi aşmasında düzenlenen teftiş kurulu raporlarını mahkemeye vermekten imtina ettiğini,

banka tarafından verilen cevap ve ekinde Mart 2021 tarihinde hazırlanan yani davadan sonra hazırlanan teftiş raporlarına yer verildiğini, oysa gerek bankaya daha önce yapılan müracaat aşamasında, gerekse de banka çalışanın işten çıkartılması aşamasında hazırlanan teftiş raporları incelendiğinde banka çalışanının bankada çalışırken usulsüzlük yaptığının tespit edildiğinin ortaya çıkacağını, bu gerçek sebebi ile davalı bankanın raporu vermekten imtina ettiğini, ancak çalışanının iş akdini usulsüz, bankacılık kurallarına aykırılık teşkil eden iş ve eylemleri sebebi ile fesih ettiğinin açık olduğunu,

bu husus göz ardı edilerek kurulan hükmün hukuka aykırılık arz ettiğini;Müvekkilinin hesabında gerçekleşen hukuka aykırı tüm hareketlerin ...'nun bankada çalıştığı dönem içerisinde gerçekleştiğini, müvekkilinin hukuka aykırı bu iş ve işlemler nedeniyle ciddi zarar gördüğünü, zararlarının giderilmesi konusunda Türk Borçlar Kanunu kapsamında ve bankacılık mevzuatı ve teamülleri kapsamında bankanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu, güven kurumu olan bankanın TBK ve Bankalar Kanunu uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğunu, davalı bankanın,

çalışanının işi ile ilgili gözetim ve denetimi konusunda zararın doğmasını engelleyecek gerekli özeni göstermediğini, objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, açıklanan bu neden dolayısıyla sorumluluktan kurtulması mümkün olmayıp, müvekkilinin zararını tanzim etmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da söz konusu işlem sebebiyle davalı bankanın ağır kusuru olduğunun tespit edildiğini;Davalı banka merkezine ve olayın gerçekleştiği banka şubesine kendileri tarafından noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, bu ihtara banka tarafından verilen cevapta,

banka bünyesinde gerçekleşen hukuksuzluklar hiçbir gerekçe ortaya konulmadan görmezden gelinerek müvekkilinin mağduriyetine rağmen banka bünyesinde soruşturma ve inceleme dahi yapılmadığının anlaşıldığını, bununla birlikte bu olayda müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur olmadığını, müvekkilinin, söz konusu duruma sesiz kalmadığını, davalı bankaya Beyoğlu ...

Noterliği'nin 13.07.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile durumu bildirerek talepte bulunduğunu, akabinde müvekkili adına bizzat bankaya kendileri tarafından gidildiğini ve görüşmeler yapıldığını,

banka tarafından eski çalışan ile görüşüldüğü ve sorunun çözüleceğinin bizzat şube müdürü tarafından ifade edildiğini ancak banka bünyesinde gerçekleşen hukuka aykırı işlemler bankaya bildirilmişse de bankanın olayla ilgili hiçbir sorumluluk kabul etmeyerek müvekkilinin başvurusunu sonuçsuz bırakması üzerine davalı aleyhinde huzurdaki davanın ikame edildiğini;Bu sebeple İlk derece mahkemesi tarafından ihdas edilen kararda belirtildiği üzere müvekkilinin 4 ay süre ile sessiz kaldığı öne sürülerek işlemlere icazet verdiğinin öne sürülmesi ve kendisine kusur izafe edilmesinin hukuka aykırılık arz ettiğini,

müvekkilinin banka ve personeli tarafından yapılan usulsüz işlemlere icazet vermesinin söz konusu olmadığını, oluşan zararda müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur olmadığını, müvekkilinin durumdan haberdar olur olmaz bankaya müracaat ettiğini ve bu işlemden haberinin olmadığını ve yapılan işlem sebebi ile zarar gördüğünü bankaya bildirerek şikayetçi olduğunu;Davalı banka çalışanı ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2020/150316 Soruşturma dosyası nezdinde soruşturma yapılmakta olup ...'nun benzer mahiyetteki haksız ve suça konu eylemleri sebebiyle tutuklu olarak cezaevinde bulunduğunu,

mahkeme tarafından bu husus göz ardı edilerek, söz konusu soruşturma dosyasının neticesi beklenmeksizin ve dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık arz ettiğini;Bankaların bir güven kurumu olduğunu, bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumunda olduğunu, ayrıca bankanın basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, bankacılık işlemlerinin sıkı şekil şartlarına tabi olduğunu, bu şartlar altında bankanın sorumluluktan kurtulmasına imkan olmadığını, doktrinde ve pek çok Yargıtay kararında ifade edildiği üzere güven kurumu olan bankaların,

herhangi bir zararın doğmasını önlemek maksadıyla gerekli özeni göstererek en üst düzeyde tedbir alması gerektiğini, bu durumun bankaların en ufak kusurunda dahi sorumlu olmaları sonucunu doğurduğunu, bu nedenle bir banka çalışanının, banka müşterisinin hesabındaki paralarını 3. kişilere müşterisinin bilgisi, talimatı dışında, bankacılık mevzuatı gereği sıkı şekil şartlarını gerektiren şartları sağlanmadan aktarması sonucunda bankanın sorumluluğunun olmadığının kabul edilemez olduğunu beyanl İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01.06.2022 Tarih, 2021/203 Esas,

2022/454 Karar sayılı davanın reddine kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, davalı banka nezdindeki davacıya ait hesapta bulunan paranın, davalı banka çalışanı tarafından davacının bilgisi ve izni dışında üçüncü kişinin hesabına aktarıldığı iddiası ile davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı bankanın ...

Şubesi müşterisi olduğunu, ... isimli banka çalışanının kendisine müşteri temsilcisi olarak atandığını, anılan banka çalışanı tarafından banka hesaplarından herhangi bir izni, talebi, onayı olmaksızın tanımadığı üçüncü kişi hesabına havaleler yapıldığını ve bu şekilde zarara uğradığını, davalı bankanın bir güven kurumu ve adam çalıştıran olarak söz konusu zarardan sorumlu olduğunu beyan ederek hesabından havale edilen 129.500 TL'nin faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı banka, yapılan havale işlemlerinin davacının bilgisi, onayı dahilinde olduğunu,

taraflar arasında imzalanan bankacılık sözleşmesi uyarınca davacının mesaj yolu ile ilettiği talimatı için teyit alınması gerekmediği halde teyidinin alındığını, işlemlerden sonra davacının kayıtlı cep telefonu numarasına bilgilendirme mesajı gönderildiğini, davacının daha önce de aynı şekilde işlem yaptığını ve taraflar arasında bu şekilde bir teamül oluştuğunu, davacının yapılan havale işlemlerinden sonra internet bankacılığı üzerinden hesabına çok kez giriş yaptığını ve izni olmasa dahi sessiz kalarak yapılan işlemlere onay verdiğini beyanla davanın reddini savunmuş,

Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mevduat sahiplerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Buna göre mevduat, ödünç ile (TBK madde 386) usulsüz tevdi (TBK madde 570) sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.

TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere, TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için, saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceğinden hareketle, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir.

Mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmekte olup, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Mevduat sahibinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır.Somut olayda; davacı ile davalı banka arasında 04/07/2019 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesinin imzalandığı ve davacı adına vadeli/vadesiz çeşitli hesapların açıldığı, ... nolu hesabı üzerinden 09/03/2020 tarihinde 69.500 TL ve 16/03/2020 tarihinde 60.000 TL olmak üzere toplam 129.500 TL'nin dava dışı ... isimli kişi hesabına havale edildiği,

davalı banka tarafından bu havale işlemlerinin davacı tarafından, davalı banka çalışanı ...'nun şahsi cep telefonuna gönderilen whatsapp mesajları ile gerçekleştirildiğinin beyan edildiği ve davacının isim ve imzasının olduğu suret talimatların sunulduğu, davalı banka tarafından davacıdan talimatlar ile ilgili herhangi bir teyit alınmadığı, talimat belgelerinde kendi çalışanı ...'ndan teyit alındığına dair kaşe ve imzalı beyanın olduğu, bankacı bilirkişi raporunda, davalı bankanın söz konusu işlemlerin gerçekleşmesinde %70 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği,

davacı tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde banka çalışanı...hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasının, aynı kişi hakkında aynı iddialar ile açılan İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/271 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, bu davada davacının banka hesaplarından yapılan işlemler ile ilgili alınan bankacı bilirkişi raporunda; "her ne kadar davalı banka Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen raporda, davacının hesaplarından yapılan işlemlerin bilgisi dışında yapıldığına dair bir bulguya rastlanılmadığı,

bankanın bilgisi ve sorumluluğu dışında işlemler olduğu mütalaa edilmiş ise de,BDDK murakıplarınca düzenlenen 23/06/2022 tarihli raporda, söz konusu işlemlerin davacının bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştirildiği ve banka çalışanı ... hakkında zimmet suçundan soruşturma açılması için yeterli şüphenin oluştuğunun mütalaa edildiği, davacının hesaplarından dava dışı ... isimli kişinin hesabına gönderilen paraların büyük bir kısmının bu kişi tarafından banka çalışanı ...'nun başka hesaplarına geri gönderildiği, davacı tarafından verilen talimat asıllarının davalı banka nezdinde bulunmadığı,

bu nedenle talimatlarda bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığının incelenemediği, davalı banka tarafından dosyaya ibraz edilen "Şube Görev Tanımları" başlıklı dokümanın "Bireysel Portföy Yöneticisi" ve "Gişe Yetkilisi" başlıklı kısımlarında, müşterilerden gelen talimatlar için telefon ile ilgili müşteriden teyit alınması ve daha sonra talimat asıllarının temin edilmesi düzenlemesinin yer aldığı, davalı banka tarafından bu zorunluluklara uyulmadığı,

dava dışı banka çalışanı ...'nun 13/03/2020 tarihinde işten çıkarılmış olmasına rağmen 16/03/2020 tarihinde hesaplarda işlem yaptığı ve sonuç olarak dava dışı banka çalışanın davalı bankaya karşı zimmet suçunu işlediğine" yönelik tespitlere yer verildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarihli kararı ile dava dışı banka çalışanı ...'nun nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından yapılan bu tespitlere göre; her ne kadar Mahkemece davacının, davalı banka nezdinde kayıtlı cep telefonu numarasından whatsapp isimli uygulama üzerinden gönderdiği talimat ile işlem yapıldığı kabul edilmiş ise de, dosya kapsamında davacının cep telefonu numarasından dava dışı banka çalışanı ...'na mesaj gönderildiğine dair bir delil veya teknik bir tespitin bulunmadığı, BDDK murakıp raporunda işlemlerin, dava dışı banka çalışanı ... tarafından şube operasyon biriminin whatsapp grubuna talimatları iletmesi ile gerçekleştirildiğinin tespit edildiği,

buna göre davacı tarafından mesaj ile talimat verildiğinin dahi belirsiz olduğu, her ne kadar Mahkemece taraflar arasındaki bankacılık hizmetleri sözleşmesinde yer alan ve müşterilerin whatsapp uygulamasından mesaj göndererek talimat verebilecekleri, davalı banka tarafından bu işlemlerin teyit alınmaksızın gerçekleştirileceğine dair düzenlemeler uyarınca işlem yapıldığı ve sözleşme öncesi bilgilendirme formu ile davacının bu hususlarda bilgilendirildiği kabul edilmiş ise de,

söz konusu sözleşme maddelerinde (sözleşmenin 16. maddesi) davacı tarafından whatsapp uygulaması üzerinden mesaj aracılığıyla ileteceği talimatı hangi numaraya göndereceği, davalı banka çalışanın şahsi cep telefonuna mesaj gönderilerek işlem yapılacağına dair bir düzenleme olmadığı, bu konuda taraflar arasında bir anlaşma olmadığı ve belirsizliğin mevcut olduğu, davalı banka tarafından daha önce de aynı şekilde işlem yapıldığı ve taraflar arasında teamül oluştuğu iddia edilmiş ise de, bu yönde bir delilin dosyaya sunulmadığı ve aynı şekilde yapıldığı iddia edilen işlemlerin para transfer işlemleri olmadığı,

davalı banka tarafından, çalışanı ...'na davacı tarafından mesaj ile gönderildiği iddia edilen talimatlar için davacıdan teyit alınmadığı, davacının cep telefonu numarasından bu şekilde talimat gönderildiğine dair bir tespit yapılmadığı, banka çalışanının beyanı esas alınarak teyidin de yine çalışandan alındığı, talimat asıllarının talep edilmediği, ceza mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davalı bankanın kendi iç işleyişine ilişkin düzenlemeleri gereği, davacıdan teyit alması ve talimat aslını temin etmesi zorunlu olduğu halde bu zorunluluğa uymadığı,

davacı tarafından gönderildiği iddia edilen talimatlarda davacının adının ve imzasının bulunduğu ancak talimat aslı olmadığından bu belgelerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, yapılan havale işlemlerinden ikincisinin davalı banka çalışanı ...'nun iş sözleşmesinin sona erdirildiği ve işten ayrıldığı tarihten sonra yapıldığı,

davalı banka tarafından usulsüz işlemler yaptığı şüphesi ile işine son verilen ve çalışanı dahi olmayan kişinin, kendisine mesaj yolu ile gönderildiğini beyan ettiği talimatın aslı istenilmeksizin, davacıdan teyit alınmaksızın işlem yapıldığı ve dosya kapsamında işlemlerin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği ve işlemlerde usulsüzlük olmadığının ispat edilemediği, davalı banka tarafından çalışanı ...'nun zimmet suçunu işlediğinden bahisle şikayetçi olunduğu ve adı geçen çalışanın nitelikli zimmet suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği,

sonuç olarak davalı bankanın, izni ve talimatı olmaksızın çalışanı tarafından hesaplarından bir başkasına gönderilen parayı mevduat sahibi davacıya iade etmekle yükümlü olduğu ancak bu işlemlerin gerçekleşmesinde davacıya atfı kabil bir kusur olduğu ispat edildiği taktirde davalının iade edeceği bedelden bir indirim yapılabileceği, davalı banka tarafından işlemlerden sonra davacının kayıtlı cep telefonuna yapılan havale işlemlerine dair mesaj gönderilmesine rağmen, davacının banka ile derhal iletişime geçmediği,

dava dışı banka çalışanı ...'nu aradığını ve kendisinin paranın iade edileceğini söylediğine dair beyanını destekler bir delil sunmadığı, bu nedenle bankacı bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının da, işlemlerin gerçekleştirilmesinde %30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği ve sonuç olarak 90.650 TL'nin, dava dilekçesinde açıkça faiz türü ve başlangıcı konusunda talepte bulunulmadığından, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,

mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih ve 2021/203 Esas 2022/454 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 90.650,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

3-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 6.192,30 TL nispi karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılırken yatırılan 2.203,00 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.989,30 TL' nin davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yatırılan 54,40TL başvuru harcı ve 2.203,00 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 219,00 TL tebligat/ posta gideri ile 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere;

toplam 1.619,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 1.133,30 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar

tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,12-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasınai13-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,14-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1563, K. 2025/571, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1563
Karar No
2025/571
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1564 K.2025/587
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1565 K.2025/578
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1573 K.2025/590
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1583 K.2025/655
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1585 K.2025/586
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1588 K.2025/656

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.