İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1860 K.2025/503

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1860Karar2025/503Tarih27 Mart 2025Okuma14 dk · 2.848 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mart 2025
Dosya no
2022/1860 Esas
Karar no
2025/503 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2018/749 Esas -2022/452 Karar
Tarihi
14/06/2022
Dava
Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.848 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/03/2010 tarihinde Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin akdedildiğini, Kobi Satış Kanalı sözleşmesi imzalayan firmaların KSK bayisi olarak tanımlanmakta olduğunu, KSK bayilerinin ...'un kendilerine verdiği bölgede Bireysel ve Kurumsal müşteri ziyaretleri ve bu müşterilere ...un bayilere hedef olarak verdiği ürün ve hizmetlerin satışını yapmakla sorumlu olduklarını, ... sabit telefon hatları, internet hatları, kurumsal ses ve internet çözümleri, metro internet, güvenlik alarm paketleri,

mevcut abone paket geçişleri gibi birçok ürün satışı ve hizmetlerinin söz konusu bayiler tarafından gerçekleştirilmekte olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet süresi içerisinde verdiği hizmeti en iyi şekilde gerçekleştirebilmek için hiçbir masraftan kaçınmamış, ürünlerin tanıtımını en iyi şekilde yapabilmek adına standlar kurmuş, promosyon harcamaları ve reklam masrafları yapmış olduğunu, müvekkili şirketin, davalı ile çalıştığı süre içerisinde başka bir firmanın işlerini yapamadığı için zaman içerisinde tüm bilgi birikimini ve odaklanmasını davalı lehine kullanmış olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin,

bayilik ilişkisinin devamı inancıyla ticari hayatını planlamış olduğunu, olabilecek farklı fırsat alanlarına ve başka bir iş koluna da yönelemediğini, sözleşme kapsamında karşı tarafa ...

Bankası A.Ş tarafından düzenlenen 02/08/2011 tarihli ... mektup numaralı 100.000-TL miktarlı teminat mektubunun verilmiş olduğunu, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olduğunun tespiti gerektiğini, müvekkilinin haksız uygulamalar ve haksız ceza faturalarıyla yıldırılmış ve iş yapamaz duruma getirilmiş olduğunu, hedeflerin sözleşmeye aykırı biçimde artırılmış olduğunu, bayilik ilişkisini davalı şirketin kendisini sonlandırmış olduğunu, ancak fesih ihtarnamesinin gönderilmesi koşuluyla teminat mektubunun iade edileceğinin beyan edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin Gaziantep ...

Noterliği'nin 13 Haziran 2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş olmasına rağmen 5 yıldır teminat mektubunun da iade edilmemiş olduğunu, ihtarname içeriği incelendiğinde mektubun iadesinin de talep edildiğinin açıkça görülmekte olduğunu, davalı şirketin 03/02/2014 tarihli mailinde iptal edilen bayilerin mutabakatları ile ilgili iade edilmesi gereken cihazların listesini iletmiş olduklarını, müvekkili şirketin ise 18/02/2014 tarihinde istenen tüm cihazları iade etmiş olduğunu, yani ... bayiliğinin davalı şirket tarafından iptal edilmiş olduğunun söz konusu yazışmada açık bir şekilde ikrar edilmiş olduğunu,

taraflar arasındaki iş ilişkisinin kapsamının büyüklüğü ve yapılan yatırımlar nazara alındığında sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmesinin beklenemeyeceğini, davalı şirketin, genel uygulamaları, sözleşme görüşmeleri sırasındaki ve sözleşmelerden sonraki söylemleri ve davranışları ile, bu sözleşmelerin süresinin 5 yıl, iş ilişkisinin ise en az 10 yıl süreceği konusunda müvekkil şirkette güven uyandırmış olduklarını, sözleşmenin 26.1.

Maddesindeki, sözleşme süresinin 5 yıla uzayacağı ve 5 yılın sonunda yeni sözleşmelerin imzalanabileceği yönündeki hükümler de, bunun munzam bir kanıtı olduğunu, davalı şirket fiili eylem ve tutumlarıyla da sözleşmenin en az 10 yıl süreceği konusunda güven yaratmış olduklarını, taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar sözleşme süresi 5 yıl olarak ifade edilmişse de, yapılan işin büyüklüğü, müvekkil şirket tarafından yatırım harcamalarının tutarı, kalan süre içerisinde bu masrafların amorti edilemeyeceği hususu nazara alındığında sözleşme süresinin 10 yıl olarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu,

taraflar arasındaki sözleşme kül halinde incelendiğinde, sözleşmenin tümüne yakın hükümlerinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunun görülmekte olduğunu, bu durumda davalı şirketlerin fiili olarak bayilik sözleşmelerini geçmişte ne kadar ayakta tuttuğuna bakılarak,

sözleşme süresinin fiili uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğini, 01/03/2010 tarihli Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedildiği 13/06/2013 tarihinden 01/03/2020 tarihine kadar olan 6 yıl 7 aylık süreç için kârdan yoksun kalmış olduğunu, bu zarar kalemine ilişkin taleplerinin kesin miktarın belirlenmesiyle artırmak kaydıyla belirsiz alacak olarak her bir müvekkili açısından 1.000-TL.olduğunu, müvekkili şirkete haksız olarak kesilen ceza faturalarının (eksik evrak veya fraud adı altında) bedellerinin tespiti suretiyle, müvekkiline yükletilen ceza bedellerinin iadesini,

müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen ceza faturalarının da hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, gerek sözleşmenin devamı sırasında gerekse de sözleşme ilişkisinin davalı şirket tarafından sona erdirilmesinden sonra müvekkiline haksız yere faturalarının kesilmiş olduğunu, bunların bir kısmının müvekkiline tebliğ edilmeden hak ediş bedelinden kesilmiş, bir kısmının ise müvekkili tarafından sözleşme ilişkisi sırasında -bunlara itiraz hakkı söz konusu olmadığından ve bu hak tanınmadığından- kayda alınmak zorunda kalınmış olduğunu,

bu sebeple toplamda ne kadar ceza bedeli tahakkuk ettirilmiş olduğunun taraflarınca bilinmemekte olduğunu, ticari defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle toplam ceza fatura bedellerinin tespitini, müvekkilinden haksız olarak alınan bedellerin iadesini, ceza faturalarından dolayı uğranılan zararın tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, bu zarar kalemine ilişkin alacak taleplerinin belirsiz alacak olarak 500-TL. olduğunu, teminat mektubunun iptal edilerek,

müvekkili şirkete iadesi gerektiğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespit edildiği ve zarar kalemleri hesaplandığı anda müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun kesin bir şekilde ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin vermiş olduğu teminat mektuplarının hükümsüz kalacağından, teminat mektubunun iptali suretiyle iadesini ve teminat mektubu açısından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, 5 yıldır müvekkili şirketin haksız olarak teminat mektubu komisyon bedeli ödemekte olduğunu,

5 yılda toplamda 15.000-TL. mektup komisyon bedeli ödendiğinden bu bedelin de davalı şirketten tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/866 D.iş sayılı dosyası üzerinden teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine karar verilmiş olup, süresi içerisinde işbu esas davanın açılmış olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;

taraflar arasındaki 01/03/2010 tarihli Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitini, davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshi yüzünden Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedildiği 13/06/2013 tarihinden 01/03/2020 tarihine kadar olan 6 yıl 7 aylık süreç için 1.000-TL maddi tazminatınn (yoksun kaldığı kârın), dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek,

müvekkili şirkete ödenmesini, müvekkili şirkete kesilen ceza faturalarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile ödenen ve hak edişlerden kesilen bedellerin müvekkili şirkete iadesini, ceza faturalarından dolayı davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesini, bu zarar kalemine ilişkin belirsiz alacak olarak HMK m.107/2 uyarınca arttırılmak üzere 500-TL. nin davalı şirketten tahsilini, ...

Bankası A.Ş tarafından düzenlenen 02/08/2011 tarihli ... mektup numaralı 100.000-TL miktarlı teminat mektubundan dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, teminat mektuplarının iptali ve müvekkili şirkete iade edilmesini, 15.000-TL. komisyon bedeli tutarının haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/03/2010 tarihinde Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin imzalanmış olduğunu, sözleşme kapsamında davacı şirketin, müvekkili şirket tarafından elektronik haberleşme hizmeti kapsamında sunulan hizmetin abonelik işlemlerini yapması, müvekkili şirkete aracılık hizmeti vermesi ve müvekkili şirkete ait ürün ve hizmeti müvekkili şirketçe belirlenen koşullarda vermesinin gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından keşide edilen Gaziantep ...

Noterliğinin 13/06/2013 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin 26.2 maddesi uyarınca feshedildiğinin bildirilmiş olduğunu, davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava ile sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile yoksun kalınan kâr iddiasıyla şimdilik 1.000-TL, haksız olarak kesildiği iddia edilen cezaların tespiti ile şimdilik 500-TL tazminat ve 100.000-TL tutarındaki teminat mektubuna ilişkin borçlu olmadığının tespitini, teminat mektubunun iptalini ve teminat mektubu için ödenen 15.000-TL komisyon bedelinin talep edilmekte olduğunu,

işbu davanın belirsiz alacak davası için gerekli şartlar oluşmadan açıldığından hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmeyi fesheden tarafın davacı olduğunu, bu nedenle sözleşmeye bağlı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağını, davacının yoksun kalınan kâr kaybı talebinde bulunamayacağını, sözleşmenin süresinin 10 yıl değil;

sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 1 yıldır ve birer yıllık periyotlar ile ancak 5 yıla kadar uzayabileceğini, sözleşmenin fesih tarihinin belirlenmesi gerektiğini, davacı şirketin, sözleşmenin imzalanmasının üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra sözleşme kapsamında kazanç / yarar sağladıktan ve sözleşmesel yükümlülükler ifa edildikten sonra sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, basiretli tacir ilkesi gereği sözleşmenin her iki tarafının da tacir olması nedeni ile sözleşme hükümleri genel işlem koşullarına tabi olmadığını,

davacının müvekkili şirkete sözleşme kapsamında borcu bulunduğundan teminat mektubunun iadesini talep etmesinin haksız olup hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; huzurdaki haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın, belirsiz alacak davasının şartlarını taşımaması sebebi ile usulden reddini, her halükârda davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 14/06/2022 Tarih ve 2018/749 Esas -2022/452 Karar sayılı kararında; "...Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sözleşme, faturalar, ticari defter ve belgeler, tüm dosya kapsamına göre alınan kök ve ek bilirkişi raporları, hukuki değerlendirme mahkememize ait olmakla, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında imzalanan 01/03/2010 tarihli Kobi Satış Kanalı Sözleşmesinden kaynaklanan ve acente tanımı kapsamına giren bir ilişki ticari ilişki mevcut olduğu, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu,

sözleşmenin 26.1 maddesi gereği sözleşme süresinin 5 yıl olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacı tarafından, davalıya 18/06/2013 tarihinde tebliğ edilen, 13/06/2013 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 26.2 maddesi gereğince, 18/07/2013 tarihinde, davacı tarafından fesih edildiği, tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğu; dolayısıyla sözleşmenin 26.1 maddesinin açık hükmüne karşılık, sözleşme süresinin 10 yıl süreceği konusunda güven uyandığının ve sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesine karşılık bunun teminat iadesi için yapıldığının ileri sürülemeyeceği, davacının, TTK.

21/2 maddesi gereğince 8 gün içerisinde ceza faturalarının içeriğine itiraz edilmediği, davacının bu faturaları kabul etmiş sayılacağı, aksinin ispata yönelik davacı yanca yazılı bir delilin sunulmadığı, davacının ticari defterlerinde, davalının 36.445,47-TL . alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu,

bu sebeple, teminat mektubunun iadesi ve komisyon bedeli tutarının talebi için gerekli koşulların oluşmadığı kanaati oluştuğundan, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının davasının yoksun kalınan kâr talebi yönünden zamanaşımından reddine, davacının davasının diğer talepleri yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının yoksun kalınan kâr talebi yönünden zamanaşımından reddine, 2-Davacının davasının diğer talepleri yönünden reddine '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince bilirkişi raporuna itirazlarının ve ek rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, söz konusu kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, 18/02/2014 tarihi itibariyle teminat mektubu komisyon bedeline müvekkil şirketin katlanmasının kabul edilemeyeceğini, cari hesap mutabakatı yapılmadığı sürece teminat mektubunun davalı şirket bünyesinde kalmasının kabul edilemeyeceğini, cari hesap mutabakatının hangi tarih itibariyle yapılması gerektiği hususunun tespit edilmemiş olmasının büyük bir eksiklik olduğunu,

müvekkil şirketin davalı şirket ile olan ticaretinin 2013 yılının ortasında sona erdiğini, ceza prosedürünün öngörmüş olduğu 4 aylık mutabakat süresinin de 2013 yılı içerisinde sona erdiğini, bilirkişi tarafından cari hesaba ilişkin yapılan değerlendirmede öncelikli olarak hesap ilişkisinin sonlanması gereken tarihin belirlenmesi gerektiğini, bu sürenin 2013 yılının kasım ayı olduğunu, bu tarihten sonra ticari ilişki ve dolayısıyla hesap ilişkisi olmadığı için bu tarihten sonraki fatura hareketlerinin de dikkate alınmaması gerektiğini,

Davanın tümden reddinin dosyadaki raporlara da aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ( Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi)'nin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve belirsiz alacak davası olarak maddî tazminat talebi ile ...

Bankası A.Ş tarafından düzenlenen 02.08.2011 tarihli ... mektup numaralı 100.000 TL miktarlı teminat mektubunundan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti, teminat mektubunun iptali ve iade edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece,1-Davacının yoksun kalınan kâr talebi yönünden davasının zamanaşımından reddine, 2-Davacının diğer talepleri yönünden davasının reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Taraflar arasında 01/03/2010 tarihli “Kobi Kanalı Satış Sözleşmesi” imzalanmış olduğu, ilgili sözleşmenin davalı şirketin kendi adına işlemlerini yürütecek bayilere yönelik yapmış olduğu bir sözleşme olduğu, taraflar arasında imzalanan bu sözleşme ile birlikte davacı şirketin davalı şirket bayisi olduğu ve davacı şirketin faaliyet bölgesinin davalı ... sistemlerinde Gaziantep ili Güney 2 bölgesi ... bayi kodu verilerek tanımlanmış olduğu tespit edilmiştir.

Yapılan sözleşmenin 2. Maddesinde konusunun düzenlendiği, Sözleşmenin süresinin düzenlendiği 26.1.

Maddesinde;'' İşbu sözleşme'nin süresi, sözleşme'nin imza edildiği tarihten itibaren 1 (bir) yıl olduğu, ...'un işbu SÖZLEŞME'nin süresinin hitamından en az 15 (onbeş) gün evvel, işbu SÖZLEŞME'nin devamına ilişkin iradesini ...'ya yazılı olarak bildirmesi halinde, işbu SÖZLEŞME aynı şartlarla birer yıllık sürelerle uzatılmış sayılacağı, ...'un söz konusu bildirimde bulunmaması halinde SÖZLEŞME, 1 (bir) yıllık sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceği, İşbu SÖZLEŞME'nin süresinin işbu maddede belirtildiği şekilde uzatılması halinde, SÖZLEŞME süresi hiçbir şekilde 5 (beş) yıldan fazla olamayacağı ve taraflar ,

5 (beş) yılın sonunda SÖZLEŞME konusu işe devam etmek istedikleri taktirde aralarında anlaşarak yeni bir sözleşme imzalayacakları,” düzenlenlenmiştir. Sözleşme'nin 26.2. Maddesinde ise;'' ..., 7 (yedi) gün önceden, ... (... San. Ve Tic. Ltd. Şti.) ise 1 (bir) ay önceden noter kanalı ile ihbarda bulunmak koşulu ile işbu sözleşmeyi her zaman sona erdirilebilecekleri,” düzenlenmiş olup bu düzenleme ile her iki tarafa sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmıştır. Davacı ... Tic. Ltd.

Şti. Tarafından davalı muhataba Gaziantep ...Noterliğinden gönderdiği 13/06/2013 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmenin feshi konulu ihtarname ile;''2010 yılının Temmuz ayında ksk sıfatıyla ... adına kurulunuz ... satış başkanlığı ile firma arasında imzalanmış olan ...

Sözleşmesi'nin 26.2. maddesi uyanınca sözleşmeyi fesh etme kararı aldıklarını, '' belirterek taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği ve fesih ihtarının davalı tarafa 18/06/2013 Tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki 01.03.2010 tarihli ... Sözleşmesinin 26.2. maddesinde ''..., 7 gün önceden ... ise 1 ay önceden noter kanalı ile ihbarda bulunmak koşulu ile işbu sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir.''hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre ... (...) olan davacı sözleşmeyi feshetmeden 1 ay öncesinde davalıya ihtarda bulunması gerekir.Ancak somut olayda davacı 1 aylık süre vermeksizin doğrudan sözleşmeyi fesh etmiş ve sözleşmenin feshini de herhangi bir haklı nedene dayandırmamıştır.Bu durumda davacının sözleşmeyi haksız fesh ettiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 19 HD. Nin 2016/20034 Esas - 2018/5727 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Davacı taraf dava dilekçesi ile. 01.03.2010 tarihli “...

Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 13.06.2013 tarihinden itibaren sözleşmenin bakiye süresi için yoksun kalınan kardan kaynaklı belirsiz alacak olarak 1.000 TL. ve sözleşmenin yürürlükte olduğu döneme ilişkin ceza faturalarından dolayı uğranılan zarardan kaynaklı belirsiz alacak olarak 500,00 TL. Olmak üzere toplam 1.500,00 TL. Tazminat ve ...

Bankası A.Ş tarafından düzenlenen 02.08.2011 tarihli ... mektup numaralı 100.000 TL miktarlı teminat mektubunundan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti, teminat mektubunun iptali ve iade edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece ticaret hukukçusu, mali müşavir ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki sözleşmenin acentelik sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacının sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tespiti ve kar mahrumiyeti talepleri bakımından 6098 sayılı TBK md. 147/5'de "vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacakların" 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kanun tarafından belirlenmiş olması, fesih ihtarının davalı tarafa 18/06/2013 Tarihinde tebliğ edildiği, Sözleşmenin, 26.2 maddesi uyarınca, bu tarihten bir ay sonra, 18.07.2013 tarihinde sözleşmenin feshedilmiş olup dava tarihinin 28/08/2018 olması,

5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tespitiyle kar mahrumiyeti bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, Sözleşme ve Sözleşmenin eki niteliğindeki Ceza Sistematiği kapsamında davalı tarafça davacı şirkete ceza kesilmiş, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı tarafça kesilen cezalar davacının da ifade ettiği üzere ödenmiş ya da hak edişlerden kesilmiştir.

Bu bakımdan, Davalı şirket tarafından bu cezalara ilişkin fatura düzenlenmiş ve bu faturalara davacı şirket tarafından itiraz edilmediği belirtilmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 25. Maddesinde;''...,

işbu SÖZLEŞME'de yazılı sorumlulukların ve taahhütlerin yerine getirilmesinin ve ... tarafından sağlanan her türlü desteğin karşılığı doğmuş ve doğacak tüm alacakların teminat ve garantisi olarak miktarı ... tarafından işbu SÖZLEŞME'ye ek olarak belirlenecek her bir seviyede belirlenen ...'lerin tümünden kendileri için belirlenen oranda süresiz ve kati banka teminat mektubunu verir,'' hükmü düzenlenmiş olup bu düzenleme uyarınca davaya konu teminat mektubunun davacı tarafından davalı tarafa verildiği anlaşılmıştır.Hükümden de anlaşılacağı üzere,

teminat mektubu Sözleşme kapsamında doğmuş ya da doğacak tüm alacakların garantisi olarak verilmiş olup davalı şirketin alacaklarını tahsil edebilmesi açısından bir güvence teşkil etmektedir.Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunun mali incelemeler kısmında ise, cari hesaplardan kaynaklı davalının davacıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Bunun yanı sıra, davalı şirketin alacaklarının tahsili için Bakırköy ... icra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası kapsamında davacı şirket aleyhine icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.Dolayısıyla, Davalının Sözleşme kapsamında davacıdan alacaklı olması sebebiyle,banka teminat mektubunun iadesi için gerekli koşulların dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği anlaşılmıştır.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir.

Mahkemece gerekçesinde belirtilen tesbitler gözetildiğinde davacı vekilinin eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde.

Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında da ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek rapor ile mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddiaların değerlendirildiği tesbit edilmekle, İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek ilk derece mahkemesince verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,

davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1860, K. 2025/503, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1860
Karar No
2025/503
Tarih
27 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1890 K.2025/277
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1903 K.2025/285
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1916 K.2025/504
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1920 K.2025/505
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1940 K.2025/506
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1969 K.2025/508

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.