KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2022/2019 Esas
- Karar no
- 2025/734 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2014/1462 Esas-2022/511Karar
- Tarihi
- 30/06/2022
- Dava
- Alacak
Karar Metni
1.839 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı müflis bankaya yatırdığı mevduatının aynı gruba ait olan...
Bankası ...'ne aktarıldığını, müvekkiline verilen banka cüzdanında ... yazılarak yatırılan paranın başka bir bankaya gönderilmesinin müvekkilinin talimatı dışında gerçekleştiğini, Almanya'da yaşayan müvekkilinin hesabının bu şekilde bir işleme tabi tutulmasını bilmesinin mümkün olmadığını, iddia edildiği gibi imar bankası ...'nin ayrı bir tüzel kişilik olarak kabul edilmesinin söz konusu olamayacağını, zira.. Bankası ile ...
Bankası ...'nin aynı kişilere ait olduğunu, devlet güvencesi altında yatırılan paradan ... Bankası'nın birinci derecede sorumlu olduğunu, Davalı ...'ın ... Bankasının yönetim kurulu üyesi olduğunu, ...
Bankası ...Şirketinin de hakim ortakları arasında yer aldığını, bu şekilde yürütülen ve müvekkilinin zararına yol açan uygulamalardan birinci derecede sorumlu olduğunu, davalı ...'ın TTK.nın ve BK.nın ilgili maddeleri gereğince müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, BDDK tarafından banka yönetim kuruluna atanan ...'ın ve temsil ettiği BDDK'nında zarardan sorumlu olduğunu, ...'nin de bankaya el koyarak müvekkilini zarara uğrattığını, ...
Bankası ... adlı bankanın dava tarihinde bankacılık izninin ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını, bu nedenle bu bankadan paranın tahsil edilmesinin mümkün olamayacağından müvekkiline ait paranın... Bankası A.Ş. bünyesinde bulunduğunun ve ...'ne aktarılmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.114.798,15 TL'nin davalılardan işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 2014/788 E. sırasına kayıtlı davanın yapılan yargılaması sırasında 09.07.2014 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiş ve dava Mahkememizin 2014/1462 E. sırasına kaydedilmiş ve bu dosyada yargılamaya devam edilmiştir. Diğer davalılar hakkında ise. 04.03.2015 tarihli karar ile davanın, TMSF ve BDDK yönünden görev yönünden reddine, ...
Bankası yönünden hak düşürücü süre yönünden reddine, ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ... Bankası ... yönünden usulden reddine karar verilmiş,Mahkememizin bu kararı Yargıtay 11.HD.nin 16.01.2020 tarihli kararı ile onanmış ve aynı dairenin 09.12.2021 tarihli kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiğinden karar kesinleşmiştir. Davalı ... davaya karşı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 30/06/2022 tarih ve 2014/1462 Esas-2022/511Karar sayılı kararında;"Dava, şirket yöneticisinin sorumluğundan kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalı ... hakkında ki davanın tefrik edilmesinden önce bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof.
Dr. ... ve ...'un sunmuş olduğu 05/12/2013 tarihli raporlarında; davacının kendi iradesi ile ... hesabını açtırması, 5 yıl boyunca ... hesabından yatırma bilinci ile hareket etmesi karşısında bu işlemlere aracılık eden davalı imar bankasının kural olarak sorumlu olmadığını, ancak MK'nın 2.maddesi uyarınca belirtilen koşullar ışığında davalı imar bankasının sorumlu tutulabileceği, İmar bankası tarafından İmar bank ... şirketine davacı nam ve hesabına 14.04.1998 tarihinde 7.756,70 TL, 14.04.2000 tarihinde 14.500 TL, 16.07.2001 tarihinde 60.000 TL ve 16.08.2002 tarihinde 16.0550 TL olmak üzere toplam 98.356,70 TL havale gönderdiğini,
16.08.2002 tarihinde 16.050 TL'nin iade edildiğini, buna göre ... Bank ... Şti.'ye gönderilen ve geri ödenmeyen 82.306,70 TL'nin davalı ... Bankasından talep edilebileceğini, ayrıca bu alacağın 268.076,79 TL tutarında işlemiş faizinin bulunduğunu, buna göre davacının davalı ... Bankasından talep edebileceği toplam alacak miktarının 350.383,49 TL olduğunu, Mevduat Sigortası kapsamında olmadığından davalı TMSF, hariçte mukim ...
Şti. firmalarının faaliyetlerini düzenleme ve denetleme görev ve yetkisi BDDK'da olmadığından BDDK aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, davalı ...'nın davalı bankada şahsen hissedar olmakla birlikte... Bankası ve ...Bank ...
Şti.'ye şahsi imzası ile temsil ve ilzama yetkisi ve bankacılık işlemlerinden kusur kanıtlanmadığından, davalı ...'nın ise kamu görevlisi olup BDDK tarafından atandığından ve havalelerin gönderilme tarihinde görevde olmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir.Mahkememizin benzer mahiyetteki 2015/777 Esas ve 2016/1108 Esas sayılı dosyaları ve bu dosya kapsamına göre; ... Bankası A.Ş.'nin yöneticileri hakkında...
Bank ...'ne aktarılmayan paralar ile ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiası ile, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/10 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, ..., ..., ... ve ... hakkında ceza davasının sanıkların yakalanamadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle ana dosyadan tefrik edildiği, ana dava dosyasında davalılar ..., ..., . .., ... ve ... hakkında zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma, davalı ... ve diğer sanıklar hakkında bır kısım suçlar yönünden mahkumiyet kararı verildiği,
kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza davasında mudi sahiplerinin iradeleri dışında bu hesapların adeta hesap sahibinin rızası varmışçasına ... kıyı bankasına havale işleminin, müflis banka tarafından kağıt üzerinde yapıldığı, oysa hiçbir zaman bu paranın kıyı bankasına gönderilmediğinin belirlendiğinin anlaşıldığı, bu durumda ...
Bankası A.Ş.'nin yöneticileri hakkında açılan kamu davasında, davalılar ..., ... ve ... hakkında henüz bir karar verilmemiş ise de; davalı ... yönünden ceza davasının beklenmesinde bir yarar elde edilemeyeceği, Mahkemece davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ve dava dışı bir kısım yöneticiler hakkında zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve mahkumiyet kararları nazara alındığında, davalı ...'ın ...
Bankası A.Ş.'nin yöneticisi olması nedeniyle TBK'nın 49.maddesi (mülga BK'nın 41.maddesi) ve TTK'nın 371/5. maddesi (mülga TTK'nın 321/son) maddeleri uyarınca zarardan sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/12/2018 tarih ve 2017/1173 Esas, 2018/7750 Karar sayılı ilamı bu yöndedir.
Mahkememizin benzer mahiyetteki 2015/777 Esas ve 2016/1108 Esas sayılı dosyalarında da bu şekilde karar verilmiştir.) İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/10 Esas, 2013/11 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/12/2018 tarih ve 2017/1173 Esas, 2018/7750 Karar sayılı ilamı, Mahkememizin benzer mahiyetteki 2015/777 Esas ve 2016/1108 Esas sayılı dosyaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;... bankası tarafından İmar bank ... şirketine davacı nam ve hesabına 14.04.1998 tarihinde 7.756,70 TL, 14.04.2000 tarihinde 14.500 TL,
16.07.2001 tarihinde 60.000 TL ve 16.08.2002 tarihinde 16.0550 TL olmak üzere toplam 98.356,70 TL havale gönderildiği, 16.08.2002 tarihinde 16.050 TL'nin iade edildiği, buna göre... Bank ...Şti.'ye gönderilen ve geri ödenmeyen 82.306,70 TL'nin ve 268.076,79 TL tutarında işlemiş faiz toplamı miktarının 350.383,49 TL olduğu, davacının davalı ...'dan bu miktar alacağının tahsili talebinde bulunabileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bu nedenle bilirkişi görüşüne itibar edilmeyerek davanın kısmen kabulü ile. 82.306,70 TL asıl alacak, 268.076,79 TL faiz olmak üzere toplam 350.383,49 TL alacağın, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile,'' 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE.
82.306,70 TL asıl alacak, 268.076,79 TL faiz olmak üzere toplam 350.383,49 TL alacağın, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Bankası ... Şirketinin (... Bankası T.A.Ş.) yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmesi ile gelişen süreçte müvekkile herhangi bir faiz ödemesi yapılmadığı gibi kendisine anaparasının dahi iade edilmediğini, bu nedenle müvekkilin devlete ve ...
Bankası T.A.Ş.'ye güvenerek yatırdığı parasını geri alabilmek için sorumluluğu bulunan davalılar aleyhinde İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde E. 2014/788 sayılı dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda 09.07.2014 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davanın tefrikine karar verildiğini ve davanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin E. 2014/462 sırasına kaydedildiğini, bu dosyada yargılamaya devam edildiğini, davalı ...'ın davaya karşı cevap vermediğini, davalı ... hakkındaki davanın tefrik edilmesinden önce alınan 05.12.2013 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama uyarınca 82.306,70 TL asıl alacak,
268.076,79 TL faiz olmak üzere toplam 350.383,49 TL alacağın, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesine rağmen tefrikten önce alınan bilirkişi raporuna göre alacak miktarına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle tefrik kararından önce alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, dosyada yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesi gerekirken tefrik kararından önce alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre alacak miktarına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu,
alacak miktarına ilişkin hesaplamanın ancak yeniden düzenlenecek bir bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ...Bankası aracılığıyla... Bankası ... bankasında açılan hesapta bulunan paranın ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/788 Esas sayılı dosyası incelendiğinde. Davacı ... Vekili tarafından davalılar TMSF, BDDK, Müflis ...Bankası,...
Bankası ...., ..., ... hakkında 24/12/2007 tarihinde açtığı dava dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı müflis bankaya yatırdığı mevduatının aynı gruba ait olan imar bankası ...'ne aktarıldığının iddia edildiğini, müvekkiline verilen banka cüzdanında ... yazılarak yatırılan paranın başka bir bankaya gönderilmesinin müvekkilinin talimatı dışında gerçekleştiğini, Almanya'da yaşayan müvekkilinin hesabının bu şekilde bir işleme tabi tutulmasını bilmesinin mümkün olmadığını, iddia edildiği gibi imar bankası ...'nin ayrı bir tüzel kişilik olarak kabul edilmesinin söz konusu olamayacağını, zira ...
Bankası ile...Bankası...'nin aynı kişilere ait olduğunu, devlet güvencesi altında yatırılan paradan ... Bankası'nın birinci derecede sorumlu bulunduğunu, her iki bankanın ortağı olan ...'ın TTK'nın 336.mad. gereğince BDDK tarafından banka yönetim kuruluna atanan ...'ın ve temsil ettiği BDDK'nında zarardan sorumlu olduğunu, TMSF'ninde bankaya el koyarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek ... Bankası ...
Adlı bankanın dava tarihinde bankacılık izninin ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını, bu nedenle bu bankadan paranın tahsil edilmesinin mümkün olamayacağından müvekkiline ait paranın ...
Bankası A.Ş. bünyesinde bulunduğunun ve ...'ne aktarılmadığının tespitine, 1.114.798,15 TL'nin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla diğer davalılardan fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla işleyecek faiziyle birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece yapılan yargılama sırasında davalılardan ... hakkında açılan davanın tefrik edilerek mahkemenin yukarıdaki esasına kayıt edildiği,
diğer davalılar hakkında yapılan yargılama sonucunda 04/03/2015 Tarih ve 2014/788 Esas - 2015/172 Karar sayılı kararı ile;1-Davalı TMSF ve BDDK hakkında açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bunlar yönünden mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Müflis davalı ...
Bankası hakkındaki davanın hak düşürücü süre yönünden REDDİNE, 3-Davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 4-Davalı ...Bankası ... hakkındaki davanın eda davası açılacakken tespit davası açıldığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11 HD.nin 16/01/2020 Tarih ve 2019/247 Esas - 2020/451 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/788 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında mahkemece bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde. Bilirkişilerin davalının sorumlu olmadığına ilişkin tespite itiraz ettiği, yapılan hesaplamaya ilişkin bir itiraz ileri sürülmeyip istinaf aşamasında ileri sürüldüğü, HMK.
357/1-son cümlede belirtildiği üzere ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü bu istinaf sebepleri HMK. 357/1-son cümle gereği dairemizce değerlendirilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/2019, K. 2025/734, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama