İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2319 K.2025/794

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/2319Karar2025/794Tarih15 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.271 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Mayıs 2025
Dosya no
2022/2319 Esas
Karar no
2025/794 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/303 Esas-2022/177 Karar
Tarihi
22/02/2022
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.271 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket ... San. ve Tic. A.Ş.'nin Lpg dağıtım firması olduğunu, Davalı şirketin ...-... San. ve Tic.

A.Ş. ile arasındaki ticari ilişkiye binaen cari hesaptan olan borcunu ödemek konusunda sorunlar yaşamaya başladığını, Davalı şirketin, müvekkili olan şirketin tüm sözlü uyarılarına rağmen borcunu ödemek için hiçbir caba sarf etmediğini, müvekkil şirket yetkililerinin iyi niyetlerini suistimal ettiğini ve borcunu ödemekten kaçındığını, bu nedenle davalı şirkete Kartal ...

Noterliğinin ... yevmiye numarası ile 27.08.2013 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, bundan netice alınamayınca davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ...icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, Borcunu ödeme konusunda basiretli bir tacir gibi davranmayan davalı tarafın bu icra takibine de itiraz ettiğini, Davalı şirket itirazında borcun tamamına ve ferilerine ve takibin yetkili yerde yapılmadığından bahisle yetkiye de itiraz ettiğini ve müvekkil şirkete herhangi bir borçları olmadığını beyan ettiğini, Davalı firmanın yetki itirazı yerinde olmadığını,

Davalı firmanın icra dosyasına yaptığı itirazdan da görüleceği üzere fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmek suretiyle faturayı ve faturadan kaynaklanan ilişkiyi kabul ettiğini, Davalı şirketin iş bu takib süresinde itiraz ederek takibin müvekkili aleyhine, kendi lehine durmasını sağladığını, Davalı şirketin itirazı incelendiğinde borcun müvekkil firmaya 2 adet çek ile ödendiğini, ancak böyle bir ödeme söz konusu olmadığını, bu sebeple bu iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, Davalı şirketin mesnetsiz itirazlarda bulunarak müvekkili zarara uğratmaya devam ettiğini, Davalı şirketin kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini,

yapılan itirazın davalı açısından zaman kazanmaktan başka bir amaç taşımadığını, Müvekkilin uğradığı zarar bu zamana kadar tazmin edilemediği gibi içeriğinin ne olduğu anlaşılmayan itiraz nedeni ile de davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibinin bu itiraz nedeni ile lehine olarak durmuş bulunduğunu, yargılama neticesinde davalının müvekkil şirkete icra takibinden dolayı borçlu olduğunun tespit edildiğini belirtmiş, bu nedenlerden dolayı davalı borçlu şirket tarafından İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan vaki itirazların iptaline, takibe devam edilmesine,

karşı taraf davalı borçlu şirket aleyhinde takip miktarının %20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı borçlu şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın itirazın iptali davası olduğunu, bu sebeple davanın dayanağının İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı icra dosyası olduğunu, bu İcra dosyası ile düzenlenen ödeme emrinde de müvekkilin adresinin Aliağa/İzmir olduğunu, müvekkil şirketin ticaret kaydında da adresinin Aliağa olduğunu, bu sebeplerle icra dairesine karşı yapılan itirazda açıkça yetki itirazında bulunulduğunu, davacı tarafın İcra Hukuk Mahkemesinde, müvekkil tarafından yapılan yetki itirazının kaldırılmasına yönelik dava açmadığını, yetki itirazında bulunduklarını,

yetkili yer mahkemelerinin Aliağa Mahkemeleri olduğunu ancak Büyükşehir Kanunu gereği Aliağa'da açılması gereken Asliye Ticaret Mahkemesi görevine ilişkin davalar Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüldüğünden yetkili yer mahkemesi Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkilin ticari adresinin Aliağa olup, Aliağa Ticaret Odasına kayıtlı olduğunu, davaya konu edimin ifa yeri de Aliağa olduğundan bu davaya karşı yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafa, gerek noterlik ihtarında ve gerekse icra ödeme emrine karşı yapılan itirazda da belirtildiği üzere.

İcra takibine konu 11,800,02 TL alacak, alacaklı firma adına keşide edilen 2 adet ÇEK ile ödendiğini, ÇEK kesildiği anda müvekkil şirketin ismi henüz değişmediğinden ÇEK' lerin müvekkil şirketin eski ismi adına keşide edildiğini, icra takibine konu olan alacağın, alacaklı firma adına keşide edildiğini, ...

Aliağa Şubesine ait ... numaralı hesaptan verilme ... numaralı 16.11.2012 tarihli ÇEK ile 7.200,01 TL olarak ve ... numaralı 14.11.2012 tarihli ÇEK ile 4.600,01 TL olarak toplam 11,800,02 TL olacak şekilde davacı şirkete ödeme yapıldığını, ÇEK'ler hamiline değil, davacı firma adına tanzim edildiğini, 2012 yılı eylül - ekim aylarında doğan bir borcun bugüne kadar müvekkil şirketçe ödenmemesinin mümkün olmadığını, alacaklı firmanın da hiç bir uyarı ikaz ve ihtar çekmeden bu kadar süre alacağını talep etmemesinin mümkün olmadığını,

Müvekkil şirketçe ödeme 2 adet ÇEK ile ve davacı şirket elemanı ...'ye Çeklerin NAMA yazılmak suretiyle teslim edilerek ödendiğini, adı geçen kişi davacı şirket adına işi yapan kişi olup, davacı şirketin elemanı olduğunu, davacı tarafın nama yazılı çekleri hem tahsil edip hem de müvekkilden tekrar talep etmesinin ticari hayatın etik kurallarına uymadığını, davacı tarafın mükerrer tahsilat yapma niyetinde olup iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceğini, davacının icra takip tarihinden sonrası için işleyecek faiz oranı olarak % 13,75 oranında ticari reeskont faizi talep ettiğini, reeskont faiz oranı takip tarihi itibarıyla % 13,75 değil,

%9,50 seviyesinde olduğunu, bu sebeple %13,75 oranında talep edilen reeskont faiz oranına karşı itiraz ettiklerini belirtmiş, bu nedenle yetki itirazının kabulünü, açılan davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 22/02/2022 tarih ve 2021/303 Esas-2022/177 Karar sayılı kararında. "Mahkememizin 26/10/2018 tarih 2014/14 Esas 2018/933 Karar sayılı ilamının İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/1269 Esas 2021/461 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak dosyanın mahkememize tekrar yargılama yapılması adına gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce kaldırma kararında işaret edildiği üzere SGK'ya müzekkere yazılmış ve ... isimli şahsın davacı şirket çalışanı olmadığı anlaşılmıştır.

Bu nedenle de kaldırma kararında belirtildiği üzere taraflar arasında teamül oluşup oluşmadığı hususu irdelenmesine gerek görülmemiştir. Diğer yandan davalı tarafça ödeme savunması ileri sürülmekle davaya konu iki adet çekin davacıya verildiği belirtilmiş ve bu çeklerin görüntüleri ilgili bankadan celbedildiğinde çeklerde davacı şirketin lehtar ve ilk ciranta olarak bulunduğu anlaşılmıştır. Hatta şirket kaşesi ile çekler dava dışı şahıslara cirolanmıştır.

Bu noktada davalı tarafça borcun ödendiğine dair mahkememizde kanaat hasıl olmakla davacının alacaklı olduğu bir tutar bulunamamış ve davanın reddine dair karar verilmiştir. ..."gerekçesi ile, ''Davanın ispatlanamaması nedeniyle REDDİNE;'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin davalıdan faturaya dayalı alacağı bulunduğunu, karşı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, borcun varlığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, ancak karşı tarafın borcun 2 adet çek ile ödendiğini iddia ettiğini, mahkemenin talimat yoluyla davalı kayıtlarını incelediğini, bu raporda çek tediye makbuzunda müvekkile verildiği iddia edilen çekleri ... isimli bir şahsın aldığı ve müvekkil şirketin ise imzasının bulunmadığının tespit edildiğini, mahkemenin bu rapor akabinde davanın reddine karar verdiğini,

Bölge Adliye Mahkemesinin ise ... isimli şahsın şirket çalışanı olup olmadığı, şirket çalışanıysa imzaya yetkili olup olmadığının araştırılması için dosyayı ilk derece mahkemesine iade ettiğini, ilk derece mahkemesince SGK’ya yazı yazıldığını ve çeklerin teslim edildiğinin iddia edildiği dönemde müvekkil şirket çalışanlarının incelendiğini, yapılan araştırma sonucu müvekkilin ... isimli bir çalışanı olmadığının görüldüğünü, bunun da çeklerin müvekkile ulaşmadığının açık kanıtı olduğunu, kısacası çeklerin müvekkile teslim edilmediğini, davalı tarafın müvekkile olan borcunu ödemediğini,

yerel mahkemece bozmaya uygun yargılama yaptığı halde yine bozmanın dışına çıkarak haksız ve yasal dayanaktan yoksun biçimde davanın reddine karar verildiğini, Davaya konu çeklerden cirosu olduğu için 08.10.2018 tarihinde dinlenen ... isimli şahsın; müvekkil şirketi tanımadığını, kendisi ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını beyan ettiğini, hal böyle iken söz konusu çeki müvekkilin cirolamadığının açık olduğunu, yerel mahkeme kararının bozma gerekçeleri dikkate alınmadan düzenlendiğini, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin 01/04/2021 Tarih ve 2019/1269 Esas - 2021/461 Karar sayılı kaldırma kararımızdan sonra yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, iki (2) adet fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf LPG satış ve dağıtım firması olup, davalı ise gaz alan alıcı firmadır. Taraflar arasında satılan ürünün davalıya teslimi konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, takip dayanağı 2 adet faturaya istinaden davalı tarafından teslim edilen gaz bedelinin ödenip ödenmediği, verildiği iddia olunan çeklerin davacıya teslim edilip edilmediği, teslim edilen kişinin davacının çalışanı olup olmadığı noktasındadır.

Davalı tarafın icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçelerinde, taraflar arasında ticari ilişki olduğuna ve icra takibi ile davaya konu fatura içeriğine yönelik bir itirazının olmadığı, davaya konu faturaların davacı çalışanı önder ... isimli kişiye tediye makbuzu karşılığı teslim edilen iki adet çek ile ödeme yaptığını belirtip davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, müvekkili firmaya bir ödeme ve çek teslimatı olmadığını belirtip ödeme savunmasını kabul etmemiştir.Tediye makbuzunun incelenmesinde.

Davalı ... A.Ş tarafından davacı ... A.Ş ünvanına 08/11/2012 tarihinde düzenlendiği, içeriğinde C/H karşılığı 11.800,02 TL lik iki adet çek alındığının yazılı olduğu, teslim eden ve teslim alan kısmında imzalarının bulunduğu, davacıya verilen çeklerin ...

Aliağa Şubesine ait ... çek numaralı 16/11/2012 keşide tarihli 7.200,01 TL bedelli ve ... çek numaralı 14/11/2012 keşide tarihli 4.600,01 TL bedelli çekler olduğu, Tediye makbuzu ile teslim edilen çeklerde keşidecinin davalı,lehtarın ise davacı olduğu, tediye makbuzunda teslim alan bölümünde davacı tarafın kaşesinin bulunmadığı, çekleri ... isimli kişinin imza karşılığı teslim aldığı görülmüştür.Davacı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı tarafından teslim edildiği iddia edilen çeklerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 11.800,02 TL.

Alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; .... davalı tarafın resmi defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kapanış kaydının yapıldığı,lehine delil teşkil edeceği, davaya konu faturaların 15/10/2012 ve 19/10/2012 tarihinde davalı ticari defterlerine cari hesaplı( bedeli ödenmemiş) olarak kayıt edildiği, davalı tarafın bu borçları 08/11/2012 keşide tarihli 4.600,01 TL. Ve 7.200,01 TL.

Miktarlı ... çeki ile ödeyerek takip tarihi itibariyle davacıya borcu olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece davalının bildirdiği tanıklar dinlenilmiştir.

Talimat mahkemesince dinlenilen davalı tanıkları ... ve ...'ın ifadelerine göre davalının çekleri teslim ettiği ... isimli kişinin davacı şirketin Aliağadaki bölge sorumlusu gibi görev yapan çalışanı olduğu beyan edilmiştir.Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece ilgili SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıla göre tediye makbuzuna göre çekleri teslim alan ... isimli kişinin davacı şirketin SGK.'lı çalışanı olmadığı tespit edilmiştir.Davalı tarafça, davacı taraf adına düzenlenmiş 16.11.2012 keşide tarihli,

... seri numaralı,7.200,01 TL bedelli ... bankasına ait çekin arka kısmında davacı tarafından ...'e ciro edildiği ve söz konusu çekin ... tarafından bankaya vadesinde ibraz edilerek tahsil edildiği, Davalı tarafça davacı taraf adına düzenlenmiş 14.11.2012 keşide tarihli, ... seri numaralı, 4.600,01 TL bedelli ... bankasına ait çekin arka kısmında davacı tarafından dava dışı ...

Ticareti-...'e ciro edildiği, Metin Keskin tarafından söz konusu çekin vadesinde bankaya ibraz edilerek tahsil edildiği, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen 07/12/2017 tarihli cevabi yazıda; ...

Ticaret şeklinde bir ünvan kaydına müdürlüklerinde rastlanmadığının belirtildiği, 16.11.2012 keşide tarihli, ... seri numaralı,7.200,01 TL bedelli çeki bankaya ibraz ederek tahsil eden ...'ün tanık olarak alınan beyanında;''adı geçen firmaları tanımadığını,gösterilen çeki hatırlamadığını, bedelini alıp almadığını hatırlamadığı,'' şeklinde beyanda bulunduğu, davacı taraf iki adet çekteki ciroların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını beyan edip şirket yetkilisine ait imza sürkülerini ibraz ettiği, mahkemece imza incelemesi yaptırılmamış ise de, davacı şirketin 09/11/2012 tarihli imza sürkülerine göre şirket yetkilisinin ... olduğu,

çıplak gözle dahi çekteki davacı şirket adına yapılan cirolardaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait imza ile benzerlik göstermediği, Tediye makbuzunda çekleri teslim alan ...'E ait imza ile, davacı şirket adına yapılan cirolardaki imzalarında ...'e ait imza ile aynı olduğu, ayrıca16.11.2012 keşide tarihli, ... seri numaralı,7.200,01 TL bedelli çeki bankaya ibraz ederek tahsil eden ...'ün tediye makbuzunda çekleri teslim alan ... ile kardeş oldukları nüfus kayıtlarına göre tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre, 08/11/2012 tarihli tediye makbuzu ile davalı tarafça 2 adet çekin teslim edildiği ... isimli kişinin davacı şirket yetkilisi olmadığı gibi davacı tarafın, hem davalı ile ticari ilişkisinde hem de dava dışı üçüncü kişilerle olan ticari ilişkilerinde ... isimli kişiye alacaklarını tahsil etme ve çek teslim alma yetkisi verildiğine ilişkin dosya kapsamına göre delil olmadığı, davacı tarafça da tediye makbuzu ile teslim edilen çeklerin teslim alınmadığını ileri sürüp ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı da bilirkişi raporu ile tespit edildiği,

bu durumda ispat yükü davalı tarafta olup davalının tediye makbuzu ile çekleri teslim ettiği ... isimli kişinin davacı şirket adına çek tahsil etmeye yetkili kişi olduğuna yönelik delil ibraz etmediği, bu tespitler doğrultusunda davalı tarafın davaya konu fatura bedellerini davacı tarafa ödediğini ispat edemediği anlaşılmakla; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının itirazın iptali davasının kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/02/2022 Tarih ve 2021/303 Esas-2022/177 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının İstanbul Anadolu ...icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, 2-Kabul edilen 11.800,02 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN

3-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 806,06-TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 201,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 604,51-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 201,55-TL peşin harç, 25,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam: 226,75-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.562,23-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 11.800,02-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN

9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/2319, K. 2025/794, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. İlk Derece Mahkemesi Yönünden
  8. İstinaf Yönünden
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2319
Karar No
2025/794
Tarih
15 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2345 K.2025/903
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2358 K.2025/811
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2364 K.2025/904
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2376 K.2025/905
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2378 K.2025/807
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2383 K.2025/906

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.