İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2376 K.2025/905

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/2376Karar2025/905Tarih29 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.164 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Mayıs 2025
Dosya no
2022/2376 Esas
Karar no
2025/905 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/317 Esas- 2022/654 Karar
Tarihi
04/10/2022
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.164 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinden ... Gaz A.Ş. ve ... A.Ş. nin sektörün pek çok alanında faal Türkiye'nin öncü enerji şirketleri olduğunu, Diğer müvekkili ... A.Ş ile davalı arasında ... Mah. ... Cad. No... Gebze/Kocaeli (... İstasyonu) ve ... Mah. ... Cad. No... Gebze/Kocaeli (...

İstasyonu) adreslerinde kurulu bulunan 2 adet akaryakıt istasyonu için 13.03.2018 ve 10.04.2018 tarihlerinde 5 yıl süreli birer Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve onlara ek Çerçeve Protokoller ve Taahhütnamelerin imzalandığını, akabinde BK md.205'e uygun olarak İşbu sözleşmelerin üçlü bir devir mutabakatı İle davalının da İmzalı kabulüyle 22.06.2018 de müvekkili ...

Akaryakıt'a devrolduğunu, mezkur sözleşmelere göre ... ve ... n davalıya akaryakıt ve otogaz ürünleri ikmal edeceğini, davalının da sözleşme artlarına göre münhasıran müvekkillerinden aldığı bu ürünleri mezkur iki istasyonda son tüketicilere satacağını, Ne var ki davalının bayilik lisanslarının, 6 aydan fazla gayrifaal olması sebebi iİle Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17/g hükmü gereği EPDK tarafından (...

2 27.02.2020 de, ... | ise 28.08.2020 de ) iptal edildiğini, bu durumun EPPK kayıtları ile sabit olduğunu, Davalının, EPDK nin İisansları iptal etmesi İle bayilik yapmasının hukuken imkansız hale geldiğini, bunun Üzerine Bayilik Sözleşmeleri nin (muaccel borçları da ihtar edilerek) müvekkiller tarafından feshedildiğini, Bayilik Sözleşmesi tahtında davacıya, İmzası karşılığında ... 1 İstasyonu için 13.03.2018 de ve ...

2 İstasyonu için ise 10.04.2018 de “.../...” logosunun ariyet olarak verildiğini, emirbaş teslim belgelerinde de yazdığı Üzere davacının, Bayilik Sözleşmesi ve onun ayrılmaz bir parçası olan Çerçeve Protokol ve diğer taahhüt ve anlaşmaların sona ermesi/fesholması durumunda, ariyet olarak aldığı bu İogoları aynı şekilde iadeyle mükellef olduğunu, Bayilik ilişkisinin sona ermesi Üzerine müvekkillerinin 26.03.2020 de, logoyu teslim almaya gittiğini fakat davalının buna izin vermediğini, ...

Teslim Belgelerinde açıkça yazdığı üzere davalının, ariyetleri (logoları) teslimde geciktiği gün başına (her iki istasyon İçin ayrı ayrı) 500,00.- USD cezai şart ödemek zorunda olduğunu, ... ve ... Un müvekkili ...

A.Ş. adına tescilli ve akaryakıt piyasasında son derece bilinen bir marka olduğunu, davalının, müvekkilleri ile arasında sözleşmesel bir ilişki kalmadığı halde .../... logolarını istasyonlarında kullanmaya devam ettiğini, kaynağı belirsiz akaryakıtın .../... markası altında satılmasının, tüketicileri yanılttığını, yine müvekkillerinin, tedarikçisi olmadıkları akaryakıt sebebi ile (yasal koşulları sağlamayan, kaçak/sulu akaryakıt sıklıkla yaşandığı Üzere) EPDK nezdinde ağır İdari yaptırımlarla ve tüketiciler nezdinde maddi/manevi tazminat talepleriyle karşılaştığını iddia ederek,

davalıya ariyet olarak verilen logoların yerlerinden sökülerek teminatsız olarak tedbiren muhafaza altına alınmasına, akabinde esas hükümle beraber taraflarına teslimine, ariyetler yerinde bulunmadığı takdirde İİK 24 gereği bedellerin taraflarına ödenmesine, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla teslimde gecikilen gün başına her bir istasyon İçin ayrı ayrı 500,00.- er USD cezai şarttan kaynaklı şimdilik 10.000,00 TL nin taraflarına ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacılar ile Akaryakıt ve Otogaz satışı için bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelerin 13.03.2018 ve 10.04.2018 tarihli olmak üzere 2 adet olduğunu, davacı vekilinin, "davalı, müvekkillere ait logoları teslim etmemiştir” iddiasının doğru olmadığını, lisans ve sözleşmeler iptal edildikten sonra akaryakıt İstasyonlarının faaliyetlerini durdurduğunu, ayrıca motorlu vasıtaların istasyona girmemeleri için giriş ve çıkışlara bariyerler konduğunu, Davacı şirkete sözlü ve telefonla, kendilerine ait logolar istedikleri zaman alabileceklerinin bildirildiğini, dava dilekçesinde "26.03.2020 de logoyu teslim almaya gidildiği,

davalının buna izin vermediği “ cümlesinin doğru olmadığını, bu konuda bir bilgileri olmadığını, istedikleri zaman logolarını iade alabileceklerini, Dava dilekçesinin ekinde sunulan 26.03.2020 tarihli tutanaktaki imzanın incelenmesi gerektiğini, akaryakıt istasyonundaki yetkisiz. bekçinin imzasının geçersiz olduğunu, şirket yetkililerinin böyle bir talepten haberleri olmadığını, logolarını talep ettikleri zaman iade alabileceklerini, Davacı vekilinin dava dilekçesinde her gün için 500,00.- USD ceza-i şart talep ettiğini, bu talebin TBK md.179 da düzenlenen ceza koşulu maddesine aykırı bir talep olduğunu, madde hükmüne göre;

cezai şart alacağının gerçekleşmesi için, sözleşmenin ayakta kaldığı dönemde bayiye noterden İhtarat yapılmış olması gerektiğini, somut olayda noterden böyle bir ihtarat bulunmadığını, bu yüzden ceza-i şart istenemeyeceğini, Ayrıca ceza-i şartın fer'i nitelikte bir talep olduğunu, asıl alacağına bağlı olduğunu, sözleşmelerin feshedildiğini, ceza-i şart talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Logoların kullanılmakta olduğu İddiasının yersiz. bir. iddia olduğunu, akaryakıt istasyonunun kapalı olduğunu, akaryakıt satışı yapılmadığını, logoların yerinden sökülmeyi beklediğini,

akaryakıt satışı olmadığından tüketicileri yanıltma diye bir olayın olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap dilekçesi sundukları görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 04/10/2022 tarih ve 2021/317 Esas- 2022/654 Karar sayılı kararında; "....Davacıların cezai şart talebi bakımından yukarıda zikredildiği üzere taraflar arasında imzalanan gerek bayilik sözleşmelerinde gerekse ariyet sözleşmelerinde ariyet malların geç teslim edilmesi halinde günlük 500 USD cezai şart ödeneceği düzenlenmiştir.

Davacı tarafça ariyetlerin teslim alınmaya gidildiği fakat teslim edilmediği ileri sürülmüş buna ilişkin de dosyaya Servis bilgi formu sunulmuş ve içeriğinde yetkilinin söküme izin vermediği yazılmış ise de ariyet malzemelerinin davacı adına teslim alınmasına ilişkin yetki verildiği ya da görevlendirildiğinin davalıya bildirdiğine, yani malların tesliminin talep edilmesine rağmen rağmen iade edilmediğini ispata elverişli olmadığı, yine ariyet teslim tutanaklarında davalı adresinin Gebze/Kocaeli yazdığı, davalının Şişli/İstanbul adresine gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediği,

hususları hep birlikte gözetildiğinde davacıların geç teslim nedeniyle cezai şartı talep edebilme koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek aşıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, ''1-Davacıların ariyetlerinin iadesine ilişkin taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacıların cezai şart talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerden ... Petrol A.Ş ile davalı arasında "... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli" (... İstasyonu) ve "... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli" (...

2 İstasyonu) adreslerinde kurulu bulunan 2 adet akaryakıt istasyonu için 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihlerinde 5 yıl süreli birar Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, akabinde TBK md. 205'e uygun olarak işbu sözleşmelerin üçlü bir Devir Mutabakatı ile 22/06/2018'de müvekkil ... Akaryakıt'a devrolduğunu, mezkur sözleşmelere göre ... Akaryakıt ve ...

Gaz'ın davalıya akaryakıt ve otogaz ürünleri ikmel edeceği, davalının da sözleşme şartlarına göre münhasıran müvekkillerden aldığı bu ürünleri mezkur iki istasyonda son tüketicilere satacağını, ancak davalının bayilik lisansları 6 aydan fazla gayrifaal olması sebebiye Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 17/g hükmü gereği EPDK tarafından iptal edildiğini, bu nedenle davalının bayilik yapmasının hukuken imkansız hale geldiğini, bunun üzerine Bayilik Sözleşmelerinin müvekkiller tarafından feshedildiğini, Davalının müvekkillere ait logoları teslim etmediğini, davacıya imzası karşılığında ...

1 İstasyonu için 13/03/2018'de ve ...

2 İstasyonu için ise 10/04/2018'de ".../..." logosunun ariyet olarak verildiğini, Demirbaş Teslim Belgelerinde de yazıldığı üzere davalının Bayilik Sözleşmesinin ve diğer taahhüt ve anlaşmaların sona ermesi durumunda ariyet olarak aldığı bu logoları aynı şekilde müvekkillere iadeyle mükellef olduğunu, bayilik ilişkisinin sona ermesi üzerine müvekkillerin 26/03/2020'de logoyu teslim almaya gittiğini fakat davalının buna izin vermediğini, Davalı artık müvekkillerin bayisi olmadığı halde müvekkilin logolarını kullanmaya devam ettiğini, ... ve ... logolarının müvekkil ...

Petrol A.Ş adına tescilli ve akaryakıt piyasasında son derece bilinen bir marka olduğunu, davalının müvekkillerle arasında sözleşmesel bir ilişki kalmadığı halde bu logoları istasyonlarında kullanmaya devam ettiğini, kaynağı belirsiz akaryakıtın bu marka adı altında satılmasının tüketicileri yanılttığını, yine müvekkillerin tedarikçisi olmadıkları akaryakıt sebebiyle İPDK nezdinde ağır idari yaptırımlara ve tüketiciler nezdinde maddi/manevi tazminat talepleriyle karşılaştığını, Söküme gidene firmanın müvekkilce görevlendirildiğini,

müvekkilin ülke genelinde faal akaryakıt istasyonlarında yapılacak ekipman montaj ve söküm işleri için ... adlı bir firma ile 27/09/2018 tarihinde sözleşme imzaladığını, davalı bayideki işbu davaya konu demirbaşları teslim almaya da müvekkil adına bu firmanın gittiğini, dosyada mevcut delliler doğrultusunda aksinin iddia edilemeyeceğini, Müvekkil ile davalının sürekli irtibat halinde olduğunu, davalının sözleşmelerin sona erdiğinin ve ariyetleri iade etmesi gerektiğinin farkında olduğunu, davalıya sözlü olarak ve müvekkilin saha yetkilileri tarafından ariyetleri iade etmesinin ikaz edildiğini,

müvekkilin 26/03/2020 tarihinde teslim almaya gittiği logoları yaklaşık bir yıl üç ay zaman geçtikten (işbu dava açıldıktan) sonra teslim alabildiğini, Davalının kendisine yapılan tebligatları kasten ve kötü niyetle almadığını, bu durumun arabuluculuk sürecinde de yaşandığını, davalının tescilli adresinin "... Mah. ... Sk. No:...

Şişli/İstanbul" olduğunu, davalıya gönderilen fesih ve ariyetleri teslim ihtarının birebir bu adrese gönderildiğini, aynı ihtarın davalı şirket sahibi ...'ın kızına ve eşine tebliğ edildiğini, "haberim yoktu" savunmasının çürütüldüğünü, davalının fesihten ve ariyetleri iades etmesi gerektiğinden haberdar olduğunu, İhtarname temerrüt tarihi yönünden bir anlam ifade etse de iade için davalıya ihtar yapılmasına gerek olmadığını, davalının demirbaşları uhdesinde tutmasını gerektirecek hukuki dayanak ortadan kalktığında bunları iade etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca talep edilmesine gerek olmadığını, buna rağmen müvekkilce talep de edildiğini,

Yerel mahkeme kararının hakkaniyete ve taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye tamamen aykırı olduğunu, davalının iade borcunun farkında olduğunu, durumun kendisine hem sözlü hem de ihtarname yoluyla bildirildiğini,TTK Md. 22'ye göre tacirler arasındaki cezai şartta indirim yapılamayacağını, kaldı ki ortada fahiş denilebilecek bir cezai şart olmadığını, davalının teslimle mükellef olduğu ariyet demirbaşları müvekkile teslim etmeyerek keyfi şekilde cezai şartın doğumuna sebep olduğunu, İpoteğin cezai şartı da kapsadığını,

müvekkilin davalı ile aralarındaki yüksek hacimli ve riskli mali ilişki sebebi ile alacaklarının teminatı olarak üçüncü bir kişiden 7.000.000 TL'lik bir ipotek aldığını, ipotek senedinde açıkça yazıldığı üzere merhun, davalının cezai şart borçlarını da kapsadığını, taşınmazın Kocaeli/Gebze'de kain oldukça değerli olduğunu, bu nedenle eldeki davada cezai şart miktarı tespit edilirken sadece davalının mali durumunun göz önüne alınmasının hatalı olacağınıı,

bu nedenle cezai şartın 7.000.000 TL'lik ipotek tutarı dikkate alınarak hüküm altına alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği iddiasıyla ariyetlerin iadesi ile ariyetlerin tesliminde gecikilen gün başına sözleşmeden kaynaklı cezai şart istemine ilişkindir.

Mahkemece, 1-Davacıların ariyetlerinin iadesine ilişkin taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacıların cezai şart talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacılardan ... Petrol A.Ş ile davalı arasında "... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli" (... 1 İstasyonu) ve "... Mah. ... Cad. No:..., Gebze/Kocaeli" (...

2 İstasyonu) adreslerinde kurulu bulunan 2 adet akaryakıt istasyonu için 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihlerinde 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmeleri ve ... Belgelerinin imzalandığı, akabinde işbu sözleşmelerin davacılar ile davalı arasındaki 22/06/2018 tarihli üçlü bir Devir Mutabakatı ile davacı ...

Akaryakıt'a devrolduğu, devir sözleşmesinden sonra ... ile davalı arasında 13/03/2018 ve 10/04/2018 tarihli yeni bir bayilik sözleşmelerinin imzalandığının görüldüğü, her iki sözleşmenin sözleşmenin tarafları başlıklı 1. Maddesinde;''....Davalı bayinin ticari ikametgahının "... Mah. ... Sk. , ... İşhanı No:...

Şişli/İstanbul" olarak belirtildiği, her iki sözleşmenin 30 maddesinde ise;'' Her türlü tebligat için tarafların yukarıda yazılı adreslerini kanuni ikametgah olarak tayin ve tespit ettikleri ve bu adrese yapılacak tebligatların geçerli olacağını kabul ettiklerinin,'' düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmelerin feshin sonuçları başlıklı 16 /b maddesinde ise;'' BAYİ, ... GAZ'ın feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde ...

GAZ'ın kendisine ariyet olarak vermiş olduğu malzemeleri teslim aldığı gibi mükemmel şekilde söküm ve nakliye masrafları BAYİ tarafından karşılanmak suretiyle ... GAZ'a iade ve teslim ile mükelleftir. Teslimin gecikmesi halinde ... GAZ her türlü kanun yollarına başvuracağı gibi, BAYİ gecikilen her gün için ... GAZ'a cezai şart olarak 500-USD (beşyüzAmerikan Doları) ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir....,'' hükmü düzenlenmiştir.

Davacı şirketler tarafından davalı bayi ve dava dışı gerçek kişilere Beşiktaş ... Noterliğinden gönderdikleri 29.07.2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile;''...Davalı şirkete; sözleşmeleri ve eklerinin taraflarınca işbu fesih ihbarı tarihi itibariyle derhal hüküm doğurmak üzere feshedildiği ve ihtarnamenin 7/b maddesinde ise.

Muhatap ... ile akdettiği bayilik sözleşmeleri çerçevesinde kendisine ariyeten verilmiş olan kurumsal kimlik ekipmanlarını iş bu ihtarnamenin tebliğini izleyen 3 (üç) gün içinde aynen teslim aldığı sağlam bir şekilde iade ve teslim etmesinin,'' ihbar ve ihtar edildiği, Bahsi geçen fesih ihbar ve ihtarnamesinin, muhataplardan davalı şirket ... Tic. Ltd.

Şti. ile şirket yetkilisi ...'a tebliğ edilmediği ve bila tebliğ iade edildiği, söz konusu ihtarnamede davalı şirketin adresinin sözleşmede yazılı adres olduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamede davalı bayinin sözleşmedeki adresinin yazılı olduğu ve ihtarnamenin davalı bayinin sözleşmedeki adresine tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan tebligatın muhatabın adreste tanınmadığı gerekçesiyle 04/08/2020 tarihinde bila tebliğ iade edilmiş ise de; her iki sözleşmenin 30.maddesine göre yeni adresini yazılı olarak davacıya bildirmeyen davalı bayi yönünden yapılan tebligatın geçerli olduğunun kabulü gerekir.

Davalı bayinin ihtarnamede verilen süre içerisinde söz konusu ariyetleri davacı tarafa iade ve teslim etmediği, dosyaya ibraz edilen teslim tutanağına göre dava tarihinden sonra 21/06/2021 tarihinde teslim edildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmelerin feshin sonuçları başlıklı 16 /b maddesi uyarınca davacı tarafın ariyetlerin tesliminde gecikilen her gün için belirlenen cezai şartın talep hakkının olduğu gözetilerek davacı tarafın ceza-i şart alacak talebinin 6102 sayılı TTK'nın 22 maddeside gözetilerek değerlendirilip hüküm altına alınması gerekirken yukarıdaki gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına,

dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih ve 2021/317 Esas - 2022/654 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/2376, K. 2025/905, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2376
Karar No
2025/905
Tarih
29 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2378 K.2025/807
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2383 K.2025/906
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2396 K.2025/907
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/2402 K.2025/908
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2446 K.2025/797
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2450 K.2025/793

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.