KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Tarihi 01/03/2021
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/314 Esas
- Karar no
- 2024/1062 Karar
- İncelenen kararın mahkeme
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dosya numarası
- 2019/1059 Esas - 2021/168 Karar
- Dava
- Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.538 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkil şirket ile davalı ... Tic. A.ş. Arasında 26/08/2018 tarihinde Akaryakıt ve Otogaz Bayilik Anlaşma sözleşmesini akdettiğini, davalı şirket söz konusu olan anlaşmalar kapsamında müvekkil ile yürüttüğü ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, davalıların borçlarını ödemesi için Beyoğlu ...
Noterliğinin 20/06/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtar yapıldığını, ihtara rağmen davalılar borçlarını ödemediklerini, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğunu, ve başvurulan arabuluculuk görüşmelerinde uyuşmazlık konusunda uzlaşma sağlanamadığını belirterek, 92.856,20 TL cari hesap bakiyesi alacağımızın ve KDV hariç 2.482.283,03 TL tutarındaki vade farkı alacağımızın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans fazii ve kdv'si ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlir ve vekalet ücretinin karşı taraf üzernide bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından arabulucuya başvuru yapıldığını ancak sadece ... adına dosya oluşturulduğunu, açılan davada ...'in davalı olarak gösterildiğini, ...'in ile hiçbir arabulucuk görüşmesi yapılmaması sebebi ile dava ...'in adına davanın reddi gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında yapılan akaryakıt ticaretiyle alakalı banka teminat mektuplarınını davacıya teslim edildiğini, davacıdan alım yapılarken birçok ön ödeme yapıldığını, bu ön ödemelerin davaya konu edilen borçtan düşülmediğini, ve bu hususların defter incelemesinde ortaya çıkacağını,
müvekkillerinin davacı şirkete hiçbir borçlarının olmadığını, imzalanan protokolde vade farkı işletileceğine dair bir hüküm olmadığından işlenen vade farkının kabul etmediklerini, ayrıca konusunun ne olduğunu beli olmayan cari hesap borcunun karşı yana oluşmadığından işbu talebi kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından arabulucuya başvuru yapıldığını ancak sadece ... adına dosya oluşturulduğunu, açılan davada ...'in davalı olarak gösterildiğini, ... ile hiçbir arabuluculuk görüşmesi yapılmaması sebebiyle ile davalı ... adına davanın reddi gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında yapılan akaryakıt ticaretiyle alakalı banka teminat mektuplarının davacıya teslim edildiğini, davacıdan alım yapılırken birçok ön ödeme yapıldığını, bu ön ödemelerin davaya konu edilen borçtan düşülmediğini, bu hususların defter incelemesinde ortaya çıkacağını, müvekkillerinin davacı şirkete hiçbir borçları olmadığını,
imzalanan protokolde vade farkı işletileceğine dair bir hüküm olmadığından işlenen vade farkının kabul etmediklerini, ayrıca konusunu ne olduğu belli olmayan cari hesap borcunun karşı yana oluşmadığından işbu talebi kabul etmeleri mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle.
03/07/2019 tarihinde her üç davalı adına arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabulucuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, belge aslını 22/10/2019 tarihinde mahkemeye sunduklarını, davalı Şirket ve davalı şahıslar için arabuluculuğa başvurulmadığının iddiasına itibar edilmemesi gerektiğini, ön ödeme konusunda davalıların ödemelere ilişkin hiçbir makbuz dekont vb. Herhangi bir belge sunmadığını, Akaryakıt Bayiliği Otogaz Bayiliği anlaşmalarına bağlı protokoller kapsamında olan borçlarının hiçbirini vadesinde ödemediğini, davalının davacı tarafından düzenlenen faturalara süreside itiraz etmediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 01/03/2021 tarih 2019/1059 Esas - 2021/168 Karar sayılı kararında;"Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Dava, davacının cari hesap alacağına ilişkindir.
Davacı ... ile davalı ... arasında 26/02/2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ... ve ...'nun 4.000.000,00TL ayrı ayrı ve müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır.Mahkememizce resen görevlendirilen mali müşavir bilirkişi... ve nitelikli hesap uzmanı ... marifetiyle hazırlanan13/11/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...davacının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı ticari defterlerine göre davalıdan 92.856,20TL cari hesap bakiyesi alacağının olduğu,
taraflar arasında imzalan 26/02/2018 imzalanan Bayilik Sözleşmesi 2/h maddesi gereğince 2.421.983.65TL vade farkı alacağının olduğu, cari hesap alacağı ve vade farkı alacağı için doğduğu tarihten ödeme tarihine kadar avans faizi talep edebileceği, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu ve borçlu oldukları...." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-) Davanın KABULÜ ile;
a) 92.856,20TL cari hesap bakiyesi alacağı veb) (Taleple bağlı kalarak) 10.000,00TL vade farkı alacağının temerrüt tarihi olan 21/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiş ve karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacı tarafın Müvekkil Şirket ile akdettiği sözleşmeden kaynaklanan, 92.856,20 TL cari hesap bakiyesi alacağının ve KDV hariç 2.482.283,03 TL tutarındaki vade farkı alacağının şimdilik 10.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte Müvekkillerden müştereken ve müteselsilen tahsili talepli açmış olduğu dava kapsamında yürütülen yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olup usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş bu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini,
cevap dilekçesinde de belirtildiği gibi Arabuluculuk görüşmeleri Müvekkillerin yokluğunda gerçekleştirildiğini, her ne kadar Müvekkillere telefon, sms v.d.
Şekillerde toplantıya dair bilgilendirme yapıldığı tutanak altına alınmışsa da toplantı davetlerinin müvekkillere ulaşıp ulaşmadığı tetkik edilmeden Arabuluculuk görüşmelerinin görüşmelerinin sonlandırılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde Müvekkil Şirket tarafından Davalı tarafa yapılan ödemelerin -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- borçtan mahsup edilmediğini, müvekkil tarafından davacı şirkete verilen teminatların borçtan mahsup edilip edilmediği,
cari hesap incelemelerinde tespit edilen borçların kaynaklarının ne olduğu hususlarının dosya kapsamında tetkik edilmediğini, bu hususların tetkikinin dosyanın esasına müteallik olduğundan eksik incelemeyle verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını beyanla,
ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine kadar verilmesi ve istinaf incelemesinin neticelenmesine kadar geçen sürede müvekkil'in telafisi güç zararlara uğramaması adına istinaf incelemesinin kesinleşmesine kadar İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1059 E. Sayılı dosyasından verilen 01.03.2021 Tarihli ve 2021/168 numaralı kararın konu edildiği İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası hakkında icranın geri bırakılması kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı ile davalı şirket arasında akdedilen ve diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu akaryakıt ve otogaz bayiliğine ilişkin 26/02/2018 tarihli "Protokol", "... Bayilik Anlaşması" ve "... A.Ş.
Otogaz Bayilik Anlaşması" kapsamında cari hesap bakiye alacağı ve vade farkı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında; davacı ile davalı şirket arasında akaryakıt ve otogaz bayiliğine ilişkin 26/02/2018 tarihli "Protokol", "... Bayilik Anlaşması" ve "... A.Ş.
Otogaz Bayilik Anlaşması" akdedildiğine ve diğer davalıların kefalet sözleşmeleri ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğuna, gerçek kişi davalıların kefaletlerinin TBK'nın 583 ve 584 maddeleri uyarınca geçerli olduğuna ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasında istinafa da gelen temel uyuşmazlık; davalı gerçek kişiler yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, davacı alacağına ilişkin davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise alacaktan mahsup edilip edilmediği, davalı tarafından davacıya teminat verilip verilmediği, verilmiş ise davacı alacağından mahsup edilip edilmediği ve cari hesap alacağının kaynağının ne olduğu,
davacının alacaklı olduğu miktar hususundadır.6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Mahkemece gerekçeli karara bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmı alınmak suretiyle bilirkişi raporunun dosya içeriğine, toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu gerekçesi ile hükme esas alındığı belirtilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki uyuşmazlıkların neler olduğu belirtilmemiş, iddia ve savunmaları ve taraflar arasındaki ilişki değerlendirilmemiş, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürülen arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği savunmasına ilişkin ara kararda ve gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, gerektiğinde arabuluculuk sürecine ilişkin belgeler celbedilmek ve denetlenmek suretiyle bu hususta olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiştir.
Yine davalının, davacıya yapılan ödemelerin ve verilen teminatların alacaktan mahsup edilmediği savunmasına ve cari hesap alacağının dayanağına ilişkinde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece Anayasa'nın ve 6100 sayılı Kanun’un aradığı anlamda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiğinden Dairemizce de davalı vekilinin istinaf sebepleri denetlenememiştir.
Bu husus kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerektiğinden Dairemizce de resen nazara alınmış ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenle, davalılar ... ve ...nin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, kaldırma sebebine göre bir kısım davalıların istinaf başvurusu sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/314, K. 2024/1062, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama