KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/337
- Karar no
- 2024/1066
- Mahkeme
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/04/2021
- Dosya numarası
- 2017/1039 Esas - 2021/349 Karar
- Dava
- Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
2.558 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkilinin 08.09.2017 tarihinde 00187 şube kodlu ... hesap numaralı davalı bankada bulunan dava dışı üçüncü kişi ...
Ltd.Şti. nin hesabına ticari ilişki gereği 19.761,49TL havale göndermek isterken sehven ... şube kodlu ... hesap numaralı davalı ...’ın hesabına 19.761,49TL havalenin gönderildiğini, işbu durumun havalenin yapılmasından hemen sonra davalı bankaya bildirildiğini ve davalı banka tarafından havale miktarı kadar hesaba bloke koyulduğunu,
davalı ...’ın söz konusu sehven yapılan havaleden sonra davalı bankaya dilekçe vererek yapılan havalenin sehven yapıldığını .müvekkili ile herhangi bir ilişkisi olmadığını ve gelen havalenin geri gönderilmesine muvafakat ettiğini bildirdiğini,davalı ...’ın davalı bankadaki hesabına İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından dosya alacaklısının 25.07.2017 tarihli talebi ile birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, anlaşılacağı üzere müvekkilinin hatalı havale tarihinden önce davalı ...’ın banka hesabına birinci haciz ihbarnamesi ile haciz koyulduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarından da bilindiği üzere,
devamlılık arz etmeyen alacakların ileriye dönük olarak haczinin mümkün olmadığını davalı bankanın haciz İhbarnamesinin tebliğ edildiği zamanki mevcut durumla sorumlu olduğunu, ancak davalı bankanın hukuka aykırı davranarak haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra müvekkilinin yapmış olduğu hatalı havaleyi İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına gönderdiğini, davanın kabulüne karar verilmesine, ... için sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle davalı banka için hatalı işlemi nedeniyle uğranan 19.761,49TL zararın havale tarihi olan 08.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bankadan tazminine karar verilmesini, yargılama giderleriyle ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davaya konu havale işlem tutarı, havale alıcısı ... numaralı hesabın mudisi ...'ın mevduatına dahil olduğunu, müvekkil bankanın havale talimatına uygun olarak söz konusu tutarın havale alıcısının hesabına geçmesini sağladığını, müvekkil bankanın söz konusu işlemdeki rolü sadece ve sadece davacının havale talimatına uygun olarak havale işleminin gerçekleşmesini sağlamaktan ibaret olduğunu, müvekkil bankanın davacının talimatına aykırı herhangi bir işlemi söz konusu olmayıp, dava konusu olayda müvekkil bankaya izafe edilecek herhangi bir kusur söz konusu olmadığını, işleme konu tutarın,
müvekkil banka uhdesinde tutulan bir meblağ olmayıp diğer davalı ...'ın borcuna istinaden hatalı havale işlemi öncesinde icra müdürlüğü dosyasından gelen haciz ihbarnamesine istinaden icra dosyasına ödendiğini, davacının da kabulünde olduğu üzere, gerçekleştirilen işlem sonucunda zenginleşen ... olduğunu, müvekkil bankanın, icra müdürlüğünden gelen birinci haciz ihbarnamesine istinaden havale tutarını icra müdürlüğü dosyasına ödemesi hukuka uygun olmakla birlikte;
gerçekleştirilen işlem sonucu davacı, geçerli bir hukuki ilişki olmaksızın malvarlığında bir azalma meydana geldiğini ve bu azalmanın giderilmesini talepte bulunuyor ise bu talebini zenginleşen ...'a yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, davacının bu yöndeki taleplerini havale alıcısı konumunda bulunan ...'a yöneltmesi gerektiğini, müvekkil bankanın, icra müdürlüğünden gönderilen yazı içeriğine uygun biçimde işlem gerçekleştirdiğinden müvekkil bankanın kusuru bulunmadığını,
hatalı havale işlemi bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiğini söz konusu işlemden doğan bir zararda müvekkil bankaya kusur izafe edilmesi mümkün olmadığını, öncelikle husumet itirazımız doğrultusunda müvekkil Banka bakımından davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... adına çıkarılan dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 21/04/2021 tarih 2017/1039 Esas - 2021/349 Karar sayılı kararında. "Dava, hatalı havale işlemi yapıldığından bahisle gönderilen para nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların sebepsiz zenginleşme hükümleri tazmini talebinden ibarettir. Bilirkişinin düzenlediği 27/05/2019 tarihli heyet raporunda özetle. Davacı ... Müh. Hizm. A. Ş.' nin davalılardan ...
Banaksı Karasu Şubesinde bulunan 1104/6299740 nolu mevduat hesabından 08.09.2017 tarihinde ... şube kodlu ... hesap numaralı davalı bankada bulunan dava dışı üçüncü kişi ... Ltd.Şti. nin hesabına 19.761,49TL havale göndermek isterken sehven ... şube kodlu ... hesap numaralı davalı ...’ın hesabına 19.761,49TL havalenin gönderilmesi sonucu oluşan zararın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili talebi ile huzurdaki davanın açıldığını, davacı ... Hizm. A.
Ş.'nin davalılardan ... Banaksı Karasu Şubesinde bulunan ... nolu mevduat hesabından yapılan ve dava dilkeçsi ekinde sunulan banka fotokopi havale dekontlarından tespit edilen 08.09.2017 tarih ve 14.45.46 zaman diliminde ... sıra nolu havale dekontuna göre.
Gümrük Ve Vergi İthalat Ürünler İçin açıklaması ile Şirineveler Şubesi 00187 şube kodlu ... hesap numaralı davalılardan ...'ın hesabına ... işlem yeri olan 19.761,49TL EFT işleminin yapıldığını, 08.09.2017 tarih ve 15.21.19 zaman diliminde ... sıra nolu havale dekontuna göre İthalat Ürünleri Vergi Ve Gümrük Bd. açıklaması ile Şirineveler Şubesi 00187 şube kodlu ... hesap numaralı dava dışı ...
Ltd.Şti. hesabına ... işlem yeri olan 19.761,49TL EFT işleminin yapıldığını, davacı şirketin dava dışı ... Ltd.Şti. nin ... Bankası Şirieveler Şubesindeki ... hesap nolu mevduat hesabına gönderilecek 19.761,49TL lık EFT havale işlemini , hesap numarasının son iki numarası olan 47 yerine sehven 74 yazılarak davalılardan ...’ın aynı şubedeki ... nolu hesabına sehven EFT şeklinde havale yapıldığını, dava dışı ...
A.ş. nin, davalılardan ... hakkında T.C.Istanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile 36.532,66TL asıl alacak,5.62,35TL İşlemiş faiz ,188,59 vergi ve 90,31TL masrafa olmak üzere toplam 42.273,91TL üzerinden 12.05.2017 tarihinde genel haciz yolu ile icra takibi başlattığını, icra dosyasına konu alacaklı banka vekilinin 25.07.2017 tarihli talep yazısı gereği davalılardan ...
Bankası A.Ş.'nin bulunduğu bankalara , dosya borçluların üçüncü şahıslardaki hak ve alacağı üzerinde haczin konulması için birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinin talep edildiğini, T.C. İstanbul ...
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından davalı bankanın Şirievler Şubesine yazılan 29.09.2017 tarihli yazı içeriği ile dosya borçlusu diğer davalı ...’ın ... nolu hesabında bulunan 54.415,02TL sini talep edildiğini, 10.10.2017 tarihli tahsilat makbuzu ile 19.663,17TL sının EFT havalesi ile icra dosyasına yatırıldığını,
davacı şirketin dava konusu olan ve 08.09.2017 tarih ve 14.45.46 zaman diliminde ... sıra nolu havale dekontu ile Gümrük Ve Vergi İthalat Ürünler İçin açıklaması ile Şirineveler Şubesi 00187 şube kodlu ... hesap numaralı davalılardan ...’ın hesabına ... işlem yeri olan 19.761,49TL EFT işlemi sonucu alacağının doğduğu tespit edilmiş olup , keyfiyetin sayın mahkemenin takdirlerinde kaldığını, tarafların masraf, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde.
Davacının ticari ilişkisinin olduğu dava dışı üçüncü kişi olan şirkete havale yapmak isterken, hesap numarasının son iki rakamını karıştırarak sehven davalı ...'ın hesabına havale yaptığı, gerek bilirkişi raporunda, gerekse de davalı ...'ın davalı Bankaya hitaben yazdığı dilekçeden anlaşıldığı üzere, davacı ile davalı ... arasında bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığı, sehven ...'ın hesabına yatan paranın takip dosyasına eft ile gönderilmesinden davalı ...'ın sebepsiz zenginleştiği anlaşıldığından davanın ... yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı Bankaya yönünden ise; davalı Banka, yapılan işlem sırasında bir menfaat elde etmemiş, Ayrıca davalı banka mudisi davacının yapmış olduğu havale nedeniyle gönderdiği para, yapılan işlem havale işlemi olduğundan doğrudan davalı ...'ın hesabına geçmektedir.
Her ne kadar davalı ...'ın paranın geri gönderilmesine muvafakat ettiği belirtilse de, havale tarihinden önce icra Müdürlüğünün haciz ihbarnamesine istinaden davalı ...'ın hesabına bloke konulduğundan yine davalı Bankanın mudisi olan davalı ...'ın talebi ile iade edilmesi mümkün olmadığından, hesaptaki paranın İcra Müdürlüğüne gönderilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca davacının, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere sehven yaptığı anlaşılan havale nedeniyle sebepsiz zenginleşen ...'dan faizi ile birlikte talep hakkı doğduğundan yapılan işlem nedeniyle bir zararının doğduğundan bahsedilemez. Bu nedenle davalı banka yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı, her ne kadar hatalı eft tarihinden itibaren faizi ile ödenmesini talep etmişse de hatalı işlemle gönderdiği paranın iadesine dair davalı tarafa bildirimde bulunduğuna, ihtarname düzenlediğine dair dosya kapsamında bilgi belgeye rastlanmadığından, dava tarihinden itibaren faizi yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulüne, 19.761,49-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ...
Bankası A.Ş yönünden açılan davanın reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Gerekçeli kararın UETS hesabına 06.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve süresi içinde istinaf talebini sunduğunu, Davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup bu konuda bir itirazı bulunmamadığını, ancak, davalı ...
Bankası A.Ş. yönünden ilk derece mahkemesinin, bankanın yapılan işlem sırasında menfaat elde etmediğini, davacı tarafından yapılan havalenin doğrudan ...’ın hesabına geçtiğini, ...’ın iade talebine rağmen hesapta bloke olduğundan ve işlemin İcra Müdürlüğü’nün haciz ihbarnamesine istinaden yapıldığından hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davayı reddettiğini, Devamlılık arz etmeyen alacakların haczinin mümkün olmadığını, bankanın sadece haciz ihbarnamesinin tebliği anındaki mevcut durumdan sorumlu olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre,
bankalar üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği andaki mevcut alacaklardan sorumlu olup gelecekteki alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, Davalı bankanın hukuka aykırı davranarak hatalı olarak ...'ın hesabına gönderilen parayı icra dairesinin hesabına gönderdiğini ve müvekkilinin talimatını yerine getirmediğini, bankanın hukuka aykırı fiili nedeniyle zarara uğradığını, İlk derece mahkemesinin, davalı bankanın menfaat elde etmediğini, ancak davacı tarafın bu yönde bir iddiasının olmadığını,
bankanın hukuka aykırı fiili nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve bu nedenle diğer davalı ... ile birlikte sorumlu olduğunu belirttiğini, İlk derece mahkemesinin, davalı ...'ın hesabına bloke konulmadığını, davalı bankanın birinci haciz ihbarnamesini tebliğ aldığı tarih itibariyle diğer davalının hesabında bulunan miktar üzerine bloke koymakla sorumlu olduğunu, ancak hatalı havalenin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra yapıldığını ve bu nedenle davalı bankanın bloke koyma hakkının olmadığını, ayrıca,
davalı bankanın sorumluluğu ...'ın sebepsiz zenginleşme nedeniyle sorumluluğundan kurtulmasına engel teşkil etmediğini beyanla, istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin davalı banka yönünden vermiş olduğu kararın bozulmasını talep etmektedir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından davalı ...'ın davalı banka nezdinde bulunan hacizli hesabına sehven gönderilen bedelin davalı banka tarafından hukuka aykırı olarak iade edilmemesi ve davalı ...'un sebepsiz zenginleşmesi sebebiyle davalılardan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından davalı banka yönünden verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, davacı tarafından dava dışı şirket hesabına dava konusu bedelin havale olarak gönderildiği sırada hesap numarasının yanlış yazılması üzerine dava dışı kişi tarafından davalı ... aleyhine başlatılan icra takibi sebebiyle haciz konulan hesabına söz konusu bedelin havale edildiğini,
bu durumdan bankanın bilgilendirilmesine ve davalı ...'ın muvafakatine rağmen banka tarafından hukuka aykırı olarak paranın davacıya iade edilmediğini ve icra müdürlüğü hesabına gönderildiğini, bu sebeple davalı hesabına gönderilen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı banka vekili, davalı ...'ın davalı banka nezdinde bulunan hesabına İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından gönderilen birinci haciz ihbarnamesi ile haciz konulduğunu, hatalı olduğu iddia edilen havale işleminin söz konusu haciz ihbarnamesinden sonra yapıldığını, bankanın haciz ihbarnamesi içeriği dikkate alınarak havale ile gelen parayı davacıya iade etmemesinin usul ve yasaya uygun olup, kusurunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacakları taşınır niteliğinde olduğundan, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı, İİK'nun 78. ve müteakip maddeleri gereğince üçüncü kişiye yazılacak bir haciz yazısı ile haciz konulmasını isteyebileceği gibi, üçüncü kişiye İİK'nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmesi suretiyle de alacağın haczini talep edebilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, henüz doğmamış ancak müstakbel alacaklarına, menkul haczi mahiyetinde ve İİK'nun 78 maddesine göre haciz konulabileceğini kabul etmektedir. Kural olarak iki kişi arasında mevcut olan bir hukuki ilişkiye dayanan, henüz doğmamış olmakla birlikte ilerde doğması muhtemel bulunan alacaklara müstakbel alacak denir.
Müstakbel (beklenen) yada doğacak alacaklar için haciz ihbarı yada haciz yazısı gönderilebilmesi, üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlı olup, hukuki münasebetin varlığı ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık arzeden bir alacağın bulunduğu hallerde, üçüncü kişiye İİK'nun 78 maddesine dayalı olarak doğrudan haciz yazısı gönderilebilir.
Müstakbel (beklenen) bir alacaktan bahsedilebilmesi için, bir hukuki ilişkinin mevcut olması, bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsinin ve borçlunun belli olması yeterlidir. Alacağın miktarının belli olup olmaması veya böyle bir alacağın doğmama ihtimalinin bulunması önemli değildir.
Ancak, borçlu ile banka arasında mevcut bir hukuki ilişkiye dayanmayan, sırf ümit ve ihtimale dayanan alacaklar, devamlılık arz eden bir alacak olmadığından, müstakbel alacak olarak haczi mümkün olmayacak, bu halde haciz ihbarnamesinin bankaya tebliği anında bankada borçlu adına mevcut olan alacaklar haczedilebilecektir. Zira bu halde, borçlu ile banka arasında devri edimler doğuran temel bir hukuki münasebet yoktur.
Üçüncü kişi bankaya gönderilen haciz ihbarnamesi, doğmuş yada doğacak alacakların haczi ibaresini içerse bile, üçüncü kişi banka haciz ihbarnamesini tebellüğ ettiği tarihteki mevcut durumla sınırlı olarak sorumlu olacaktır (İyilikli, Ahmet Cahit. Haciz İhbarnameleri, Ankara 2012, s180 vd.).
(Yargıtay 12, Hukuk Dairesi'nin 2018/13692 esas ve 2019/16986 karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2008/5047 esas ve 2009/11190 karar sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.09.2012 tarih, 2012/12-139 esas ve 2012/624 karar sayılı kararı). Somut olayda. İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında dava dışı alacaklı tarafından davalı ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleşmesi üzerine davalı bankaya birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiği, haciz ihbarnamesinin davalı bankaya11.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve haciz şerhinin işlendiği, davacı tarafından hatalı olduğu iddia edilen havale işleminin haciz ihbarnamesinin davalıya tebliğinden ve haciz konulmasından sonra 08/09/2017 tarihinde yapıldığı ve davalı tarafından 10/10/2017 tarihinde bloke edilen paranın icra müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen içtihatlar dikkate alındığında davalı borçlu ... ile davalı banka arasında süregelen bir hukuki ilişki ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık arzeden bir alacağın bulunmadığı, davalı hesabına gönderilen havalenin bu nitelikte olmadığı, davalılar arasındaki mevduat hesap ilişkisininde bu anlamda bir ilişki olmadığı ve böyle bir ilişki bulunduğunun iddia ve ispat edilmediği,
dolayısıyla ancak birinci haciz ihbarnamesinin tebellüğ edildiği tarihteki mevcut alacak üzerine haciz işlemi uygulanabileceği ve bloke konulabileceği, birinci haciz ihbarnamesinden sonra doğan ve yukarıda belirtilen nitelikte olmayan alacak üzerine haciz ve bloke konulamayacağı anlaşılmakla, bankanın havale ile gelen paraya bloke koyma ve paranın icra dairesine gönderilmesi işlemi usul ve yasaya aykırı olup, davacının uğradığı zarardan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.349,91-TL harçtan peşin alınan 337,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.012,43-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 315,10 TL posta masrafı, 337,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.883,98 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
6-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 7-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL posta gideri olmak üzere; toplam 212,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 9-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/337, K. 2024/1066, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama