KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/700 Esas
- Karar no
- 2024/1418 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2020/189 Esas- 2021/1006 Karar
- Tarih
- 09/11/2021
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.491 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin İATA belgesine sahip olarak uluslararası hava taşıma işleri komisyonculuğu alanında faaliyette bulunduğunu, davalıya vermiş olduğu hizmetin bedeli olan faturaları kestiğini, davalının da bu faturaları itiraz etmeksizin ticari defterlerine işlediğini, buna rağmen davalının müvekkil davacıya cari hesaptan doğan borcunu ödemediğini bunun üzerine davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve bunun üzerine takibin durdurduğunu belirterek, davanın kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin icra takibinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğ edilmesine rağmen davalı şirketin davaya cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 09/11/2021 tarih 2020/189 Esas- 2021/1006 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda davacı taraf davalı tarafa hava taşıma işleri komisyonculuğu hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak hizmet verdiğini, ancak davalı tarafından bu hizmetin bedelinin ödenmediğini ileri sürmüştür.
Mahkememizce taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı ve davalı lehine delil niteliğinin olduğu ve tarafların defter ve kayıtlarının dava konusu alacak yönünden birbirini teyit ettiği bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriği ile sabittir. Davacı tarafın düzenlemiş olduğu dava konusu faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarına kaydetmiş olmakla davacının dava konusu faturalardaki hizmeti verdiği davacı tarafça ispatlanmıştır. Bu hususun aksine ve dava konusu fatura bedellerinin ödendiğine dair davalı tarafça dosyaya geçerli bir delil sunulmamıştır.
Davacı tarafından açılan dava ispatlandığından davanın kabulüne, davacının alacağının tarafların ticari defter ve belgeler ve faturalar ile belirli ve likit olduğu anlaşılmakla davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Açılan davanın KABULÜ İLE. Davalı borçlunun Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasındaki takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, 2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20 oranında (11.993,66-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Bilirkişi raporunda ( 21.12.2020 tarihli ) müvekkil şirketin defter kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin defter kayıtlarına işlenmiş olduğu ancak bu ödemelerin davacı şirket defter kayıtlarına işlenmediğinin açıkça belirtildiğini, davacı şirketin defter kayıtlarına işlenmediğinden,
müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler dikkate alınmadığını, aradaki çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmeden hüküm tesis edildiğini, davacı şirketin defter kayıtlarına ödemelerin işlenmemesi ödemenin yapılmadığı anlamına gelmediği gibi davalı müvekkil şirketten ödemelere ilişkin dekontların da istenmediğini, müvekkil şirketin defter kayıtlarının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere usulüne uygun tutulmasına rağmen kendi lehine delil olarak değerlendirilmediğini, ödemelerin dikkate alınmadığını, davacı şirketin defter kayıtlarına göre hüküm tesis edildiğini,
eksik inceleme ve kanaate göre verilen kararın bozmayı gerektirdiğini beyanla, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 09.11.2021 tarih ve 2020/ 189 Esas – 2021/ 1006 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura dayalı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı tarafça, İATA belgesine sahip olarak uluslararası hava taşıma işleri komisyonculuğu alanında faaliyette bulunduğunu, davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığı fatura kestiğini, davalının bu faturaları itiraz etmeksizin ticari defterlerine işlediğini, buna rağmen cari hesaptan doğan borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve bunun üzerine takibin durdurduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın, davaya cevap vermediği ve münkir sayıldığı, icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesi ile; borca ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Yargılama aşamasında davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 2 adet toplam: 414,28 EURO'luk faturalar ile 10 adet toplam: 35.580,74 USD.'lik faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya ait cari defterlere göre davalının 14.08.2018 tarihinde yapmış olduğu 1.000,00 $'lık ödemenin 2018 yılı resmi defterlerinin 7. Sayfasında 27 no.lu yevmiye kaydında olduğunun görüldüğü, davacıya ait cari dökümünde bulunan diğer davalı ödemelerinin davalı resmi defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalıya ait ticari defterlere göre 2018 yılı resmi yevmiye defterinin 1. sayfasındaki 1 no.lu açılış fişinde kayıt olmadığı,
aynı defterin 13. sayfasındaki 55. no.lu yevmiye kaydında 320.17.006 no.lu cari hesabındaki 2018 yılı kapanış bakiyesinin 156.834,88 TL olduğu, davalının davacıya bu meblağ kadar borçlu olarak 2019 yılına devir kaydının yapılmış olduğu, 2019 yılı resmi yevmiye defterinin 1 no.lu açılış fişinde 2018 yılı kapanış kaydı ile aynı olmak zorunda olduğu, 2019 yılı resmi yevmiye defterinin 12. sayfasındaki 49 nolu fişinde kapanış bakiyesinin 166.014,12 TL olduğu,
bir başka ifade ile az yukarıda tasdik bilgileri verilmiş olan davalıya ait 2019 yılı resmi ticari yevmiye defterindeki kayıtlarında davalının davacıya bu meblağ kadar borçlu olarak 2020 yılına devir kaydının yapılmış olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davacı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınan raporda.
Davacı şirkete ait 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin noter açılış tasdiklerinin ve dönem sonunda yaptırılması gereken yevmiye defterlerinin kapanış noter tasdiklerinin yasal süresinde olduğu, davacı şirkete ait ticari defterlerin TTK.
Hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı yasal defterlerinde davacı tarafın davalıdan 414,28 Euro karşılığında 2.859,32 TL ve 9.275,76 USD karşılığında 57.145,17 TL. tutarında alacaklı olarak görünmekteyken davalı yasal defterlerinde davalı tarafın davacıya 166.014,12 TL borçlu göründüğünü, taraf ticari defterlerinin örtüşmeme sebebinin, davacıya ait cari dökümünde bulunan diğer davalı ödemelerinin davalı resmi defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının HMK. 281 Madde meşruatlı olarak davalı tarafa tebliğ edildiği halde rapora karşı beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler gözetildiğinde; davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 166.014,12 TL borçlu olduğu, davacı ticari defterlerine göre ise.
Davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalıdan 414,28 Euro karşılığı 2.859,32 TL ve 9.275,76 USD karşılığı 57.145,17 TL. alacaklı olduğu, davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya daha fazla borçlu gözükmesinin sebebinin davacı ticari defterlerinde gözüken davalı ödemelerinin davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya daha fazla borçlu olduğu ve yargılama aşamasında davalı tarafın bilirkişi raporlarına itiraz etmediği de gözetildiğinde;
davalı vekilinin müvekkili şirket tarafından yapılan ve müvekkili şirket defterlerinde kayıtlı ödemelerin davacı şirketin defter kayıtlarına işlenmediği, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı ve aradaki çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmeden hüküm tesis edildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, İcra takibine ve davaya konu cari hesaba dayanak faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının TTK'nın 21/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edip iade etmediği gözetildiğinde fatura içeriği hizmetin davalıya verildiği ve davacının faturaya dayalı alacağın varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca kanıtlamış olduğu,
bu durumda ispat külfeti davalı tarafta olup tüm bu değerlendirmeler ışığında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaya dayalı hizmetin alınmadığını/borcu ödediğini ancak yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça yazılı delillerle hizmetin alınmadığını ispat edemediği gibi davacı tarafa ödeme yapıldığına dair ödeme belgesinin de sunulmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,
İlk Derece Mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/700, K. 2024/1418, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama